6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari kredide erken kapama komisyonunun sözleşmedeki hesaplama formülüne göre belirlenmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/556 E. 2023/1494 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari kredi sözleşmesinde erken kapama komisyonunun hesaplanma yöntemi formülle açıkça gösterilmişse, taraflar tacir olduğundan bu hüküm basiretli tacir kuralı ve tacirin uygun ücret isteme hakkı çerçevesinde bağlayıcıdır ve haksız/genel işlem koşulu olarak geçersiz sayılamaz; komisyonun hukukiliği denetlenirken önce sözleşmedeki oran esas alınır, buna göre hesaplanan tutardan daha düşük tahsilat yapılmışsa alacak talebi reddedilir. Ayrıca sonradan yürürlüğe giren düzenleyici işlemler (tebliğ), yürürlük tarihinden önce gerçekleşmiş erken kapama işlemlerine, aksi açıkça öngörülmedikçe uygulanmaz.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmede açık hesaplama formülü bulunan erken kapama komisyonu hükmünün genel işlem koşulu olarak geçersiz sayılıp sayılamayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, kredi sözleşmesindeki erken kapama komisyonu hükmünün TBK 20 vd. maddeleri kapsamında genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve geçersiz olduğunu, uygulamada bankalarca %1-%3 aralığında komisyon alındığını, bu oranın çok üzerinde tahsilatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili ise sözleşme suretinin davacıya teslim edildiğini, hükmün genel işlem şartı olarak bağlayıcılığının bulunduğunu, TCMB 2006/1 sayılı Tebliğ gereği faiz dışı menfaat ve masrafların serbestçe belirlenebileceğini savunmuştur.

Gerekçe: Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde erken kapama komisyonunun hesap şekline dair açık bir düzenleme yer alarak hesaplama formülü gösterilmiş olup, söz konusu düzenleme gereği komisyon tutarı hesaplanabilir niteliktedir. Sözleşmelerin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığında, TTK 18 uyarınca taraflar basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olup, TTK 20 uyarınca tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceği kabul edildiğinden, söz konusu hükmün haksız şart olarak geçersiz sayılması mümkün değildir. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir; bu tebliğe göre ticari kredilerde masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle sözleşmeyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, varsa bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmelidir. Dayanak sözleşmelerde erken kapama komisyonu hesabı formülle açıkça gösterildiğinden, bu hüküm tacir olan tarafları bağlayıcı niteliktedir ve uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükmü esas alınmalıdır. Bilirkişi raporuna göre sözleşme formülüne göre hesaplanması gereken komisyon 435.644,44-TL iken davalı banka tarafından daha düşük tutarda (282.351,89-TL) tahsilat yapılmıştır. Mahkemece yapılan emsal banka uygulamaları araştırması, dava konusu kredi türü, vadesi ve erken kapama tarihi gibi veriler gözetilmeden yapıldığından usulüne uygun değildir. Kredinin erken kapatılması bankalar açısından bir risk olup, bu riski karşılamak üzere davalı bankanın tahsil ettiği tutarın sözleşme, bankacılık teamülleri, ticari hayatın işleyişi ve piyasa uygulamalarına (gelen yazı cevaplarına göre %2-%10 aralığı) uygun olduğu, ayrıca sözleşme formülüne göre hesaplanan tutardan daha düşük oranda komisyon tahsil edildiği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

TCMB'nin 2020/4 sayılı Tebliğinde getirilen erken kapama ücreti üst sınırının önceki tarihli sözleşmelere uygulanıp uygulanamayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, TCMB'nin 10.02.2020 tarihli 2020/4 sayılı Tebliği'nin 11. maddesinde ticari müşterilerden alınacak erken kapama ücretine üst sınır (kalan vade 24 aya kadar %1, üzerinde %2) getirildiğini, Tebliğin 22. maddesi gereği önceki sözleşmelere de uygulanması gerektiğini, bu nedenle %2'yi aşan komisyonun iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tebliğin 11/3. maddesinde ticari müşterilerden alınabilecek erken kapama ücretinin, kalan vadesi 24 ayı aşmayan kredilerde erken ödenen tutarın %1'ini, 24 ayı aşan kredilerde ise %2'sini geçemeyeceği düzenlenmiştir. Tebliğin 22. maddesinde ise Tebliğ hükümlerinin, yürürlük tarihinden önce kurulmuş sözleşmelere, yürürlük tarihinden sonra gerçekleştirilecek işlemler bakımından uygulanacağı belirtilmiştir. Bu hüküm gereği Tebliğ hükümlerinin eski sözleşmelere uygulanması, ancak ilgili işlemlerin Tebliğin yürürlük tarihinden sonra gerçekleştirilmesi koşuluyla mümkündür. Somut olayda erken kapama ve komisyon tahsilatı işlemleri Tebliğin yürürlük tarihinden önce gerçekleştirildiğinden, söz konusu Tebliğ hükümlerinin uyuşmazlığa uygulanması mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari kredi sözleşmelerinde erken kapama komisyonunun sözleşmede açık formülle belirlenmiş olması halinde bu hükmün genel işlem koşulu olarak geçersiz sayılamayacağı ve tacirler arasında bağlayıcı olduğu yönündeki değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca TCMB tebliğlerinin geriye etkili uygulanamayacağına ilişkin değerlendirme de aynı şekilde emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken kapama komisyonu genel işlem koşulu basiretli tacir TCMB tebliği geriye etkisizlik emsal banka uygulaması kredi sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 20 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 18TTK 20

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/556

KARAR NO 2023/1494

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/12/2020

NUMARASI 2019/201 Esas - 2020/831 Karar

DAVA

Alacak (Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/10/2023

Davanın kabulüne verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı banka arasında 26/02/2014 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin kredi kullandığını ve 29/05/2018 tarihinde vadesinden evvel bakiye kredi borcunun tamamını ödemek suretiyle kredi borcunun kapatıldığını, sözleşmede yer alan 6098 sayılı TBK'nın 20. madde kapsamında genel işlem koşulu mahiyetindeki erken kapama komisyonu hükmünün geçersiz olduğunu, kredilerin erken kapatılması halinde yerleşik uygulamaya göre bankalarca bakiye ana para borcu üzerinden %1 ile %3 arasında erken kapama komisyonu tahsil edildiğini, bu oranları aşan komisyon bedellerinin Yargıtay kararları uyarınca fahiş kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan kredinin kapatılması sırasında bakiye ana borcun 3.770.000-TL olduğunu, davalı bankanın bu bedel üzerinden en fazla %3'e kadar oranda erken kapama komisyonu tahsil etmesi gerekirken, müvekkili şirketten bu oranın iki katından fazla olacak şekilde %7'yi aşan oranda 282.351,89-TL erken kapama komisyonu tahsil edildiğini, bu oranın uygulamanın çok üzerinde fahiş olduğunu, müvekkilince keşide edilen 27/12/2018 tarihli ihtarnameye rağmen davalı bankanın iade talebini kabul etmediğini belirterek, müvekkilinden fazla tahsil edilen kredi kapama komisyon bedelinin şimdilik 10.000TL'sinin 02/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avansı faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH Davacı vekili 23.09.2020 tarihli dilekçesiyle, dava değerini 102.723-TL artırarak 112.723-TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmede genel işlem koşullarından söz edilmesinin ve bu doğrultuda davacının aleyhine hususların yazılmamış sayılmasının mümkün olmadığını, sözleşme sureti davacıya teslim edilerek içeriğini anlamasının sağlandığını, dayanak sözleşmenin 7. maddesine göre müvekkili bankanın davacıya kullandırılan kredileri asgari 3 gün önceden bildirim yapmak suretiyle geri çağırma hakkına sahip olduğunu, erken kapama komisyonu hesabı bakımından sözleşmenin 3.5.1.8 maddesinde açık hüküm bulunduğunu, bu hükme göre erken kapama komisyonu tutarı 436.482,22-TL iken müvekkilince indirim yapılarak 282.351,89-TL tahsil edildiğini, sözleşmede erken kapama komisyonu hesaplama yöntemi açıkça yazılı olduğundan, fahiş oranlardan bahsedilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde erken ödeme komisyonu oranına yönelik düzenleme bulunduğu, ancak kredi sözleşmesinin 3.5.1.8 maddesinde belirlenen hesaplama yöntemine göre erken kapama komisyonu miktarının hesaplanmasında, sözleşmede belirlenen oran iki katına çıkmakta olup, bu durumda gün sayısının 360'a bölünerek bulunan orana göre yapılan hesaplama şekli fahiş olduğundan, sözleşmenin bu kısmının tacir olsa da davacıyı bağlamayacağı, bu durumda erken kapama komisyonu miktarının emsal banka uygulamalarına göre tespit edileceği, bu kapsamda bilirkişi tarafından emsal uygulamaların ortalaması alınmak suretiyle yapılan hesaplama doğrultusunda, davacının fazla tahsil ettiği erken kapama komisyonu bakımından davanın kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; TCMB'nin 10.02.2020 tarihinde RG'de yayımlanan 2020/4 sayılı tebliğde bankalarca ticari müşterilerden alınacak ücretlere üst sınır getirildiğini, tebliğin 11. maddesinde, ticari müşterilerden alınabilecek erken kapama ücretinin, kalan vadesi 24 ayı aşmayan kredilerde erken ödenen tutarın %1'ini, 24 ayı aşan kredilerde ise %2'sini geçemeyeceğinin düzenlendiğini, tebliğin 22. maddesi gereği önceki sözleşmelere de uygulanması gerektiğini, mahkemece uyuşmazlıkta bu tebliğ hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğunu, bu nedenle %2 oranını aşan erken kapama komisyonunun müvekkiline iadesinin gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili; dava konusu kredi sözleşmesinin 3.5.1.8 maddesinde erken kapama komisyonu düzenlenerek "erken kapama tutarıxkredi vadesine kalan gün sayısı/360x4" formülüne göre hesaplanacağının açıkça kararlaştırıldığını, hükmün hukuken geçerli olduğunu, bu formülün mahkemece fahiş bulunarak davacıyı bağlamayacağının, eş anlatımla hükmün yazılmamış sayılmasının ve emsal banka uygulamaları ortalamasına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, sözleşme öncesi davacının sözleşme içeriğini anlamasına imkan sağlanarak sözleşmenin bir suretinin davacıya teslim edildiğini, bu nedenle sözleşme hükmünün genel işlem şartı olarak bağlayıcı olmadığından söz edilemeyeceğini, TCMB tarafından yayımlanan 2006/1 sayılı Tebliğin 4/1 maddesi gereği bankalarca kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışı menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceğini, erken kapama komisyonunun da bu kapsamda olduğunu, bu nedenle somut uyuşmazlıkta genel işlem koşullarına dair düzenlemenin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin sözleşmenin akdinden 4 yıl sonra bu hükümlerin fahiş olduğunu iddiasında bulunmasının dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin 3.5.1.8 maddesindeki hüküm gereği 436.482,22-TL erken kapama komisyonu talep edebileceğini, ancak indirim yapılarak 282.351,89-TL tahsil edildiğini, hukuken geçerli sözleşme hükümleri karşısında emsal banka uygulaması araştırması yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin erken kapama komisyonunun fahiş olduğu tespitinin afaki olduğunu, mahkemece yapılan emsal araştırmasının da sağlıklı bir şekilde yapılmadığını, ayrıca devlet tarafından sübvanse edilen ve bu nedenle özel bankalara göre maliyetleri düşük olan kamu bankalarının bildirdiği oranların emsal olarak alınamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kredi erken ödeme komisyonu tutarının iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında 26.02.2014 ve 10.07.2014 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelerin 3.5.1.8 maddesinde; müşterinin erken ödeme/kapama talebinin kabul edilmesi halinde, (erken kapama tutarı x kredi vadesine kalan gün sayısı / 360 x %4 komisyon oranı) formülü ile hesaplanacak erken kapama komisyonunu bankanın ilk talebi üzerine derhal nakden ve tamamen bankaya ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğinin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilince, kredi sözleşmelerinin bu hükmünün TBK'nın 20 ve devamı maddeleri gereği genel işlem koşulu niteliğinde olup, geçersiz olduğu ileri sürmüştür.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, erken kapama komisyonunun hesap şekline dair açık bir düzenlemeye yer verilerek hesaplama formülü gösterilmiş olup, söz konusu düzenleme gereği erken kapama komisyonu tutarı hesaplanabilir niteliktedir. Dayanak sözleşmelerin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığında, TTK'nın 18. maddesi hükmüne göre, sözleşmeyi imzalayan taraflar basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olup, TTK'nın 20. maddesi hükmüne göre de tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceği kabul edildiğine göre, söz konusu hükmün haksız şart olarak geçersiz olduğunun kabulü mümkün değildir. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir.

09. 12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.

Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde erken kapama komisyonunun hesap şekline dair açık bir düzenleme yer almaktadır.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda;

23. 07.2018 tarihinde 3.770.000-TL ana para bakiyesinin kapatılması nedeniyle, davalı bankaca 268.906,56-TL erken kapama komisyonu ve 13.445,33-TL BSMV olmak üzere toplam 282.351,89-TL tahsil edildiğini, sözleşmelerin 3.5.1.8 maddesi uyarınca yapılan hesaplamada tahsil edilmesi gereken erken kapama komisyonu tutarının 435.644,44-TL olduğu, ancak davalı banka tarafından davacıdan 282.351,89-TL tahsil edildiği, tahsil edilen komisyon tutarının erken kapatılan anaparaya oranının ise %7,49 olduğu tespit edilmiştir. Dayanak sözleşmelerde erken kapama komisyonu hesabının açık olarak formül ile gösterilmiş olması nedeniyle, bu hüküm tacir olan tarafları bağlayıcı nitelikte olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükmünün esas alınması gerekmektedir.

Mahkemece emsal banka uygulamaları araştırılmış ise de, dava konusu kredi türü, vadesi ve erken kapama tarihi gibi veriler olmadan yapılan araştırmanın usulüne uygun olduğunun kabulü mümkün değildir. Ancak gelen yazı cevaplarından, erken kapama halinde bankalarca %2-%10 aralığında komisyon oranı uygulandığı anlaşılmaktadır. Kredinin erken kapatılması bankalar açısından bir risk olup, bu riski karşılamak üzere davalı bankanın tahsil ettiği tutarın sözleşme, bankacılık teamülleri, ticari hayatın işleyici ve piyasa uygulamalarına uygun olduğu, davalı banka tarafından sözleşmelerde yer alan hesaplama formülüne göre hesaplanan tutardan daha düşük oranda erken kapama komisyonu tahsil edildiği anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Davacı vekilince; TCMB'nin 10.02.2020 tarihinde RG'de yayımlanan 2020/4 sayılı Tebliğde bankalarca ticari müşterilerden alınacak ücretlere üst sınır getirildiği, somut uyuşmazlık bakımından da söz konusu tebliğ hükümleri gereği erken kapama komisyonu tutarının %2'yi geçemeyeceği ileri sürülmüştür. Tebliğin 11/3 maddesinde; ticari müşterilerden alınabilecek erken kapama ücretinin, kalan vadesi 24 ayı aşmayan kredilerde erken ödenen tutarın %1'ini, 24 ayı aşan kredilerde ise %2'sini geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Tebliğin 22. maddesinde ise, Tebliğ hükümlerinin, Tebliğin yürürlük tarihinden önce kurulmuş sözleşmelere Tebliğin yürürlük tarihinden sonra gerçekleştirilecek işlemler bakımından da uygulanacağı belirtilmiştir.

Bu hüküm gereği tebliğ hükümlerinin eski sözleşmelere uygulanması, ancak sözleşmelerle ilgili işlemlerin tebliğin yürürlük tarihinden sonra gerçekleştirilmesi koşuluyla mümkündür. Somut olayda ise erken kapama ve komisyon tahsilatı işlemleri Tebliğin yürürlük tarihinden önce gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta söz konusu Tebliğ hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın reddine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2020 Tarih 2019/201 Esas - 2020/831 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;"Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.925,03‬- TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.655,18‬-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 18.035,68-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 1.925,03-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119977 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Temyiz istemi usulden reddedildi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6519 E. 2023/7431 K. · Temyiz istemi usulden reddedildi

Kesinlik sınırının altında kalan miktar nedeniyle temyiz dilekçesinin reddi

Gerekçe özeti

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar HMK 362 uyarınca temyiz edilemez; temyize konu miktar BAM karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kalıyorsa HMK 366 atfıyla 352/1-b uyarınca temyiz dilekçesi miktardan reddedilir.

Emsal değeri

Kesinlik sınırının altında kalan alacak davasında BAM kararının temyiz edilemeyeceğine ilişkin usuli uygulamadır.

Kavramlar: kesinlik sınırı temyiz dilekçesinin reddi miktardan ret ıslah

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/6519 E.  ,  2023/7431 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/556 Esas, 2023/1494 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/201 E., 2020/831 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar ıslah ile belirlenen 112.723,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.