Taşıma esnasında hasarın taşıyıcı sorumluluğunda gerçekleştiğinin ispatlanamaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/808 E. 2023/1989 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Rücuen Tazminat (Nakliyat Sigortası) ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Sigorta
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
Taşıma sözleşmesinde, alıcı tarafından hasarın tespiti ve taşıyıcıya bildirimine ilişkin bir prosedür öngörülmüşse ve bu prosedür işletilmeksizin emtia alıcıya çekincesiz teslim edilip hasar ancak sonradan taşıyıcının deposunda tespit edilmişse, hasarın taşıma esnasında meydana geldiği ispatlanmış sayılmaz; bu durumda taşıyıcı ve sigortacısı aleyhine açılan rücuen tazminat/itirazın iptali davası reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin ispatlanamaması → ret
İddia: Davacı vekili; sigortalı ile davalı arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde davalı taşıyıcının sorumluluğunun yükleme, taşıma ve boşaltma sırasında meydana gelen tüm ziya ve hasarı kapsayacak şekilde genişletildiğini, hasarlı emtiaların sözleşme hükmü gereği toplanıp davalının deposuna konulduğunu, bunun hasarın taşıyıcı sorumluluğunda gerçekleştiğinin delili olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen süre içinde zıya, hasar veya gecikmeden doğan zararlardan sorumludur; TTK 876 uyarınca ise en yüksek özenin gösterilmesine rağmen kaçınılamayacak sebeplerden meydana gelen ziya, hasar ve gecikmeden taşıyıcı sorumlu tutulamaz. Sigortalı ile davalı taşıyıcı arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde, hasar meydana gelmesi halinde alıcının şikayette bulunacağı, taşıyıcının alıcı adına düzenlenen satış faturalarını esas alarak zararı tazmin edeceği ve bu prosedürün taşıyıcının tazminat talebi için kanıt teşkil edeceği düzenlenmiştir. Somut olayda davacı tarafça sunulan sevk irsaliyelerine göre emtia alıcılarına çekincesiz teslim edilmiş, teslim esnasında hasar tutanağı düzenlenmemiş; hasar, emtianın gönderildiği bayi ve servislerde değil, daha sonra taşıyıcıya ait depoda tespit edilmiş ve tutanağa bağlanmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen prosedür işletilmemiş, hasarlı emtianın ne şekilde ve hangi nedenle davalının deposuna götürüldüğü açıklığa kavuşturulmamıştır. Emtianın alıcıya tesliminde düzenlenen veya davalının hasarın taşıma esnasında meydana geldiğine dair kabulünü içeren bir tutanak sunulmadığından, hasarın davalının taşıması esnasında meydana geldiği ispatlanamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyet tazminatı talebi → ret
İddia: Davalı ... A.Ş. vekili, davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davacının icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatının şartları oluşmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Taşıma sözleşmesinde öngörülen hasar bildirim/tespit prosedürünün işletilmemesi ve emtianın çekincesiz teslimi halinde, hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin ispat külfetinin davacı sigortacıda olduğu ve bu ispatın sağlanamadığı hallerde rücu talebinin reddedileceği yönünde bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet↗ rücuen tazminat↗ itirazın iptali↗ taşıyıcı sorumluluğu↗ hasar tespit tutanağı↗ ispat yükü↗ kötüniyet tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/808
KARAR NO 2023/1989
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/11/2020
NUMARASI 2015/662 Esas 2020/628 Karar
BİRLEŞEN DOSYA İstanbul Anadolu 3.ATM'nin 2016/191 Esas sayılı dosyası
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA İtirazın İptali
Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davacı ve davalı ... Taş. ve Loj. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... Paz A.Ş. tarafından muhtelif bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının davalı taşıyıcı ... Taş. ve Loj. A.Ş. sorumluluğunda karayolu ile taşınması sırasında hasarlandığını, bu nedenle müvekkili tarafından dava dışı sigortalısına ödenen 4.662,63-TL hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden, 13.473,23-TL hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı taşıyıcı şirket ile onun sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş. Aleyhine başlatılan icra takibine davalı borçlular tarafından itiraz edildiğini, hasar nedeniyle müvekkilinin sigortalısına hasar tazminatı ödeyerek sigortalısının haklarına halef olduğunu, %20 poliçe marjı hariç tutulmak suretiyle hasar tazminatı olarak ödenen bedel için rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek asıl davada İst.
Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı, birleşen davada İst.Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili;davacının sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere takibe konu tutarlar içinde davacının müşterisine yaptığı "poliçe marjı"şeklinde özel ödemenin de bulunduğunu,takibe itirazlarının haklı olduğunu, davacının eksik emtiaların ağırlık miktarlarını ispata yarayan herhangi bir delili dosyaya sunmadığı gibi bu konuda müvekkili şirkete ve diğer davalı ... A.Ş.'ye de herhangi bir belge iletmediğini, bir bilgilendirme yapmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sig.A.Ş. vekili; müvekkilinin davalı sigortalı lehine CMR (taşıyıcının yurtdışı sorumluluk) poliçesi düzenlemediğini, davalı taşıyıcı ile dava dışı ...
A.Ş. arasındaki sözleşmeye göre davalı taşıyıcının Türkiye sınırları içerisinde yedek parça dağıtım işini üstlendiğini, müvekkilinin yurt dışı taşıma poliçesi bulunmamakla birlikte davaya konu taşımanın da diğer davalı tarafından üstlenilmediğini, davacının hiçbir belge sunmadığını, hasar tespit tutanağının dahi bulunmadığını, hasarın diğer davalı tarafından yapılan taşıma sırasında meydana geldiğinin de ispatlanamadığını, 25/07/2014 tarihli nakliyat ekspertiz raporu uyarınca davacının rücu hakkı bulunmadığını belirterek, davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taşımaya konu emtiaların alıcısı olan bayilere ve servislere çekincesiz olarak teslim edildiği, teslim belgelerinde hasara ilişkin şerh bulunmadığı,hasar tutanaklarının emtiaların gönderildiği alıcısı nezdinde değil, daha sonra sigortalı ... tarafından kullanıllan davalı ...’ne ait depoda tanzim edildiği, hasar tespit tutanaklarında hasar ayrıntılarına ve hasarın ne zaman meydana geldiği konusunda bilgi bulunmadığı,hasarlı yedek parçaların teslimattan kaç gün sonra hasarlı olduklarının tespit edildiği yönünde somut delile ulaşılamadığı, davacı tarafça söz konusu emtianın ne şekilde ve hangi nedenle davalı ... A.Ş.’ne ait depoya götürüldüğü, sigortalı ile ... A.Ş. arasında taşıma sözleşmesi yanında depolama sözleşmesi de olup olmadığı hususlarına açıklık getirilmediği gibi teslim sırasında düzenlenen veya davalı taşıyanın hasarın taşıma esnasında meydana geldiği hususunda kabulünü içeren tutanak sunulmadığı, davalıların sorumluluğunun TTK'nın 882.maddesi ve CMR'nin 21.maddesi gereğince sınırlı sorumluluk olduğu, bu nedenle talep edilebilecek tazminatın hasarlı emtianın eksik brüt ağırlığının kg.
başına 8.33 SDR hesap birimini aşamayacağı, oysa bu konuda dosyada sunulan hiçbir belge olmadığı, bu sebeplerle davacı sigorta şirketinin sigortalısına poliçe teminatı kapsamında olmayan lütuf ödemesi yaptığı ve bu ödemeyi halefiyet hükümlerine dayanarak rücu talebine konu edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, davacının, kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından, davacı/alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin 7. maddesinde, davalı taşıyıcının sorumluluk kriterlerinin belirlendiğini, bu maddenin davalının sorumluluğunu genişleterek yükleme, taşıma ve boşaltma sırasında meydana gelen tüm ziya ve hasardan sorumlu olduğunu düzenlediğini, hasarlı emtiaların sözleşme hükmü gereği toplanarak davalının deposuna konulduğunu, dolayısıyla hasarın emtianın depoya alınmasından belli olup, davalının da hasarı bildiğini, bu durumun hasarın davalı taşıyan sorumluluğunda gerçekleştiğinin delili olduğunu, yine sözleşmede davalının sorumluluğunun malın uğradığı hasar kadar olduğunun kararlaştırıldığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ....A.Ş.
vekili; davalının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunu, ileri sürerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, nakliyat abonman blok sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın yurtiçi taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle, sigortalıya ödenen tazminatın taşıyıcı ve sigortacısı davalılardan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya..
gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, işin ifası için yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda; davacının sigortaladığı ... firmasına ait yedek parça emtiasının yurt içi taşıma işinin davalı ... tarafından üstlenildiği, diğer davalının ise taşıyıcı mali sorumluluk sigortacısı olduğu, Mart ve Eylül 2014 döneminde yapılan taşımalarda bir kısım emtianın hasara uğradığının eksper raporuyla tespiti üzerine, davacı tarafından sigortalıya ayrı ayrı 4.662,63-TL ve 13.473,23-TL hasar bedeli ödendiği anlaşılmaktadır.
Sigortalı ile davalı ... arasında akdedilen sözleşmenin 7. maddesinde; "...'nun yüklenen kolilerin sayısından ve iyi durumda olmalarından sorumlu olduğu, bu sorumluluğun ... mağazasında yük teslim formunun imzasından itibaren başlayacağı ve alıcılara teslime kadar devam edeceği, sayısını kontrol etme imkanı bulunması şartıyla ...'nun palet üzerinde bulunan koli sayısından sorumlu olduğu, alıcı tarafından gerektiği şekilde tespit edilen hasar meydana gelmesi halinde alıcının ...'a şikayette bulunacağı, bunun üzerine ...'un alıcı adına düzenlenen satış faturalarını esas alarak ilgili parçalar için tespit edilen zarar kadar alıcıyı tazmin edeceği, bu fatura ve tazminat talebinin, zararın ... tarafından kendisine tazminini isteyen ...'un tazminat talebi için kanıt teşkil edeceği, ...'nun sigorta şirketi tarafından ekspertiz amacıyla bayiler nezdindeki bütün hasarlı malları masrafı kendisine ait olmak üzere toplama hakkını saklı tutacağı" hususları düzenlenmiştir.
Eldeki davada davacı tarafça bir kısım hasar tespit tutanakları sunulmuş ise de; davacı tarafça sunulan sevk irsaliyelerine göre emtiadaki hasarların alıcılarına çekincesiz teslim edildiği, teslim esnasında hasar tutanağı düzenlenmediği, hasarın emtianın gönderildiği bayi ve servislerde değil, daha sonra sigortalı davalı taşıyıcı ...'ya ait depoda tespit edildiği ve hasar tespit tutanakları düzenlendiği, sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen prosedürün işletilmediği, hasarın ne şekilde meydana geldiğinin belli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça; hasarlı emtianın ne şekilde ve hangi nedenle davalı ...'ya ait depoya götürüldüğü hususlarına açıklık getirilmemiştir. Dolayısıyla emtianın alıcıya tesliminde düzenlenen veya davalının hasarın taşıma esnasında meydana geldiği hususunda kabulü içeren bir tutanak sunulmamış olup, bu durumda hasarın davalının taşıması esnasında meydana geldiğinin ispatlanamadığının kabulü gerekir.
Bu kapsamda emtiadaki hasarın davalı taşıyıcı sorumluluğunda gerçekleştiği hususu kanıtlanamadığından, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davacının icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatının şartları da oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı ve davalı ... A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacı ve davalı ... Taş. ve Loj.AŞ vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davada davacıdan alınması gereken 539,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 480,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl ve birleşen davada davalı ... AŞ'den alınması gereken 539,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 118,60-TL harcın mahsubu ile kalan 421,10-TL harcın asıl ve birleşen davada davalı ... Taş. ve Loj. AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ve davalı ... AŞ tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
21/12/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117610 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi