6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acentenin yazılı izni olmadan yaptığı indirim satıcıyı bağlamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/77 E. 2023/931 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Bedeli ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Uluslararası ticari satımda, çıkış gümrüğüne ibraz edilen orijinal ihracat faturaları ile alıcının ithalat beyannamesine ibraz ettiği faturaların muhteviyatı örtüşmüyorsa, gümrük mevzuatı yönünden sahte kabul edilen sonraki faturalar yerine orijinal faturalar esas alınır; ayrıca usulüne uygun ayıp tespiti ve bildirimi yapılmadan sonradan yapıldığı iddia edilen fiyat iskontosu ayıp kabulüne dayandırılamaz. Yabancı tacir adına Türkiye'de işlem yapan kişinin, bedelde indirim yapmaya yetkili olduğuna ilişkin özel ve yazılı izin veya vekaleti bulunmadıkça ve tacirin icazeti kanıtlanamadıkça, bu kişinin yaptığı indirim tacir/satıcıyı bağlamaz. Satım bedeline dayalı ve gerçek miktarı belirli/belirlenebilir nitelikteki alacaklar likit sayılarak İİK 67 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilir.

Ele alınan sorunlar

Faturalar üzerinde imza incelemesi yapılmaması ve sahtelik iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, sahte olduğu iddia edilen 667-668 no'lu faturalar üzerinde imza incelemesi yapılması gerekirken yapılmadığını, mahkemenin sadece acentenin yetkisi yönünden değerlendirme yaptığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Gümrük Müdürlüklerinden gelen belge ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafından Yunanistan'dan ihraç edilen pamuğun, davalı tarafından Türkiye'de daha düşük kıymetle ithal edildiği; çıkış gümrüğüne ibraz edilen ihracat beyannamesi ekli faturalarla, davalının ithalat beyannamesine ekli 667 ve 668 no'lu faturaların muhteviyat ve rakamlarının örtüşmediği, bu faturalarda yazan irsaliye numaralarının başka faturalara ait olduğu tespit edilmiştir. Gümrük mevzuatı yönünden sahte olan bu faturalar yerine çıkış gümrüğüne ibraz edilen orijinal faturaların esas alınması gerekir; faturaların sonradan kim tarafından değiştirildiği veya yaptırılacak imza incelemesinin sonuca etkisi bulunmamaktadır. Ayrıca ayıbın tespiti için yaptırılan bir tespit/analiz bulunmadığı ve usulüne uygun ayıp bildirimi yapıldığına dair somut delil de bulunmadığından, iddia edilen tarihler arasında faturada iskonto yapılmasını gerektirir bir husus söz konusu olamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Acentenin yazılı izni/vekaleti olmadan yaptığı indirimin satıcıyı bağlaması → ret

İddia: Davalı vekili, dava dışı ...'nun acentelik vasıflarını taşımasa bile TTK 103/1-b uyarınca acentelik hükümlerine tabi olduğunu, taraflar arasındaki birçok sözleşmenin bu kişi aracılığıyla yapıldığını, dolayısıyla yaptığı 84.800 USD'lik indirimin davacıyı bağlaması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Türkiye içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar hakkında, olay tarihi itibariyle 6762 sayılı Kanun'un 117/3. maddesi uyarınca acentelik hükümlerinin uygulanması gerekir. Somut olayda, ...'nun davacı yabancı menşeili şirket için sürekli olarak ticari işletmesini ilgilendiren konularda aracılık ettiğini gösterir veya bedelde indirim yapabileceğine ilişkin özel ve yazılı izni bulunduğuna dair somut delil bulunmadığı, yapılan işleme davacının icazet verdiğinin de kanıtlanamadığı anlaşılmakla, dava dışı kişinin acente olduğu ve onun aracılığıyla bedelde indirim yapıldığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatının adil olmadığı iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, alacağın %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin adil bir karar olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekir. Takip ve dava konusu alacak satım faturalarına dayalı likit nitelikte olduğundan, icra takip tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın 67. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yabancı tacir adına ülke içinde işlem yapan kişinin acentelik hükümlerine tabi olacağı ve bedelde indirim yapabilmesi için özel/yazılı izin veya icazet gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer temsil/aracılık uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır. Kararın bölgesel BAM kararı olması nedeniyle emsal değeri ikna edici nitelikte, bağlayıcı olmayan düzeydedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra inkar tazminatı acentelik ayıp ihbarı likit alacak gümrük beyannamesi fatura sahteliği

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 18/3TTK 106TTK 103/1-b · 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu (eTTK) — 6762 sayılı Kanun 117/3 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/77

KARAR NO 2023/931

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/10/2020

DAVA

İtirazın İptali

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, Davalı şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 166.963-TL asıl alacak, 2.488,43- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 169.451,43 TL'lik borcu sebebiyle ilamsız takip yapıldığını, müvekkili şirketin borçlu şirketin talep ettiği toplam ağırlığı 727,296 kg ve yine toplam ağırlığı 460,856 kg olan pamuğu borçlu şirkete göndererek üzerine düşen edimleri tam zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, buna karşılık borçlu şirketin toplam ağırlığı 1.188,152 kg olan pamuğun karşılığı olan ödemeyi yapmadığını, sadece kısmi ödemelerde bulunduğunu, borçlu şirket tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra icra takibindeki asıl alacak kadar borcu bulunmasına rağmen borçlu şirketin, yapılan takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taraflar arasındaki anlaşma, sipariş, malın gönderilmesi, ödeme konusu, kalite vs tüm hususların telefon faks ve mail yolu ile gerçekleştirildiğini, davacının Yunanistan'dan partiler halinde gönderdiği pamuğun kalitesinin oldukça düşük çıkması ve istenilen özelliklerde olmaması sorunu ortaya çıktığını, bu durumu müvekkili şirketin, davacıya ve acentesine bildirdiğini, taraflar arasındaki görüşmeler neticesinde ortaya çıkan kalite sorununun fiyatta iskonto ve ödemede indirim yolu ile çözüldüğünü, müvekkili şirketin 25.454 USD indirimi yeterli görmemesi üzerine yapılan görüşmeler neticesinde 84.800 USD daha indirime gidildiğini, müvekkili davalı şirketin indirimden geriye kalan borcunu davacıya ödedikten sonra, davacın şirketin sanki kalite sorunu ortaya çıkmamış ve indirime gidilmemiş gibi indirim yapılan miktarı geri istemeye başladığını beyanla, davanın reddine, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MEHKEME KARARI

Mahkemece, Davalı taraf, davacının gönderdiği pamuğun kalitesinin düşük ve istenilen özelliklerde olmaması dolayısıyla ayıplı olduğu iddiasında bulunmuş olsa da bu duruma ilişkin davalı tarafından sunulan dayanak bir belge ve kaydın bulunmadığı, pamukların ayıplı olduğuna ilişkin yaptırılan bir tespit,analiz ve bunun sonucunda alınan bir raporun da mevcut olmadığı, davalı tarafça hem süresinde hem de TTK.18/3 maddesinde belirtilen usullere uygun olarak yapılan ayıp ihbarı bulunmadığı, acente olduğu davalı tarafça iddia edilen ...'nun davacı ile yaptığı görüşme neticesinde fiyattan toplamda 110,254- USD indirim yapıldığının adı geçen tarafından kendilerine iletildiği iddiaları bakımından yapıldığı iddia edilen indirim konularında davacı ve davalı arasında yapılan görüşme ve varılmış bir mutabakat bulunmadığı, davalının, adı geçen ...'nun davacının Türkiye'de ki acentesi olduğunu dosya kapsamına sunulan somut bilgi ve belgelerle ortaya koyamadığı, TTK 106.

maddesi uyarınca acentenin, alacağın miktarını indirme konusunda müvekkilinin özel ve yazılı izni veya vekâleti olması gerektiği, dolayısıyla ... ile gerçekleştirilen ödemede indirim yapılmasına ilişkin görüşme ve varılan mutabakatın davacıyı bağlamayacağı, davanın kabulü ile davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili,mahkemenin 667 - 668 nolu faturaların durumu ve 84.800- USD'lik indirim belgesine ilişkin konuları aynı gerekçe ile değerlendirdiğini, davalı şirketin, Yunanistan menşeili davacı firmadan değişik zamanlarda ve değişik miktar ve fiyatlarda aldığı pamuklar ile ilgili, davacının Türkiye'deki temsilcisi ... adlı şahıs ile onlarca anlaşma yaptığını, Kayseri Gümrük Müdürlüğü'nden gönderilen ve sahte olduğu iddia edilen iki adet fatura üzerindeki imzaların Davacıya ait olup olmadığının tespiti yönünden imza incelemesi yapılması gerekirken yapılmadığını, sadece ...'nun yetkisi yönünden değerlendirilmesinin doğru olmadığını, ..., acentenin vasıflarını taşımıyor olsa bile; TTK.'nm 103.

maddesinin 1/ b bendindeki yer alan hüküm gereği acentelikle ilgili hükümlere tabi olduğunu, bir çok sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını meydana getirdiğinin, taraflarca benimsemesinden sonra sadece yapılan bir iki işlemin hüküm doğurmadığı, tarafları bağlamadığının kabul edilemez olduğunu, iki taraf arasındaki birden çok sözleşmelerin adı geçen şahsın aracılığıyla yapıldığı, bu kişinin taraflar arasındaki iletişimi sağladığı şüpheye yer vermeyecek kadar açık olduğunu,alacağın %40 oranında inkar tazminatına hükmedilmesinin adil bir karar olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava,ticari satım nedeniyle ödenmeyen bakiye bedelin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uluslararası ticari satıma konu ve dava konusu takibe dayanak yapılan pamuk alım- satım işinde Davacı taraf, Davalıya 1.188.152 Kg pamuk sattığını, kısmi ödeme yapıldığını fakat bakiye borcun ödenmediğini iddia ederken Davalı taraf, pamukların düşük kalitede ve ayıplı olması nedeniyle durumun Davacı temsilcisi ve acentesi olan ...'na bildirdiklerini ve fiyatta iskonto ve ödemede indirim yoluyla ayıbın giderilerek uzlaşma sağlandığını ve borçlarının kalmadığını iddia ettikleri anlaşılmaktadır.Davacının Davalıya 1.188.152 Kg pamuk ihraç ettiği, Davalının malı tam ve eksiksiz teslim aldığı, bedelin bir kısmının ödendiği ve takibe konu edilen kısmın ödenmediği uyuşmazlık konusu değildir.

Davalı taraf, cevap dilekçesinde sözleşmede indirim hususunu açıklarken ayıbın anlaşılmasından sonra Davacının birim fiyatı aşağı çekerek 25.454 USD iskonto yaptığını ve bunu faturaya yansıttığını, daha sonra bu indirimin yeterli olmaması nedeniyle acente aracılığıyla yapılan görüşme sonucu 84.800- USD daha indirim yapıldığını ve iade faturası düzenlediklerini, toplamda 110.254- USD indirim yapıldığını ve borç kalmadığını beyan etmektedir. Davacı taraf, faturaların sahte olduklarını ve Türkiye'de acente veya temsilciliklerinin olmadığını ileri sürmüştür. Öncelikle faturalara yansıtıldığı iddia edilen 25.454 USD iskonto ele alındığında Gümrük Müdürlüklerinden gelen belge ve kayıtlar üzerinde yaptırılan incelemeler sonucunda Davacı tarafından Yunanistan'dan 64.088,64- USD tutarlı ihraç edilen pamuk cinsi emtianın, davalı tarafından Türkiye'de 25.247,04 USD daha düşük kıymetle 38.841,60 -USD tutarla ithal edildiği, 19.06.2009 tarih ve 865 no'lu ihracat beyannamesine ekli Kayseri Gümrük Müdürlüğü'ne Davalı tarafça ibraz edilen 23.06.2009 tarih ve ...

no'lu ithalat beyannamesine ekli 667 ve 668 no'lu faturaların muhteviyat ve rakamlarının örtüşmediği, çıkış gümrüğüne ibraz edilen faturaların daha sonra değiştirildiği, 667 ve 668 no'lu faturalarda yazan 0080 ve 080 no'lu irsaliyelerin başka faturalara ait olduğu tespit edilmesine göre Gümrük mevzuatı yönünden sahte olan 667 ve 668 no'lu faturalar yönünden Davacı tarafça düzenlenip çıkış gümrüğüne ibraz edilen faturaların esas alınması gerektiği, faturaların daha sonradan kim tarafından değiştirildiği veya yaptırılacak imza incelemesinin bu sonuca etkisinin bulunmadığı, ayıbın tespiti için yaptırılan tespit vb. bulunmadığı ve ayıp bildirimi yapıldığına dair somut delil de bulunmadığına göre 19.06.2009 ile 23.06.2009 tarihleri arasında faturada iskonto yapılmayı gerektirir bir husus söz konusu olamayacağı anlaşılmakla Davalı vekilinin faturalar üzerinde imza incelemesi yapılmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.

Davalı taraf, 25.454 -USD fatura iskontosunun yeterli gelmemesi nedeniyle durumun Davacının acentesi olan ...'na bildirilerek görüşme sağlandığı ve Acentenin 84.800- USD daha indirim sağladığı beyan edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar hakkında da olay tarihi itibariyle 6762 sayılı Kanun'nun 117/3 maddesi uyarınca Acentelik hükümlerinin uygulanması gerekir.Somut olayda ...'nun Davacı yabancı menşeili şirket için sürekli olarak ticari işletmesini ilgilendiren konularda aracılık ettiğini gösterir veya bedelde indirim yapabileceğine ilişkin özel ve yazılı izni bulunduğuna ilişkin somut delil bulunmadığı, yapılan işleme Davacının icazet verdiği kanıtlanamamış olmasına göre Davalı vekilinin dava dışı ...'nun acente olduğu ve onun aracılığıyla bedelde indirim yapıldığına yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmemiştir.

İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Bu kapsamda takip ve dava konusu alacak satım faturalarına dayalı likit nitelikde olduğundan,icra takip tarihinde yürürlükte bulunan İİK nın 67.maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, istinaf yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 11.575,22-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 2.893,81‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.681,41-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 37,5‬0-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/06/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/122251 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.