Tescilli ticaret unvanının kullanımı terkine kadar haksız rekabet oluşturmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1827 E. 2024/60 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Tescilli bir ticaret unvanının kullanılması, terkin edilinceye kadar haksız rekabet teşkil etmez; bu dönem için unvana tecavüz veya haksız rekabetten söz edilemez, terkin talebi olmayan haksız rekabetin tespiti ve meni talepleri bu bakımdan reddedilir. Buna karşılık, aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir tacirin, başka bir tacirin internet alan adını ayırt edici hiçbir ek yapmadan (yalnızca ülke koduyla) birebir kullanması, üçüncü kişiler nezdinde yanlış görüş oluşturma ve iş ürünleriyle karıştırılma riski taşıdığından haksız rekabet teşkil eder ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığından manevi tazminat talebini haklı kılar.
Ele alınan sorunlar
Davalının tescilli ticaret unvanının kullanımının haksız rekabet teşkil edip etmediği → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunun aynen hükme alındığını ve rapora yapılan itirazların kanun hükümleri ve Yargıtay içtihatlarıyla çeliştiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Başkasının markası ya da ticaret unvanı ile iltibasa yol açan bir ticaret unvanının kullanılması haksız rekabet teşkil eder; ancak tescilli olduğu biçimde ticaret unvanının kullanılması haksız rekabet davası yönünden bir hukuka uygunluk nedeni oluşturur, bu durum ticaret unvanının terkini davası yönünden engel oluşturmaz. Davacı şirketin ticaret unvanı davalıdan önce sicile tescil ettirildiğinden davacının unvanın kullanılmasında öncelik hakkı bulunmaktadır. Ne var ki eldeki davada talep, ticari unvanın korunmasına yönelik olmayıp davalının ticari unvanının kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve menine ilişkindir. Davalının haksız rekabete yol açtığı ileri sürülen unvanı tescilli olduğundan, tescilli unvanın sicilden terkin edilmesi anına kadar kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilemez; bu dönem için unvana tecavüz ve haksız rekabetten bahsedilemez. Bu nedenle davalının tescilli unvanını kullanması nedeniyle terkine kadar haksız rekabetin tespiti ile meni talepleri haklı değildir. İlk derece mahkemesinin bu talebi unvanda iltibas bulunmadığı gerekçesiyle reddetmesi doğru bulunmamış, ret gerekçesi düzeltilerek talep reddedilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının internet alan adı kullanımının haksız rekabet teşkil edip etmediği → kabul
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe: Davacının internet alan adı 'www...com', davalı tarafça kullanılan alan adı ise 'www...com.tr'dir. Davalının alan adında bulunan '-tr' eki dışında her iki alan adı ayniyet taşımaktadır. Tarafların aynı iş kolunda ticari faaliyet gösterdikleri anlaşılmakla, davacının internet sitesi alan adının hiçbir eke yer vermeden daha sonraki bir zamanda davalı tarafından kullanılması, tacirin kimliği hakkında üçüncü kişiler nezdinde yanlış bir görüş oluşmasına sebep olacak nitelik taşıdığı gibi aynı zamanda başkasının iş ürünleri ile de iltibasa (karıştırılmaya) yol açacaktır. Davalının internet alan adını ayırıcı hiçbir eke yer vermeden kullanımı haksız rekabet teşkil etmektedir. İlk derece mahkemesinin bu hususta haksız rekabet teşkil etmediği yönündeki gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Manevi tazminat talebi → kabul
Gerekçe: Davacı şirkete ait internet sitesi alan adının birebir kullanılması davacı şirketin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, talep olunan manevi tazminat tutarı kabul edilebilir bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tescilli ticaret unvanının, terkin edilinceye kadar haksız rekabet oluşturmayacağı ve bu durumun ticaret unvanının korunmasına yönelik talep ile karıştırılmaması gerektiği; buna karşılık internet alan adının birebir/ayırt edici ek olmadan kullanımının haksız rekabet teşkil edeceği yönündeki ayrım açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ ticaret unvanı↗ iltibas↗ internet alan adı↗ manevi tazminat↗ unvanın terkini↗ tescilin hukuka uygunluk etkisi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1827
KARAR NO 2024/60
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/05/2021
NUMARASI 2020/173 Esas 2021/462 Karar
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/01/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacının ... unvanı ile 04.03.2015 tarihinden itibaren “Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı” konusunda faaliyet göstermekte olup, 13.02.2015 tarihinden itibaren ise “www...com” isimli internet adresini ve alan adını kullandığını; davalı ... unvanlı firmanın 10 Ağustos 2017 tarihinde tescil edildiğini ve “www...com.tr” adresine sahip internet sitesini kullandığını,ayrıca basılı ve görsel metinlerde “...” ibaresini kullandığını, ...’nin unvan ve internet adresinin kendileri ile iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, aynı sektörde iş yapıldığından iltibas yaratmak suretiyle haksız rekabet teşkil ettiğini ve şirkete zarar verdiğini, davalıya 19.12.2017 tarihli ihtarname ile ...
ibaresinin şirket unvanından çıkarılması ve “www...com.tr” isimli internet adreslerinin kullanımının sonlandırılmasının istendiğini ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek “...” ibaresinin davacı şirketin kullanmakta olduğu unvan ve internet adresi ile iltibas oluşturduğunun ve davalı şirketin bu suretle gerçekleştirdiği haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, bu konuda tedbir kararı verilmesine, masrafın davalıdan alınması suretiyle verilecek hükmün tirajı en yüksek gazeteden birinde ilanına, 5.000-TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, ... Ltd Şti olarak Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Kuruluşlarının Yetkilendirilmesi Hakkında Yönergesi gereği başvurularının kabul edilip 21.09.2017 tarihinde T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından ... Kuruluşu Yetki Belgesi almaya hak kazandıklarını ve Yönergenin yürürlüğe girdiği 01.01.2018 tarihi itibariyle Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı hizmeti konusunda işletmelere hizmet vermeye başladıklarını, Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı (...) ibaresi 24.10.2013 tarihli ve 28801 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmeliği Tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (V) bendinde ve 22.05.2014 tarihli ve 29007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ...
Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: ...) Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (h) bendinde açıkça belirtildiğini, ... ibaresi yukarıda da belirttiğimiz gibi Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı ibaresini kısaltması olarak kullanılmakta olup, herhangi bir tüzel kişiliğe hasredilemeyeceğini ve kullanım hakkının bir işletmeye ait olmasının mümkün olmadığını, Bakanlığın yetkilendirdiği kuruluşların unvanlarında da ... ibaresinin kullanıldığını, Şirket unvanlarındaki benzerliğin sadece ... unvanı ile olmakla beraber, yetki belgesi almış iki 181 firmanın 34 ünde unvanında “...” ibaresinin geçtiğini, kendi unvanlarında ayırt edici ibarelerin mevcut olduğunu, www...com.tr web sitesinin ise herhangi bir işletmeye ait olmaması sebebiyle, hizmet bedeli karşılığı kullanım hakkının satın alındığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece davacının Ticaret sicilinde ticaret unvanının "... AŞ", davalının ticaret unvanının ise "... Ltd Şti" olduğunu, yine davacı tarafça "www...com" internet alan adı kullanılırken davalı tarafça "www...com.tr" alan adının kullanıldığını, her iki şirketin tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı yaptığını, aynı sektörde faaliyet gösteren çokça sayıda firmanın ticaret unvanları ile yazılı ve görsel alanlarda "..." anlamında kısaltma olan "..." ibaresini kullandıklarını, bu ibarenin söz konusu sektörde anonim hale geldiğini, kaldı ki davalı tarafça "..." markasının tescil ettirildiğini, tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı sektöründe kullanılan ticaret unvanı ve internet alan adının müşteri kitlesi açısından belirleyici olmayıp daha çok şirketlerin müşteri portföyü ve bu anlamda referanslarının etkili olduğu, tarafların ticaret unvanları ve internet alan adlarında bezerlik bulunsa da davalının internet alan adında bulunan "tr" eki bulunması ve davalının ticaret unvanıda "..." ibaresinin açıkça yer almayıp sadece "..." kısaltmasına yer verilmesi ile davacı şirketin AŞ, davalının ise Ltd Şti olması da dikkate alındığında davalının ticaret unvanının ve internet alan adının iltibasa neden olacak nitelikte bulunmadığı ve haksız rekabet oluşturmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; bilirkişi raporunun aynen hükme alındığını, söz konusu rapora yapılan itirazlarında yapılan değerlendirmelerin, açık kanun hükümleri ve yerleşik Yargıtay İçtihatlarıyla ve hatta hukuk mantığıyla çeliştiğinin dayanaklarıyla açıklandığını ileri sürerek rapora itiraz dilekçesinin incelenerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davalının ticari ünvanında "..." ibaresinin kullanılmasının ve internet sitesi alan adının birebir kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbitine ,menine karar verilmesi ve 5.000-TL manevi tazminata hükmedilmesi talebine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un 46/1 maddesi :"Tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında, üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunmamak, gerçeğe ve kamu düzenine aykırı olmamak şartıyla; her ticaret unvanına, işletmenin özelliklerini belirten veya unvanda yer alan kişilerin kimliklerini gösteren ya da hayalî adlardan ibaret olan ekler yapılabilir." 52/1 maddesinde :"Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını;
haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir." 6102 sayılı Kanun'un 55/1-a-4 maddesinde"(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;
4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak." denilmektedir. "Başkalarının markası ya da ticaret unvanı ile iltibasa yol açan bir ticaret unvanının kullanılması haksız rekabet teşkil edecek olup her ne kadar tescilli olduğu biçimde ticaret unvanının kullanılması, haksız rekabet davası yönünden bir hukuka uygunluk nedeni teşkil etmekte ise de bu durum ticaret unvanının terkini davası yönünden bir engel oluşturmamalıdır. (Yargıtay HGK nın 2021/11-941esas 2023/66 karar sayılı ilamı ) Davacı şirketin ticaret ünvanının davalıdan evvel 2015 yılında sicile tescil ettirildiği anlaşılmakla ,tescilde öncelik nedeniyle davacının ticari ünvanın kullanılmasında öncelik hakkı bulunmaktadır.Ne var ki eldeki dava da talep;
ticari ünvanın korunmasına yönelik olmayıp ,davalının ticari ünvanının kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbiti ve menine ilişkindir.Davalının haksız rekabete yolaçtığı ileri sürülen unvanı tescilli olup, tescilli unvanın sicilden terkin edilmesi anına kadar kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilemeyeceğinden, bu dönem için unvana tecavüz ve haksız rekabetten bahsedilemez.Bu nedenle davalının tescilli unvanını kullanması nedeniyle terkine kadar haksız rekabetin tespiti ile meni talepleri haklı değildir.Ticari ünvana ilişkin haksız rekabetin tesbitine ilişkin istemin bu gerekçeyle reddi gerekirken ,ünvanda bulunan ibarelerde iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Davacının internet alan adı www...com",davalı tarafça kullanılan alan adı ise "www...com.tr" dir."Davalının alan adında bulunan ----tr eki dışında her iki alan adı ayniyet taşımaktadır.Tarafların aynı işkolu alanlarında ticari faaliyet gösterdikleri anlaşılmakla,davacının internet sitesi alan adının hiç bir eke yer vermeden daha sonra bir zamanda davalı tarafından kullanılması tacirin kimliği hakkında üçüncü kişiler nezdinde yanlış bir görüş oluşmasına sebep olacak nitelik taşıdığı gibi aynı zamanda başkasının iş ürünleri ile de iltibasa (karıştırılmaya) yol açacaktır. Davalının internet alan adını ayırıcı hiç bir eke yer vermeden kullanımı haksız rekabet teşkil etmektedir.Yerinde olmayan gerekçe ile haksız rekabet teşkil etmediğinin kabulü doğru görülmemiştir.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
Davacı şirkete ait internet sitesi alan adının birebir kullanılması davacı şirketin kişilik haklarına baldırı niteliğinde olup ,talep olunan manevi tazminat tutarı kabul edilebilir bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle ;davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden karar verilerek ;davalının tescilli ticaret ünvanının kullanımı terkin sağlanıncaya kadar haksız rekabet teşkil etmediği ,eldeki davada ticaret ünvanın terkini talep edilmediği, davacının internet sitesi alan adının birebir aynı olduğundan kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbitine ve menine ,5.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2021 Tarih 2020/173 Esas 2021/462 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne ;davalının "www...com.tr" internet sitesi alan adını kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbiti ile men'ine,davalının ticari unvanının haksız rekabet teşkil ettiğine yönelik talebin reddine, 5.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde karar özetinin yurt çapında yayın yapan gazetelerden birinde bir kez ilanına , ilan masrafının davalı tarafından karşılanmasına" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 427,60-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 85,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 342,21-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 121,29-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.300-TL bilirkişi ücreti, 408,20-TL teb. ve müz. gideri olmak üzere toplam 1.708,20-TL yargı giderinin (davanın kabulü oranı 2/3 kabul edilerek ) 1.200-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine haksız rekabet yönünden takdir olunan 17.900-TL ve manevi tazminat yönünden 5.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın red olunan kısmı bakımından davalı yararına takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 65-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117993 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi