Başvurma harcı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3870 E. 2015/10677 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
başvurma harcı↗ peşin karar harcı↗ feri müdahil↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ yargılama gideri↗ harç↗ dahili dava↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, o. bankasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı tarihte başlayan zamanaşımı süresinin dolmadığı, ağır ceza mahkemesince Y. A.Ş. yöneticisi A.B.'in " off shore hesapları üzerinden bankayı vasıta kullanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan cezalandırıldığı, buna göre banka yöneticilerinin off shore hesap sahiplerini dolandırdıklarını, bu yolla toplanan paraların B. Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, dava konusu meblağın aslında Y. bünyesinde kaldığı, külli halef davalının da yatırılan tutarın davacıya iadesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 4.550 TL'nin 25.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı Banka 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu ve mahkemece hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde davalıdan harç alınmasına yer olmadığına dair karar verildiği halde, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde dava açılışı sırasında yatırılan başvuru harcı ve peşin harcın yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9422 E. 2018/2324 K.
Ortak:peşin karar harcı · dolandırıcılık · yargılama gideri · dahili dava
İncelediğiniz kararda2-Ancak, davalı Banka 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu ve mahkemece hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde davalıdan «harç» alınmasına yer olmadığına dair karar verildiği halde, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde dava açılışı sırasında yatırılan «başvuru harcı» ve «peşin harcın» «yargılama giderine» «dahil» edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 4 …
A.Ş. yöneticisi A.B.'in " off shore hesapları üzerinden bankayı vasıta kullanmak suretiyle «dolandırıcılık»" suçundan cezalandırıldığı, buna göre banka yöneticilerinin off shore hesap sahiplerini dolandırdıklarını, bu yolla toplanan paraların B.
Benzer bu kararda3-5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen hükmün 4 numaralı bendinde «peşin harcın» «yargılama giderine» «dahil» edilmek suretiyle davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... yöneticilerinin bankanın vasıta kılınması suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, ceza mahkemesinin gerekçesinde .... hesaplar aracılığıyla toplanan paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın, verdiği temyize cevap dilekçesinde davalı banka yararına bozulması isteminde bulunan fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4406 E. 2014/10960 K.
Ortak:başvurma harcı · feri müdahil · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, o. bankasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı tarihte başlayan «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, ağır ceza mahkemesince Y.
Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, dava konusu meblağın aslında Y. bünyesinde kaldığı, külli halef davalının da yatırılan tutarın davacıya iadesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 4.550 TL'nin 25.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «kesin» hüküm itirazına dayanak gösterilen hükümde esas hakkında verilmiş bir karar bulunmadığı, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, «hakim ortak» A..
B..kayı vasıta kılmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kişinin off shore bankasında toplanan paraları grup şirketlerine ucuz kredi olarak aktardığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.234,00 TL'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile temyiz eden «feri müdahil» vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «kesin» hüküm itirazına dayanak gösterilen hükümde esas hakkında verilmiş bir karar bulunmadığı, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, «hakim ortak» A..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1429 E. 2014/8493 K.
Ortak:feri müdahil · dolandırıcılık · harç · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, o. bankasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı tarihte başlayan «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, ağır ceza mahkemesince Y.
A.Ş. yöneticisi A.B.'in " off shore hesapları üzerinden bankayı vasıta kullanmak suretiyle «dolandırıcılık»" suçundan cezalandırıldığı, buna göre banka yöneticilerinin off shore hesap sahiplerini dolandırdıklarını, bu yolla toplanan paraların B.
Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, dava konusu meblağın aslında Y. bünyesinde kaldığı, külli halef davalının da yatırılan tutarın davacıya iadesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 4.550 TL'nin 25.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBank Ltd. yöneticilerinin bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmalarına ilişkin kararın onanarak kesinleştiği, bu yöndeki tespitin hukuk mahkemesi açısından bağlayıcı olduğu,«zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davacı bakanın külli halef olarak ...
A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden sorumlu olduğu, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 8.500 TL'nin 10.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bank A.Ş. vekili ile «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden sorumlu olduğu, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 8.500 TL'nin 10.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bank A.Ş.'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3870 E. , 2015/10677 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2014
NUMARASI 2014/1008-2014/390
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2014 tarih ve 2014/1008-2014/390 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.11.1999 tarihinde Y. kontrölündeki Y.S. O. Bank'a 4.550 TL yatırdığını, Y.'a el konulması üzerine mevduatın iade edilmediğini, davalının selefi olan banka yöneticilerinin suç işlemeye yönelik planlı ve kasıtlı hareketleri nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek 4.550 TL'nin vade sonuna kadar akdi faizi, vade sonundan itibaren akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hisse devir tarihinden önceye ilişkin taleplerde TMSF'nin sorumlu olduğunu, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil TMSF vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının serbest iradesi ile ve daha fazla faiz getirisi elde edebilmek için off shore hesabı tercih ettiğini, dolandırıcılığın söz konusu olmadığını, hesap cüzdanına itiraz edilmemek suretiyle o. mevduatının benimsendiğini, davalı bankanın ancak havale işlemini ve vekalet görevini gerçekleştirdiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil O. vekili, müvekkilinin bir borç üstlenmesinin bulunmadığını, muhatabın TMSF olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, o. bankasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı tarihte başlayan zamanaşımı süresinin dolmadığı, ağır ceza mahkemesince Y. A.Ş. yöneticisi A.B.'in " off shore hesapları üzerinden bankayı vasıta kullanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan cezalandırıldığı, buna göre banka yöneticilerinin off shore hesap sahiplerini dolandırdıklarını, bu yolla toplanan paraların B. Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, dava konusu meblağın aslında Y. bünyesinde kaldığı, külli halef davalının da yatırılan tutarın davacıya iadesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 4.550 TL'nin 25.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı Banka 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu ve mahkemece hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde davalıdan harç alınmasına yer olmadığına dair karar verildiği halde, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde dava açılışı sırasında yatırılan başvuru harcı ve peşin harcın yargılama giderine dahil edilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “105,80 TL ilk gider” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, aynı bentte yer alan “629,00 TL” ibaresinin yerine “524,00 TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128605200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz