6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5720 E. 2024/2234 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt el koyma şikayet yargılama giderleri infaz yenileme marka hakkına tecavüz kâr dağıtımı protokol yargılama gideri sulh kötüniyet taşıyan ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması ilan haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) dahili dava istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 53SMK 149

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/131 E., 2019/432 K.

Taraflar arasındaki markaya ve coğrafi işaret tescil haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ...Ş. yönünden markaya tecavüz ile ilgili taleplerin reddine, davacı ... yönünden coğrafi işarete tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve refine karar verilmiştir.

Kararın davacı ...Ş. vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ...Ş. vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; “Hereke” markasının 10.03.1982 tarihinden itibaren müvekkili adına tescilli olduğunu ve Madrid Protokolü nezdinde WIPO’da uluslararası korumasının sağlandığını, Sümer Halı tarafından 21.06.1996 tarihinden itibaren “Hereke Yün El Halısı”, “Hereke Yün İpek El Halısı”, “Hereke İpek El Halısı” dahil olmak üzere 21 adet halı ve 3 adet kilim tipinin coğrafi işaret tescillerinin gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından yapılan denetimlerde, davalı tarafından üretilen ürünlerin gerek internette ve gerekse fiziki olarak mağazalarda satıldığının tespit edildiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/70431 soruşturma numarası ile yapılan şikayet ve Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/2622 Değişik İş sayılı arama el koyma kararı üzerine Oran Dağıtım A.Ş.'ye ait mağazadan değişik esvaplarda dört adet “Hereke” ibareli makine halısına el konulduğunu, söz konusu ürünlerin tüketiciyi yanılttığını, halıların “Hereke” adı ve markası altında pazarlanmasının gerek markaya ve gerekse coğrafi işaret tescili ile korunan haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı tarafından üretim ve pazarlaması yapılan makine halılarının desen, renk ve kompozisyonu açısından müvekkilinin tescil konusu ürününe benzediğini ileri sürerek, davalının müvekkiline ait marka ve coğrafi işaret tescil haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, ürünlerin üretilmesinde kullanılan araç ve gereçlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2009/68640 tescil numaralı kendisine ait markayı kullandığını, kötüniyetli olmadığını, haksız rekabetten yararlanma ve davacının markasına tecavüz etme niyetinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu ürünlerin coğrafi işaret tesciline konu ürünlerin özelliklerini taşımadığı, bu itibarla dava konusu ürünler üzerinde "HEREKE" ibaresinin kullanımının, tescilli coğrafi işaretlerden kaynaklanan haklara 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi kapsamında tecavüz teşkil ettiği, davalının "Merinos Hereke" ibareli marka kullanımlarının, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde davacının 72674 sayı ile tescilli "Hereke" ibareli marka ile tüketici nezdinde markasal açıdan karıştırılma veya ilişkilendirme olasılığı bulunmadığından davacının marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davacı ...Ş. yönünden markaya tecavüz ile ilgili taleplerin reddine, davacı ... Belediyesine devir yapılan coğrafi işaretle ilgili ... vekilinin talebinin kabulü ile davalının "Merinos Hereke" ibaresi ile üretip piyasaya sunduğu makina halılarının, coğrafi işaret olarak tescilli "HEREKE" halıları kapsamında olmadığından ve kullanımlarının coğrafi işarete tecavüz ve haksız rekabet yarattığından, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile coğrafi işaret tescilinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin men ve refine, "HEREKE" ibareli coğrafi işarete tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, "MERİNOS HEREKE" ibaresini taşıyan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/70431 soruşturma sayılı dosyası ile Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 tarih 2018/2622 Değişik İş sayılı dosyası ile verilen arama el koyma kararı uyarınca 05.04.2018 tarihli kararda belirtilen 4 adet 13889, 2 adet 13888 ve 13887 desen numaralı 1,50x2,30 ebatlı halıların imhasına, coğrafi işarete tecavüz teşkil eden halılara ticari gaye ile bulundurulduğu her yerde el konulmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...Ş. vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; “HEREKE” markasının Sümer Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 1982 yılında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın ilgili birimi nezdinde marka olarak tescil ettirildiğini, 10.03.1992 tarihinde on yıl süre ile yenilendiğini, 16.07.2001 tarih ve 2001/43 sayılı ÖYK kararı çerçevesinde, 03.01.2002 tarihinde, 1989 yılında kurulmuş olan Sümer Halı A.Ş.’ye devredildiğini ve 10.03.2002 tarihinden itibaren tekrar on yıl süre ile yenilendiğini, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 01.06.2009 tarih, 448 sayılı Olur’u ile tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte Sümer Holding A.Ş. ile birleştirilmesi neticesinde, “HEREKE” markasının tekrar Sümer Holding’in mülkiyetine geçtiğini ve 10.03.2012 tarihi itibariyle 10.03.2022 tarihine kadar yenilendiğini, “HEREKE” markasının bir Dünya markası olarak korunmasını sağlamak üzere, Madrid Protokolü çerçevesinde 2009 yılında uluslararası koruma altına alındığını, müvekkili tarafından 1982 yılından bu yana 27. sınıftaki emtialar için tescil edilmiş “HEREKE” markasına, kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandırıldığını, bu nedenle müvekkilinin “HEREKE” markası üzerinde üstün hak sahipliğinin bulunduğunu, davalı şirketin üretimini yaptığı söz konusu ürünlerin, ülkemizin el dokuma halı kültürünün en önemli parçası olan “Hereke El Halısı” ile ilişki oluşturacak ifade ve görseller kullanmak sureti ile satışa sunularak, makine halısı ürünlerinin tüketiciyi yanılttığı, bu durumun gerek markaya ve gerekse coğrafi işaret tescili ile korunan haklara tecavüz fiilini oluşturduğunu, davanın müvekkili şirket açısından kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tüm yargılama giderleri müvekkili tarafından yapıldığı halde, mahkemece davalıdan tahsil edilmesine karar verilen yargılama giderlerinin, hangi davacıya verileceğinin belirtilmemesinin, hükmün infazında tereddüt yaratacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilmiş olan kararın coğrafi işarete ilişkin kısmı neticesinde, müvekkilinin davacı kurumun marka hakkına tecavüz oluşturmayan tescilli markasını hiçbir zaman kullanamayacak hale geldiğini, "Hereke" ibaresinin Kocaeli ilinin Körfez ilçesine bağlı bir semt adı olduğunu, dolayısıyla bir mahreç işareti bulunduğunu, davacının cevaba cevap dilekçesinde dahi coğrafi işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini vurguladığını, davacı kurumun “hereke” semt adını esaslı unsur olarak tek başına tescil ettirmesi karşısında, müvekkili firma markasının bir bütün itibariyle davacının yargılamaya konu ettiği taleplerden uzak olduğunun görüleceğini, yine hüküm özetinin ilanı kararının da yargılamanın gidişatı ve sonucuna göre, müvekkili yönünden orantısız bir yaptırım olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ürettiği ürünlerin davacı Belediye tarafından devralınan coğrafi işaret tescillerine konu ürünlerin özelliklerini taşımadığı, bu itibarla davalı tarafından üretilen dava konusu ürünler üzerinde "HEREKE" ibaresinin kullanımının, davacı belediyenin tescilli coğrafi işaretlerden kaynaklanan haklarına, 6769 sayılı Kanun'un 33 ve 53 üncü maddeleri kapsamında tecavüz teşkil ettiği, buna karşılık "HEREKE" ibaresinin "halı" emtiasında ayırt ediciliği çok düşük bir ibare olduğu, davalının da ürünlerinde "Hereke" ibaresinin yanında "Merinos" ibaresini kullanmakla yeterli ayırt ediciliği sağladığı, dolayısıyla davalının anılan ürünlerinde "Merinos Hereke" ibaresini kullanmasının, davacı genel müdürlüğün 1982/072674 (Tescil no:72674) numaralı markasından kaynaklanan haklara tecavüz oluşturmadığı, bu durum karşısında davalının, dava konusu ürünlerinde "Merinos Hereke" ibaresini kullanmasının, bir yandan davacı ...Ş.'nin markasından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturmasa da, diğer yandan davacı belediyenin tescilli coğrafi işaretlerden kaynaklanan haklara tecavüz oluşturacağının tabii bulunduğu, yine mahkemece kurulan hüküm özetinin ilanı kararının da 6769 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi hükmüne uygun olduğu, mahkeme kararında yer alan "1.024,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresi ile kastedilenin davacı ...Ş. olduğunun, hükmün devamındaki ifadelerden açıkça anlaşılması karşısında, anılan hüküm fıkrasının infazda tereddüt yaratmayacağı, yine mahkemece karar başlığında davalı şirketin "coğrafi işareti devreden davalı" olarak gösterilmesi doğru değilse de bu yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunduğu gerekçesiyle davacı ...Ş. vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...Ş. vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya ve coğrafi işarete tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci, 29 uncu, 33 üncü, 34 üncü, 53 üncü maddesi ile 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ...Ş. vekilince ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Aleyhe delil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5599 E. 2024/1990 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markanın Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6905 E. 2025/4831 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13656 E. 2010/5188 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5720 E.  ,  2024/2234 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1470 Esas, 2022/962 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/131 E., 2019/432 K.

Taraflar arasındaki markaya ve coğrafi işaret tescil haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ...Ş. yönünden markaya tecavüz ile ilgili taleplerin reddine, davacı ... yönünden coğrafi işarete tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve refine karar verilmiştir.

Kararın davacı ...Ş. vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ...Ş. vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; “Hereke” markasının 10.03.1982 tarihinden itibaren müvekkili adına tescilli olduğunu ve Madrid Protokolü nezdinde WIPO’da uluslararası korumasının sağlandığını, Sümer Halı tarafından 21.06.1996 tarihinden itibaren “Hereke Yün El Halısı”, “Hereke Yün İpek El Halısı”, “Hereke İpek El Halısı” dahil olmak üzere 21 adet halı ve 3 adet kilim tipinin coğrafi işaret tescillerinin gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından yapılan denetimlerde, davalı tarafından üretilen ürünlerin gerek internette ve gerekse fiziki olarak mağazalarda satıldığının tespit edildiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/70431 soruşturma numarası ile yapılan şikayet ve Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/2622 Değişik İş sayılı arama el koyma kararı üzerine Oran Dağıtım A.Ş.'ye ait mağazadan değişik esvaplarda dört adet “Hereke” ibareli makine halısına el konulduğunu, söz konusu ürünlerin tüketiciyi yanılttığını, halıların “Hereke” adı ve markası altında pazarlanmasının gerek markaya ve gerekse coğrafi işaret tescili ile korunan haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı tarafından üretim ve pazarlaması yapılan makine halılarının desen, renk ve kompozisyonu açısından müvekkilinin tescil konusu ürününe benzediğini ileri sürerek, davalının müvekkiline ait marka ve coğrafi işaret tescil haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, ürünlerin üretilmesinde kullanılan araç ve gereçlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2009/68640 tescil numaralı kendisine ait markayı kullandığını, kötüniyetli olmadığını, haksız rekabetten yararlanma ve davacının markasına tecavüz etme niyetinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu ürünlerin coğrafi işaret tesciline konu ürünlerin özelliklerini taşımadığı, bu itibarla dava konusu ürünler üzerinde "HEREKE" ibaresinin kullanımının, tescilli coğrafi işaretlerden kaynaklanan haklara 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi kapsamında tecavüz teşkil ettiği, davalının "Merinos Hereke" ibareli marka kullanımlarının, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde davacının 72674 sayı ile tescilli "Hereke" ibareli marka ile tüketici nezdinde markasal açıdan karıştırılma veya ilişkilendirme olasılığı bulunmadığından davacının marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davacı ...Ş.

yönünden markaya tecavüz ile ilgili taleplerin reddine, davacı ... Belediyesine devir yapılan coğrafi işaretle ilgili ... vekilinin talebinin kabulü ile davalının "Merinos Hereke" ibaresi ile üretip piyasaya sunduğu makina halılarının, coğrafi işaret olarak tescilli "HEREKE" halıları kapsamında olmadığından ve kullanımlarının coğrafi işarete tecavüz ve haksız rekabet yarattığından, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile coğrafi işaret tescilinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin men ve refine, "HEREKE" ibareli coğrafi işarete tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, "MERİNOS HEREKE" ibaresini taşıyan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/70431 soruşturma sayılı dosyası ile Ankara 5.

Sulh Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 tarih 2018/2622 Değişik İş sayılı dosyası ile verilen arama el koyma kararı uyarınca 05.04.2018 tarihli kararda belirtilen 4 adet 13889, 2 adet 13888 ve 13887 desen numaralı 1,50x2,30 ebatlı halıların imhasına, coğrafi işarete tecavüz teşkil eden halılara ticari gaye ile bulundurulduğu her yerde el konulmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...Ş. vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; “HEREKE” markasının Sümer Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 1982 yılında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın ilgili birimi nezdinde marka olarak tescil ettirildiğini, 10.03.1992 tarihinde on yıl süre ile yenilendiğini, 16.07.2001 tarih ve 2001/43 sayılı ÖYK kararı çerçevesinde, 03.01.2002 tarihinde, 1989 yılında kurulmuş olan Sümer Halı A.Ş.’ye devredildiğini ve 10.03.2002 tarihinden itibaren tekrar on yıl süre ile yenilendiğini, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 01.06.2009 tarih, 448 sayılı Olur’u ile tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte Sümer Holding A.Ş. ile birleştirilmesi neticesinde, “HEREKE” markasının tekrar Sümer Holding’in mülkiyetine geçtiğini ve 10.03.2012 tarihi itibariyle 10.03.2022 tarihine kadar yenilendiğini, “HEREKE” markasının bir Dünya markası olarak korunmasını sağlamak üzere, Madrid Protokolü çerçevesinde 2009 yılında uluslararası koruma altına alındığını, müvekkili tarafından 1982 yılından bu yana 27.

sınıftaki emtialar için tescil edilmiş “HEREKE” markasına, kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandırıldığını, bu nedenle müvekkilinin “HEREKE” markası üzerinde üstün hak sahipliğinin bulunduğunu, davalı şirketin üretimini yaptığı söz konusu ürünlerin, ülkemizin el dokuma halı kültürünün en önemli parçası olan “Hereke El Halısı” ile ilişki oluşturacak ifade ve görseller kullanmak sureti ile satışa sunularak, makine halısı ürünlerinin tüketiciyi yanılttığı, bu durumun gerek markaya ve gerekse coğrafi işaret tescili ile korunan haklara tecavüz fiilini oluşturduğunu, davanın müvekkili şirket açısından kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tüm yargılama giderleri müvekkili tarafından yapıldığı halde, mahkemece davalıdan tahsil edilmesine karar verilen yargılama giderlerinin, hangi davacıya verileceğinin belirtilmemesinin, hükmün infazında tereddüt yaratacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilmiş olan kararın coğrafi işarete ilişkin kısmı neticesinde, müvekkilinin davacı kurumun marka hakkına tecavüz oluşturmayan tescilli markasını hiçbir zaman kullanamayacak hale geldiğini, "Hereke" ibaresinin Kocaeli ilinin Körfez ilçesine bağlı bir semt adı olduğunu, dolayısıyla bir mahreç işareti bulunduğunu, davacının cevaba cevap dilekçesinde dahi coğrafi işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini vurguladığını, davacı kurumun “hereke” semt adını esaslı unsur olarak tek başına tescil ettirmesi karşısında, müvekkili firma markasının bir bütün itibariyle davacının yargılamaya konu ettiği taleplerden uzak olduğunun görüleceğini, yine hüküm özetinin ilanı kararının da yargılamanın gidişatı ve sonucuna göre, müvekkili yönünden orantısız bir yaptırım olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ürettiği ürünlerin davacı Belediye tarafından devralınan coğrafi işaret tescillerine konu ürünlerin özelliklerini taşımadığı, bu itibarla davalı tarafından üretilen dava konusu ürünler üzerinde "HEREKE" ibaresinin kullanımının, davacı belediyenin tescilli coğrafi işaretlerden kaynaklanan haklarına, 6769 sayılı Kanun'un 33 ve 53 üncü maddeleri kapsamında tecavüz teşkil ettiği, buna karşılık "HEREKE" ibaresinin "halı" emtiasında ayırt ediciliği çok düşük bir ibare olduğu, davalının da ürünlerinde "Hereke" ibaresinin yanında "Merinos" ibaresini kullanmakla yeterli ayırt ediciliği sağladığı, dolayısıyla davalının anılan ürünlerinde "Merinos Hereke" ibaresini kullanmasının, davacı genel müdürlüğün 1982/072674 (Tescil no:72674) numaralı markasından kaynaklanan haklara tecavüz oluşturmadığı, bu durum karşısında davalının, dava konusu ürünlerinde "Merinos Hereke" ibaresini kullanmasının, bir yandan davacı ...Ş.'nin markasından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturmasa da, diğer yandan davacı belediyenin tescilli coğrafi işaretlerden kaynaklanan haklara tecavüz oluşturacağının tabii bulunduğu, yine mahkemece kurulan hüküm özetinin ilanı kararının da 6769 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi hükmüne uygun olduğu, mahkeme kararında yer alan "1.024,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresi ile kastedilenin davacı ...Ş.

olduğunun, hükmün devamındaki ifadelerden açıkça anlaşılması karşısında, anılan hüküm fıkrasının infazda tereddüt yaratmayacağı, yine mahkemece karar başlığında davalı şirketin "coğrafi işareti devreden davalı" olarak gösterilmesi doğru değilse de bu yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunduğu gerekçesiyle davacı ...Ş. vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...Ş. vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya ve coğrafi işarete tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci, 29 uncu, 33 üncü, 34 üncü, 53 üncü maddesi ile 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ...Ş. vekilince ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124714100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.