Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5060 E. 2015/11577 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın tarafı olma↗ çek istirdadı davası↗ ttk 792↗ iktisapta ağır kusur↗ çekin istirdadı↗ kötüniyetli iktisap↗ fer'i müdahale↗ çek istirdadı↗ çek hamili↗ hasımsız dava↗ ağır kusur↗ istirdat davası↗ çek iptali↗ usuli kazanılmış hak↗ eş rızası↗ ciro↗ zayi↗ üçüncü kişi↗ kazanılmış hak↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ istirdat↗ çek↗ kötüniyet↗ kusur↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin keşideci tarafından alınan malzemeler karşılığında dava dışı Baysal İnş. firmasına verildiği, bu firma tarafından da davacının yapmış olduğu iş karşılığında davacıya teslim edildiği, davacının söz konusu çekin yasal hamili olduğu, müdahale talebinde bulunanın çekin kendilerine nasıl geçtiğine dair şüpheden uzak makul ve inandırıcı delil sunmadığı, bu nedenle çekin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, asıl dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise, kabulü ile dava konusu çekin davacıya istirdadına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada asli müdahil-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. İlke temelinde; hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekli ise de, çek iptali davalarında yukarıda açıklanan bu prosedür gereğince, hasımsız şekilde açılan davaya çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut olmayıp, ancak anılan usul gereğince hareket etme olanağı bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece görülüp, sonuçlandırılan asıl davada verilen hükmün, çek hamili olan üçüncü kişi tarafından temyiz edildiği, bu hali ile değinilen ilkeler ışığında, mümeyyiz çek hamilinin asıl davada taraf sıfatının bulunmadığı ve esasen asıl davada davanın tarafı olma imkanının da mevcut olmadığı, mahkemece çek hamilinin asli müdahillik isteminin kabulünün mümeyyiz çek hamili lehine usuli kazanılmış hak da sağlamayacağı anlaşılmakla, çek hamili İ.. K.. vekilinin asıl dava yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan çek istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Bu itibarla, anılan yasal düzenleme karşısında ispat yükü üzerinde bulunan davacının, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğinden ve somut uyuşmazlık yönünden davacı tarafça anılan hususlar ispatlanmadığından mahkemece yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9415 E. 2015/10520 K.
Ortak:çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · çek istirdadı · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaZayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
1- Çek iptali davaları, özelliği itibari ile «hasımsız» açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında «çek hamilinin» ortaya çıkması durumunda, «çek iptali» davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı «çek istirdadı davası» açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığı», istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaZayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu çeklerden birinin davacının yevmiye «defterinde», diğer 2 adet çekin ise, kambiyo senet defterinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafça iddialarının ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda… ılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 3 adet çekten 5.000,00 TL bedelli olanın davacının usulüne uygun tutulan yevmiye «defterlerinde», 6.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli diğer iki çekin ise kambiyo senet defterinde kayıtlı olduğu, davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle iddialarını ispatla …
Dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu çeklerden birinin davacının yevmiye «defterinde», diğer 2 adet çekin ise, kambiyo senet defterinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafça iddialarının ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Çek istirdadı | Çek istirdatı | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13508 E. 2018/6681 K.
Ortak:çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · eş rızası · ciro · zayi · ispat yükü · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaZayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin «keşideci» tarafından alınan malzemeler karşılığında dava dışı Baysal İnş. firmasına verildiği, bu firma tarafından da davacının yapmış olduğu iş karşılığında davacıya «teslim» edildiği, davacının söz konusu çekin yasal «hamili» olduğu, müdahale talebinde bulunanın çekin kendilerine nasıl geçtiğine dair şüpheden uzak makul ve inandırıcı delil sunmadığı, bu nedenle çekin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, asıl dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davanın ise, kabulü ile dava konusu çekin davacıya «istirdadına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBuna göre, «zayi» olan «çekin istirdadı» istemine ilişkin işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının, kendisinin «yetkili hamil» olduğunu, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalının «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
6102 sayılı ...'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir.
