Yetkisiz icra dairesinde tebliğ edilen ödeme emrine dayalı itirazın iptali davasının usulden reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2295 E. 2022/716 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için, takibin yetkili icra dairesinde yürütülmüş olması ve ödeme emrinin yetkili icra dairesi tarafından borçluya usulünce tebliğ edilerek buna karşı geçerli bir itirazın bulunması ön koşuldur. Yetkisiz icra dairesinde tebliğ edilen ödeme emrine yapılan itiraz, itirazın iptali davasının konusu olamaz; yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliğ edilip itiraz edilmeden açılan itirazın iptali davası, geçerli bir itiraz bulunmadığından usulden reddedilmelidir. Bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olsa da kanuna açık aykırılık teşkil ettiğinden BAM tarafından re'sen gözetilir.
Ele alınan sorunlar
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliği ve buna yönelik geçerli itiraz koşulu → kabul
Gerekçe: Takip, yetkisiz icra müdürlüğü tarafından yürütülmüş, ödeme emri yetkisiz icra dairesince tebliğ edilmiş ve yetkiye ve borca itiraz bu tebliğ üzerine yapılmıştır. Yetki itirazının kabulü ile dosya yetkili icra dairesine gönderilmiş, ancak yetkili icra dairesinde yeniden düzenlenen ödeme emri borçluya tebliğ edilememiş ve iade edilmiştir. Borçluya yetkili icra dairesi tarafından ödeme emri gönderilip tebliğ edilmeden itirazın iptali davası açılmıştır. Yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmış olması ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi, itirazın iptali davasının görülebilmesinin ön koşuludur. Yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliğ edilip borçlu itiraz etmediği müddetçe itirazın iptali davası açılamaz; çünkü bu durumda davanın görülmesini gerektiren geçerli bir itiraz bulunmamaktadır. Yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliğ edilmeden, usulüne uygun bir takibe itiraz olmaksızın açılan davanın usulden reddi gerekir. İlk derece mahkemesince bu hususlar incelenmeden, tahkikat tamamlanarak işin esasına girilip davanın karara bağlanması doğru görülmemiştir. Bu hususlar istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olsa da kanuna açık aykırılık nedeniyle re'sen gözetilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkâr ve kötüniyet tazminatı taleplerinin akıbeti → ret
Gerekçe: Dava usulden reddedildiğinden, taraflar yararına icra inkâr ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yetkisiz icra dairesinde tebliğ edilen ödeme emrine yapılan itirazın, itirazın iptali davasının açılabilmesi için gerekli 'geçerli itiraz' niteliğinde olmadığı ve bu hususun istinaf sebebi olarak ileri sürülmese de kanuna açık aykırılık nedeniyle re'sen gözetileceği yönündeki tespit, benzer usule ilişkin uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edicilik taşıyan bir emsaldir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- İtirazın iptali davasının görülebilmesi için, icra takibinin yetkili icra dairesinde yürütülmüş olması ve ödeme emrinin yetkili icra dairesi tarafından tebliğ edilerek buna karşı itiraz edilmiş olması ön koşuldur; yetkisiz icra dairesinde tebliğ edilen ödeme emrine yapılan itiraz bu davanın konusu olamaz.
- Dava şartı
- Yetkili icra dairesinde tebliğ edilmiş ödeme emrine karşı geçerli bir itirazın bulunması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali davası↗ yetkili icra dairesi↗ ödeme emri tebliği↗ geçerli itiraz↗ re'sen inceleme↗ kanuna açık aykırılık↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2295
KARAR NO 2022/716
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/09/2021
NUMARASI 2020/396 Esas - 2021/697 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/05/2022
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Davalının sipariş ettiği tüm malların teslim edildiğini, faturaların düzenlenerek davalıya teslim edildiğini,davalının kısmi ödemede bulunduğunu, kalan borç bakiyesinin ödenmemesi nedeniyle İcra takibi başlatıldığını fakat davalının takibe itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; Davacının düzenlediği faturaların salt alacak iddiasını ispat edemeyeceğini, faturalara konu ürünlerin teslim edilmediğini ve davacının bu hususu ispat etmesi gerektiğinden hareketle davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin yapılan değişiklik ekli ihtarata rağmen davalı tarafın ticari defterlerini sunmamış olması nedeniyle davacının iddiasını ispat ettiğini, bununla birlikte davalı taraf ba formları ile davacı taraf bs formlarının birbiri ile uyuştuğu anlaşılmakla, davanın kabulüne itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olması nedeniyle %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı, müvekkiline ticari alım satım gereği mal teslim ettiğini iddia ettiğini ve sunduğu faturalara dayandığını, ancak sunulan faturalar davaya konu malların teslimini ispat etmeye yarayan bir delil vasıtası olmadığını, ispatlayacak belge teslim alan teslim eden kısımlarının imzalandığı sevk irsaliyesi olacakken dosya kapsamında bu belge bulunmadığını, faturalarda imza bulunmadığını,sunulan deliller arasında ispata elverişli bir belge olmadığını, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekili; mahkemeye verdiği 24.09.2020 tarihli dava dilekçesi ile davalı hakkında Çorlu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyada icra takibi başlattıklarını davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini,dosyanın yetkili icra dairesinde alacağı esası mahkemeye bildireceklerini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Çorlu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında; icra takibinin 16.01.2020 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin 12.02.2020 tarihinde borçlu davalıya tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 14.02.2020 de icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz edildiği takibin durduğu;alacaklı davacı vekili tarafından 09.09.2020 tarihinde yetki itirazının kabul edilerek dosyanın 15.09.2020 tarihinde İstanbul İcra Dairesine gönderildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın intikal ettiği İstanbul ... İcra Dairesi'nde takibin ... esasını aldığı 16.11.2020 tarihinde yeniden düzenlenen örnek 7 ödeme emrinin borçluya 07.04.2021de yapılamadan iade edildiği anlaşılmıştır. Yetkisiz icra müdürlüğü tarafından borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş, yetkiye ve borca itiraz edilmiş ise de borçluya yetkili icra dairesi tarafından ödeme emri gönderilmeden, itirazın iptali davası açıldığı anlaşmaktadır. Yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmış olması, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi koşuluyla itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşuludur. Yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliğ edilip borçlu itiraz etmediği müddetçe itirazın iptali davası açılamaz.
Çünkü itirazın iptali davasının görülmesini gerektiren geçerli bir itiraz bulunmamaktadır. Yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliğ edilmeden ,usulüne uygun bir takibe itiraz olmadan açılan davanın usulden reddi gerekirken ,ilk derece mahkemesince tahkikat tamamlanıp ,yetkili icra dairesine gönderilen takip dosyasında itiraz olup olmadığı,takibin kesinleşip kesinleşmediği incelenmeden itirazın iptali davasının karara bağlanması doğru görülmemiş; bu hususlar istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş ise de; kanuna açık aykırılık nedeniyle re'sen incelenerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/396 Esas - 2021/697 Karar sayılı 30/09/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Fuzulen açılan davanın REDDİNE," Koşulları olmadığından taraflar yararına icra inkar ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Davacıdan alınması gereken 80,70-TL harcın, mahkeme veznesine yatırılan 1.067,04-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 986,34-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine," Davalı tarafça yatırılan 1.743,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 17/05/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127206 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi