Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2344 E. 2015/9723 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reeskont faizi↗ komisyon↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, hasara uğrayan emtiaların davalı Ö. Ltd. Şti'nin işlettiği antrepoda bulunduğu, bu davalının gerek BK'nın 474 vd. maddelerine göre ardiye sahibinin emtianın korunmasında aynen bir komisyoncu gibi ihtimam ile muhafaza etme görevinin bulunması, yani zararın kendi kusuru olmadan meydana geldiğini ispat etmedikçe zarardan sorumlu olduğuna dair yasal düzenleme, gerekse antrepo açma ve işletme izni alınmış olsa dahi işletmesinin dere yatağına yakın yerde kurulu bulunması ve sel olayının önceden sezilemeyen ve öngörülemeyen bir sebepten yani mücbir sebepten kaynaklanmaması nedeniyle zarardan sorumlu bulunduğu, davalı A. A.Ş'nin ise BK'nın 58. maddesi uyarınca bina maliki sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu, dere ıslahları ile ilgili gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalı İSKİ'nin de bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almamasının kendisi yönünden kusur teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.365 TL'nin 20/11/2007 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15630 E. 2014/17012 K.
Ortak:reeskont faizi · komisyon · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaŞti'nin işlettiği antrepoda bulunduğu, bu davalının gerek BK'nın 474 vd. maddelerine göre ardiye sahibinin emtianın korunmasında aynen bir «komisyoncu» gibi ihtimam ile muhafaza etme görevinin bulunması, yani zararın kendi «kusuru» olmadan meydana geldiğini ispat etmedikçe zarardan sorumlu olduğuna dair yasal düzenleme, gerekse antrepo açma ve işletme izni alınmış olsa dahi işletmesinin dere …
… orumlu olduğu, dere ıslahları ile ilgili gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalı İSKİ'nin de bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almamasının kendisi yönünden «kusur» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.365 TL'nin 20/11/2007 ödeme tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, «hasara» uğrayan emtiaların davalı Ö.
Benzer bu karardaŞti'nin işlettiği antrepoda bulunduğu, bu davalının gerek BK.'nın 474 vd. maddelerine göre ardiye sahibinin emtianın korunmasında aynen bir «komisyoncu» gibi ihtimam ile muhafaza etme görevinin bulunması, yani zararın kendi «kusuru» olmadan meydana geldiğini ispat etmedikçe zarardan sorumlu olduğuna dair yasal düzenleme, gerekse antrepo açma ve işletme izni alınmış olsa dahi işletmesinin dere …
A.Ş'nin ise BK'nın 58. maddesi uyarınca bina maliki sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu, dere ıslahları ile ilgili gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalı İSKİ'nin de bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almamasının kendisi yönünden «kusur» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.365 TL.'nin 20/11/2007 ödeme tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «hasara» uğrayan emtiaların davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · riziko · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, bu durumda anılan davanın yok sayılması gerektiği ve davacının BK.'nın 137. maddesinde tanınan haktan yararlanamayacağı belirtilmiş, mahkemece tarafların anılan iddia ve savunmaları konusunda da bir değerlendirme yapılmamıştır.
2- Ancak dava, davacı şirkete taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın uğradığı zarar bedelinin, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/1010 E.-426 K. sayılı dosyasında görülen davanın «yetkisiz» mahkemede ve 27.02.2008 tarihinde, işbu davanın ise BK.'nın 137. maddesinde kendilerine tanınan 60 günlük süreden yararlanılarak 02.01.2009 tarihinde ve süresinde açıldığı ileri sürülmüş, davalılar vekilince de bu iddiaya karşı, ...
… acının BK'nın 137. maddesinde belirtilen haktan yararlanıp yararlanmayacağı hususlarının karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9705 E. 2014/16737 K.
Ortak:reeskont faizi · komisyon · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaŞti'nin işlettiği antrepoda bulunduğu, bu davalının gerek BK'nın 474 vd. maddelerine göre ardiye sahibinin emtianın korunmasında aynen bir «komisyoncu» gibi ihtimam ile muhafaza etme görevinin bulunması, yani zararın kendi «kusuru» olmadan meydana geldiğini ispat etmedikçe zarardan sorumlu olduğuna dair yasal düzenleme, gerekse antrepo açma ve işletme izni alınmış olsa dahi işletmesinin dere …
… orumlu olduğu, dere ıslahları ile ilgili gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalı İSKİ'nin de bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almamasının kendisi yönünden «kusur» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.365 TL'nin 20/11/2007 ödeme tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, «hasara» uğrayan emtiaların davalı Ö.
Benzer bu karardaŞti'nin işlettiği antrepoda bulunduğu, bu davalının gerek BK.'nın 474 vd. maddelerine göre ardiye sahibinin emtianın korunmasında aynen bir «komisyoncu» gibi ihtimam ile muhafaza etme görevinin bulunması, yani zararın kendi «kusuru» olmadan meydana geldiğini ispat etmedikçe zarardan sorumlu olduğuna dair yasal düzenleme, gerekse antrepo açma ve işletme izni alınmış olsa dahi işletmesinin dere …
A.Ş'nin ise BK'nın 58. maddesi uyarınca bina maliki sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu, dere ıslahları ile ilgili gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalı İSKİ'nin de bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almamasının kendisi yönünden «kusur» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.365 TL.'nin 20/11/2007 ödeme tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «hasara» uğrayan emtiaların davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · riziko · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, bu durumda anılan davanın yok sayılması gerektiği ve davacının BK.'nın 137. maddesinde tanınan haktan yararlanamayacağı belirtilmiş, mahkemece tarafların anılan iddia ve savunmaları konusunda da bir değerlendirme yapılmamıştır.
2- Ancak dava, davacı şirkete taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın uğradığı zarar bedelinin, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/1010 E.-426 K. sayılı dosyasında görülen davanın «yetkisiz» mahkemede ve 27.02.2008 tarihinde, işbu davanın ise BK.'nın 137. maddesinde kendilerine tanınan 60 günlük süreden yararlanılarak 02.01.2009 tarihinde ve süresinde açıldığı ileri sürülmüş, davalılar vekilince de bu iddiaya karşı, ...
… acının BK'nın 137. maddesinde belirtilen haktan yararlanıp yararlanmayacağı hususlarının karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1932 E. 2013/2574 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · mücbir sebep · sorumluluk sigortası · depo kararı · riziko · teminat
Benzer bu kararda… kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ... tarafından düzenlenen poliçenin «sorumluluk sigortası» niteliğinde olmayıp «mal sigortası» olmasına ve üçüncü kişilerin mallarına yönelik bir «teminat» içermemesine göre davacı vekilinin davalı ... hakkındaki davanın reddine yönelik hükme ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Mahkemece, dava konusu sel olayı «mücbir sebep» kabul edilerek davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan 20.6.2011 tarihli bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, davalı şirketin sahibi olduğu «deponun» daha önce de sık sık sele maruz kalan bir dere yatağında bulunması nedeniyle, ......2008 tarihinde meydana gelen sel olayının önceden sezilemeyen ve öngörülemeyen …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve kısmen yararlanılan bilirkişi raporuna göre, davalı ... ile yapılan sözleşmenin «riziko» gerçekleştikten sonra yapıldığı, diğer davalı şirketin de sel gibi «mücbir sebep» karşısında oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu olayla ilgili emsal nitelikteki Dairemiz kararı ve mahkemece alınan bilirkişi raporundaki tespitler nazara alındığında davalının «mücbir sebep» savunmasının reddi gerekirken, yazılı ve yetersiz gerekçe gösterilmek suretiyle davalı «depo» sahibi şirket hakkındaki davanın dahi reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Nitekim, aynı davalı hakkında açılmış bir başka davada verilen yerel mahkeme kararında da zarar doğuran ......2008 tarihli sel olayı «mücbir sebep» kabul edilmemiş, söz konusu mahkeme kararı Dairemizin 18.1.2012 tarih ve 10291-312 sayılı kararı ile onanmıştır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2875 E. 2013/18893 K.
Ortak:kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, «hasara» uğrayan emtiaların davalı Ö.
Şti'nin işlettiği antrepoda bulunduğu, bu davalının gerek BK'nın 474 vd. maddelerine göre ardiye sahibinin emtianın korunmasında aynen bir «komisyoncu» gibi ihtimam ile muhafaza etme görevinin bulunması, yani zararın kendi «kusuru» olmadan meydana geldiğini ispat etmedikçe zarardan sorumlu olduğuna dair yasal düzenleme, gerekse antrepo açma ve işletme izni alınmış olsa dahi işletmesinin dere …
… orumlu olduğu, dere ıslahları ile ilgili gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalı İSKİ'nin de bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almamasının kendisi yönünden «kusur» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.365 TL'nin 20/11/2007 ödeme tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait «hasara» uğrayan antreponun davacı ... tarafından 29/09/2008-2009 tarihleri arasında sigortalandığı, davalının sigorta «primini» yatırdığı, davacı «zeyilname» ile poliçenin iptal edildiğini ileri sürmüş olsa da, zeyilnamenin davalıya tebliğ edildiğine ve sigorta «priminin iade» edildiğine dair belge sunmadığı, ayrıca «riziko» adresinin hasara uğrayan depodan farklı bir yer olduğunu belirtmiş olsa da, sigorta müfettişleri tarafından düzenlenen raporun kontrolünde hasarın riziko adresinde gerçekleşmiş olacağının kabul edildiği, buna göre hasar tarihinde davalı şirketin hasara uğrayan antreposunun davacı ... şirketine sigortalı olduğu, yağan yağmur neticesi derenin taşması şeklinde meydana gelen olayın «mücbir sebep» olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… esi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumlu olduğu, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi mümkün olmayıp, ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabileceği», somut olayda yapı ruhsatı ve iskan belgesi bulunmaksızın imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen antrepoda, 26.10.2008 tarihinde yağış sonrası meydana gelen zararda davalının sorumluluğunu kaldıracak mücbir sebep hali bulunmadığı, antrepo açma ve işletme izni alınmış olmasının, dere yatağına yakın yerde kurulu olan bu antreponun uğrayacağı su baskınları sonrası doğacak zarardan işletenin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, zira böyle bir zararın gerçekleşebileceğinin işleten tarafından öngörülebileceği, davalı «tacir» olduğundan basiretli olarak hareket etmesi ve gerekli tüm tedbirleri almış olmasının zorunlu olduğu gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · prim iadesi · zeyilname · mücbir sebep · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · riziko · rücuen tazminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait «hasara» uğrayan antreponun davacı ... tarafından 29/09/2008-2009 tarihleri arasında sigortalandığı, davalının sigorta «primini» yatırdığı, davacı «zeyilname» ile poliçenin iptal edildiğini ileri sürmüş olsa da, zeyilnamenin davalıya tebliğ edildiğine ve sigorta «priminin iade» edildiğine dair belge sunmadığı, ayrıca «riziko» adresinin hasara uğrayan depodan farklı bir yer olduğunu belirtmiş olsa da, sigorta müfettişleri tarafından düzenlenen raporun kontrolünde hasarın riziko adresinde gerçekleşmiş olacağının kabul edildiği, buna göre hasar tarihinde davalı şirketin hasara uğrayan antreposunun davacı ... şirketine sigortalı olduğu, yağan yağmur neticesi derenin taşması şeklinde meydana gelen olayın «mücbir sebep» olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… esi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumlu olduğu, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi mümkün olmayıp, ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabileceği», somut olayda yapı ruhsatı ve iskan belgesi bulunmaksızın imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen antrepoda, 26.10.2008 tarihinde yağış sonrası meydana gelen zararda davalının sorumluluğunu kaldıracak mücbir sebep hali bulunmadığı, antrepo açma ve işletme izni alınmış olmasının, dere yatağına yakın yerde kurulu olan bu antreponun uğrayacağı su baskınları sonrası doğacak zarardan işletenin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, zira böyle bir zararın gerçekleşebileceğinin işleten tarafından öngörülebileceği, davalı «tacir» olduğundan basiretli olarak hareket etmesi ve gerekli tüm tedbirleri almış olmasının zorunlu olduğu gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp b …
Dava, TTK 1301. maddesi uyarınca «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Mahkemece, yağan yağmur nedeniyle davalıya ait antreponun yakınında bulunan derenin taşması sonucu meydana gelen olayda «mücbir sebep» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2809 E. 2013/2735 K.
Ortak:kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, «hasara» uğrayan emtiaların davalı Ö.
Şti'nin işlettiği antrepoda bulunduğu, bu davalının gerek BK'nın 474 vd. maddelerine göre ardiye sahibinin emtianın korunmasında aynen bir «komisyoncu» gibi ihtimam ile muhafaza etme görevinin bulunması, yani zararın kendi «kusuru» olmadan meydana geldiğini ispat etmedikçe zarardan sorumlu olduğuna dair yasal düzenleme, gerekse antrepo açma ve işletme izni alınmış olsa dahi işletmesinin dere …
… orumlu olduğu, dere ıslahları ile ilgili gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalı İSKİ'nin de bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almamasının kendisi yönünden «kusur» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.365 TL'nin 20/11/2007 ödeme tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, yaşanan sel felaketinin boyutları nazara alındığında meydana gelen «hasarda» davalı antrepo sahibine atfedilebilecek herhangi bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava konusu «hasarın» dava dışı sigortalıya ait gıda maddelerinin gümrük işlemleri için davalıya ait antrepoda bekletildiği sırada sel baskınından dolayı meydana geldiği, davaya konu eşyaların zarara uğradığı sel baskınında 54 kişinin hayatını kaybettiği, bu olayın günlerce ulusal ve uluslararası medyada yer aldığı, yine sel baskınından hemen sonra yerel mahkemece de sel baskınına uğrayan bölgede pek çok «delil tespiti» ve «keşif» yapıldığı ve sel baskınına uğrayan yerlerin (davalıya ait işyeride selden hemen sonra değişik tespit dosyalarında) bizzat görüldüğü, meydana gelen olayda davalının alabileceği herhangi bir tedbirinin ve kusurunun bulunmadığı, olayın önüne ancak taşkına uğrayan Ayamama Deresi'nin «ıslahının» çözüm olabileceği (nitekim selden sonra ıslah çalışmalarına başlandığı) gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa ki, somut olayda mücbir «sebebin» var olduğu kanıtlanamadığına göre, söz konusu derenin taşarak davalıya ait antrepoda bulunan dava dışı sigortalının mallarına zarar vermemesi için gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalının, bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almaması kendisi yönünden «kusur» teşkil edeceğinden, anılan hususlar gözetilmeden yukarıdaki şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. ... …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · keşif · rücuen tazminat · ıslah · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu «hasarın» dava dışı sigortalıya ait gıda maddelerinin gümrük işlemleri için davalıya ait antrepoda bekletildiği sırada sel baskınından dolayı meydana geldiği, davaya konu eşyaların zarara uğradığı sel baskınında 54 kişinin hayatını kaybettiği, bu olayın günlerce ulusal ve uluslararası medyada yer aldığı, yine sel baskınından hemen sonra yerel mahkemece de sel baskınına uğrayan bölgede pek çok «delil tespiti» ve «keşif» yapıldığı ve sel baskınına uğrayan yerlerin (davalıya ait işyeride selden hemen sonra değişik tespit dosyalarında) bizzat görüldüğü, meydana gelen olayda davalının alabileceği herhangi bir tedbirinin ve kusurunun bulunmadığı, olayın önüne ancak taşkına uğrayan Ayamama Deresi'nin «ıslahının» çözüm olabileceği (nitekim selden sonra ıslah çalışmalarına başlandığı) gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa ki, somut olayda mücbir «sebebin» var olduğu kanıtlanamadığına göre, söz konusu derenin taşarak davalıya ait antrepoda bulunan dava dışı sigortalının mallarına zarar vermemesi için gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalının, bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almaması kendisi yönünden «kusur» teşkil edeceğinden, anılan hususlar gözetilmeden yukarıdaki şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. ... …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2344 E. , 2015/9723 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/07/2013
NUMARASI 2009/2-2013/381
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 gün ve 2009/2-2013/381 sayılı kararı bozan Daire’nin 06/11/2014 gün ve 2013/15630-2014/17012 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan dava dışı P.İnşaat A.Ş.'ye ait emtianın, 13/10/2007 tarihinde mülkiyeti davalı A. A.Ş'ye ait, diğer davalı Ö. Ltd. Şti. tarafından işletilen antrepoda meydana gelen su baskını sebebiyle hasara uğradığını, antrepo zemininde inşaat hatasından doğan eğimden kaynaklanan yükseklik farkının bulunduğunu ve su baskınında antrepo zemininin alçak kısmında istiflenen emtianın su içinde kaldığını, dolayısıyla zararın oluşmasında malik ve işletenin kusurlu olduğunu, antrepo arka dış çevresinin eternit ile çevrili bulunduğunu, beton olması halinde suyun engellenebileceğini, en azından tamponlama imkanının olacağını, bilinçsiz ve hatalı kurtarma çalışmaları sebebiyle üst sıradaki emtiaların da zarar gördüğünü, öte yandan sel felaketinin antrepo çevresinde atık suların bırakıldığı derenin taşması sonucu yaşandığını, diğer davalı İSKİ'nin de atık su derelerine ilişkin koruma önlemlerini almayarak su baskınına sebep olduğunu, dere yatağında suyun akışını engelleyecek bir çalışma yapmadığını ileri sürerek, sigortalıya ödenen 138.365 TL'nin 20/11/2007 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hasara uğrayan emtiaların davalı Ö. Ltd. Şti'nin işlettiği antrepoda bulunduğu, bu davalının gerek BK'nın 474 vd. maddelerine göre ardiye sahibinin emtianın korunmasında aynen bir komisyoncu gibi ihtimam ile muhafaza etme görevinin bulunması, yani zararın kendi kusuru olmadan meydana geldiğini ispat etmedikçe zarardan sorumlu olduğuna dair yasal düzenleme, gerekse antrepo açma ve işletme izni alınmış olsa dahi işletmesinin dere yatağına yakın yerde kurulu bulunması ve sel olayının önceden sezilemeyen ve öngörülemeyen bir sebepten yani mücbir sebepten kaynaklanmaması nedeniyle zarardan sorumlu bulunduğu, davalı A. A.Ş'nin ise BK'nın 58. maddesi uyarınca bina maliki sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu, dere ıslahları ile ilgili gerekli önlemleri alma durumunda bulunan davalı İSKİ'nin de bu önlemleri hiç ya da gereği gibi almamasının kendisi yönünden kusur teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 138.365 TL'nin 20/11/2007 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 01/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125965700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz