Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14039 E. 2015/10612 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ rücu hakkı↗ kusur oranı↗ basiretli tacir↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ dolandırıcılık↗ rücu↗ uyuşmazlık konusu↗ tacir↗ kusur↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, E. personeli davalı N.. İ..'ın çöpe atılmış vadeli mevduat cüzdanlarını kullanarak bazı şahısların paralarını aldığı ve yüksek faiz verileceğini söyleyerek bu şahısları ikna ettiği hususlarının Ankara 21.Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararında belirlenerek Nurettin hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, davalı Nurettin'in davacının zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı N.. İ..'ın usulsüzlüklerin yapıldığı tarihte E.Holding A.Ş'ye bağlı E.Maden İşletmeleri A.Ş. de çalıştığı, E. Holding A.Ş.'nin E. […]O ile aynı binada bulunduğu, bu durum para yatıran kişilerde bir güven oluşturduğundan davacının kusurlu olduğundan sözedilemeyeceği, hesap cüzdanlarının imha edilmeden çöpe atılmasında E. […]O.nun kusuru bulunduğu, mevduat cüzdanlarının imha aşamasına kadar korunması için gereken özeni göstermediği, olayın dava dışı E.Holding A.Ş. nin binasında gerçekleşmesi, diğer davalı N.. İ..’ın E.Holding A.Ş. ye bağlı E.Maden İşletmeleri A.Ş. çalışanı olarak işlemlerinin hiç denetlenmemesinden dolayı % 50 oranında sorumluluğunun da bulunması nedeniyle davalı B. F. Bankası'nın davacı zararının %50 sinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 366.844,33 TL'nin ( davalı B. F. Bankası bu miktarın 183.422,16 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankanın da basiretli bir tacir gibi kullanılmayan-boş-eski banka hesap cüzdanlarını imha aşamasına kadar muhafaza etmekle yükümlü olmasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı E.Bank AŞ'ye ait olan ve kullanılmayan boş hesap cüzdanlarının davalı bankanın bulunduğu binanın üst katlarında faaliyet gösteren dava dışı E.. M..'nün personeli olan diğer davalı N.. İ.. tarafından ele geçirilip sahte olarak doldurulmak suretiyle davacıdan para alınması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
[…]. İ..’ın, ele geçirdiği boş mevduat cüzdanlarını kullanarak davacı ve başka kişilerden para topladığı ve bu yolla bu kişileri dolandırdığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Yapılan yargılama sonucunda dolandırıcılıkta kullanılan bu cüzdanların davalı Bankaya devir edilen E. A.Ş.’nin önceden kullandığı boş haldeki hesap cüzdanlarından olduğu anlaşılmıştır. […] AŞ'nin boş hesap cüzdanlarını gereği gibi saklamadığı ve bu yönüyle davacı zararının meydana gelmesinde kusurlu olduğu açıktır. Ancak, mahkemece zararın doğmasında davacının müterafik kusurunun bulunmadığı kabul edilmiş ise de, davacının bankacılık mevzuat ve mutad uygulamalarına uygun olarak davalı bankaya gidip gerekli belgeleri vererek hesap açtırmak yerine mutadın dışına çıkarak dava dışı E.. M.. bünyesinde ambar memuru olarak çalışan davalı Nurettin'e parayı verdiği, davalı banka ile dava dışı E.. M..'nün farklı tüzel kişi ve kuruluş oldukları, aynı binanın farklı katlarında faaliyet gösterdikleri, bina girişinde yeterince ayrıntılı ve aydınlatıcı tabelaların bulunduğu ve yine davacının Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/122E. 2007/316 K. sayılı dosyasındaki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile, müterafik kusur konusunda gerektiğinde bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınarak ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davacının müterafik kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, davalı BFB A.Ş'nin harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, bu yönüyle de kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
4-Davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda davacının zararının %50'sinden davalı bankanın, %50'sinden de dava dışı E.. M..'nün sorumlu olduğu bildirilmiş, mahkemece de bu kapsamda davalı bankanın sorumlu olduğu meblağa hükmedilmiş ise de, birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi(6098 sayılı Kanunun 61. maddesi) ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri zarardan sorumlulukların düzenleyen aynı kanunun 51. maddesi (6098 sayılı Kanunun 62. maddesi) ile Borçlar Kanunu'nun 142. maddesi hükmü gereği, alacaklı müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun (zararının) tamamını veya bir bölümünü istemekte muhayyerdir. Sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakkı mevcuttur.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda (2) nolu bent kapsamında belirlenecek olan davacının müterafik kusuruna karşılık gelen kısım dışında kalacak olan zararın tamamından davalı bankanın davacıya karşı BK'nun 50 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, dava dışı E.. M.. ile iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakkı bulunduğu hususu nazara alınmadan davalı banka yönünden davada taraf olmayan E.. M..'nün bilirkişilerce belirlenen kusur oranına isabet eden meblağın dışında kalan kısmından sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15809 E. 2016/9767 K.
