Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/443 E. 2012/7662 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklar kurulu kararının iptali↗ sahtelik↗ ortaklar kurulu kararı↗ hisse devri↗ pay defteri↗ muvafakat↗ ortaklık ilişkisi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının verdiği geçerli vekaletname uyarınca hisselerinin devredildiği, bu hisse devrine istinaden ortaklar kurulunun karar aldığı, davacının ortaklar kurulu kararında imzasının olmamasının veya yerine başkası tarafından imza atılmasının davanın esasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının verdiği geçerli vekaletname uyarınca hisselerinin devredildiği, bu hisse devrine istinaden ortaklar kurulunun karar aldığı, davacının ortaklar kurulu kararında imzasının olmamasının veya yerine başkası tarafından imza atılmasının davanın esasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf ortaklık ilişkisi içerisinde güvene dayalı olarak vekaletname verdiğini, hisse devir iradesinin bulunmadığını, ortaklar kurulundaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. TTK’nun 520. maddesi “Bir payın devri şirket hakkında şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek suretiyle hüküm ifade eder. Devrin pay defterine kaydedilebilmesi için ise ortaklardan en az 3/4’ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin 3/4’üne sahip olması şarttır.” hükmünü haiz olup, davacının ortaklar kurulundaki imzasının sahteliği yönündeki iddiasının kanıtlanması halinde, davacının pay durumu da nazara alındığında, ortaklar kurulunda alınan kararın sonucunu etkileyeceği şüphesizdir.
Bu itibarla, mahkemece davacının vekaletnamenin devir iradesi içermediği ve ortaklar kurulundaki imzasının sahte olduğuna ilişkin iddiaları değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse devrinin tespiti | Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14611 E. 2012/4612 K.
Ortak:hisse devri · pay defteri · muvafakat · e-defter
İncelediğiniz karardaDevrin «pay defterine» kaydedilebilmesi için ise ortaklardan en az 3/4’ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin 3/4’üne sahip olması şarttır.” hükmünü haiz olup, davacının ortaklar kurulundaki imzasının «sahteliği» yönündeki iddiasının kanıtlanması halinde, davacının pay durumu da nazara alındığında, ortaklar kurulunda alınan kararın sonucunu etkileyeceği şüphesizdir.
TTK’nun 520. maddesi “Bir payın devri şirket hakkında şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek suretiyle hüküm ifade eder.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının verdiği geçerli vekaletname uyarınca hisselerinin devredildiği, bu «hisse devrine» istinaden ortaklar kurulunun karar aldığı, davacının «ortaklar kurulu» kararında imzasının olmamasının veya yerine başkası tarafından imza atılmasının davanın esasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ve diğer dava dışı ortağın aynı gün hisselerini davalılara devrettikleri, «ihtara» rağmen «hisse devrinin» tescilinin yapılmadığı, davalıların aynı gün yapılan pay devrinden haberdar oldukları, bu durumun devre onay verildiğini gösterdiği, TTK'nun 520. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının hisselerini davalılara devrettiğinin tespitine, «pay defterine kayıt» ve tesciline karar verilmiştir.
Devrin «pay defterine» kaydedilebilmesi için ise ortaklardan en az 3/4’ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin 3/4’üne sahip olması şarttır.
Somut olayda, «hisse devri» konusunda ortaklar kurulunda karar alınmadığı gibi, «pay defterine kayıt» da yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · pay defterine kayıt · pay devri · ihtar · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ve diğer dava dışı ortağın aynı gün hisselerini davalılara devrettikleri, «ihtara» rağmen «hisse devrinin» tescilinin yapılmadığı, davalıların aynı gün yapılan pay devrinden haberdar oldukları, bu durumun devre onay verildiğini gösterdiği, TTK'nun 520. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının hisselerini davalılara devrettiğinin tespitine, «pay defterine kayıt» ve tesciline karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, «pay devrinin tescilinin» mümkün olup olmadığı değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan tescil istemine ilişkin olup; mahkemece, davacı ve dava dışı ortağın aynı anda hisselerini noterde davalılara devrettikleri, pay devirlerinden haberdar oldukları, TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «hisse devri» konusunda ortaklar kurulunda karar alınmadığı gibi, «pay defterine kayıt» da yapılmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/443 E. , 2012/7662 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2010 tarih ve 2009/433-2010/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili, davalı ... ve dava dışı ...'in davalı şirketin ortağı olduğunu, ortaklık ilişkisi içerisinde işlerin daha hızlı yürümesi için davacının ...'e vekaletname verdiğini, anılan kişinin de 16.03.2009 tarihinde müvekkilinin hisselerini davalı ... ve dava dışı...'a devrettiğini, yine aynı tarihli ortaklar kurulu kararıyla hisse devrinin pay defterine işlenerek müvekkili yerine davalı ...'in müdürlüğe getirildiğini, oysa ortaklar kuruluna davacının katılmadığını, imzasının sahte olarak atıldığını, alınan kararın butlanla sakat olduğunu ileri sürerek, ortaklar kurulu kararının iptalini, davalı ...'nın müdürlükten azlini, şirket temsil yetkisinin davacıya verilmesini veya şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirkete olan sermaye borcunu ödemediğini, yapılan görüşmeler sonrası hisselerini devretmeyi kabul ettiğini, vermiş olduğu vekaletname uyarınca hisse devirlerinin yapıldığını, ortaklar kurulu kararını kendisinin imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının verdiği geçerli vekaletname uyarınca hisselerinin devredildiği, bu hisse devrine istinaden ortaklar kurulunun karar aldığı, davacının ortaklar kurulu kararında imzasının olmamasının veya yerine başkası tarafından imza atılmasının davanın esasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının verdiği geçerli vekaletname uyarınca hisselerinin devredildiği, bu hisse devrine istinaden ortaklar kurulunun karar aldığı, davacının ortaklar kurulu kararında imzasının olmamasının veya yerine başkası tarafından imza atılmasının davanın esasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf ortaklık ilişkisi içerisinde güvene dayalı olarak vekaletname verdiğini, hisse devir iradesinin bulunmadığını, ortaklar kurulundaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. TTK’nun 520. maddesi “Bir payın devri şirket hakkında şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek suretiyle hüküm ifade eder.
Devrin pay defterine kaydedilebilmesi için ise ortaklardan en az 3/4’ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin 3/4’üne sahip olması şarttır.” hükmünü haiz olup, davacının ortaklar kurulundaki imzasının sahteliği yönündeki iddiasının kanıtlanması halinde, davacının pay durumu da nazara alındığında, ortaklar kurulunda alınan kararın sonucunu etkileyeceği şüphesizdir.
Bu itibarla, mahkemece davacının vekaletnamenin devir iradesi içermediği ve ortaklar kurulundaki imzasının sahte olduğuna ilişkin iddiaları değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058585400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz