6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Arabuluculuk dava şartı görevsiz mahkemede giderilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1738 E. 2022/688 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Zorunlu arabuluculuk dava şartı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK 5/A uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi bir davada, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmamışsa ve bu eksiklik dosyanın görevli mahkemede esasa kaydedildiği zamana kadar da giderilmemişse, HUAK 18/A-2'nin son cümlesi emredici olduğundan davacıya HMK 115/2 kapsamında eksikliği tamamlaması için süre verilemez; dava dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Usulden ret kararından sonra istinaf aşamasında arabuluculuk sürecinin tamamlanması, bu eksikliği geriye etkili olarak gidermez.

Ele alınan sorunlar

Zorunlu arabuluculuk dava şartının görevsiz mahkemede dava açılırken yerine getirilmemesi → ret

İddia: Davacı, HMK 115/2 uyarınca sonradan giderilmesi mümkün bir dava şartı eksikliği bulunduğunu, mahkemenin eksikliğin tamamlanması için süre vermeden davayı usulden reddettiğini, ret sonrası arabuluculuk sürecinin başlatılıp uzlaşmama ile tamamlandığını, dolayısıyla dava şartının yerine geldiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. HUAK 18/A-2 maddesi gereği dava açılırken arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur; eksiklik hâlinde davacıya bir haftalık kesin süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, aynı maddenin son cümlesi arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini emredici olarak düzenlemiştir. Bu düzenleme karşısında HMK 115/2 hükmü uygulanarak bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. Somut olayda davacı, görevsiz mahkemede arabuluculuğa başvurmadan dava açmış, dosya görevli mahkemede esasa kaydedilene kadarki süreçte de arabuluculuk süreci işletilmemiş; arabuluculuk süreci ancak mahkemenin usulden ret kararından sonra istinaf aşamasında tamamlanmıştır. Bu itibarla dava şartı eksikliğinin sonradan giderilmesi mümkün olmadığından, mahkemenin davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Zorunlu arabuluculuğa tabi ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmaması hâlinde bu eksikliğin HMK 115/2 çerçevesinde süre verilerek sonradan giderilemeyeceğine ve görevsizlik kararı sonrası esasa kayıt sürecinde de arabuluculuğun işletilmemesinin usulden ret sonucunu değiştirmeyeceğine ilişkin tespiti nedeniyle emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
TTK 5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir ve bu eksiklik HMK 115/2 kapsamında süre verilerek giderilemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu arabuluculuk dava şartı mutlak ticari dava usulden ret HMK 115/2 görevsizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 5/A · HUAK — HUAK 18/A-2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 115/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1738

KARAR NO 2022/688

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/12/2020

NUMARASI 2020/340 Esas - 2020/624 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/05/2022

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı; İşsizlik Sigortası Fonu portföyünde bulunan devlet iç borçlanma senetlerinin hukuki statüsünde ve davalı kuruluş nezdinde yapılan işlemler ile ikincil piyasalarda gerçekleştirilen alım satım işlemleri nedeniyle İşsizlik Sigortası Fonunun ... Bankası ... Ankara Kurumsal Şubesi ... nolu hesaptan 14/03/2019 tarihinde "... 02/2019 Dönemi Merkezi Kayıt Kuruluşu Masrafı" açıklaması ile 408.000,87-TL kesinti yapıldığını, davacı kurumun tabi olduğu yasal düzenlemeler nedeniyle yapılan bu kesintilerin haksız olduğunu beyan ederek 408.000,87-TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalının üyelik hizmeti, hesap açım hizmeti, ihraç hizmeti, saklama hizmeti gibi üyelerine vermekte olduğu hizmetler karşılığında sadece üyelerinden ücret/komisyon aldığını, davacı gibi MKK üyelerinde hesabı bulunanlardan herhangi bir ücret komisyon almadığını, saklamaya konu varlıkların getirisinden bağımsız olarak verilen hizmet karşılığında üyeden alınan ücret niteliğinde olduğunu, MKK tarafından fon gelirlerinden kesinti yapılmadığını, Banka'ya verilen hizmet karşılığında bankadan hizmet bedeli alındığını, davacının MKK tarafından fon gelirlerinden kesinti yapıldığını gösterir bir belge sunmadığını, Bankanın, müşterisi davacıdan aralarındaki müşteri sözleşmesine veya mevzuata uygun olarak ücret/komisyon talep edip etmediği meselesinin ise davacı ile banka arasındaki bir hukuki ilişki olduğunu, bu konuda MKK'ya husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın işbölümü ve dava şartı yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın mutlak ticari dava olduğunu, davacı tarafından 408.000,87-TL kesinti bedelinin tahsili için açıldığını, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, asliye hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararından sonra dosyanın yeni esasa kaydedildiği zaman aralığında zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı istinaf dilekçesinde; HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince sonradan giderilmesi mümkün olan bir dava şartı eksikliği halinde mahkemenin bu dava şartının tamamlanması için davacıya süre verebileceğini, fakat mahkemece arabuluculuk dava şartına ilişkin eksikliğin tamamlanmasına ilişkin taraflarına süre verilmeden davanın usulden reddine karar verildiğini, mahkemece davanın usulden reddi üzerine arabuluculuk sürecini başlattıklarını ve sürecin uzlaşmama ile tamamlandığını, dava şartının yerine geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafça, sermaye piyasası araçları alım satım işlemleri nedeniyle davalı tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemi ile açılan davada, İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin24/09/2019 tarihli 2019/192-354 sayılı kararıyla davanın mutlak ticari dava olduğu, ticaret mahkemelerinin görevi içerisine girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine dair verilen kararına karşı yapılan istinaf başvurusu Dairemiz'in 05/03/2020 tarihli 2020/254-287 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. 6325 sayılı HUAK'nun 18/A-2 maddesi gereği arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmekte ise de aynı maddenin son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi emredici olarak düzenlenmiştir.

Bu düzenleme karşısında HMK m.115/2 madde hükmü uygulanarak bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. Somut olayda da, davacı tarafça görevsiz mahkemede arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmış olup dosya görevli mahkemede esasa kayıt edilene kadarki süreçte arabuluculuk süreci işletilmemiş, arabuluculuk süreci mahkemenin arabulculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine dair kararından sonra istinaf aşamasında tamamlanmıştır. Bu itibarla mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.12/05/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127269 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.