Ortak:müterafik kusur · dolandırıcılık · uyuşmazlık konusu · tacir · kusur · avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz karardaİ..’ın, ele geçirdiği boş mevduat cüzdanlarını kullanarak davacı ve başka kişilerden para topladığı ve bu yolla bu kişileri «dolandırdığı» hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
2007/316 K. sayılı dosyasındaki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile, «müterafik kusur» konusunda gerektiğinde bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınarak ve sonucuna göre bir karar verilmesi gere …
Bankacılık A.O.nun «kusuru» bulunduğu, mevduat cüzdanlarının imha aşamasına kadar korunması için gereken özeni göstermediği, olayın dava dışı E.Holding A.Ş. nin binasında gerçekleşmesi, diğer davalı N..
Benzer bu karardaDavalı ...’ın, ele geçirdiği boş mevduat cüzdanlarını kullanarak davacı ve başka kişilerden para topladığı ve bu yolla bu kişileri «dolandırdığı» hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
… aların bulunduğu ve yine davacının beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile, «müterafik kusur» konusunda gerektiğinde bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan den...me uygun rapor alınarak ve sonucuna göre bir karar verilmesi gere …
… tarihinden, 40.434,12 TL geri kalan miktara davalı ... yönünden 15/06/2010 dava tarihinden, bu miktarın 1/2'si olan 20.217,06 TL'sine 27/11/2009 tarihinden itibaren «avans faizi» işl...lmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.
Ortak:avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz karardaBankası bu miktarın 183.422,16 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplanan belgelerden, davacınıın zararının karşılanması açısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faiz ile ve bu tarihten itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve davalının harçtan muaf olduğuna karar verilmiştir.
2- Ancak taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankaya el konulduğu tarih olan 22/02/1999 tarihine kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uy …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil
Benzer bu karardaKarar davalı ve «feri müdahil» vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
-
Bankacılık işleminden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8075 E. 2011/7164 K.
Ortak:dolandırıcılık · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaİ..’ın, ele geçirdiği boş mevduat cüzdanlarını kullanarak davacı ve başka kişilerden para topladığı ve bu yolla bu kişileri «dolandırdığı» hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Yapılan yargılama sonucunda «dolandırıcılıkta» kullanılan bu cüzdanların davalı Bankaya devir edilen E.
Benzer bu karardaHakkındaki hüküm kesinleşen davalı ...’ın, ele geçirdiği boş mevduat cüzdanlarını kullanarak davacı ve diğer başka kişilerden para topladığı ve onları «dolandırdığı» hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Yapılan yargılama sonucunda «dolandırıcılıkta» kullanılan bu cüzdanların davalı Bankaya devir edilen Etibank A.Ş.’nin önceden kullandığı boş haldeki hesap cüzdanlarından olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… temin etmenin sorumluluklarını doğurmayacağı, esasen haklarında sorumluluğu gerektirir başka kanıt sunulmadığı, davalı ...’in davalı ... personeli olduğu, ancak bu «tüzel kişiliğin» bankacılık yapma «yetkisinin» olmadığı, davalının görevi, işlemin yapıldığı yer ile kullanılan hesap cüzdanlarının davalı Etibank A.Ş’ye ait bulunması ve davalı bu Bankanın davalı ...’ten ayrıl …
… ankanın hesap cüzdanlarını muhafaza etmediği, davalı ... hakkındaki davanın kesinleştiği gerekçesiyle bu davalı ile davalılar ..., ... ve ... yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ...Ş hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir Kararı, davalı BFB vekili temyiz etmiştir.
… rapor alınması ve zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/744 E. 2015/12648 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur oranı · tacir · kusur · avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz kararda2007/316 K. sayılı dosyasındaki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile, «müterafik kusur» konusunda gerektiğinde bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınarak ve sonucuna göre bir karar verilmesi gere …
Sorumluların iç ilişkide «kusur oranına» göre birbirlerine «rücu hakkı» mevcuttur.
M.. ile iç ilişkide «kusur oranına» göre birbirlerine «rücu hakkı» bulunduğu hususu nazara alınmadan davalı banka yönünden davada taraf olmayan E..
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/122 E. sayılı karar tarihi de gözetilerek «zamanaşımı» itirazının da reddedildiği, davalı ...'ın ele geçirdiği boş mevduat hesap cüzdanlarını kullanarak, davacının da «dahil» olduğu çok sayıda kişiden, yetkisi ve görevi olmadığı halde para topladığı, davalı Banka'nın kullanılmayacak mevduat cüzdanlarının gereği gibi korunmamasından kaynaklanan zarardan, ....'nun hukuki halefi sıfatıyla sorumlu bulunduğu, mevduat cüzdanlarının fiziken Holding bünyesinde iken personeli tarafından ele geçirilerek kullanıldığı gerçeği karşısında, herhalde ....'nun basiretli bir «tacir» gibi vadeli mevduat cüzdanlarını devredilme veya imha aşamasına kadar muhafaza etmekle yükümlü bulunduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının 18/11/2009 «ihtarname» tarihi itibariyle 12.000 TL yatırılan para ve 85.037,33 TL «munzam zarar» tutarında alacaklı olduğu, davalı ...'ın zararın tamamından, davalı ....'nin ise «kusurun» %50 olması nedeni ile zararın yarısından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalı ... yönünden 97.037,33 TL'nin 18/11/2009 tarihinden, davalı .... yönünden ise 48.518,66 TL'nin 27/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davalı Banka vekilinin mahkemece müvekkiline izafe edilen «müterafik kusur oranına», «munzam zarar» miktarının tespiti yöntemine ve mahkemece tespit edilen «temerrüt tarihi» ile uygulanan «temerrüt faizi» oranına ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · munzam zarar · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · yetki itirazı · temerrüt tarihi · temerrüt faizi · haksız fiil
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/122 E. sayılı karar tarihi de gözetilerek «zamanaşımı» itirazının da reddedildiği, davalı ...'ın ele geçirdiği boş mevduat hesap cüzdanlarını kullanarak, davacının da «dahil» olduğu çok sayıda kişiden, yetkisi ve görevi olmadığı halde para topladığı, davalı Banka'nın kullanılmayacak mevduat cüzdanlarının gereği gibi korunmamasından kaynaklanan zarardan, ....'nun hukuki halefi sıfatıyla sorumlu bulunduğu, mevduat cüzdanlarının fiziken Holding bünyesinde iken personeli tarafından ele geçirilerek kullanıldığı gerçeği karşısında, herhalde ....'nun basiretli bir «tacir» gibi vadeli mevduat cüzdanlarını devredilme veya imha aşamasına kadar muhafaza etmekle yükümlü bulunduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının 18/11/2009 «ihtarname» tarihi itibariyle 12.000 TL yatırılan para ve 85.037,33 TL «munzam zarar» tutarında alacaklı olduğu, davalı ...'ın zararın tamamından, davalı ....'nin ise «kusurun» %50 olması nedeni ile zararın yarısından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalı ... yönünden 97.037,33 TL'nin 18/11/2009 tarihinden, davalı .... yönünden ise 48.518,66 TL'nin 27/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davalı Banka vekilinin mahkemece müvekkiline izafe edilen «müterafik kusur oranına», «munzam zarar» miktarının tespiti yöntemine ve mahkemece tespit edilen «temerrüt tarihi» ile uygulanan «temerrüt faizi» oranına ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
… unulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, gerek davada birden fazla davalının olması ve bunlardan birisinin yerleşim yerinde davanın açılabilmesi, gerekse «haksız fiilin» meydana geldiği yer itibariyle Ankara mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle, davalı Banka vekilinin «yetki itirazının» kabul edilmediği, davanın BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, yine BK'nın 60/2 (TBK.72.). maddesi uyarınca ...
3- Kabul şekli bakımından da, mahkemece davacı yararına, dava tarihinden geriye doğru on yılı aşar şekilde «munzam zarar» hesabı yapılması ve hesaplanan bu munzam zarar miktarından, davacının alacağını tahsil ederken alması gereken «temerrüt faizi» miktarının düşülmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14039 E. , 2015/10612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/10/2013
NUMARASI 2010/547-2013/562
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 tarih ve 2010/547-2013/562 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/10/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı B.. A.. vekili Av. S. G.ve davacı vekili Av. F.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, E. çalışanı olarak tanıdığı davalı N.. İ..’ın E. Holding bünyesinde bir maden fonu oluştuğunu, bu fonun piyasa koşullarının üzerinde mevduat kabul ettiğini, bu fona kendisinin de katılımını sağlayabileceğini söyleyerek 23/03/2000 tarihinde 25.600,00 TL yatırmasını sağladığını, kendisine E. Vadeli Mevduat Cüzdanı verildiğini, vade sonu 23/09/2000 tarihinde 44.029 TL'na baliğ olan paraya 19.000,00 TL nakit ilavesi ile 63.029,00 TL'nin 1 yıl vadeli olarak yenilendiğini, her iki işlemin de E. AŞ hizmet binasında gerçekleştiğini, E. A.Ş.'ye el konulmasından sonra bir dolandırıcılık olayı olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin anaparasını alamadığı gibi munzam zararı doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23/09/2000 tarihinde yatırmış olduğu 63.029,00 TL ve uğramış olduğu munzam zarara karşılık 624.400 TL olmak üzere toplam 687.429,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, E.’ın ikiye ayrılarak bankacılık bölümünün ayrı, E.Holding olarak madencilik bölümünün ayrı tüzel kişilikle yapılandırıldığı sırada N.. İ..'ın E.Holding bünyesinde kaldığını, müvekkili çalışanı olmadığını, müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını, davacının zararın doğmasına kendi kusuru ile sebep olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, E. personeli davalı N.. İ..'ın çöpe atılmış vadeli mevduat cüzdanlarını kullanarak bazı şahısların paralarını aldığı ve yüksek faiz verileceğini söyleyerek bu şahısları ikna ettiği hususlarının Ankara 21.Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararında belirlenerek Nurettin hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, davalı Nurettin'in davacının zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı N.. İ..'ın usulsüzlüklerin yapıldığı tarihte E.Holding A.Ş'ye bağlı E.Maden İşletmeleri A.Ş. de çalıştığı, E. Holding A.Ş.'nin E. […]O ile aynı binada bulunduğu, bu durum para yatıran kişilerde bir güven oluşturduğundan davacının kusurlu olduğundan sözedilemeyeceği, hesap cüzdanlarının imha edilmeden çöpe atılmasında E.
[…]O.nun kusuru bulunduğu, mevduat cüzdanlarının imha aşamasına kadar korunması için gereken özeni göstermediği, olayın dava dışı E.Holding A.Ş. nin binasında gerçekleşmesi, diğer davalı N.. İ..’ın E.Holding A.Ş. ye bağlı E.Maden İşletmeleri A.Ş. çalışanı olarak işlemlerinin hiç denetlenmemesinden dolayı % 50 oranında sorumluluğunun da bulunması nedeniyle davalı B. F. Bankası'nın davacı zararının %50 sinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 366.844,33 TL'nin ( davalı B. F. Bankası bu miktarın 183.422,16 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankanın da basiretli bir tacir gibi kullanılmayan-boş-eski banka hesap cüzdanlarını imha aşamasına kadar muhafaza etmekle yükümlü olmasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı E.Bank AŞ'ye ait olan ve kullanılmayan boş hesap cüzdanlarının davalı bankanın bulunduğu binanın üst katlarında faaliyet gösteren dava dışı E.. M..'nün personeli olan diğer davalı N.. İ.. tarafından ele geçirilip sahte olarak doldurulmak suretiyle davacıdan para alınması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
[…]. İ..’ın, ele geçirdiği boş mevduat cüzdanlarını kullanarak davacı ve başka kişilerden para topladığı ve bu yolla bu kişileri dolandırdığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Yapılan yargılama sonucunda dolandırıcılıkta kullanılan bu cüzdanların davalı Bankaya devir edilen E. A.Ş.’nin önceden kullandığı boş haldeki hesap cüzdanlarından olduğu anlaşılmıştır. […] AŞ'nin boş hesap cüzdanlarını gereği gibi saklamadığı ve bu yönüyle davacı zararının meydana gelmesinde kusurlu olduğu açıktır. Ancak, mahkemece zararın doğmasında davacının müterafik kusurunun bulunmadığı kabul edilmiş ise de, davacının bankacılık mevzuat ve mutad uygulamalarına uygun olarak davalı bankaya gidip gerekli belgeleri vererek hesap açtırmak yerine mutadın dışına çıkarak dava dışı E..
M.. bünyesinde ambar memuru olarak çalışan davalı Nurettin'e parayı verdiği, davalı banka ile dava dışı E.. M..'nün farklı tüzel kişi ve kuruluş oldukları, aynı binanın farklı katlarında faaliyet gösterdikleri, bina girişinde yeterince ayrıntılı ve aydınlatıcı tabelaların bulunduğu ve yine davacının Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/122E. 2007/316 K. sayılı dosyasındaki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile, müterafik kusur konusunda gerektiğinde bankacılık hukuku alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınarak ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davacının müterafik kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, davalı BFB A.Ş'nin harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, bu yönüyle de kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
4-Davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda davacının zararının %50'sinden davalı bankanın, %50'sinden de dava dışı E.. M..'nün sorumlu olduğu bildirilmiş, mahkemece de bu kapsamda davalı bankanın sorumlu olduğu meblağa hükmedilmiş ise de, birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi(6098 sayılı Kanunun 61. maddesi) ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri zarardan sorumlulukların düzenleyen aynı kanunun 51. maddesi (6098 sayılı Kanunun 62. maddesi) ile Borçlar Kanunu'nun 142. maddesi hükmü gereği, alacaklı müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun (zararının) tamamını veya bir bölümünü istemekte muhayyerdir.
Sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakkı mevcuttur.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda (2) nolu bent kapsamında belirlenecek olan davacının müterafik kusuruna karşılık gelen kısım dışında kalacak olan zararın tamamından davalı bankanın davacıya karşı BK'nun 50 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, dava dışı E.. M.. ile iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakkı bulunduğu hususu nazara alınmadan davalı banka yönünden davada taraf olmayan E.. M..'nün bilirkişilerce belirlenen kusur oranına isabet eden meblağın dışında kalan kısmından sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı B. F. Bankası A.Ş'ye verilmesine ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127874800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz