Faturaya itiraz edilmemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4319 E. 2015/11426 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz edilmemesi↗ açık ayıp↗ irade fesadı↗ işletme devri↗ faturaya itiraz↗ ayıp↗ basiretli tacir↗ tacir↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, satış aşamasında gerekli özeni göstermediği, son kullanma tarihi yazılı olan bir kısım ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçtiği, satışa konu mallarda ki ayıpların açık ayıp olması nedeniyle 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, işletme devri nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin olup, tarafların tacir olduklarına ilişkin dosyanın içinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca mahkemece TTK'nın 23/2 maddesi gereği 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı ve satışa konu mallarda ki ayıbın açık olduğu gerekçesiyle dava reddedilmişse de taraflar arasındaki sözleşme işletmenin devri sözleşmesidir. Davacı hataya düşürüldüğünü, bedelin fahiş olduğunu iddia etmek suretiyle 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 25 ve devamı maddelerinde belirtilen irade fesadı hallerine dayanmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki işletmenin devri sözleşmesinin davacının iddiaları doğrultusunda incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanlış değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı, satış aşamasında gerekli özeni göstermediği, «son» kullanma tarihi yazılı olan bir kısım ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçtiği, satışa konu mallarda ki ayıpların «açık ayıp» olması nedeniyle 8 günlük yasal süre içerisinde «faturalara itiraz edilmediği» gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · yenileme · ihbar · ticari defter · fatura · çek · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4319 E. , 2015/11426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BURSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 03/12/2014
NUMARASI 2014/240-2014/507
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 tarih ve 2014/240-2014/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalıdan devraldığı kırtasiye dükkanındaki malların kararlaştırılan 41.000 TL bedelin altında gerçekte 25.000 TL olduğunu, kendisine devir bedelinin altında olarak 17.405,00 TL'lik ve 5.015,00 TL'lik fatura kesildiği için KDV farkı ödemek zorunda kaldığını, ayrıca devredilen malların bir kısmının bozuk ve tarihlerinin geçmiş olduğunu belirterek, zararının tespitine ve davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, devir konusu malların teslim tarihinin 06.03.2012 olduğunu,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesi gereğince 1 aylık sürenin geçirilmiş olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, 1 yıl sonra malların bozuk teslim edildiğinin tesbitinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, satış aşamasında gerekli özeni göstermediği, son kullanma tarihi yazılı olan bir kısım ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçtiği, satışa konu mallarda ki ayıpların açık ayıp olması nedeniyle 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, işletme devri nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin olup, tarafların tacir olduklarına ilişkin dosyanın içinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca mahkemece TTK'nın 23/2 maddesi gereği 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı ve satışa konu mallarda ki ayıbın açık olduğu gerekçesiyle dava reddedilmişse de taraflar arasındaki sözleşme işletmenin devri sözleşmesidir. Davacı hataya düşürüldüğünü, bedelin fahiş olduğunu iddia etmek suretiyle 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 25 ve devamı maddelerinde belirtilen irade fesadı hallerine dayanmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki işletmenin devri sözleşmesinin davacının iddiaları doğrultusunda incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanlış değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/123932900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz