Kargonun alıcı dışı kişiye tesliminde taşıyıcının pervasız davranışla sınırsız sorumluluğu
İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi · 2024/165 E. 2026/1177 K. ·
Kesin
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ pervasız davranış↗ sorumluluk sınırlaması↗ sevk irsaliyesi↗ zıya↗ ağır kusur↗ bilirkişi raporu↗
Gerekçe özeti
Ticari nitelikteki taşımada taşıtan tacir olup taşıtan tüketici olmadığından, taşıyıcının gönderiyi sevk irsaliyesi ve fatura ile birlikte kabul etmesi gerektiği kabul edilir; taşıyıcı aksini ispat edemediği takdirde kargo içeriğinin taşıtanın belirttiği gibi olduğu kabul edilir. Taşıma konusu eşya taşıyıcının hakimiyetinde iken zayi olmuş ve taşıyıcı kargonun akıbeti hakkında makul bir açıklama sunmamışsa, bu durum taşıyıcının pervasız davranışı olarak nitelendirilir ve TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcı sorumluluk sınırlamalarından (TTK 882) yararlanamaz; gerçek zarardan tam olarak sorumlu tutulur.
Ele alınan sorunlar
Kargo içeriğinin ispatı ve sevk irsaliyesi zorunluluğu → ret
İddia: Davalı, kargonun içeriğini açıp inceleme hak ve yetkisi bulunmadığından teslim edenin beyanına itibar edileceğini, davacının kargo içeriğini ve zararını ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230/5. maddesi uyarınca, malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı hallerde sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıtta bulundurulması zorunludur. 464 Sıra No'lu VUK Genel Tebliği'nin 3.4. maddesine göre kargo ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri tevsik edici belgelerle birlikte kabul etmek zorundadır. Dava konusu taşıma ticari nitelikte olup taşıtan tüketici olmadığından, davalının emtiayı sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğu, davacının gönderi ile birlikte fatura ve sevk irsaliyesini de davalıya verdiğinin kabulü gerektiği, davalının aksini ispat eder delil sunmadığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıyıcının sorumluluk sınırından (TTK 882) yararlanıp yararlanamayacağı - pervasız davranış → ret
İddia: Davalı, sorumluluğunun TTK'nın 882. maddesi uyarınca sınırlı olduğunu, TTK'nın 886. maddesinin uygulanamayacağını, kastının veya pervasız davranışının ispat edilemediğini, ağır kusurun söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birini kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Genel kural taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğu olsa da, TTK'nın 886. maddesine göre zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Taşıma konusu kargo davalı taşıyıcının hakimiyetinde iken zayi olduğundan TTK'nın 875. maddesi gereği davalı sorumludur. Davalının kargoyu alıcısından başka birine teslim etmesi ve kargonun akıbeti hakkında taşıtana makul bir açıklama yapmamış bulunması karşısında, zararın davalı çalışanlarının pervasızca eylemi nedeniyle ortaya çıktığı ve davalının TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluk sınırından faydalanamayacağı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bilirkişi raporundaki hukuki tespitlere itiraz ve ek rapor talebi → ret
İddia: Davalı, bilirkişinin yetki ve görev kapsamı dışına çıkarak hukuki değerlendirme yaptığını, tam tazmin sorumluluğu ile sınırlı sorumluluğa göre seçenekli hesaplama yapılması gerektiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bilirkişi heyetinde bulunan bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından kayıp ekran kartının değerinin, teslim tarihi itibariyle piyasa değerinin fatura tutarı ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Takdiri delil niteliğindeki bilirkişi raporunda yer alan hukuki tespitlerin mahkemeyi bağlamayacağı, davalının rapordaki hukuki tespitlere yönelik itirazları için ek rapor alınamayacağı, bu itirazların yerinde olup olmadığının mahkemenin takdirinde bulunduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari taşımada taşıyıcının, kargoyu belirlenen alıcıdan başka bir kişiye teslim edip akıbeti hakkında makul açıklama yapamaması halinde TTK 886 uyarınca pervasız davranış nedeniyle sorumluluk sınırından yararlanamayacağı ve ticari taşımalarda sevk irsaliyesi zorunluluğu nedeniyle kargo içeriğinin ispatı yükünün taşıyıcıya geçtiği yönündeki değerlendirmeler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/165 Esas
KARAR NO 2026/1177 Karar
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİKARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI 2022/788 Esas - 2023/791 Karar
TARİH 10/11/2023
DAVA
Tazminat (Taşıma İlişkisinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ 12/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14/04/2021 tarihinde 27.0004,30 TL ye satın aldığı ... 10G 10 GB ...markalı ve özellikli ekran kartını, hizmet bedeli ödeyerek davalı şirketin Sultanbeyli şubesinden 15/04/2021 tarihinde ... isimli kişinin ... Cad., ... Sk. No:... Balçova/İzmir adresine ... fatura no ve ... gönderi koduyla 15/04/2021 tarihinde yolladığını, davaya konu ürünün alıcıya ulaşmadığını, davacının yaptığı sorgulamada kargonun Yeni Mah., ... Cad., No:... Narlıdere/İzmir adresinde ad ve soyad baş harfleri farklı olan bu şekilde olan başka bir alıcıya 16/04/2021 tarihinde teslim edildiğini gördüğünü, sözleşmeden dönerek hizmet bedelinin tarafına iadesini, 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 11.
Maddesi hükümleri uyarınca zararı olan 27.004,30 TL nin maddi tazminat ve 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın ticari mahiyette olduğunu,
müvekkili şirketin sektöründe öncü bir firma olduğunu, mezkur taşımada müvekkili şirkete izafe edebilecek hiçbir kusurunun bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 10/11/2023 2022/788 Esas - 2023/791 Karar sayılı kararında; " Somut olayda; davalı taşıyıcı tarafından tanzim edilen ... fatura, ... Gönderi Takip Numaralı nolu kargonun, davacı gönderen tarafından belirtilen adres ve alıcıya teslim edilmediği, alıcıdan başka farklı bir isim ve adrese teslim edildiği, taşıma sırasında zayi olduğu anlaşılan esyadan dolayı davalı taşıyıcı ... ... ... AŞ'nin 6102 sayılı TTK 8 madde kapsamında sorumlu olduğu, taşınan kargo muhtevasının tanık beyanları ve teknik inceleme sonucu, sunulan emtia faturası ile uyumlu olduğu, zayi olan emtianın KDV hariç değerinin 22.885,00TL olduğu, davalı taşıyanın ifa yardımcısı konumundaki çalışanı tarafından, belirlenen adres ve alıcıdan farklı bir adres ve alıcıya kargonun tesliminin pervasız bir davranış olarak nitelenebileceği, davalının zayi konusunda makul bir izahta bulunmaması nedeniyle ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla, TTK 886'ncı madde hükmü greğince sorumluluğu sınırlandırma hakkını kaybedeceği, tutarından sorumlu olacağı, davacının, zayi olan emtianın tespit edilen tutarı kdv hariç 22.885.00TL'nı davalı taşıyıcı tespit edilen gerçek zarar ...
... ... AŞ'den talep edebileceği, hususu usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edilmekle somut olayda kargonun ziyaı taşıma sırasında meydana gelmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından bir açıklama da yapılamadığına göre, davalı taşıma konusu emtianın kaybında ağır kusurlu kabul edilmelidir. Bu kapsamda davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil de sunulmamıştır. Davalının, emtianın kaybına pervasızca davranışı ile sebebiyet vermesi nedeniyle, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanması da mümkün değildir. Öte yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Somut olayda da davalının pervasızca davranış niteliğinde ağır kusurlu olduğu tespit edilmekle, davacının gerçek maddi zararından kdv dahil olarak sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Ancak davacının davalının eylem ve işlemlerinden kaynaklı olarak derin elem ve üzüntüye uğradığı ve akabinde manevi olarak zarara uğradığı hususu dosya kapsamı uyarınca ispat edilemediğinden manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerkmiştir. (Emsal […]C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2019/1428 Esas 2021/1788 Karar Sayılı İlamı)"gerekçesi ile,
'' 1-Davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile 27.004,30 TL maddi tazminatın 16/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacının manevi tazminat isteminin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi tarafından yetki ve görev kapsamı dışına çıkılarak hukuki değerlendirme yapıldığını, bilirkişi tarafından gerek tam tazmin sorumluluğu gerekse de Türk Ticaret Kanunu ile belirlenen prensip uyarınca taşıyıcnın sınırlı sorumluluğuna göre hesaplama yapılarak seçenekli bir şekilde rapor tanzimi ile yetinilmesi gerektiğini,
Davalının kargo sözleşmesinin gereklerine uygun olarak hareket ettiğini, üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalının kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak içine bakma, vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğini, bunun kanun gereği de olduğunu; davacının kargonun içeriğinde bulunduğu iddia edilen ürünleri ve zararını ispat etmesi gerektiğini,
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının sorumluluğunun TTK'nun 882 maddesi uyarınca sınırlı olduğunu, TTK'nun 886 maddesinin uygulanamayacağını, davalının ve çalışanlarının olursa sınırlı sorumluluk ilkesinin benimsenmesi gerektiğini, kastının veya pervasız davranışının ispat edilemediğini, ağır kusurun söz konusu olmadığını, somut olayda Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilen ağır kusurun oluşmadığını,
İleri sürerek, izah edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenler ile; ilk derece mahkemesi kararının istinaf kaldırılmasına, davanın reddine, aksi durumda dosyanın yerel mahkemeye iadesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında alıcısına teslim edilmediği iddia edilen kargo içeriği ekran kartı bedeli ile manevi tazminatın davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkin olup, davanın önce tüketici mahkemesinde ikame edildiği, İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/701 esas 2022/613 karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve talep üzerine dosyanın İstanbul Anadolu 12 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydedildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Somut olayda; davacı tarafından 14/04/2021 tarihli KDV dahil 27.004,30-TL turalı bir adet ... 10GB ...marka ve özellikli ekran kartının bir koli içerisinde ve dava dışı alıcı ...'ın ... Cad- ... Sk. N.... Balçova/İZMİR adresinde bizzat alıcıya teslim edilmek üzere 15/04/2021 tarihinde davalı taşıyıcıya verildiği, davacının tacir olduğunun sicil müdürlüğü yazı cevabından anlaşıldığı, davalı tarafından kargo içeriğinin ispatı gerektiği ileri sürülmüş ise de, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230/5. maddesi uyarınca, malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesinin ve bunun taşıtta bulundurulmasının zorunlu olduğu, 24/12/2015 tarih ve ...
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. maddesinde, kargo ve lojistik işletmelerinin ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edeceklerinin ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyeceklerinin düzenlendiği, davalının, dava konusunun ticari taşıma olması ve taşıtanın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğu, bu nedenle davacının gönderi ile birlikte fatura ve sevk irsaliyesini de davalıya verdiğinin kabulü gerektiği, davalının aksini ispat eder delil sunmadığı, dava konusu kargo içeriğinin alıcısından başka birine ve başka bir adreste teslim edildiğinin, kargonun bundan sonraki akıbetinin belirsiz olduğunun davalının sistem kayıtları ile tevsik edildiği, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, taşıma konusu kargo davalı taşıyıcının hakimiyetinde iken zayi olduğundan TTK'nın 875.
maddesi gereği davalının sorumlu bulunduğu, davalının kargoyu alıcısından başka birine teslim etmesi ve kargo akıbeti hakkında taşıtan davacıya makul bir açıklama yapmamış bulunması karşısında, zararın davalı çalışanlarının pervasızca eylemi nedeniyle ortaya çıktığına ve davalının TTK'nun 886 maddesi uyarınca sorumluluk sınırından faydalanamayacağına yönelik kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi heyetinde bulunan bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından kayıp ekran kartının değerinin, teslim tarihi itibariyle piyasa değerinin fatura tutarı ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, takdiri delil niteliğindeki bilirkişi raporunda yer alan hukuki tespitlerin mahkemeyi bağlamayacağı, davalının rapordaki hukuki tespitlere yönelik itirazları için ek rapor alınamayacağı, bu itirazların yerinde olup olmadığının mahkemenin takdirinde bulunduğu, mahkemece maddi tazminat istemi bakımından davanın kabulüne yönelik verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, davalının aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.844,66-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 461,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.382,81-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1215277300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz