Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2447 E. 2015/9763 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6100/150']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 150↗ işlemden kaldırma↗ müteselsil sorumluluk↗ tmsf↗ yenileme↗ def'i↗ anonim şirket↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı R.. G.. hakkındaki davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, diğer davalılar hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı TMSF vekilinin temyizi üzerine karar dairemizce vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalılar E.. A.., U.F. A., E.O. A., M.. Ç.., N.. D.. yönünden HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T.. hakkındaki karar düzeltme istemlerinin incelenmesine gelince, dava anonim şirket yönetici ve denetçilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı R.. G.. hakkındaki davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, diğer davalılar hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T..'ın cevap dilekçesi vermedikleri gibi yargılama sırasında da zamanaşımı definde bulunduklarına dair bir beyan ya da dilekçelerine dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Zamanaşımı, niteliği itibariyle def'i mahiyetinde olup, bu def'iyi ileri sürmeyen davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T.. hakkındaki davanın da zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değildir. Bir borçtan müteselsilen sorumlu bulunsa dahi bir veya bir kaçının zamanaşımı savunmasını ileri sürüp, diğerlerinin ileri sürmemesi veya ileri sürülüp karşı tarafça tevsi iddiasında bulunması halinde teselsül kurallarına dayanılarak bunların da faydalanması gerektiği neticesine varılamaz. Esasen faydalanacakları hakkında kanunlarımızda bir hüküm de yoktur. Başka bir deyimle, müteselsil sorumlulukla dahi süresinde zamanaşımı definde bulunmayanlar bu haktan faydalanamazlar. Bu itibarla zamanaşımı definde bulunmayan davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T.. hakkındaki davanın da zamanaşımı nedeniyle reddi doğru görülmeyip, mahkemece anılan davalılar bakımından işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin anılan davalılara yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz düzelterek onama ilamının davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T.. yönünden kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10749 E. 2014/1136 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · def'i · anonim şirket · zamanaşımı · zamanaşımı ['6100/150']
İncelediğiniz karardaBir borçtan «müteselsilen sorumlu» bulunsa dahi bir veya bir kaçının «zamanaşımı» savunmasını ileri sürüp, diğerlerinin ileri sürmemesi veya ileri sürülüp karşı tarafça tevsi iddiasında bulunması halinde teselsül kurallarına dayanılarak bunların da faydalanması gerektiği neticesine varılamaz.
Başka bir deyimle, «müteselsil sorumlulukla» dahi süresinde «zamanaşımı» definde bulunmayanlar bu haktan faydalanamazlar.
G.. hakkındaki davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca süresinde «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı TMSF vekilinin temyizi üzerine karar dairemizce «vekalet ücreti» yönünden düzeltilerek onanmıştır.
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına ilişkin olup, mahkemece bir kısım davalıların «zamanaşımı» definde bulunmaları üzerine tüm davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yolsuzlukların 1995-2000 yılları arasında gerçekleştiğinin iddia edildiği ve bu tarihten davanın açıldığı 23/11/2006 tarihine kadar «zamanaşımı» süresinin dolduğu kabul edilerek dava reddedilmiş ise de, davalılar 2003 yılında görev yaptıklarından ve TTK'nın 337. maddesine göre görevlerini ihmal ettikleri öne sürüldüğünden «zamanaşımı başlangıcının» mahkemece 1995-2000 tarihi olduğunun kabulü doğru olmadığı gibi, zamanaşımı, niteliği itibariyle «def»'i mahiyetinde olup, bu def'iyi ileri sürmeyen davalılar hakkındaki davanın da zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değildir.
Bir borçtan «müteselsilen sorumlu» bulunsa dahi bir veya bir kaçının «zamanaşımı» savunmasını ileri sürüp, diğerlerinin ileri sürmemesi veya ileri sürülüp karşı tarafça tevsi iddiasında bulunması halinde teselsül kurallarına dayanılarak bunların da faydalanması gerektiği neticesine varılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · zamanaşımı başlangıcı · zamanaşımı defi · yönetim kurulu kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… irmeyen üyenin selefinin sorumluluğuna katılacağının hükme bağlandığı, ancak zarar 1995-2000 devresinde verilen kredilerden kaynaklanmış olup bu dönemde görev yapan «yönetim kurulu» üyeleri ve denetim kurulu üyeleri açısından TTK'nın 309. maddesinde öngörülen zararın ve zararın öğrenilmesinden itibaren başlayan 2 yıllık gerekse fiilin gerçekleşmesinden itibaren başlayan 5 yıllık «zamanaşımı» sürelerinin dolmuş bulunduğu, zarara bizzat sebebiyet veren ve 1995-2000 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri açısından dava zamanaşımına uğramış olup bu üyelerin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı, esas sorumlular açısından davanın zamanaşımına uğraması halinde TTK'nın 337/«son» cümle gereği bunların borcuna katılan «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun» da sona ereceği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu davada «zamanaşımı» nedeniyle zarara asıl sebebiyet veren «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» gidemeyen davacı, TTK 337. maddeye istinaden selef konumundaki yeni yönetim kurulu üyelerinden zararın giderimini talep etmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, açılan davada 2001-2003 yılları arasında görev yapan «yönetim kurulu» üyelerinin kendilerinden önceki yönetim kurulu üyelerinin yolsuzluklarını denetçilere bildirmeyerek TTK md.
Mahkemece, yolsuzlukların 1995-2000 yılları arasında gerçekleştiğinin iddia edildiği ve bu tarihten davanın açıldığı 23/11/2006 tarihine kadar «zamanaşımı» süresinin dolduğu kabul edilerek dava reddedilmiş ise de, davalılar 2003 yılında görev yaptıklarından ve TTK'nın 337. maddesine göre görevlerini ihmal ettikleri öne sürüldüğünden «zamanaşımı başlangıcının» mahkemece 1995-2000 tarihi olduğunun kabulü doğru olmadığı gibi, zamanaşımı, niteliği itibariyle «def»'i mahiyetinde olup, bu def'iyi ileri sürmeyen davalılar hakkındaki davanın da zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değildir.
-
Markaya tecavüzün tespiti ve men'i | Hükmün ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/800 E. 2014/8162 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı ['6100/150']
İncelediğiniz karardaG.. hakkındaki davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca süresinde «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı TMSF vekilinin temyizi üzerine karar dairemizce «vekalet ücreti» yönünden düzeltilerek onanmıştır.
G.. hakkındaki davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca süresinde «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davalılar Y..
T..'ın cevap dilekçesi vermedikleri gibi yargılama sırasında da «zamanaşımı» definde bulunduklarına dair bir beyan ya da dilekçelerine dosya kapsamında rastlanılmamıştır.
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı taraf, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · ıslah · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «iltibas» yaratacak şekilde davacıya ait markaları kullandığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, zarar miktarının tam olarak belirlenemediği, Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre zararın hakim tarafından takdir edilebileceği gerekçesiyle, d …
2- Ancak, davalı taraf, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8358 E. 2016/6599 K.
Ortak:vekalet ücreti · zamanaşımı · zamanaşımı ['6100/150'] · Tazminat
İncelediğiniz karardaG.. hakkındaki davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca süresinde «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı TMSF vekilinin temyizi üzerine karar dairemizce «vekalet ücreti» yönünden düzeltilerek onanmıştır.
G.. hakkındaki davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca süresinde «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davalılar Y..
T..'ın cevap dilekçesi vermedikleri gibi yargılama sırasında da «zamanaşımı» definde bulunduklarına dair bir beyan ya da dilekçelerine dosya kapsamında rastlanılmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden «haksız fiil» hükümlerinin uygulanacağı, olaya uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğu, davacının ödeme dekontundaki «imzaya itiraz» etmediği, işlemin «rızası» ve bilgisi dahilinde yapıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle, davalı banka hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... yönünden davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin ilk kararında anılan davalı yönünden davanın «zamanaşımından» reddine yönelik hüküm, Dairemizce davalı ...'ın cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmadığı, sonradan ileri sürdüğü defiye davacının «muvafakat» etmediği, bu durumda zamanaşımından davanın reddinin yerinde bulunmadığına işaret olunarak bozulmuş, davalı ... vekili bu defa bozma ilamından sonra «ıslah» dilekçesi vererek zamanaşımı defini ileri sürmüş olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah mümkün bulunmadığından, mahkemece işin es …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:imzaya itiraz · ceza zamanaşımı · eş rızası · muvafakat · haksız fiil · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden «haksız fiil» hükümlerinin uygulanacağı, olaya uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğu, davacının ödeme dekontundaki «imzaya itiraz» etmediği, işlemin «rızası» ve bilgisi dahilinde yapıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle, davalı banka hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin ilk kararında anılan davalı yönünden davanın «zamanaşımından» reddine yönelik hüküm, Dairemizce davalı ...'ın cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmadığı, sonradan ileri sürdüğü defiye davacının «muvafakat» etmediği, bu durumda zamanaşımından davanın reddinin yerinde bulunmadığına işaret olunarak bozulmuş, davalı ... vekili bu defa bozma ilamından sonra «ıslah» dilekçesi vererek zamanaşımı defini ileri sürmüş olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah mümkün bulunmadığından, mahkemece işin es …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2447 E. , 2015/9763 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 31. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/04/2013
NUMARASI 2011/46-2013/104
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2013 gün ve 2011/46-2013/104 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 10/11/2014 gün ve 2014/5272-2014/17245 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, fona devredilen şirketin varlıkları ile şirketin grup içi borçlanma tutarları arasında uyumsuzluk bulunduğunu ve dengesiz bir borçlanma yapıldığını, şirketin sağladığı bu fonlarla şirket aktifinden yine grup içi şirketlere 71.000 TL’lik fonlama yaptığı ve grup şirketi olan P.Elektronik Şirketi'ne 17.000 TL'yi iştirak bedeli olmak üzere toplam 30.000 TL fon aktarıldığını, şirkete orta ve uzun vadede ekonomik bir fayda getirmeyecek olan ve aktifindeki cihazların bilançoda görünen değerini muhasebe prensiplerine aykırı olarak gereksiz yere fazlalaştıran gider aktifleştirmeleri ve şüpheli alacaklar için ayrılması gereken karşılığı da birlikte düşünüldüğünde 2.165.000 TL'nin şirketin aktifinden silinip gider yazılmasının gerektiğini, böylece şirketin 2002 ve 2003 mali tablolarında hesaplanan 2002 yılı sonu öz kaynağının 3.299.330 TL negatif bakiye vermesi gerektiğini, şirketin İ.
Bankası ve İ. Finansal Kiralama A.Ş'den sağladığı finansmanı şirket menfaatleri ve ticari teamüller ile TTK hükümlerine uygun bir şekilde değerlendirilmeyerek basiretsiz bir yönetim sergilendiğini ve yönetim kurulu üyesi ve denetçi olan davalıların şirketi 71.000 TL zarara uğrattıklarını ileri sürerek şimdilik 10.000 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan, müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında temlik alan TMSF vekili tarafından talep edilen tutar ıslahla 71.000 TL'ye yükseltilmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemişlerdir.
[…]. V.. ve İ.. A.., davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı R.. G.. hakkındaki davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, diğer davalılar hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı TMSF vekilinin temyizi üzerine karar dairemizce vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalılar E.. A.., U.F. A., E.O. A., M.. Ç.., N.. D.. yönünden HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T.. hakkındaki karar düzeltme istemlerinin incelenmesine gelince, dava anonim şirket yönetici ve denetçilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı R.. G.. hakkındaki davanın HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, diğer davalılar hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T..'ın cevap dilekçesi vermedikleri gibi yargılama sırasında da zamanaşımı definde bulunduklarına dair bir beyan ya da dilekçelerine dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Zamanaşımı, niteliği itibariyle def'i mahiyetinde olup, bu def'iyi ileri sürmeyen davalılar Y..
V.., İ.. A.. ve M.. T.. hakkındaki davanın da zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değildir. Bir borçtan müteselsilen sorumlu bulunsa dahi bir veya bir kaçının zamanaşımı savunmasını ileri sürüp, diğerlerinin ileri sürmemesi veya ileri sürülüp karşı tarafça tevsi iddiasında bulunması halinde teselsül kurallarına dayanılarak bunların da faydalanması gerektiği neticesine varılamaz. Esasen faydalanacakları hakkında kanunlarımızda bir hüküm de yoktur. Başka bir deyimle, müteselsil sorumlulukla dahi süresinde zamanaşımı definde bulunmayanlar bu haktan faydalanamazlar. Bu itibarla zamanaşımı definde bulunmayan davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T.. hakkındaki davanın da zamanaşımı nedeniyle reddi doğru görülmeyip, mahkemece anılan davalılar bakımından işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin anılan davalılara yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz düzelterek onama ilamının davalılar Y..
V.., İ.. A.. ve M.. T.. yönünden kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar E.. A.., U.F. A., E.O. A. M.. Ç.., N.. D.. yönünden HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T..'a yönelik karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 10.11.2014 günlü, 2014/5272 Esas-2014/17245 Karar sayılı ilamının davalılar Y.. V.., İ.. A.. ve M.. T.. yönünden kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 01/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125970900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz