Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14049 E. 2015/10415 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 636/3↗ azil↗ kâr payı alacağı↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ şirketin tasfiyesi↗ davanın konusu↗ ticari defter kayıtları↗ fesih↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticari defter↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketten geçmiş yıllar kâr payı alacağının bulunmadığı, aksine davalı şirketin 3.121,88 TL zarar payı borcu olduğu, ön muhasebe kayıtları ile resmi ticari defter kayıtları arasında fark bulunduğu, bu farkın davalı şirketin kayıt dışı mal alış ve satışlarının bulunduğunu gösterdiği dolayısıyla faturasız alış satış yapıldığı, bu nedenle şirketin kötü yönetildiği, böylelikle 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde belirtilen muhik sebebin oluştuğu gerekçeleriyle asıl davada kar payına ilişkin istemin reddine, tasfiyeye ilişkin davanın ise kabulü ile davalı şirketin tasfiyesine, birleşen davanın konusu kalmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava kâr payı alacağının tespiti ile davalı şirketin feshine, birleşen dava ise davalı müdürün görevinden azli istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile fesih talebinin kabulüne, kâr payı talebinin reddine ve azil istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı şirketin, diğer davalı tarafından şirket adına faturasız mal alım satımı yapmak suretiyle şirketi kötü yönetimi, davalı şirketin feshi hususunda haklı sebep oluşturmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesine göre de, haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Ancak aynı maddede belirlendiği üzere, mahkemece, istem yani fesih yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebilir. Bu itibarla mahkemece, 6012 sayılı TTK'nın 573. maddesi uyarınca limited şirketin bir kişi tarafından kurulabileceği hükmü de dikkate alınarak, TTK'nın 636. maddesinin tartışılması ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan bu hususta bir değerlendirme yapılmadan davalı şirketin feshi yönünde hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:şirketin tasfiyesi · fesih · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketten geçmiş yıllar kâr «payı alacağının» bulunmadığı, aksine davalı şirketin 3.121,88 TL zarar payı borcu olduğu, ön muhasebe kayıtları ile resmi «ticari defter kayıtları» arasında fark bulunduğu, bu farkın davalı şirketin kayıt dışı mal alış ve satışlarının bulunduğunu gösterdiği dolayısıyla faturasız alış satış yapıldığı, bu nedenle şirketin kötü yönetildiği, böylelikle 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde belirtilen muhik «sebebin» oluştuğu gerekçeleriyle asıl davada kar payına ilişkin istemin reddine, tasfiyeye ilişkin davanın ise kabulü ile davalı «şirketin tasfiyesine», birleşen «davanın konusu» kalmadığından, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Asıl dava kâr «payı alacağının» tespiti ile davalı «şirketin feshine», birleşen dava ise davalı müdürün görevinden azli istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile «fesih» talebinin kabulüne, kâr payı talebinin reddine ve «azil» istemi konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak aynı maddede belirlendiği üzere, mahkemece, istem yani «fesih» yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebilir.
Benzer bu kararda1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · tüzel kişilik · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7525 E. 2015/4819 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava kâr «payı alacağının» tespiti ile davalı «şirketin feshine», birleşen dava ise davalı müdürün görevinden azli istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile «fesih» talebinin kabulüne, kâr payı talebinin reddine ve «azil» istemi konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak aynı maddede belirlendiği üzere, mahkemece, istem yani «fesih» yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebilir.
Bu itibarla mahkemece, 6012 sayılı TTK'nın 573. maddesi uyarınca «limited şirketin» bir kişi tarafından kurulabileceği hükmü de dikkate alınarak, TTK'nın 636. maddesinin tartışılması ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan bu hususta bir değerlendirme yapılmadan davalı «şirketin feshi» yönünde hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… desine aykırı davrandıklarını ileri sürerek, şirket ortaklığından çıkartılmalarına karar verilmesini, ancak bu durumda şirket tek ortaklı hale geleceğinden şirketin «fesih» ve tasfiyesini talep etmiş, mahkemece «şirketin feshi» için muhik sebeplerin bulunduğu gerekçesiyle, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, davacı tarafın öncelikle davalı gerçek kişilerin şirket ortaklığından çıkartılmasını istemesi, ancak bu durumda «limited şirketin» tek ortaklı hale gelecek olması nedeniyle «şirketin feshini» talep ettiği de nazara alınarak, 6103 sayılı Kanunu'nun 3. ve 6102 sayılı Kanun'un 573/1. ile 636/3. maddeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılmak üzere, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · tüzel kişilik · ek tasfiye · haksız rekabet
Benzer bu kararda… davalıların aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesine aykırı davrandıklarını ileri sürdüğü, anılan davada mahkemece «haksız rekabetin» tespitine karar verildiği, 551/2. maddesine göre her ortağın haklı sebeplerle «şirketin feshini» isteyebileceği, davacının muhik sebeplere binaen davayı açtığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, şirketin feshine, «tasfiye memuru atanmasına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2538 E. 2015/8017 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı · Şirketin feshi ve tasfiyesi
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava kâr «payı alacağının» tespiti ile davalı «şirketin feshine», birleşen dava ise davalı müdürün görevinden azli istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile «fesih» talebinin kabulüne, kâr payı talebinin reddine ve «azil» istemi konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak aynı maddede belirlendiği üzere, mahkemece, istem yani «fesih» yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebilir.
Bu itibarla mahkemece, 6012 sayılı TTK'nın 573. maddesi uyarınca «limited şirketin» bir kişi tarafından kurulabileceği hükmü de dikkate alınarak, TTK'nın 636. maddesinin tartışılması ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan bu hususta bir değerlendirme yapılmadan davalı «şirketin feshi» yönünde hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
M..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaM..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece temyiz eden davalı aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı K..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14049 E. , 2015/10415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ DENİZLİ (KAPATILAN) 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/02/2014
NUMARASI 2013/105-2014/20
Taraflar arasında görülen davada Denizli (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/02/2014 tarih ve 2013/105-2014/20 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/10/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. T.. A.. ve asıl ve birleşen davada davalı İ.. T.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı İ.. T..'nın birlikte K.Boya Pazarlama Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti'nin ortakları olduğunu, şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak davalı İsmail'in belirlendiğini, müvekkiline ortak olduğu tarihten bu yana hiç bir şekilde kar payı ödemesi yapılmadığını, şirketin kötü yönetildiğini ileri sürerek müvekkilinin kar payının tespiti ile şimdilik 10.000 TL'nin tahsiline, ortaklığın çekilmez hale gelmesi nedeniyle şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada da aynı nedenlerle beraber davalı şirket müdürünün şirketin stokta bulunan mallarını faturasız olarak sattığını, hatta bu sebeple satılan malların bir çoğunun bedeli alınamadığını, şirketin faturasız ve usulsüz satışlar yönüyle zarara uğratıldığını ileri sürerek davalı İ..
T..'nın şirket müdürlüğünden azlini, şirket yönetiminin kayyuma devredilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketten geçmiş yıllar kâr payı alacağının bulunmadığı, aksine davalı şirketin 3.121,88 TL zarar payı borcu olduğu, ön muhasebe kayıtları ile resmi ticari defter kayıtları arasında fark bulunduğu, bu farkın davalı şirketin kayıt dışı mal alış ve satışlarının bulunduğunu gösterdiği dolayısıyla faturasız alış satış yapıldığı, bu nedenle şirketin kötü yönetildiği, böylelikle 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde belirtilen muhik sebebin oluştuğu gerekçeleriyle asıl davada kar payına ilişkin istemin reddine, tasfiyeye ilişkin davanın ise kabulü ile davalı şirketin tasfiyesine, birleşen davanın konusu kalmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava kâr payı alacağının tespiti ile davalı şirketin feshine, birleşen dava ise davalı müdürün görevinden azli istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile fesih talebinin kabulüne, kâr payı talebinin reddine ve azil istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı şirketin, diğer davalı tarafından şirket adına faturasız mal alım satımı yapmak suretiyle şirketi kötü yönetimi, davalı şirketin feshi hususunda haklı sebep oluşturmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesine göre de, haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Ancak aynı maddede belirlendiği üzere, mahkemece, istem yani fesih yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebilir. Bu itibarla mahkemece, 6012 sayılı TTK'nın 573. maddesi uyarınca limited şirketin bir kişi tarafından kurulabileceği hükmü de dikkate alınarak, TTK'nın 636. maddesinin tartışılması ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan bu hususta bir değerlendirme yapılmadan davalı şirketin feshi yönünde hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz taraf yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127675600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz