6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sermaye artırımı kararında bazı ortakların muaf tutulması ve butlan

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/222 E. 2023/980 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Butlan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

İlgili meseleler: ◆ Sermaye artırımının ihtiyaç/dürüstlük yönünden iptali◆ Sermaye kararında butlan ↔ iptal ↔ yokluk ayrımı◆ Butlan / yokluk (emredici hüküm, temel yapı, sermayenin korunması)

Gerekçe özeti

Genel kurulda gündemde yer almayan bir konu, toplantı sırasında hissedarlardan birinin önerisiyle oylamaya sunulup karara bağlanmışsa, TTK 613/2 uyarınca bu karar gündem dışı alındığından hukuka aykırıdır; ancak bu kararın butlanı, aynı gündem maddesi kapsamında oybirliğiyle alınan ve bağımsız nitelikte bulunan diğer bir kararı (örn. sermaye artırımı kararını) uygulanamaz hale getirmez ve onun butlanını gerektirmez. Ayrıca, genel kurul toplantısına katılıp belirli kararlara olumlu oy veren ve muhalefet şerhi koymayan pay sahibinin, sonradan aynı kararların kötüniyetle alındığını ileri sürerek butlan/iptal talep etmesi çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirilir ve bu kararlar yönünden iptal davası açma hakkı bulunmaz.

Ele alınan sorunlar

Taleple bağlılık kuralının ihlal edilip edilmediği → ret

İddia: Davalı vekili, mahkemenin talep sonucuna konu edilmeyen bir hususta hüküm verdiğini, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sermaye artışına ilişkin 7 no'lu kararın iki kısımdan oluştuğu; birinci kısımda şirketin sermaye artışına, ikinci kısımda bazı hissedarların sermaye artışından muaf tutulması hususunun müzakere edilerek karara bağlandığı anlaşılmakla, dava dilekçesi ile uyumlu olarak 7 no'lu kararın tümüyle dava konusu edildiği gözönüne alındığında kararın taleple bağlılık kuralını ihlal ettiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının iptal davası açma hakkının bulunup bulunmadığı → ret

Gerekçe: TTK 446. maddesi uyarınca iptal davası açabilecek kişiler arasında, toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri sayılmıştır. Gündemin 7. maddesini teşkil eden ana sözleşme tadili konularında (madde 7'nin ikinci paragrafı hariç) oybirliği ile kabul edildiği, davacının bu maddelere karşı bir muhalefet şerhi olmayıp olumlu oy kullandığı; sadece 7. maddenin ikinci paragrafı olan bir takım pay sahiplerinin sermaye artışına katılmamalarına rağmen pay oranlarının aynı kalması kararına karşı olumsuz oy kullanıp muhalif kaldığı görülmektedir. Davacının genel kurulda diğer kararlar yönünden olumlu oy kullandığı ve muhalefet şerhi yazdırmadığı ve diğer koşulların da bulunmaması sebepleriyle iptal davası açma hakkı yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kâr payı ödenmemesi ve hissedarlık sözleşmesinin ihlali iddialarının genel kurul kararlarıyla ilişkisi → tartışılmadı

Gerekçe: Kâr paylarının ödenmemesi veya hissedarlık sözleşmesinin ihlali iddiaları alınan genel kurul kararları ile ilişkili olmadığından incelenmesine gerek bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sermaye artırımı kararının butlanı - çelişkili davranış yasağı ve butlan sebeplerinin bulunmaması → ret

İddia: Davacı vekili, sermaye artırım kararının kötüniyetle alındığını, şirketin kâr payı dağıtmadığını, ortakların hisselerini eritmek amacıyla alınan kararların TMK 2 ile bağdaşmayacağını ileri sürerek sermaye artırım kararının tümüyle butlanına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 447. madde uyarınca genel kurulun anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı kararları batıldır. TTK 462. maddesi uyarınca iç kaynaklardan yapılan sermaye artırımında ortaklar sermaye paylarını sermaye oranlarına göre bedelsiz olarak kendiliğinden iktisap ederken, TTK 459 vd. maddeleri uyarınca bedelli sermaye artırımı yolu ile esas sermaye artışına gidilmesi de mümkün olup bu halde her ortağın rüçhan hakkını kullanması zorunlu değildir. Davacı, genel kurul toplantısına asaleten katılmış ve 7 no'lu kararın ilk kısmı olan sermaye artışına ve 8 no'lu ana sözleşmenin tadili kararı oybirliğiyle alınmıştır. Kararların kötüniyetle alındığı veya kendi hisse oranlarını düşürmek kastıyla hareket edildiğini ileri sürerek butlan talebinde bulunulması çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirilmiştir. Sermaye artışının iç ve dış kaynaklardan yapıldığı, şirketin 2017 yılında kurulduğu, yapılan yatırımların tam anlamıyla faaliyete geçmemesi nedeniyle öz varlıkların korunmasına rağmen genel yönetim ve faaliyet giderleri nedeniyle bilançonun zararla kapandığı, şirketin yatırımı finanse amaçlı sermaye artışının toplantıya katılan davacı dahil tüm hissedarlar tarafından kabul edildiği tespit edilmiş; butlanı gerektiren sakatlık, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gündemde yer almayan iki hissedarın sermaye artışından muaf tutulması kararının hukuki niteliği ve butlan sonucu → ret

İddia: Davalı vekili, iki yönetici hissedarın sermaye iştirak paylarını ödemelerine ilişkin hususun hissedarların onayına ayrıca sunulduğunu, TTK 447 hükmüne uygun olduğunu ve bu hissedarların sermaye koyma borçlarının olumlu oy veren diğer hissedarlar tarafından üstlenildiğini belirterek davanın tümüyle reddini talep etmiştir. Davacı vekili ise butlanı tespit edilen kısmın sermaye artırım kararını uygulanamaz hale getirdiğini, bu nedenle sermaye artırım kararının tamamının butlanına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İki hissedarın sermaye artışından muaf tutularak pay miktarlarının korunmasına ilişkin 7. maddenin 2. bölümüne ilişkin karar, ilan edilen gündemde yer almamasına rağmen hissedarlardan birinin önerisi ile müzakere edilmiş ve davacının red oyuna karşılık oyçokluğu ile kabul edilmiştir. TTK 613/2 maddesi uyarınca gündemde yer almayan konuların karara bağlanması mümkün değildir; gündemde sermaye artışına yer verilmesi yeterli olmayıp, şirketin sermaye artışı kararı alması ile iki pay sahibinin sermaye artışından muaf tutulması konuları birbirinden farklıdır ve bu hususun gündemde yer verilmesi gerekirken yapılmamıştır. Bu iki pay sahibinin pay bedellerinin diğer ortaklarca karşılandığı iddia edilmiş ise de karar metni içerisinde bu hususa yer verilmemiştir; davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebebi yerinde değildir. Buna karşılık, butlanı tespit edilen bu kısmın sermaye artırım kararını uygulanamaz hale getirdiği kabul edilemez; sermaye artışının gerekliliği tüm hissedarlar tarafından kabul edilerek oybirliği ile yürürlüğe girmiştir. İki hissedarın hisse miktarları korunarak sermaye artışından muaf tutulması hususu, artırım kararından bağımsız bir karar olup sermaye artışının da butlanına karar verilmesini gerektirmemektedir; bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Gündemde yer almayan bir hususun genel kurulda oylanarak karara bağlanmasının TTK 613/2 uyarınca hukuka aykırı sayılacağı, ancak bu kısmi sakatlığın gündemin diğer, bağımsız ve oybirliğiyle alınmış kararlarının (sermaye artırımı) geçerliliğini etkilemeyeceği yönündeki tespit ile, olumlu oy verip muhalefet şerhi koymayan pay sahibinin sonradan aynı kararların butlanını/iptalini talep etmesinin çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirilmesi bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 445 ve 446. maddeleri uyarınca, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, TTK 446. maddede belirtilen kişilerce karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açılabilir.
Dava şartı
İptal davası açabilmek için toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy vermiş ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmiş olmak (veya TTK 446'da sayılan diğer koşulları taşımak) gerekir; bu koşulları taşımayan pay sahibinin iptal davası açma hakkı bulunmadığından dava şartı yokluğu söz konusu olur.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının butlanı genel kurul kararının iptali taleple bağlılık ilkesi çelişkili davranış yasağı gündemde yer almayan konuların karara bağlanamaması sermayenin korunması ilkesi bedelli/bedelsiz sermaye artırımı muhalefet şerhi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 447TTK 445TTK 446TTK 462TTK 459TTK 613/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/222

KARAR NO 2023/980

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/10/2020

NUMARASI 2019/382 Esas 2020/445 Karar

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, 26/12/2016 tarihinde imzalanan hissedarlar sözleşmesinde müvekkilinin %5 paya razı olduğunu, daha sonra müvekkilinin çeşitli baskılara maruz bırakılarak, hissedarlar sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesi için yaptığı başvurulara dahi cevap verilmediğini, daha sonra 19/09/2018 tarihli sicil gazetesinde yayınlanan genel kurul kararı ile müvekkilinin hissesinin %2'ye düşürüldüğünü ve daha sonra 26/03/2019 tarihli genel kurulda alınan karar ile müvekkilinin hissesinin %1,46'ya düşürüldüğünü ve ayrıca yönetim kurulu üyeliğine seçme konusunda azınlığa imtiyaz tanınmış ve yine hisselerin devri zorlaştırılmak suretiyle bu devrin ancak yönetim kurulu üyelerinin onayına tabi olacağı kararı alındığını,şirketin sermaye artırım ihtiyacı olmadığı halde müvekkilin hisse oranının düşürülmesi amacıyla yapılan sermaye artırımının iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, hissedarlık sözleşmesi uyarınca yapılacak sermaye artışlarından müvekkilin hisse oranı sabit tutulması gerekirken, diğer bazı hissedarların hisse oranları korunarak sermaye artışından muaf tutulması hissedarlık sözleşmesine ve TTK 'da öngörülen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, iyi niyet kuralı ile bağdaşmayan kararların iptali gerektiğini beyan ederek davalı şirketin 26/03/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan sermaye artırımına ve hisse devrinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasına ilişkin kararların butlanının tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, şirketin toplam 25 ortak tarafından 51.000-TL sermaye ile kurulduğunu, 24/10/2017 tarihli olağanüstü genel kurulda sermayenin 51.000-TL den 187.000-TL ye 15/08/2019 tarihli olağan genel kurulda ise 187.002-TL den 352.670-TL'ye çıkarılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davacının tüm bu toplantılara bizzat katılarak sermaye artış kararına olumlu oy verdiğini, 26/03/2019 tarihinde müvekkili şirketin 2018 yılı Olağan Genel Toplantısının usulüne uygun olarak yapıldığını ve bu toplantıda da sermaye artışı ve şirket ana sözleşmesinin belirli maddelerinin tadilinin de bulunduğu konuların görüşüldüğünü ve Bakanlık Komiserinin de katılımı ile gerçekleştiğini, gündemin 7. maddesine uygun olarak sermaye artışının görüşülerek sermayenin 352.670-TL den 19.986.000-TL'ye çıkarılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davacının sermaye artış kararına olumlu oy verdiğini, aynı genel kurulun şirketin ana sözleşmesinin tadili konusundaki karara da davacının olumlu yönde oy kullandığını,sermaye artışının davacının hisselerinin düşürülmesi amacıyla yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının hisse devrinin yönetim kurulu onayına tabi olması kararının butlanını veya iptalini talep etmesinin kabul edilemeyeceğini,butlanı gerektiren bir durum bulunmadığını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, genel kurul toplantısında 7 nolu gündem maddesinde yer alan sermaye artışına katılanların oybirliği ile karar verilmesinden sonra 8 nolu gündem maddesinin görüşülmesine geçilmeden önce, "Hissedarlarımızdan Hasan Uğur Ulusoy söz aldı: "Hissedarlarımızdan ... ve ...'ın hisselerine düşen sermaye artış paylarını ödemekten muaf tutulmaları, artan nakit sermaye iştirak paylarını ödememeleri, hisse oranlarını sermaye artışından etkilenmeyecek şekilde ayni oranda kalmasını öneriyorum". dedi. Söz konusu öneri oylamaya sunuldu, Sn. ... (7,053 hissedar) oranında hissedarın red oyuna karşılık katılanların oy çokluğu (308.480 adet hisse sahibi hissedar) ile kabul edildi." ifadeleri yer aldığını, bu husus gündemde olmadığı halde genel kurul görüşmeleri esnasında oylama yoluyla gündeme eklendiğini, bu karara davacının olumsuz oy kullandığını,genel kurul toplantılarında gündemde yer almayan konularda karar alınamayacağı, anılan karar ile pay sahiplerinden bir kısmı sermaye artırımına katılmamakla birlikte pay oranları değişmediğini, pay adedi artan pay sahipleri tarafından şirkete bir sermaye girişi yapılmamasına rağmen kendilerine yeni pay verildiğini, bu işlemin sermayenin korunması ilkesine ve anonim ortaklığın temel yapısına aykırı nitelikte olduğunu, bu nedenle anılan kararın butlanına hükmedilmesi gerektiğini, davacı diğer kararlara da muhalif olduğunu, muhalefet şerhini tutanağa geçirmek istediğini ancak kararların hileli bir şekilde alındığını ileri sürdüğü, davacının bu iddialarını doğrular somut bir delil sunamadığı, Bakanlık temsilcisinin hazır bulunduğu toplantıda davacının 7.

maddeye olumsuz oyu tutanağa geçtiği gözetildiğinde diğer muhalefet şerhlerinin tutanağa geçmediği şeklindeki beyanına itibar edilmediği, davacının sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına aykırı ve pay sahiplerini zarara uğratmak ve onların ortaklıktaki kar, oy oranlarını azaltmak sakiyle yapıldığını ispatlayamadığı, ayrıca olumlu oy kullandıktan sonra bunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürmenin dürüstlük kuralına uygun olmadığı, pay devirlerinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasında da kanuna ve esas sözleşmeye bir aykırılık bulunmadığını, bu nedenle bu yönlerden davanın reddi gerektiği, davalı şirketin 23.06.2019 tarihli genel kurul toplantısında 7. maddesinde oy çokluğu ile alınan;

... ve ...'ın hisselerine düşen sermaye artış paylarını ödemekten muaf tutulmalarına, artan nakit sermaye iştirak paylarını ödememeleri, hisse oranlarının sermaye artışından etkilenmeyecek şekilde aynı oranda kalmasına, ilişkin kararın butlanına ve diğer istemlerin butlan talebi yönünden esastan, iptal talebi yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

1-Davacı vekili, sermaye artırım kararının kısmen butlanına karar verildiğini, ancak butlanı tespit edilen kısım, sermaye artırım kararını uygulanamaz hale getirdiği için, sermaye artırım kararının tamamının butlanına karar verilmesi gerektiğini, hissedarların sermaye artırım kararına katılmalarını sağlaması, bu üyelerden sermaye artırımından kaynaklanan sermaye paylarını talep etmesi, bu hissedarların muaf tutulmaları nedeniyle fazladan ödeme yapmak zorunda kalan hissedarlara fazla alınan bedelleri iade etmesi mümkün olmadığını, sermaye artırım kararının kötüniyetle alınması ve şirketin herhangi bir kâr payı dağıtmadığı dikkate alındığında da sermaye artırım kararının butlanına karar verilmesi gerektiğini,ortakların hisselerini eritmek veya hissedarlıktan çıkarmak amacıyla alınan kararların TMK.

m. 2 hükmüyle bağdaşmayacağı ve bu gibi kararların butlanının tespit veya iptallerine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili, Mahkemenin, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak, talep sonucuna konu edilmeyen bir konuda hüküm verdiğini, talep sonucunda yer almayan ancak dava dilekçesinin içeriğinde yer alan bir konuda hüküm verildiğini, “sermaye artış kararının görüşülmesi gündemi” içerisinde iki yönetici hissedarın sermaye iştirak paylarını ödemelerine ilişkin hususta hissedarların onayına ayrıca sunulmuş olup tüm bu hususların TTK 447. md. hükmüne uygun olduğunu, ... ve ...’ın sermaye artırım kararından doğan, şirkete sermaye koyma borçları, ilgili karara olumlu oy veren hissedarlar tarafından üstlenildiğini, şirketin sermaye kaybı gibi bir durum söz konusu olmayıp aksine şirket sermayesi korunduğu ve öncelikle iç kaynaklar kullanılmak suretiyle arttırıldığını, genel kurul kararı ile davacının sübjektif menfaatlerinin ihlali söz konusu olmayıp davacı tarafından herhangi bir sermaye artış bedeli ödenmediğini, dava açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava, anonim şirket genel kurul kararının butlanı olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. TTK 447.madde"(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. " hükmüne haizdir. TTK 445.madde de kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine TTK 446.madde de belirtilen kişilerce karar tarihinden itibaren üç ay içinde, iptal davası açılabilir.

İptal davasını açabilecek kişiler TTK 446.maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten veya toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri veya yönetim kurulu veya kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri olarak belirlenmiştir.

TTK 462.maddesinde iç kaynaklardan yapılan sermaye arttırımı sonucu, ortaklar iç kaynaklardan ortaya çıkacak sermaye paylarını, sermaye oranlarına göre bedelsiz olarak kendiliğinden iktisap ederler. Buna karşın TTK 459 vd. Maddeleri uyarınca ortakların artırılan sermaye paylarını ödemeyi taahhüt ettikleri bedelli sermaye artırımı yolu ile de esas sermaye artışına gitmeleri mümkün olup bu halde her ortağın rüçhan hakkını kullanması zorunlu değildir. Dava dilekçesinde genel kurulda alınan sermaye artırımına ve hisse devrinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasına ilişkin kararların butlanının tespitine bunun mümkün olmaması halinde iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.Sermaye artışına ilişkin 7 no'lu kararın iki kısımdan oluştuğu, birinci kısımda şirketin sermaye artışına, ikinci kısımda bazı hissedarların sermaye artışından muaf tutulması hususunun müzakere edilerek karara bağlandığı anlaşılmakla dava dilekçesi ile uyumlu olarak 7 no'lu kararı tümüyle dava konusu ettiği gözönüne alındığında kararın taleple bağlılık kuralını ihlal ettiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gündemin 7.maddesini teşkil eden şirket ana sözleşmesinin "sermaye ve hisse senetlerinin nevi" başlıklı 6 maddesinin, "yönetim kurulu ve süresi" başlıklı 7. maddesinin, "yönetim kurulu seçimi ve toplantıları" başlıklı 10. maddesinin, "genel kurul" başlıklı 11. maddesinin, "hisselerin devri" başlıklı 12. maddesinin tadil edilmesi konularındaki madde 7.maddenin ikinci paragrafı hariç oybirliği ile kabul edildiği, davacının ilgili maddelere karşı bir muhalefet şerhi olmayıp olumlu oy kullandığı, 7.maddenin ikinci paragrafı olan bir takım pay sahiplerinin sermaye artışına katılmamalarına rağmen pay oranlarının aynı kalması kararına karşı olumsuz oy kullandığı ve muhalif kaldığı görülmektedir.

Davacının genel kurulda diğer kararlar yönünden olumlu oy kullandığı ve muhalefet şerhi yazdırmadığı ve diğer koşulların da bulunmaması sebepleri ile iptal davası açma hakkı yoktur.Davacı, genel kurul toplantısına asaleten katılmış ve 7 no'lu kararın ilk kısmı olan sermaye artışına ve 8 no'lu ana sözleşmenin tadili kararı oybirliğiyle alınmıştır.Dava ile; kararların kötüniyetle alındığı veya kendi hisse oranlarını düşürmek kastı ile hareket edildiğini ileri sürerek butlan talebinde bulunması ise çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirilmiştir.Kar paylarının ödenmemesi veya hissedarlık sözleşmesinin ihlali iddiaları alınan genel kurul kararları ile ilişkili olmadığından incelenmesine gerek bulunmamaktadır.

Genel kurulda alınan 7.nolu karar ile emisyon ihraç primleri olarak bekleyen 14.633.380-TL'nin sermayeye eklenmesine, ayrıca ortakların hesabında bekleyen 3.155.443,25 TL (alacak) ile 1.844.556.75- TL nakit koymak sureti ile sermayenin 352.670-TL'den 19.986.000-TL'ye çıkartılmasına karar verilmiştir. Sermaye artışının iç kaynaklar ve dış kaynaklardan yapıldığı, şirketin 2017 yılında kurulduğu, yapılan yatırımların tam anlamıyla faaliyete geçmemesi nedeniyle öz varlıkların tam olarak hatta fazlasıyla korunmasına rağmen genel yönetim ve faaliyet giderleri nedeniyle bilançonun zararla kapandığı, şirketin yatırımı finanse amaçlı sermaye artışının toplantıya katılan davacı dahil tüm hissedarlar tarafından kabul edildiği,butlanı gerektiren sakatlık, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık tesbit edilmemiştir.

İki hissedarın sermaye artışından muaf tutularak pay miktarlarının korunmasına ilişkin 7.maddenin 2.bölümüne ilişkin karar ilan edilen gündemde yer almamasına rağmen hissedarlardan birinin önerisi ile müzakere edilmiş ve davacının red oyuna karşılık oyçokluğu ile kabul edilmiştir. TTK nın 613/2 maddesi uyarınca gündemde yer almayan konuların karara bağlanmasının mümkün olmadığı, gündemde sermaye artışına yer verilmesinin yeterli olduğu iddia edilmiş ise de şirketin sermaye artışı kararı alması ile iki pay sahibinin sermaye artışından muaf tutulması konularının birbirinden farklı olduğu ve gündemde yer verilmesi gerekirken bunun yapılmadığı, ayrıca bu iki pay sahibinin pay bedellerinin diğer ortaklarca karşılandığı iddia edilmiş ise de karar metni içerisinde bu hususa yer verilmediği, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, buna karşılık butlanı tespit edilen kısım, sermaye artırım kararını uygulanamaz hale getirdiğinin kabul edilemeyeceği, sermaye artışının gerekliliği tüm hissedarlar tarafından kabul edilerek oybirliği ile yürürlüğe girdiği, İki hissedarın hisse miktarları korunarak sermaye artışından muaf tutulması hususu artırım kararından bağımsız bir karar olup sermaye artışının da butlanına karar verilmesini gerektirmediği sonucuna varıldığından davacı vekilinin de bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TLnin mahsubu ile bakiye 125,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TLnin mahsubu ile bakiye 125,50-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.15/06/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120823 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4839 E. 2024/6413 K. · Onandı

Gündemde olmayan muafiyet kararının butlanı ve sermaye artırımının ayakta kalması

Gerekçe özeti

Genel kurulda gündemde yer almayan bir konu, görüşmeler sırasında öneri üzerine oylanarak karara bağlanamaz; ayrıca bir kısım pay sahibinin sermaye artırımına katılmamasına rağmen pay oranlarının korunması, şirkete sermaye girişi olmadan pay verilmesi anlamına geldiğinden sermayenin korunması ilkesine ve anonim ortaklığın yapısına aykırıdır ve batıldır. Buna karşılık, aynı gündem maddesinde oybirliğiyle alınan sermaye artırımı kararı bu muafiyet kararından bağımsız olduğundan, bir bölümün butlanı artırım kararının tümünün butlanını gerektirmez. Sermaye artırımına olumlu oy kullanan ve muhalefet şerhi yazdırmayan pay sahibinin iptal davası açma hakkı bulunmadığından iptal istemi esasa girilmeksizin dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; olumlu oy kullandıktan sonra kararın kötüniyetle alındığını ileri sürmek de dürüstlük kuralına aykırıdır.

Emsal değeri

Gündemde bulunmayan muafiyet kararının butlanı, sermaye girişi olmadan pay verilmesinin sermayenin korunması ilkesine aykırılığı, olumlu oy kullanan pay sahibinin iptal davası açma hakkının bulunmaması ve butlanın karara bölünebilir etkisi bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: genel kurul kararının butlanı genel kurul kararının iptali gündeme bağlılık ilkesi sermayenin korunması ilkesi sermaye artırımı muhalefet şerhi çelişkili davranış yasağı dürüstlük kuralı pay devrinin sınırlandırılması eşit işlem ilkesi kısmi butlan

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/4839 E.  ,  2024/6413 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/222 Esas, 2023/980 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/382 E., 2020/445 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;

26. 12.2016 tarihinde imzalanan hissedarlar sözleşmesinde müvekkilinin %5 paya razı olduğunu, daha sonra müvekkilinin çeşitli baskılara maruz bırakılarak, hissedarlar sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesi için yaptığı başvurulara dahi cevap verilmediğini, daha sonra 19.09.2018 tarihli sicil gazetesinde yayınlanan genel kurul kararı ile müvekkilinin hissesinin %2'ye düşürüldüğünü ve daha sonra 26.03.2019 tarihli genel kurulda alınan karar ile müvekkilinin hissesinin %1,46'ya düşürüldüğünü ve ayrıca yönetim kurulu üyeliğine seçme konusunda azınlığa imtiyaz tanındığını ve yine hisselerin devri zorlaştırılmak suretiyle bu devrin ancak yönetim kurulu üyelerinin onayına tabi olacağı kararı alındığını, şirketin sermaye artırım ihtiyacı olmadığı halde müvekkilin hisse oranının düşürülmesi amacıyla yapılan sermaye artırımının iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, hissedarlık sözleşmesi uyarınca yapılacak sermaye artışlarından müvekkilin hisse oranı sabit tutulması gerekirken, diğer bazı hissedarların hisse oranları korunarak sermaye artışından muaf tutulması hissedarlık sözleşmesine ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) öngörülen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, iyi niyet kuralı ile bağdaşmayan kararların iptali gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin 26.03.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan sermaye artırımına ve hisse devrinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasına ilişkin kararların butlanının tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;şirketin toplam 25 ortak tarafından 51.000,00 TL sermaye ile kurulduğunu, 24.10.2017 tarihli olağanüstü genel kurulda sermayenin 51.000,00 TL den 187.000,00 TL ye 15.08.2019 tarihli olağan genel kurulda ise 187.000,00 TL'den 352.670,00 TL'ye çıkarılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davacının tüm bu toplantılara bizzat katılarak sermaye artış kararına olumlu oy verdiğini, 26.03.2019 tarihinde müvekkili şirketin 2018 yılı Olağan Genel Toplantısının usulüne uygun olarak yapıldığını ve bu toplantıda da sermaye artışı ve şirket ana sözleşmesinin belirli maddelerinin tadilinin de bulunduğu konuların görüşüldüğünü ve Bakanlık Komiserinin de katılımı ile gerçekleştiğini, gündemin 7.

maddesine uygun olarak sermaye artışının görüşülerek sermayenin 352.670,00 TL'den 19.986.000,00 TL'ye çıkarılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davacının sermaye artış kararına olumlu oy verdiğini, aynı genel kurulun şirketin ana sözleşmesinin tadili konusundaki karara da davacının olumlu yönde oy kullandığını,sermaye artışının davacının hisselerinin düşürülmesi amacıyla yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının hisse devrinin yönetim kurulu onayına tabi olması kararının butlanını veya iptalini talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, butlanı gerektiren bir durum bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul toplantısında 7 nolu gündem maddesinde yer alan sermaye artışına katılanların oybirliği ile karar verilmesinden sonra 8 nolu gündem maddesinin görüşülmesine geçilmeden önce, "Hissedarlarımızdan ... ... ... söz aldı: "Hissedarlarımızdan ... ... ... ve ...'ın hisselerine düşen sermaye artış paylarını ödemekten muaf tutulmaları, artan nakit sermaye iştirak paylarını ödememeleri, hisse oranlarını sermaye artışından etkilenmeyecek şekilde ayni oranda kalmasını öneriyorum". dedi. Söz konusu öneri oylamaya sunuldu, Sn. ... (7,053 hissedar) oranında hissedarın red oyuna karşılık katılanların oy çokluğu (308.480 adet hisse sahibi hissedar) ile kabul edildi." ifadeleri yer aldığını, bu husus gündemde olmadığı halde genel kurul görüşmeleri esnasında oylama yoluyla gündeme eklendiğini, bu karara davacının olumsuz oy kullandığını,genel kurul toplantılarında gündemde yer almayan konularda karar alınamayacağı, anılan karar ile pay sahiplerinden bir kısmı sermaye artırımına katılmamakla birlikte pay oranları değişmediğini, pay adedi artan pay sahipleri tarafından şirkete bir sermaye girişi yapılmamasına rağmen kendilerine yeni pay verildiğini, bu işlemin sermayenin korunması ilkesine ve anonim ortaklığın ...

yapısına aykırı nitelikte olduğunu, bu nedenle anılan kararın butlanına hükmedilmesi gerektiğini, davacı diğer kararlara da muhalif olduğunu, muhalefet şerhini tutanağa geçirmek istediğini ancak kararların hileli bir şekilde alındığını ileri sürdüğü, davacının bu iddialarını doğrular somut bir delil sunamadığı, Bakanlık temsilcisinin hazır bulunduğu toplantıda davacının 7. maddeye olumsuz oyu tutanağa geçtiği gözetildiğinde diğer muhalefet şerhlerinin tutanağa geçmediği şeklindeki beyanına itibar edilmediği, davacının sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına aykırı ve pay sahiplerini zarara uğratmak ve onların ortaklıktaki kar, oy oranlarını azaltmak sakiyle yapıldığını ispatlayamadığı, ayrıca olumlu oy kullandıktan sonra bunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürmenin dürüstlük kuralına uygun olmadığı, pay devirlerinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasında da kanuna ve esas sözleşmeye bir aykırılık bulunmadığını, bu nedenle bu yönlerden davanın reddi gerektiği, davalı şirketin 23.06.2019 tarihli genel kurul toplantısında 7.

maddesinde oy çokluğu ile alınan; ... ... ... ve ...'ın hisselerine düşen sermaye artış paylarını ödemekten muaf tutulmalarına, artan nakit sermaye iştirak paylarını ödememeleri, hisse oranlarının sermaye artışından etkilenmeyecek şekilde aynı oranda kalmasına, ilişkin kararın butlanına ve diğer istemlerin butlan talebi yönünden esastan, iptal talebi yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde genel kurulda alınan sermaye artırımına ve hisse devrinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasına ilişkin kararların butlanının tespitine bunun mümkün olmaması halinde iptaline karar verilmesinin talep edildiği, sermaye artışına ilişkin 7 nolu kararın iki kısımdan oluştuğu, birinci kısımda şirketin sermaye artışına, ikinci kısımda bazı hissedarların sermaye artışından muaf tutulması hususunun müzakere edilerek karara bağlandığından dava dilekçesi ile uyumlu olarak 7 nolu kararı tümüyle dava konusu ettiği gözönüne alındığında kararın taleple bağlılık kuralını ihlal ettiğine ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmediği, gündemin 7.

maddesini teşkil eden şirket ana sözleşmesinin "sermaye ve hisse senetlerinin nevi" başlıklı 6 maddesinin, "yönetim kurulu ve süresi" başlıklı 7. maddesinin, "yönetim kurulu seçimi ve toplantıları" başlıklı 10. maddesinin, "genel kurul" başlıklı 11. maddesinin, "hisselerin devri" başlıklı 12. maddesinin tadil edilmesi konularının 7. maddenin ikinci paragrafı hariç oybirliği ile kabul edildiği, davacının ilgili maddelere karşı bir muhalefet şerhi olmayıp olumlu oy kullandığı, 7. maddenin ikinci paragrafı olan bir takım pay sahiplerinin sermaye artışına katılmamalarına rağmen pay oranlarının aynı kalması kararına karşı olumsuz oy kullandığı ve muhalif kaldığı, davacının genel kurulda diğer kararlar yönünden olumlu oy kullandığı ve muhalefet şerhi yazdırmadığı ve diğer koşulların da bulunmaması sebepleri ile iptal davası açma hakkının bulunmadığı, davacı, genel kurul toplantısına asaleten katıldığı ve 7 nolu kararın ilk kısmı olan sermaye artışı ve 8 nolu ana sözleşmenin tadili kararlarının oybirliğiyle alındığı, dava ile kararların kötüniyetle alındığı veya kendi hisse oranlarını düşürmek kastı ile hareket edildiğini ileri sürerek butlan talebinde bulunmasının ise çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirildiği, kar paylarının ödenmemesi veya hissedarlık sözleşmesinin ihlali iddiaları alınan genel kurul kararları ile ilişkili olmadığından incelenmesine gerek bulunmadığı, genel kurulda alınan 7 nolu karar ile emisyon ihraç primleri olarak bekleyen 14.633.380,00 TL'nin sermayeye eklenmesine, ayrıca ortakların hesabında bekleyen 3.155.443,25 TL (alacak) ile 1.844.556.75,00 TL nakit koymak sureti ile sermayenin 352.670,00 TL'den 19.986.000,00 TL'ye çıkartılmasına karar verildiği, sermaye artışının iç kaynaklar ve dış kaynaklardan yapıldığı, şirketin 2017 yılında kurulduğu, yapılan yatırımların tam anlamıyla faaliyete geçmemesi nedeniyle öz varlıkların tam olarak hatta fazlasıyla korunmasına rağmen genel yönetim ve faaliyet giderleri nedeniyle bilançonun zararla kapandığı, şirketin yatırımı finanse amaçlı sermaye artışının toplantıya katılan davacı dahil tüm hissedarlar tarafından kabul edildiği, butlanı gerektiren sakatlık, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılığın tesbit edilmediği, iki hissedarın sermaye artışından muaf tutularak pay miktarlarının korunmasına ilişkin 7.maddenin 2.bölümüne ilişkin karar ilan edilen gündemde yer almamasına rağmen hissedarlardan birinin önerisi ile müzakere edildiği ve davacının red oyuna karşılık oyçokluğu ile kabul edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 613 üncü maddesinin ikini fıkrası uyarınca gündemde yer almayan konuların karara bağlanmasının mümkün olmadığı, gündemde sermaye artışına yer verilmesinin yeterli olduğu iddia edilmiş ise de şirketin sermaye artışı kararı alması ile iki pay sahibinin sermaye artışından muaf tutulması konularının birbirinden farklı olduğu ve gündemde yer verilmesi gerekirken bunun yapılmadığı, ayrıca bu iki pay sahibinin pay bedellerinin diğer ortaklarca karşılandığı iddia edilmiş ise de karar metni içerisinde bu hususa yer verilmediği, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, buna karşılık butlanı tespit edilen kısım, sermaye artırım kararını uygulanamaz hale getirdiğinin kabul edilemeyeceği, sermaye artışının gerekliliği tüm hissedarlar tarafından kabul edilerek oybirliği ile yürürlüğe girdiği, iki hissedarın hisse miktarları korunarak sermaye artışından muaf tutulması hususu artırım kararından bağımsız bir karar olup sermaye artışının da butlanına karar verilmesini gerektirmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, anonim şirket genel kurul kararının butlanı olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445, 446, 447, 459 ve 462 nci maddeleri ile 613 üncü maddesinin ikinci fıkrası,

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.