İhraç kayıtlı satışta teslim tarihi ve süresinde ayıp ihbarı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/521 E. 2023/1582 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalHak düşürücü süreusul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Ayıp mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İhraç kayıtlı olarak doğrudan yurt dışındaki alıcıya sevk edilmek üzere yapılan ticari satımlarda, malların satıcının deposunda taşıma araçlarına yüklenmesi teslim anı olarak kabul edilmez; teslim tarihi, malların yurt dışındaki alıcıya fiilen ulaştığı tarihtir. Ayıp ihbar süreleri bu teslim tarihinden itibaren işlemeye başlar; alıcının ayıbı öğrendiği gün derhal ihbarda bulunması halinde ihbar süresinde yapılmış sayılır. Ayıp ihbarının süresinde olduğu tespit edildiğinde, mahkeme ayıbın niteliğini, ayıplı ürün bedelini ve hasarın taşıma sırasında mı yoksa tesliminden önce mi meydana geldiğini; tarafların sunduğu somut deliller (fotoğraf vb.) üzerinden gerekirse taşıma ve sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir kurul aracılığıyla araştırmak zorundadır; bu araştırma yapılmadan kurulan hüküm, önemli delillerin toplanmaması nedeniyle kaldırılır.
Ele alınan sorunlar
İstinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın kaldırılması → kabul
Gerekçe: Harç eksikliğinin giderilmesi için davalı vekiline yapılan tebligatta muhtıra bulunmadığı, davalı vekilinin ek karara karşı süresinde istinaf başvurusunda bulunduğu ve harç eksikliğinin giderildiği anlaşıldığından, mahkemenin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararının kaldırılması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhraç kayıtlı satışta malların teslim tarihinin ve buna bağlı olarak ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının tespiti → kabul
İddia: Davalı vekili; malların taşıma firması organizatörlüğünde taşınmak üzere davacı deposunda araçlara yüklendiğini, ancak esas teslimin alıcıya ulaştığı tarihte gerçekleştiğini, ayıbın öğrenildiği gün derhal davacıya bildirildiğini, ayıp ihbarının süresinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Malların davalının yurt dışındaki alıcısına ihraç edilmek üzere satışının yapıldığı, doğrudan davacı satıcının deposunda davalının gönderdiği taşıma araçlarına yüklenerek sevk edildiği, yurt dışı alıcısına teslim edildiği gün ayıplı olduklarının tespit edildiği sabittir. Davalı tarafça ayıbın öğrenildiği gün davacıya TTK'nin 18/3 maddesine uygun olarak e-posta yoluyla ayıp ihbarında bulunulmuştur. Malların davacı satıcının da bilgisi dahilinde ihraç kaydıyla satışının yapıldığı sabit olduğundan, malların depodan araçlara yüklendiği tarihin değil, yurt dışındaki alıcıya teslim edildiği tarihin teslim tarihi olarak kabulü gerekir. Davalı tarafından da teslim ile aynı gün davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna göre, ayıp ihbarının süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ayıbın niteliği, ayıplı ürün bedeli ve hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediğinin araştırılmamış olması nedeniyle eksik inceleme → kabul
İddia: Davalı vekili; koliler hasar görmemiş olmasına rağmen içindeki ürünlerin ayıplı olmasının malların ayıplı gönderildiğini gösterdiğini, sunulan renkli fotoğrafların incelenmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ayıp ihbarının süresinde olduğu tespit edildiğine göre, satışa konu mallardaki ileri sürülen ayıpların niteliği ile ayıpların taşıma sırasında meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekmekte olup, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde satışa konu malların kolileri ile hasarlı malların renkli fotoğrafları da sunulmuş olmasına rağmen, mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. Dosya üzerinde taşıma ve sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, satışa konu mallardaki ayıbın niteliği, ayıplı ürün bedeli ve hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediği hususlarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İhraç kayıtlı satışlarda teslim tarihinin, malın satıcı deposundan taşıma aracına yüklendiği an değil, yurt dışındaki alıcıya fiilen teslim edildiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer ihracat satımlarında ayıp ihbar süresinin başlangıcının belirlenmesi açısından yol gösterici niteliktedir; ayrıca eksik bilirkişi incelemesiyle kurulan hükmün kaldırılması gerekliliği usuli açıdan örnek oluşturur.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK'nin 23/1-c maddesi gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir; açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK'nin 223/2. maddesi uygulanır; alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır, ancak olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp varsa bu hüküm uygulanmaz ve ayıp öğrenildiğinde hemen satıcıya bildirilmelidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari satım↗ açık ayıp↗ ayıp ihbarı↗ teslim tarihi↗ ihraç kayıtlı satış↗ TTK 23/1-c↗ TBK 223/2↗ eksik inceleme↗ bilirkişi incelemesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/521
KARAR NO 2023/1582
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/12/2020 (Gerekçeli Karar) - 04/02/2021 (Ek Karar)
NUMARASI 2020/246 Esas - 2020/776 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/10/2023
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete düzenlediği 13.09.2019 tarihli 7.200-USD tutarlı faturasına konu malları müvekkilinin fabrika adresinde davalıya teslim ettiğini, davalının malları nakliye araçlarına yükleyerek teslim aldığını, davalının faturaya itiraz etmediğini, ancak davalının mallar ayıplı olmadığı halde müvekkili şirkete 10.10.2019 tarihli reklamasyon faturası düzenlediğini, fatura bedelinin tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, mallar ayıplı olmayıp davalıya eksiksiz ve sağlam teslim edildiğini, davalının ürünleri müvekkilinin iş yerinde teslim alarak araçlara yerleştirdiğini,teslimatın yapıldığı 13.09.2019 tarihinden 20 gün sonra e-posta yoluyla müvekkiline malların ayıplı olduğunu bildirdiğini, gönderilen fotoğraflara göre mallarda gözle görülebilir kırıklar bulunduğunu, davalının malları kırık olmadığını tespit ederek teslim aldığını, açık ayıp nedeniyle 2 günlük sürede ayıp ihbarında bulunulması gerekirken ihbarın 20 gün sonra yapıldığını,ayıp ihbarının süresinde olmadığını, mallar ihraç edildiğinden gümrükten geçerken kontrol edilerek çıkışına izin verildiğini,kırıkların taşıma sırasında meydana gelmesinin olası olduğunu,taşıma sırasında meydana gelen hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacıdan satın alınan malların taşıma firması organizatörlüğünde taşınmak üzere davacı şirketin deposunda davacının çalışanları tarafından paketlenip kolilere konularak araçlara yüklendiğini, malların 23.09.2019 tarihinde müvekkilinin alıcısı ... firmasına teslim edildiğini, teslimat sonrasında dava dışı ... firması tarafından yapılan kontrollerde, emtiaların konulduğu kolilerde hasar, yırtık olmamasına rağmen koli içinde ürünlerde kırılma, kopma, üretim plastik çapakları, kesim ve imalat hataları gibi ayıplar olduğu görülerek müvekkiline malların ayıplı olduğunun bildirildiğini, malların ayıplı halleri ile satışının mümkün olmadığını, bunun üzerine davacıya 23.09.2019 tarihinde e-posta ile ayıp ihbarında bulunulduğunu, ancak davacının geri dönüş yapmadığını,alıcı ...
tarafından müvekkiline 5.943-Euro zarar bildiriminde bulunulduğunu, bunun üzerine müvekkilince ayıplı ürün bedeli ve bunlara isabet eden navlun kadar 10.10.2019 tarihli ve 37.973,98-TL tutarlı reklamasyon faturası gönderildiğini, davacı ile malların ihraç kayıtlı olarak doğrudan yurt dışına sevki konusunda anlaştıklarını, bu nedenle malların alıcıya ulaşması ile ayıplı olup olmadığının incelenebildiğini,ayıp ihbarının derhal yapıldığını,koliler hasar görmemiş olmasına rağmen içindeki ürüNlerin ayıplı olmasının, malların ayıplı gönderildiğini gösterdiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalının, 3. kişi tarafından yapılan taşımanın davacının sorumluluğunda olduğunu ispat edemediği, bu hali ile davacının deposundan ürünlerin çıkış tarihi olan 13/09/2019 tarihinin teslim tarihi olduğu, ayıp ihbarının 20 gün sonra mail yolu ile yapıldığı, teslim edilen koliler içinde ürünlerde kırılma, kopma, üretim plastik çapakları, kesim hataları ve imalat hataları gibi ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu,davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlayamadığı, TBK'nin 207/3. maddesi kapsamında satıcının alıcıyı iğfal ettiğinin ispat edilmediği, davalının ayıp ihbarının süresinde olmadığı, bu hali ile fatura bedelinden sorumlu olduğu, davalı takipten önce temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 7.120-USD asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; tarafların, malların davacının deposundan müvekkilinin alıcısına sevk edilmek üzere vadeli olarak satışı hususunda anlaştıklarını, malların taşıma firması organizatörlüğünde taşınmak üzere davacı şirketin deposunda davacının çalışanları tarafından paketlenip kolilere konularak araçlara yüklendiğini, malların 23.09.2019 tarihinde müvekkilinin alıcısı ... firmasına teslim edildiğini, teslimat sonrasında alıcı tarafından yapılan kontrolde, emtiaların konulduğu kolilerde hasar, yırtık olmamasına rağmen koli içinde ürünlerde kırılma, kopma, üretim plastik çapakları, kesim ve imalat hataları gibi ayıplar olduğu görülerek müvekkiline ayıp ihbarı yapıldığını,aynı gün davacıya e-posta ile ayıp ihbarında bulunulduğunu, ayıp ihbarı şekle tabi olmayıp her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, müvekkilinin malların tesliminden önce ürünlerin ayıplı olduğunu öğrenmesinin mümkün olmadığını, malların tesliminin alıcı dava dışı ...
firmasına ulaştığı tarih olduğunu, koliler hasar görmemesine rağmen içinde yer alan malların ayıplı olmasının, malların ayıplı gönderildiğini ortaya koyduğunu, hasarın taşımada hasar oluşmadığını, davacının deposundan ayıplı olarak çıktığını gösterdiğini, faize itiraz etmelerine rağmen mahkemece bu konuda inceleme yapılmadığını, davacının 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca faiz talep edebileceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemenin 04.02.2021 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, harç eksikliğinin giderilmesi için davalı vekiline yapılan tebligatta muhtıra bulunmadığı, davalı vekiline ek karara karşı süresinde istinaf başvurusunda bulunulduğu ve harç eksikliğinin giderildiği anlaşıldığından, mahkemenin 04.02.2021 tarihli ek kararı kaldırılarak davalının esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmiştir.Davacı tarafından, doğrudan davalının yurt dışındaki alıcısına sevk edilmek üzere takip dayanağı 13.09.2019 tarihli 48.126,93-TL (7.120-USD) fatura konusu malların davalıya satıldığı, davacının faturasında malların ihraç edilmek kaydıyla teslim edildiğinin yazılı olduğu, malların davalı alıcının organize ettiği taşıma araçlarına davacının deposunda yüklenerek Almanya'da ki alıcısına sevk edildiği, malların alıcısına 23.09.2019 tarihinde teslim edildiği, aynı gün alıcı tarafından düzenlenen 23.09.2019 tarihli protokol başlıklı belge ile malların ambalajları hasarsız olmasına rağmen bir çok magazinlik ve çöp kovasında ağır hasar bulunduğunun, malların kırılmış, çizilmiş, benekleri ve saplarının eksik olduğunun tespit edilerek durumun davalıya bildirildiği, yine alıcı ...
firması tarafından davalıya hitaben toplam 5.943-Euro tutarlı borç makbuzu düzenlenerek davalının hesabına borç kaydedildiğinin bildirildiği, davalının ise ayıbın kendisine bildirildiği 23.09.2019 tarihinde malların ayıplı olduğunu e-posta yoluyla davacıya bildirdiği, yine davalı tarafından davacıya hitaben 10.10.2019 tarihli ve 44.809,30-TL tutarlı reklamasyon faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre davalıdan 7.120-USD karşılığı 40.785,53-TL ile 285,27-TL masraf alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre de davacının 93.837,07-TL alacaklı olduğu, ticari defter kayıtları arasındaki farkın davalı tarafından davacıya gönderilen 45.710,14-TL'nin ticari defterlerine kaydetmemesi, davacının 13.09.2019 tarihli faturanın KDV'siz olmasına rağmen davalının faturayı defterlerine KDV'li olarak kaydetmesi ve davacının defterlerindeki 285,27-TL'nin davalı defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı, sonuç olarak taraf defterleri arasındaki farkın davalının düzenlediği reklamasyon faturasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK'nin 23/1-c maddesi gereğince;
malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nin 223/2. maddesi uygulanır. 6098 sayılı TBK'nin 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Eldeki davada; malların davalının yurt dışındaki alıcısına ihraç edilmek üzere satışının yapıldığı, doğrudan davacı satıcının deposunda davalının gönderdiği taşıma araçlarına yüklenerek sevk edildiği, yurt dışı alıcısına teslim edildiği gün ayıplı olduklarının tespit edildiği sabittir. Davalı tarafça ayıbın öğrenildiği gün davacıya TTK'nin 18/3 maddesine uygun olarak e-posta yoluyla ayıp ihbarında bulunulmuştur. Malların davacı satıcının da bilgisi dahilinde ihraç kaydıyla satışının yapıldığı sabittir. Bu durumda malların depodan araçlara yüklendiği tarihin değil, yurt dışındaki alıcıya teslim edildiği tarihin teslim tarihi olarak kabulü gerekmekte olup, davalı tarafından da teslim ile aynı gün davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna göre, ayıp ihbarının süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Ayıp ihbarının süresinde olduğu tespit edildiğine göre, satışa konu mallardaki ileri sürülen ayıpların niteliği ile ayıpların taşıma sırasında meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekmekte olup, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde satışa konu malların kolileri ile hasarlı malların renkli fotoğrafları da sunulmuş olmasına rağmen, mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. O halde dosya üzerinde taşıma ve sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, satışa konu mallardaki ayıbın niteliği, ayıplı ürün bedeli ve hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediği hususlarının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/246 Esas - 2020/776 Karar 04/02/2021 tarihli istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararının KALDIRILMASINA,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2020 Tarih 2020/246 Esas - 2020/776 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"Davalı tarafından yatırılan 758,45-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
19/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119301 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi