6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma sırasında zayi olan emtiada zarar miktarının TBK 50/2 ile takdiri

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/607 E. 2023/1830 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesi şekle bağlı olmadığından, e-posta yazışması gibi delillerle akdi taşıyıcı, fiili taşıyıcı ve sürücünün sıfatları belirlenebilir; akdi taşıyıcı TTK 888/1 uyarınca, fiili taşıyıcı ve sürücü de kendi sorumluluk esaslarına göre müteselsilen sorumlu tutulabilir. Taşıma sırasında zayi olan emtianın zarar miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, ilk derece mahkemesinin yanlışlıkla TBK 52 (zarardan indirim) maddesine atıfta bulunmuş olması, esasen TBK 50/2 (hakimin hakkaniyete göre zarar miktarını belirlemesi) hükmünün uygulanmış olduğu değerlendirildiğinde sonuca etkili bir hata oluşturmaz; hakkaniyete uygun şekilde belirlenen zarar miktarı esas alındığında, kısmen reddedilen kısım için davacı haksız çıkmış sayılmaz ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmez.

Ele alınan sorunlar

Akdi taşıyıcının husumet itirazı → ret

İddia: Davalı ... Loj. vekili, müvekkilinin taşımaya taraf olmadığını, taşımanın diğer davalı tarafından yapıldığını, pasif husumetinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dosyaya sunulan e-posta yazışmasından, taşımaya konu emtianın taşınması hususunda davalı ... tarafından davacıya araç plaka, şoför ve iletişim bilgilerinin iletildiği anlaşılmaktadır. Taşıma sözleşmesinin geçerliliği için kanunda bir şekil şartı öngörülmemiştir; şekle tabi olmayan taşıma sözleşmelerinin yazılı yapılması geçerlilik koşulu olmayıp ispat aracıdır, icap ve kabulle dahi sözleşme kurulabilir. Somut olayda davalı ...'in e-posta yazışması uyarınca akdi taşıyıcı, diğer davalının fiili taşıyıcı, araç şöförü davalının ise sürücü olduğu; araç şöförü davalının haksız fiil hükümlerine, diğer davalıların TTK 888/1 uyarınca akdi sorumluluklarının bulunduğu, fiili taşıyıcıların taşıma hususunda akdi taşıyıcı ile anlaştıkları yönündeki beyanlarının davacının beyanıyla uyuştuğu tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zarar miktarının belirlenmesinde uygulanacak norm ve indirim oranı → ret

İddia: Davacı vekili, emtianın fatura/sevk irsaliyesi değerinin ispatlandığını, delillerin jandarma tarafından olay yerinin temizlenmesi nedeniyle kaybolduğunu, kusuru bulunmadığını, TBK 52'ye göre %30 oranında indirim yapılmasının hatalı ve oranın yüksek olduğunu ileri sürmüştür. Davalılar ... ve ... vekili ise davacının zararını ispat edemediğini, kısmi kabul kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının zarara uğradığı sabit ise de zararın miktarı tam olarak belirlenememiştir; jandarmanın olay yerinde tuttuğu tutanakta da emtianın kısmen zarar gördüğü belirtilmiştir. TBK 50/2 uyarınca uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Mahkemece zarar miktarından TBK 52'ye göre takdiri indirim yapıldığının belirtilmesi maddi hataya dayalıdır, çünkü bu madde içeriği somut durumla ilgisizdir; ancak TBK 50/2 hükmü dikkate alındığında bu hata sonuca etkili olmamıştır. Davacının iddiası çerçevesinde kalınarak hükmedilen miktarın hakkaniyet gereği tayin edilen bedele uygun olduğu kabul edilerek, yüksek oranda indirim yapıldığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiş; davacının kamyonun devrilmesi nedeniyle zarara uğradığı sabit olmakla birlikte yeterli tespit yapılamadan delillerin kaybolduğu dikkate alınarak TBK 50/2 uyarınca hükmedilen tazminat tutarı somut olaya ve hakkaniyete uygun bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Kısmen reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücreti talebi → ret

İddia: Davalı ... Loj. vekili, davanın kısmen reddine rağmen müvekkili lehine vekalet ücreti verilmediğinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davanın kabulüne karar verilen miktar hakkaniyet gereği belirlendiğinden, reddedilen kısım bakımından davacı davada haksız çıkmış sayılmayacağından, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Zararın tam olarak ispat edilemediği taşıma sözleşmesi ihtilaflarında, ilk derece mahkemesinin yanlış madde atfı yapmış olması (TBK 52 yerine TBK 50/2) tek başına sonucu bozan bir hata sayılmaz; ayrıca akdi ve fiili taşıyıcı sıfatlarının e-posta yazışması gibi yazılı olmayan delillerle ispat edilebileceği yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
husumet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi taşıyıcı fiili taşıyıcı müteselsil sorumluluk husumet TBK 50/2 hakkaniyete göre zarar tayini TBK 52 (maddi hata) TTK 888/1 ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 875TTK 876TTK 879TTK 882TTK 886TTK 888/1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 50/2TBK 52

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/607

KARAR NO 2023/1830

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/01/2019

NUMARASI 2015/1178 Esas - 2019/26 Karar

DAVA

Maddi Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/11/2023

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkiline ait fatura bedeli toplam 115.126-TL olan gıda emtiasının İstanbul'dan Kayseri'ye taşınması için davalı ... ile anlaşıldığını, davalı ...'in fiili taşıma için diğer davalı ...'a ait aracı temin ettiğini, 15/08/2014'te aracın diğer davalı olan sürücü ... yönetimindeyken %100 sürücü kusuruyla Şereflikoçhisar'da yoldan çıkarak devrilmek suretiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda da toplam 30.701,44-TL fatura bedeli karşılığı emtianın zayi olduğunu ileri sürerek, 30.701,44-TL'nin kaza tarihi olan 15/08/2014'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1- Davalı ... Loj. - ... vekili, davaya konu taşıma işinin müvekkilince üstlenilmediğini, taşımanın davalı ...'in aracı ile yapıldığını, müvekkilinin sadece davacının talebi üzerine nakliyeciler arasında müsait olduğunu bildiği diğer davalı ...'un telefonunu davacıya verdiğini, komisyonculuk yapmadığını, davacının taşıyanı bulma hususunda basiretli tacir gibi davranmadığını ve işletmenin ...'a ait olduğunu belirterek, davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

2- Diğer davalılar ... ve ... vekili, müvekkillerinin davacı ile bir ilişkisinin olmadığını,taşıma hususunda müvekkillerinin davalı ... Loj. ile 2.000-TL'ye anlaştığını, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini; davacının araca yüklediği tüm malların değerinin 50.000-TL olmasına rağmen neye göre 30.000-TL talepte bulunduğunun anlaşılamadığını ve kaza anında müvekkili ...'in araçta olmadığından kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, trafik kazası sonucunda davacının uğradığı zararın sabit olduğu ancak kaza sonrası zayi olan ürünlerin gıda güvenliği açısından tüketici kullanımına sunulup sunulamayacağını gösteren uzman tarafından hazırlanmış herhangi bir değerlendirme raporunun bulunmadığı, ürünlere ait faturaların dosyaya eklenmemesi nedeniyle TBK'nın 52. maddesi uyarınca zarar bedelinden takdiren % 30 oranında indirim yapılarak davalıların (30.701,44-TL x %30 =) 21.491-TL'den sorumlu oldukları ve takdir hakkı kullanıldığından reddedilen miktar üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 21.491-TL'nin kaza tarihi olan 15/08/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili, taşımaya konu emtianın her bir kaleminin değerinin sevk irsaliyelerinde yazılı olduğunu, aracın devrilmesi nedeniyle gıda maddesi olan emtianın bir kısmının zayi olduğunu,fatura değerinin 30.701,44-TL olduğunu, kaza yerinde fotoğraf çekildikten sonra Jandarma tarafından olay mahalli temizletildiğinden delil tespiti yapılamadığını, bilirkişinin de talep edilen zarar bedelinin piyasa değeriyle uyumlu olduğunu belirttiğini, müvekkilinin zararın doğmasında veya artmasında katkısı olmadığından mahkemenin TBK 52'ye göre tazminattan %30 oranında indirim yapmasının hatalı olduğunu %30 oranın çok yüksek olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... Loj. - ... vekili,müvekkilinin taşımaya taraf olmadığından pasif husumeti bulunmadığını, davanın diğer davalılara yöneltilebileceğini, müvekkili aleyhine hüküm verilmesinin hatalı olduğunu ,davanın kısmen reddine rağmen müvekkili lehine vekalet ücreti verilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkili lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesini istemiştir.3- Davalılar ... ve ... vekili, davacının zararını ispat edememesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, zira davacının kazadan sonra ne kadar değerdeki emtiasının zıyaa uğradığı hususunda bir tespit yaptırmadığını, kazadan sonra sağlam malların götürülmesi nedeniyle hesaplama yapılmasına olanak tanınmadığını, bilirkişilerin de aynı tespitte bulunduklarını belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacıya ait emtianın kısmen zayi olması nedeniyle oluşan zararın, akdi ve fiili taşıyıcılar ile araç sürücüsünden müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Davacıya ait gıda emtiasının İstanbul'dan Kayseri'ye taşınması sırasında trafik kazası sonucunda kısmen zayi olduğu iddia edilerek taşıma hükümlerine dayanıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı TTK'nın taşıma hükümlerinin uygulanması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan;

kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin tamamının zıya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Dosyaya sunulan e-posta yazışmasından, davaya konu emtianın taşınması husunda davalı ...

tarafından davacıya araç plaka, şoför ve iletişim bilgilerinin iletildiği, emtianın davalı ...'in bildirdiği diğer davalı ...'e ait ve yine diğer davalı ... yönetimindeki araçla taşınması sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasara uğradığı anlaşılmaktadır. Taşıma sözleşmesinin geçerliliği için kanunda bir şekil şartı öngörülmemiştir. Şekle tabi olmayan taşıma sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması geçerlilik koşulu olmayıp ancak ispat aracıdır. İcap ve kabulle dahi taşıma sözleşmesi kurulabilir. Bu nedenle taraflar arasında geçerli bir taşıma sözleşmesinin bulunduğu, somut olayda davalı ...'in e-posta yazışması uyarınca akdi taşıyıcı, diğer davalı ...'in ise fiili taşıyıcı ve davalı ...'un da araç şöförü olduğu, araç şöförü davalının haksız fiil hükümlerine göre diğer davalıların da TTK'nın 888/1 maddesine göre akdi sorumlulukları bulunmaktadır.

Davalı fiili taşıyıcıların taşıma hususunda ... Loj. ile anlaştıkları yolundaki beyanlarının davacının beyanı ile uyuştuğundan davalı ... vekilinin husumete ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Davacı tarafından taşımaya konu sevk irsaliyeleri ve "Kayseri Sevkiyat Zayiatı" başlıklı 4 sayfadan oluşan belge ve sevk irsaliyelerine göre taşımaya konu emtianın toplam fatura değerinin 115.126-TL olduğu ve davacının hazırladığı listeye göre zayi olan emtia değerinin de 30.701,44-TL olduğu ileri sürülmüş,bilirkişiler tarafından yapılan piyasa araştırmasında zayi olduğu belirtilen ürünlerin fiyatının piyasa fiyatlarıyla uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda,davacının zarara uğradığı sabit ise de zararın miktarı tam olarak belirlenememiştir.

Davacının iddiasını destekler şekilde dosyada mevcut jandarmanın olay yerinde tuttuğu tutanakta da, emtianın kısmen zarar gördüğü belirtilmiştir.6098 sayılı TBK 50/2'de, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece zarar miktarından TBK 52'ye göre takdiri indirim yapıldığının belirtilmesi maddi hataya dayalı olduğu,madde içeriğinin somut durumla ilgisiz olduğu, TBK'nın 50/2 maddesi hükmü dikkate alındığında bu hata sonuca etkili bulunmamıştır. Davacının iddiası çerçevesinde kalınarak hükmedilen miktarın hakkaniyet gereği tayin edilen bedele uygun olduğu kabul edilerek davacı vekilinin yüksek oranda indirim yapıldığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davacının kamyonun devrilmesi nedeniyle zarara uğradığı sabit ise de yeterli tesbit yapılamadan delillerin kaybolduğu dikkate alınarak TBK'nın 50/2 maddesi uyarınca hükmedilen tazminat tutarı somut olaya ve hakkaniyete uygun bulunmuştur. Davanın kabulüne karar verilen miktar hakkaniyet gereği olduğundan red edilen kısım bakımından davacı davada haksız çıkmış sayılmayacağından davalı vekilinin red edilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebine yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 157,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 112,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılardan alınması gereken 1.468,05-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin yatırılan (davalı şirket 367,01-TL davalılar ... ve ... 367,01-TL) toplam 734,02‬-TL harcın mahsubu ile kalan 734,03-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Taraflar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119403 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.