Dava, 6102 sayılı ...’nın 792. maddesi (6762 sayılı ... m.704) uyarınca açılan «çekin istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyetli iktisap · yetkili hamil · taraf ehliyeti · usulden reddi
Benzer bu karardaBelirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu ve yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece, davaya konu çekte davacı şirketin isminin bulunmadığı, çekte adı geçmeyen davacının çekten dolayı sorumluluğunun olmayacağı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Buna göre, «zayi» olan «çekin istirdadı» istemine ilişkin işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının, kendisinin «yetkili hamil» olduğunu, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalının «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 792. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15297 E. 2017/2392 K.
Ortak:çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · çek istirdadı · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaZayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
1- Çek iptali davaları, özelliği itibari ile «hasımsız» açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında «çek hamilinin» ortaya çıkması durumunda, «çek iptali» davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı «çek istirdadı davası» açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığı», istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının niza konusu çeki hangi «ciro» yoluyla iktisap ettiğini açıklayamadığı, «beyaz ciro» ile elde edildiği savunması yapılmış ise de, beyaz cironun şartlarının oluşmadığı, «hamilin» ne şekilde hamil olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu çekin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyaz ciro
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının niza konusu çeki hangi «ciro» yoluyla iktisap ettiğini açıklayamadığı, «beyaz ciro» ile elde edildiği savunması yapılmış ise de, beyaz cironun şartlarının oluşmadığı, «hamilin» ne şekilde hamil olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu çekin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya içerisinde «çek» sureti de bulunmaksızın davalının niza konusu çeki hangi «ciro» yoluyla iktisap ettiğinin açıklanamadığı, «beyaz ciro» ile elde edildiği savunmasının da, beyaz cironun şartları oluşmadığından nazara alınmadığı, «hamilin» ne şekilde hamil olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Çekin istirdadı | Çek istirdadı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4868 E. 2017/539 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · ağır kusur · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu itibarla, anılan yasal düzenleme karşısında «ispat yükü» üzerinde bulunan davacının, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğinden ve somut uyuşmazlık yönünden davacı tarafça anılan hususlar ispatlanmadığından mahkemece yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Ltd Şti'den «teminat çeki» olarak alındığı ve bu çekin kaybedildiği ileri sürülmüş, dava dışı şirket yetkilisi tarafından ise çekin davacı şirkete verildiği, davalı ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı ve çekin davalıya verilmediği beyan edilmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ile dava dışı şirket kayıtlarının birbirini doğruladığı belirtilmiş ve mahkemece de bu deliller esas alınmak suretiyle davanın kabulü ile dava konusu «çekin istirdatına» karar verilmiş ise de, davacının davalı tarafın çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat ettiğinden söz edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik ilkesi · teminat çeki · kötü niyetli iktisap · mücerretlik · yetkili hamil · kıymetli evrak · ticari defter · tacir
Benzer bu karardaŞti'nin «ticari defterlerinde», davalı ile ilgili herhangi bir «kaydın» olmadığı, ancak davacı ile dava dışı şirket kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, çekin her iki defterde de «teminat çeki» olarak kayıtlı olduğu, çekin gerçek «hamilinin» davacı şirket olduğu, davalının «yetkili hamil» olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu çekin davalıdan «istirdatı» ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Bu durum karşısında davada «ispat yükü» «çekin istirdatına» karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü «kıymetli evrakın» «mücerretlik» ilkesini ortadan kaldırır.
Ltd Şti'den «teminat çeki» olarak alındığı ve bu çekin kaybedildiği ileri sürülmüş, dava dışı şirket yetkilisi tarafından ise çekin davacı şirkete verildiği, davalı ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı ve çekin davalıya verilmediği beyan edilmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ile dava dışı şirket kayıtlarının birbirini doğruladığı belirtilmiş ve mahkemece de bu deliller esas alınmak suretiyle davanın kabulü ile dava konusu «çekin istirdatına» karar verilmiş ise de, davacının davalı tarafın çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat ettiğinden söz edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12581 E. 2014/18787 K.
Ortak:çek istirdadı davası · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · çek istirdadı · istirdat davası · çek iptali · eş rızası · ciro
İncelediğiniz kararda1- Çek iptali davaları, özelliği itibari ile «hasımsız» açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında «çek hamilinin» ortaya çıkması durumunda, «çek iptali» davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı «çek istirdadı davası» açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığı», istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar çekte yer alan «ciro silsilesine» göre davacının sıfatının olmadığı ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çekin bütün hususiyetleri hakkında beyanda bulunmak suretiyle «çek iptali davası» açtığı, bu davada davacıya «çek istirdadı davası» açmak için süre verildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyetli iktisap · çek iptali davası · ciro silsilesi · yetkili hamil · iptal davası · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar çekte yer alan «ciro silsilesine» göre davacının sıfatının olmadığı ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çekin bütün hususiyetleri hakkında beyanda bulunmak suretiyle «çek iptali davası» açtığı, bu davada davacıya «çek istirdadı davası» açmak için süre verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin «cirolar» yoluyla davalıya intikal ettiği, «çek» arkasındaki «ciro silsilesi» kapsamında davacı şirketin çekte sıfatının bulunmadığı, davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu ve yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Buna göre, davacının «yetkili hamil» olmadığı, aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından bahisle deliller toplanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5404 E. 2017/7336 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · kötüniyetli iktisap · çek istirdadı · ağır kusur · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
1- Çek iptali davaları, özelliği itibari ile «hasımsız» açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında «çek hamilinin» ortaya çıkması durumunda, «çek iptali» davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı «çek istirdadı davası» açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığı», istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 792. maddesine göre ''«çek», herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü doğrultusunda «ispat yükü» davacı taraftadır.
… konu çekin şirketteki alacaklarına karşılık ve şirket adına yaptığı borçlanmalar karşılığında kendisine verilmiş olması halinde mutlaka şirket yetkilisi tarafından «ciro» yapılmak suretiyle verilmesi gerektiğini bilmesi hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu husus davalıdan beklenilebilecek bir durum olduğu, davalı tarafından dava konusu çekin ciro yapmaktan kaçınarak kendisine verilmiş olduğu beyanı ile davalının çekin iktisabının kötü niyetle en azından çeki «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunun ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile çekin davacıya «istirdadına» karar verilmiştir.
Dava konusu çekin «ciro» olmadan davalı elinde bulunması çekin «rıza» dışında elden çıktığını ispat için yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacının öncelikle usulüne uygun delillerle çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ispatlaması, bu iddiasını ispatlamasından sonra ise 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca davalının bu çeki iktisabında ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olduğunu ispatlaması gerekirken mahkemece belirtilen bu olgular üzerinde durulmadan «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9998 E. 2016/1058 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · ağır kusur · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu itibarla, anılan yasal düzenleme karşısında «ispat yükü» üzerinde bulunan davacının, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğinden ve somut uyuşmazlık yönünden davacı tarafça anılan hususlar ispatlanmadığından mahkemece yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sunulan belgeler ve alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu çekin yasal ve «meşru hamili» bulunan davacının elinden «rızası» hilafına çıktığının anlaşıldığı, davalının iyi niyetli hamil olduğu hususunu ispat edemediği gibi çekin iktisabında ağır kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle «keşidecisi»...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyetli iktisap · kötü niyetli iktisap · meşru hamil · mücerretlik · yetkili hamil · kıymetli evrak · ispat külfeti · iyiniyet
Benzer bu karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Bu durum karşısında davada «ispat yükü» «çekin istirdatına» karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü «kıymetli evrakın» «mücerretlik» ilkesini ortadan kaldırır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalının çeki «iyiniyetle iktisap» ettiğine dair delil sunmadığı, «ticari defter» ve belgelerini «bilirkişi incelemesine» tabi olmak üzere «ibraz» etmediği belirtilerek davalının çekin iktisabında ağır kusurlu olduğu kabul edilip yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sunulan belgeler ve alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu çekin yasal ve «meşru hamili» bulunan davacının elinden «rızası» hilafına çıktığının anlaşıldığı, davalının iyi niyetli hamil olduğu hususunu ispat edemediği gibi çekin iktisabında ağır kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle «keşidecisi»...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/577 E. 2018/5839 K.
Ortak:kötüniyetli iktisap · çek istirdadı · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil · istirdat · çek
İncelediğiniz kararda1- Çek iptali davaları, özelliği itibari ile «hasımsız» açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında «çek hamilinin» ortaya çıkması durumunda, «çek iptali» davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı «çek istirdadı davası» açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığı», istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
2- Birleşen dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' belirtildiği üzere «istirdat» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çeklerde davacının «ciro silsilesinde» imzasının bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yayıncılık Dağıtım Kitabevi – ... ’un beyaz cirosunun bulunduğu, davacının söz konusu çekleri bu kişiden aldığını ve bu kişi ile arasındaki «çek» alış verişine dair «fatura» ve diğer belgeleri «ibraz» etmiş olduğuna göre davacının söz konusu çeklerin «lehtarı» olduğunun kabulü ile anılan yasal düzenleme karşısında «ispat yükü» üzerinde bulunan davacının, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği nazara alınarak işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro silsilesi · lehtar · taraf ehliyeti · fatura · ibraz
Benzer bu karardaYayıncılık Dağıtım Kitabevi – ... ’un beyaz cirosunun bulunduğu, davacının söz konusu çekleri bu kişiden aldığını ve bu kişi ile arasındaki «çek» alış verişine dair «fatura» ve diğer belgeleri «ibraz» etmiş olduğuna göre davacının söz konusu çeklerin «lehtarı» olduğunun kabulü ile anılan yasal düzenleme karşısında «ispat yükü» üzerinde bulunan davacının, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği nazara alınarak işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çeklerde davacının «çek» «ciro silsilesinde» imzasının bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çeklerde davacının «ciro silsilesinde» imzasının bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava «ehliyeti» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5060 E. , 2015/11577 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ŞANLIURFA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 29/01/2015
NUMARASI 2014/78-2015/96
Hasımsız olarak görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2015 tarih ve 2014/78-2015/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada asli müdahil birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı, F. Ş. Şubesi'ne ait, 31/01/2014 tarihli, .. no'lu çeki kaybettiğini ileri sürerek, çekin iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada asli müdahil vekili, dava konusu çekin kendisinde olduğunu, davacının çek üzerinde herhangi bir cirosu bulunmadığını ve çekin alacaklısı olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı, açmış olduğu çek iptali davasında dava konusu çekin davalı tarafından ibraz edildiğini, çekin yaptığı iş karşılığında tarafına verildiğini, davalı ile keşideci arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının haklı hamil olmadığını ileri sürerek, çekin istirdadı ile haklı hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının çek üzerinde cirosu bulunmadığını ve çekin ödeme tarihine bir hafta kala kötüniyetli olarak dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin keşideci tarafından alınan malzemeler karşılığında dava dışı Baysal İnş. firmasına verildiği, bu firma tarafından da davacının yapmış olduğu iş karşılığında davacıya teslim edildiği, davacının söz konusu çekin yasal hamili olduğu, müdahale talebinde bulunanın çekin kendilerine nasıl geçtiğine dair şüpheden uzak makul ve inandırıcı delil sunmadığı, bu nedenle çekin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, asıl dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise, kabulü ile dava konusu çekin davacıya istirdadına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada asli müdahil-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. İlke temelinde; hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekli ise de, çek iptali davalarında yukarıda açıklanan bu prosedür gereğince, hasımsız şekilde açılan davaya çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut olmayıp, ancak anılan usul gereğince hareket etme olanağı bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece görülüp, sonuçlandırılan asıl davada verilen hükmün, çek hamili olan üçüncü kişi tarafından temyiz edildiği, bu hali ile değinilen ilkeler ışığında, mümeyyiz çek hamilinin asıl davada taraf sıfatının bulunmadığı ve esasen asıl davada davanın tarafı olma imkanının da mevcut olmadığı, mahkemece çek hamilinin asli müdahillik isteminin kabulünün mümeyyiz çek hamili lehine usuli kazanılmış hak da sağlamayacağı anlaşılmakla, çek hamili İ.. K.. vekilinin asıl dava yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan çek istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu itibarla, anılan yasal düzenleme karşısında ispat yükü üzerinde bulunan davacının, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğinden ve somut uyuşmazlık yönünden davacı tarafça anılan hususlar ispatlanmadığından mahkemece yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz çek hamili İ.. K.. vekilinin asıl dava yönünden temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130150800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz