Şirketin ihyası | Ticaret siciline tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8354 E. 2015/9196 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basit yargılama usulü↗ kıdem tazminatı↗ ihya davası↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ticaret sicili tescili↗ vekalet ücreti takdiri↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ pasif husumet yokluğu↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, açtığı kıdem tazminatı ve fazla mesai ücretinin tahsiline ilişkin dava devam ederken davacının çalıştığı şirketin 10.06.2013 tarihi itibarı ile tasfiyesinin sona erdirildiği, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığı, davalı F.. Ö..'ün tasfiye memuru olmadığı, pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın F.. Ö.. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Tasfiye Halinde […]Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına, tasfiye memuru olarak Z.. K..'in atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Z.. K.. (tasfiye memuru) ve F.. Ö.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkindir. İhya davalarının yargılamasının HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve TTK'da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen basit yargılama usulü ile yargılama yapılarak sonuca varılması doğru görülmemiş, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, hakkındaki dava, pasif husumet yokluğundan reddedilen davalı F.. Ö.. kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre anılan davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönde bir hüküm tesis edilmemesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1105 E. 2014/2727 K.
Ortak:basit yargılama usulü
İncelediğiniz karardaİhya davalarının yargılamasının HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve TTK'da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılarak sonuca varılması doğru görülmemiş, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz · sulh · görevli mahkeme
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Mahkemece, basit yargılama usulüne tabi olan «ihtiyati haciz» talebi ile ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu yönünde açık düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkemenin HMK'nın 114/1-c maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere, gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14228 E. 2016/172 K.
Ortak:basit yargılama usulü · dava şartı
İncelediğiniz karardaİhya davalarının yargılamasının HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve TTK'da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılarak sonuca varılması doğru görülmemiş, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · dava şartı yokluğu · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz edilmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir "iş" niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1009 E. 2015/3754 K.
Ortak:basit yargılama usulü · dava şartı
İncelediğiniz karardaİhya davalarının yargılamasının HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve TTK'da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılarak sonuca varılması doğru görülmemiş, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · dava şartı yokluğu · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» taleplerinin basit yargılama usulüne tabi olduğu, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler yönünden genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle talebin HMK'nın 114/1-C maddesindeki «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Öte yandan, «ihtiyati haciz» istemi, mahiyeti gereği, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir “iş” niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl «görevli» mahkeme asliye hukuk ve/veya işin mahiyetine göre asliye ticaret mahkemesidir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1552 E. 2018/3339 K.
Ortak:basit yargılama usulü · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «tasfiye» edilen «şirketin ihyası» ve yeniden «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
Ö..'ün «tasfiye memuru» olmadığı, «pasif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın F..
Şti.'nin ihyasına, «tasfiye memuru» olarak Z..
Benzer bu kararda… a ilişkin hüküm bulunmaması karşısında, yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen tensiben yargılamanın basit yargılama usulüyle yapılmasına da karar verilerek, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılması ve sonuca varılması doğru görülmemiş, davalı «tasfiye memuru» vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, «limited şirketin ihyası» talebine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket · hukuki yarar
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu, «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin ihyası» talebine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7424 E. 2015/7200 K.
Ortak:basit yargılama usulü · ihya davası · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz kararda1- Dava, «tasfiye» edilen «şirketin ihyası» ve yeniden «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
Ö..'ün «tasfiye memuru» olmadığı, «pasif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın F..
Şti.'nin ihyasına, «tasfiye memuru» olarak Z..
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlığın yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen, «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, davalı şirket «tasfiye memuru» ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı tarafından açılan hizmet tespiti davasının devamı sırasında «tasfiye» halindeki davalı şirketin 17/10/2010 tarihinde ticaret sicilden terkinine karar verildiği, ancak «sicilden terkin» işleminin yapılabilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, hizmet tespitine ilişkin 2011/413 Esas sayılı davasının takip ve diğer usul işlemlerini yerine getirmek üzere davalı şirketin «tüzel kişiliğinin» yeniden ihyasına, «tasfiye memuru» olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · tüzel kişilik · limited şirket · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı tarafından açılan hizmet tespiti davasının devamı sırasında «tasfiye» halindeki davalı şirketin 17/10/2010 tarihinde ticaret sicilden terkinine karar verildiği, ancak «sicilden terkin» işleminin yapılabilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, hizmet tespitine ilişkin 2011/413 Esas sayılı davasının takip ve diğer usul işlemlerini yerine getirmek üzere davalı şirketin «tüzel kişiliğinin» yeniden ihyasına, «tasfiye memuru» olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14396 E. 2013/18329 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · i̇i̇k 258 · ticari dava niteliği · dava şartı yokluğu · ihtiyati haciz · usulden reddi · haciz
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.Mahkemece İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit muhakeme usulüne tabi olduğu ve basit muhakeme usulüne tabi işlerinde Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.Ancak;6102 sayılı TTK 4/2 maddesinde ticari işlerden doğan «çekişmesiz yargı» işlerinin «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılacağı hüküm altına alınmış olup,aynı kanunun 5.maddesi gereğince aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla «görevlidir».Bu nedenle ticari nitelikte bulunan ihtiyati haciz isteminin incelenmesinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeksizin görev yönünden talebin reddi …
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; HMK 114/1-c, HMK 316-322, HMK 316/1-a-c maddeleri uyarınca ve İİK «258»/1 maddesi uyarınca ihtiyati haczin basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulününde Sulh Hukuk Mahkemesi «görevli» olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile «ihtiyati haciz» dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17940 E. 2014/31 K.
Ortak:basit yargılama usulü · dava şartı
İncelediğiniz karardaİhya davalarının yargılamasının HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve TTK'da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen «basit yargılama usulü» ile yargılama yapılarak sonuca varılması doğru görülmemiş, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · münhasırlık · dava şartı yokluğu · ihtiyati haciz · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca İİK'nın «257» ve devamı maddeleri uyarınca «ihtiyati haciz» taleplerinde «görevli» mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği, HMK'nın 316/1-C maddesinde basit yargılama usulüne tabi bir iş olarak düzenlenen ve HMK'daki bu açık hüküm «sebebi» ile HMK'nın 4/Ç bendi kapsamında nitelindirilmesi gereken bu «ihtiyati hacze itiraz» taleplerinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan dava ve işlerde genel görevli mahkeme olan «sulh hukuk» mahkemesinin ihtiyati haciz talebine ilişkin işlerde de görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», talep halinde dosyanın asıl ve yetkili Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HMK’nın 316/1-c maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, «basit yargılama usulü» sadece ve «münhasıran» «sulh hukuk» mahkemesinde değil asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir.
Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin «görevsizlik» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunana karar «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8354 E. , 2015/9196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/03/2015
NUMARASI 2014/182-2015/218
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2015 tarih ve 2014/182-2015/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar Z.. K.. (tasfiye memuru) ve F.. Ö.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili talebi ile Ö.A. Sağlık Hizm. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açtığı davada anılan şirketin 10.06.2013 tarihinde tasfiye edildiğinin anlaşıldığını, tasfiyenin kötüniyetle gerçekleştirildiğini, ihya davası açılması için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek […] Sağlık Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.'nin tekrar ticaret siciline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. K.. vekili, tasfiyenin usulüne uygun bir surette tamamlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. Ö.. vekili, tasfiye memuru sıfatı bulunmayan müvekkili hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddini istemiştir.
Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu savunarak müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, açtığı kıdem tazminatı ve fazla mesai ücretinin tahsiline ilişkin dava devam ederken davacının çalıştığı şirketin 10.06.2013 tarihi itibarı ile tasfiyesinin sona erdirildiği, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığı, davalı F.. Ö..'ün tasfiye memuru olmadığı, pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın F.. Ö.. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Tasfiye Halinde […]Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına, tasfiye memuru olarak Z.. K..'in atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Z.. K.. (tasfiye memuru) ve F.. Ö.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkindir. İhya davalarının yargılamasının HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmaması ve TTK'da bu konuda basit yargılamaya tabi olduğuna ilişkin hüküm bulunmaması karşısında yazılı yargılama usulüne tabi olmasına rağmen basit yargılama usulü ile yargılama yapılarak sonuca varılması doğru görülmemiş, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, hakkındaki dava, pasif husumet yokluğundan reddedilen davalı F.. Ö.. kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre anılan davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönde bir hüküm tesis edilmemesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130591300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz