İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8908 E. 2015/10361 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ hizmet bedeli↗ ba beyannamesi↗ icra takibine itiraz↗ infaz↗ işlemiş faiz↗ ticari defter↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında nakliye ve kepçe hizmetine dayalı süreklilik arzeden bir ticari ilişkinin bulunduğu, dava konusu faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, bu faturada söz edilen kepçe çalıştırılması ve malzeme çekilmesi hizmetinin alındığını gösteren fişlerin tümünde davalı şirket çalışanının imzasının olduğu, davalı adına tanzim edilen faturanın davacı şirket tarafından düzenlenen F. BS ile mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirime konu edilerek beyan edildiği, KDV'ye konu edildiği, ayrıca davacıya ait ticari defterlerde de faturanın kayıt altına alındığı, bu nedenle dava konusu hizmetin alındığının kabulü gerektiği, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu, ancak davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatına hak kazanacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.334,00 TL alacak yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının asıl alacağın %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ve kepçe hizmet bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacının tek yanlı olarak düzenlediği beyanname, defter kaydı ve bir kısım fişler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı gerek icra takibine itirazında gerekse de yargılamanın devamı süresince davacının düzenlediği faturadaki hizmeti almadığını savunmuştur. Davacı tarafından düzenlenen faturanın davalıya tebliği ve davalının da somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi gereğice 8 gün içinde itirazda bulunmaması sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurur. Davacı ayrıca bu faturadaki hizmeti verdiğini ispatlamalıdır. Bu durumda, mahkemece davacının düzenlediği faturanın davalı defterlerine kaydedilmediği gözetilerek, davacı tarafından hizmet verildiğinin delili olarak sunulan fişler nazara alınmak suretiyle davacı tarafından hizmet verilip verilmediği belirlendikten sonra taşıma konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla verilen hizmetin bedeli tespit edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi icra inkar tazminatının infazda tereddüt yaratacak şekilde "% 20'den aşağı olmamak üzere" şeklinde hükmedilmesi de doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1331 E. 2010/7220 K.
Ortak:hizmet bedeli
İncelediğiniz karardaDava, taşıma ve kepçe «hizmet bedelinin» tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacının tek yanlı olarak düzenlediği «beyanname», «defter» «kaydı» ve bir kısım fişler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacının düzenlediği faturanın davalı «defterlerine» kaydedilmediği gözetilerek, davacı tarafından hizmet verildiğinin delili olarak sunulan fişler nazara alınmak suretiyle davacı tarafından hizmet verilip verilmediği belirlendikten sonra taşıma konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla verilen «hizmetin bedeli» tespit edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi «icra inkar tazminatının» «infazda tereddüt» yaratacak şekilde "% 20'den aşağı olmamak üzere" şeklinde hükmedilmesi de doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaŞayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şekil şartı · imza incelemesi · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme · ibraz · teslim
Benzer bu karardaŞayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği ileri sürülerek buna ilişkin davalı ...'nin çalışanı olan kişiler tarafından imzalandığı iddia edilen «teslim» fişleri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Davacı da «taşıma sözleşmesinin» sözlü olarak yapıldığını ileri sürmüş olmasına göre, mahkemece, davacının dosyaya sunduğu «teslim» fişlerindeki imzaların kime ait olduğunu davacı tarafa açıklattırılarak, bu kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8908 E. , 2015/10361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/11/2014
NUMARASI 2013/440-2014/385
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2013/440-2014/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafa yaptığı işin bedeli olarak kesilen faturanın davalıya tebliğ ettiğini, ancak davalı tarafın faturayı ödemediğini, bunun üzerine faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davaya konu faturayı usulsüz bularak iptal işlemi ile iade ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında nakliye ve kepçe hizmetine dayalı süreklilik arzeden bir ticari ilişkinin bulunduğu, dava konusu faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, bu faturada söz edilen kepçe çalıştırılması ve malzeme çekilmesi hizmetinin alındığını gösteren fişlerin tümünde davalı şirket çalışanının imzasının olduğu, davalı adına tanzim edilen faturanın davacı şirket tarafından düzenlenen F. BS ile mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirime konu edilerek beyan edildiği, KDV'ye konu edildiği, ayrıca davacıya ait ticari defterlerde de faturanın kayıt altına alındığı, bu nedenle dava konusu hizmetin alındığının kabulü gerektiği, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu, ancak davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatına hak kazanacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.334,00 TL alacak yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının asıl alacağın %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ve kepçe hizmet bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacının tek yanlı olarak düzenlediği beyanname, defter kaydı ve bir kısım fişler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı gerek icra takibine itirazında gerekse de yargılamanın devamı süresince davacının düzenlediği faturadaki hizmeti almadığını savunmuştur. Davacı tarafından düzenlenen faturanın davalıya tebliği ve davalının da somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi gereğice 8 gün içinde itirazda bulunmaması sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurur. Davacı ayrıca bu faturadaki hizmeti verdiğini ispatlamalıdır.
Bu durumda, mahkemece davacının düzenlediği faturanın davalı defterlerine kaydedilmediği gözetilerek, davacı tarafından hizmet verildiğinin delili olarak sunulan fişler nazara alınmak suretiyle davacı tarafından hizmet verilip verilmediği belirlendikten sonra taşıma konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla verilen hizmetin bedeli tespit edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi icra inkar tazminatının infazda tereddüt yaratacak şekilde "% 20'den aşağı olmamak üzere" şeklinde hükmedilmesi de doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127710700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz