6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Markanın Hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6905 E. 2025/4831 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği ziya vekâlet ücreti denetime elverişlilik olumsuz oy marka hakkına tecavüz bilirkişi incelemesi yargılama gideri fatura ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması dava sebebi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 44

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2020/68 E., 2023/160 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; “...” markasının ... Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından marka olarak tescil ettirildiğini, 01.09.1996 tarihinden geçerli olmak üzere “... Yün El Halısı (60x60)”, “... Yün İpek El Halısı (80x80)” ve “... İpek El Halısı (100x100)” için coğrafi işaret tescili gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından 1982 yılından bu yana 27. sınıftaki emtialar için tescil edilmiş “...” markasının sahibi olarak markaya ayırt edici nitelik kazandırıldığını, bu nedenle müvekkilinin “...” markası üzerinde üstün hak sahipliği bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/37372 sayılı ... ... markasının tescil kapsamında yer alan tüm mallar için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı ... ... markasının ise tescil kapsamında yer alan tüm mallar için kullanılıp kullanılmadığının tespitine, kullanılmadığı tespit edilen tüm mallar için 12.04.2018 tarihi itibariyle hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yargılamaya konu her iki markanın daha önce Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/131 E. sayılı dosyasında incelendiğini, her iki marka üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişilerin müvekkilinin davacının marka hakkına tecavüz oluşturan bir kullanımı olmadığını tespit ettiklerini, müvekkilinin markasında esas olarak yine davalı adına ayrıca tescilli olan ... unsurunun önemli olduğunu, müvekkilinin ... ibaresini kullanmasının ürüne markasal ayırt edicilik sağlamaktan ziyade ürünün cinsini, çeşidini ve vasfını açıklamaya yönelik bir kullanım olduğunu, davalı markalarının 20, 23, 24, 27, 35. sınıflarda tescilli olduğunu, buna karşılık davacı markasının sadece 27. sınıfta tescilli olduğunu, markanın kullanımının davacı ile yaşanan yargı sürecinden etkilendiğini, somut olay bazında kanunun haklı sebepleri ayrık tuttuğunu, tescilden itibaren 5 yıllık sürenin dolmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali

bulunmadığı, davalı adına tescilli 2018/37372 sayılı marka için hükümsüzlük

koşullarının oluşmadığı, davalı adına tescilli 2009/068640 sayılı markanın 27. sınıfta yer

alan mallar yönünden kullanılmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı markanın 27. sınıfta yer alan mallar yönünden kullanımı ispatlanamadığından iptaline, davalı adına tescilli 2018/37372 sayılı marka yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında markaya tecavüz iddiasına dayalı Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada verilen karardaki tespitlerin, eldeki dava dosyası için de geçerli olacağı, buna göre ... ibaresinin, tescil edildiği haliyle ve ihtilaf konusu mallar dikkate alındığında, davacı adına “marka olarak” geniş bir koruma sağlamasının mümkün olmadığı, ... ibaresinin halı ürününe ilişkin markasal ayırt ediciliğinin görece düşük ve bu nedenle de üzerinde geniş bir koruma sağlanması mümkün olmayan bir ibare olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çıkış noktasının bu ibarenin davalı halıları üzerindeki etiketlerde ... ibaresi ile birlikte kullanımından kaynaklandığı, davalının halılar üzerindeki kullanımı ile davacı adına tescilli marka arasında sadece ... ibaresinin kullanımı nedeniyle markasal düzeyde karıştırılma olasılığının oluşmayacağı, davalının ürün etiketlerinde kullanılan markanın esas olarak davalı adına ayrıca tescilli ... unsuru olduğu, etiket üzerindeki ... ibaresinin kullanımının, ürüne markasal ayırt edicilik sağlamaktan ziyade, ürünün coğrafi kaynağını, cinsini, çeşidini ve vasfını açıklamaya yönelik mahiyetteki bir kullanım olduğu, markanın hükümsüzlüğü kararının, aynı zamanda markaya tecavüzün önlenmesi kararındaki maddi vakıaları içereceği, daha önce açılmışsa markanın hükümsüzlüğü davasının markaya tecavüzün önlenmesi davasında bekletici sorun yapılması gerektiği, daha önce açılan Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesindeki markaya tecavüzün önlenmesi davasının kesinleşmesinin beklenilmesinin, markanın hükümsüzlüğü davasına olumlu ya da olumsuz bir etkisinin olmayacağı, hazırlanan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkemece "..." markası konusunda yapılan hukuki nitelendirmenin Yargıtay kararları ile uyumlu olduğu, ...'nin bir coğrafi yer adı olması, özellikle dokumacılık ve halı ürünleri ile bilinirliği, bir coğrafi işaret olması nedeniyle markasal ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bu sebeple 2018/37372 sayılı markanın hükümsüzlüğü talebinin reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekili istinaf dilekçesi ekinde iptaline karar verilen davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı ... ... markasını fiilen kullandığına ilişkin bir kısım fatura ve belgeleri delil olarak sunmuşsa da, bu belgelerde markanın kullanıldığına ilişkin bilgi yer almadığı gibi bu delillerin davalının cevap dilekçesinde de bulunmadığı, istinaf aşamasında yeni delil sunulmasının mümkün olmadığı, davaya konu "..." ibaresinin tanınmışlığının 27. sınıftaki halı ürünleri için olduğu, diğer sınıflar için iptal kararı verilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin istinaf itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı markanın 27. sınıfta yer alan mallar yönünden kullanımı ispatlanamadığından davanın kabulü ile iptaline, davalı adına tescilli 2018/37372 sayılı marka yönünden davanın reddine, karar kesinleştiğinde TÜRKPATENT'e bildirilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hükümsüzlüğü ve iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı markanın 27. sınıfta yer alan mallar yönünden iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin (3) numaralı bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının, davacı vekilinin (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı markanın 27. sınıfta yer alan mallar yönünden kullanımı ispatlanamadığından davanın kabulü ile iptaline yönelik hükmün onanması gerekmiştir.

2.Davacının, 2018/37372 sayılı davalı adına tescilli marka hakkında verilen ret kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, “...” markasının ... Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından marka olarak tescil ettirildiğini, 01.09.1996 tarihinden geçerli olmak üzere “... Yün El Halısı (60x60)”, “... Yün İpek El Halısı (80x80)” ve “... İpek El Halısı (100x100)” için coğrafi işaret tescili gerçekleştirildiğini, 1982 yılından bu yana 27. sınıftaki emtialar için tescil edilmiş “...” markasının sahibi olarak markaya ayırt edici nitelik kazandırıldığını, “...” markası üzerinde üstün hak sahibi olduklarını iddia ederek 2018/37372 sayılı ... ... markasının tescil kapsamında yer alan tüm mallar için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir. Bu açıklamalara göre davacı dava dilekçesinde, coğrafi işaret tescillerine de dayanmış olup dava tarihinde yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 44. Maddesi ile 48/1 hükmü gözetilerek davalı adına tescilli, 2018/37372 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde bu marka yönünden ret karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

3.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13656 E. 2010/5188 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Aleyhe delil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5599 E. 2024/1990 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5720 E. 2024/2234 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/6905 E.  ,  2025/4831 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/718 Esas, 2024/1492 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2020/68 E., 2023/160 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; “...” markasının ... Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından marka olarak tescil ettirildiğini, 01.09.1996 tarihinden geçerli olmak üzere “... Yün El Halısı (60x60)”, “... Yün İpek El Halısı (80x80)” ve “... İpek El Halısı (100x100)” için coğrafi işaret tescili gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından 1982 yılından bu yana 27. sınıftaki emtialar için tescil edilmiş “...” markasının sahibi olarak markaya ayırt edici nitelik kazandırıldığını, bu nedenle müvekkilinin “...” markası üzerinde üstün hak sahipliği bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/37372 sayılı ... ... markasının tescil kapsamında yer alan tüm mallar için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı ...

... markasının ise tescil kapsamında yer alan tüm mallar için kullanılıp kullanılmadığının tespitine, kullanılmadığı tespit edilen tüm mallar için 12.04.2018 tarihi itibariyle hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yargılamaya konu her iki markanın daha önce Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/131 E. sayılı dosyasında incelendiğini, her iki marka üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişilerin müvekkilinin davacının marka hakkına tecavüz oluşturan bir kullanımı olmadığını tespit ettiklerini, müvekkilinin markasında esas olarak yine davalı adına ayrıca tescilli olan ... unsurunun önemli olduğunu, müvekkilinin ... ibaresini kullanmasının ürüne markasal ayırt edicilik sağlamaktan ziyade ürünün cinsini, çeşidini ve vasfını açıklamaya yönelik bir kullanım olduğunu, davalı markalarının 20, 23, 24, 27, 35. sınıflarda tescilli olduğunu, buna karşılık davacı markasının sadece 27.

sınıfta tescilli olduğunu, markanın kullanımının davacı ile yaşanan yargı sürecinden etkilendiğini, somut olay bazında kanunun haklı sebepleri ayrık tuttuğunu, tescilden itibaren 5 yıllık sürenin dolmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali

bulunmadığı, davalı adına tescilli 2018/37372 sayılı marka için hükümsüzlük

koşullarının oluşmadığı, davalı adına tescilli 2009/068640 sayılı markanın 27. sınıfta yer

alan mallar yönünden kullanılmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı markanın 27. sınıfta yer alan mallar yönünden kullanımı ispatlanamadığından iptaline, davalı adına tescilli 2018/37372 sayılı marka yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında markaya tecavüz iddiasına dayalı Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada verilen karardaki tespitlerin, eldeki dava dosyası için de geçerli olacağı, buna göre ... ibaresinin, tescil edildiği haliyle ve ihtilaf konusu mallar dikkate alındığında, davacı adına “marka olarak” geniş bir koruma sağlamasının mümkün olmadığı, ... ibaresinin halı ürününe ilişkin markasal ayırt ediciliğinin görece düşük ve bu nedenle de üzerinde geniş bir koruma sağlanması mümkün olmayan bir ibare olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çıkış noktasının bu ibarenin davalı halıları üzerindeki etiketlerde ...

ibaresi ile birlikte kullanımından kaynaklandığı, davalının halılar üzerindeki kullanımı ile davacı adına tescilli marka arasında sadece ... ibaresinin kullanımı nedeniyle markasal düzeyde karıştırılma olasılığının oluşmayacağı, davalının ürün etiketlerinde kullanılan markanın esas olarak davalı adına ayrıca tescilli ... unsuru olduğu, etiket üzerindeki ... ibaresinin kullanımının, ürüne markasal ayırt edicilik sağlamaktan ziyade, ürünün coğrafi kaynağını, cinsini, çeşidini ve vasfını açıklamaya yönelik mahiyetteki bir kullanım olduğu, markanın hükümsüzlüğü kararının, aynı zamanda markaya tecavüzün önlenmesi kararındaki maddi vakıaları içereceği, daha önce açılmışsa markanın hükümsüzlüğü davasının markaya tecavüzün önlenmesi davasında bekletici sorun yapılması gerektiği, daha önce açılan Ankara 1.

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesindeki markaya tecavüzün önlenmesi davasının kesinleşmesinin beklenilmesinin, markanın hükümsüzlüğü davasına olumlu ya da olumsuz bir etkisinin olmayacağı, hazırlanan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkemece "..." markası konusunda yapılan hukuki nitelendirmenin Yargıtay kararları ile uyumlu olduğu, ...'nin bir coğrafi yer adı olması, özellikle dokumacılık ve halı ürünleri ile bilinirliği, bir coğrafi işaret olması nedeniyle markasal ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bu sebeple 2018/37372 sayılı markanın hükümsüzlüğü talebinin reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekili istinaf dilekçesi ekinde iptaline karar verilen davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı ...

... markasını fiilen kullandığına ilişkin bir kısım fatura ve belgeleri delil olarak sunmuşsa da, bu belgelerde markanın kullanıldığına ilişkin bilgi yer almadığı gibi bu delillerin davalının cevap dilekçesinde de bulunmadığı, istinaf aşamasında yeni delil sunulmasının mümkün olmadığı, davaya konu "..." ibaresinin tanınmışlığının 27. sınıftaki halı ürünleri için olduğu, diğer sınıflar için iptal kararı verilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin istinaf itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı markanın 27.

sınıfta yer alan mallar yönünden kullanımı ispatlanamadığından davanın kabulü ile iptaline, davalı adına tescilli 2018/37372 sayılı marka yönünden davanın reddine, karar kesinleştiğinde TÜRKPATENT'e bildirilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hükümsüzlüğü ve iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı markanın 27. sınıfta yer alan mallar yönünden iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin (3) numaralı bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının, davacı vekilinin (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı markanın 27.

sınıfta yer alan mallar yönünden kullanımı ispatlanamadığından davanın kabulü ile iptaline yönelik hükmün onanması gerekmiştir.

2.Davacının, 2018/37372 sayılı davalı adına tescilli marka hakkında verilen ret kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, “...” markasının ... Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından marka olarak tescil ettirildiğini, 01.09.1996 tarihinden geçerli olmak üzere “... Yün El Halısı (60x60)”, “... Yün İpek El Halısı (80x80)” ve “... İpek El Halısı (100x100)” için coğrafi işaret tescili gerçekleştirildiğini, 1982 yılından bu yana 27. sınıftaki emtialar için tescil edilmiş “...” markasının sahibi olarak markaya ayırt edici nitelik kazandırıldığını, “...” markası üzerinde üstün hak sahibi olduklarını iddia ederek 2018/37372 sayılı ... ... markasının tescil kapsamında yer alan tüm mallar için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.

Bu açıklamalara göre davacı dava dilekçesinde, coğrafi işaret tescillerine de dayanmış olup dava tarihinde yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 44. Maddesi ile 48/1 hükmü gözetilerek davalı adına tescilli, 2018/37372 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde bu marka yönünden ret karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

3.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalı adına tescilli 2009/68640 sayılı markanın 27. sınıfta yer alan mallar yönünden kullanımı ispatlanamadığından davanın kabulü ile iptaline yönelik hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1177495100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.