6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurulun yönetim kuruluna satış için yetki verilmesi TTK 408'e aykırı değildir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2093 E. 2024/1830 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)kaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Genel kurulun, önemli miktarda şirket mal varlığının satışı için yönetim kuruluna yalnızca satış işlemlerini başlatma ve yürütme görevini verip, satış bedelinin alt limitini (ekspertiz raporuyla belirlenecek rayiç değer) kendisi belirlediği hallerde, TTK 408/2-f kapsamındaki devredilemez yetkinin yönetim kuruluna devredildiği kabul edilemez; böyle bir karar TTK 408'e aykırılık oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

9 nolu genel kurul kararının TTK 408 uyarınca iptali → ret

İddia: Davalı vekili, taşınmaz satışına ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin dava açılmadan önce feshedildiğini, taşınmazın üçüncü kişiye satışının gerçekleşmediğini, TTK 408'in uygulanma koşullarının bulunmadığını ve iptal talebinde hukuki yarar olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: TTK 408/2-f uyarınca önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasındadır. Somut olayda taşınmaz davalı şirketin tek mal varlığı olup önemli miktarda mal varlığının satışı söz konusudur ve karar TTK 421'de öngörülen ağırlaştırılmış nisapla alınmıştır. Ancak alınan kararın içeriği itibariyle önceden genel kurul kararı olmaksızın yönetim tarafından imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin onanmasına ilişkin bir karar bulunmamaktadır. Genel kurul kararında yönetim kuruluna şirketin tek mal varlığının satışı için doğrudan bir yetki devri yapılmamış; SPK'ya kayıtlı bir değerleme şirketine yaptırılacak ekspertiz ile belirlenecek rayiç değerin altında olmamak koşuluyla satış işlemlerinin başlatılması ve satışın gerçekleştirilmesi konusunda yönetim kurulu görevlendirilmiştir. Satışta gözetilecek alt limitin (rayiç değer) genel kurul tarafından belirlenmiş olması nedeniyle yönetim kuruluna yetki devri yapıldığı kabul edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısmi kabul halinde davalı yararına vekalet ücreti takdiri → kabul

İddia: Davalı vekili, davanın pek çok karar yönünden reddedildiği halde davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini ileri sürerek bu hususun düzeltilmesini istemiştir.

Gerekçe: Dava sadece bir karar yönünden kabul edilip diğer kararlar bakımından reddedildiği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kurulun TTK 408/2-f kapsamındaki önemli mal varlığı satışı yetkisini yönetim kuruluna devretmiş sayılıp sayılmayacağının, kararın içeriğinde satış bedeli için alt limit (rayiç değer) belirlenip belirlenmediğine göre değerlendirilmesi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali genel kurulun devredilemez yetkileri önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı yönetim kuruluna yetki devri ağırlaştırılmış nisap gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 408/2-fTTK 421TTK 395TTK 396 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2093

KARAR NO 2024/1830

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/10/2020

NUMARASI 2019/257 Esas - 2020/465 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacıların %10,25 hissedarı olduğu davalı şirketin 26.12.2012 tarihinde 150.000-TL sermaye ile kurulan şirketin iki kez sermaye artırımı sonucunda 37.587.350-TL sermayeye ulaştığını 15.05.2013 tarihinde ... olarak bilinen taşınmazı satın alarak işletmeye başladıklarını, şirketin 31.01.2019 tarihli genel kuruluna davacıların davet edilmediğini, bu toplantının 2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısı olduğunu,toplantıda gündemin 3 nolu karar ile YK faaliyet raporları, 4 nolu karar ile bilanço ve gelir tablolarının kabul edildiğini, 5 nolu karar ile YK üyelerinin (..., ... ve ...) 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait faaliyetlerinden dolayı ibra edildiklerini, 8.

Nolu karar ile YK üyesi seçildiklerini,10 nolu karar ile TTK'nın 395 ve 396 maddeleri uyarınca izin verildiğini, 9 nolu karar ile davalı şirketin tek mal varlığı olan AVM’nin satışı için TTK'nın 408 uyarınca oy birliği ile YK’na yetki verildiğini,davacıların, 2015 yılı Kasım ayında yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, 12.06.2015 tarihli olağan genel kurulda 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ..., ... ve ...'in seçildiğini, YK Başkanı ...’e temsil için münferit yetki verildiğini, davacıların YK üyeliğinden ayrılmasından sonra,yönetimin çoğunluk hissedarlara geçtiğini, 30.06.2016 tarihinde yapılan erteleme toplantısında şirketin tek mal varlığı olan AVM’nin 20 milyon USD bedelle satışına karar verildiğini, davacılar tarafından 20.06.2016 tarihinde şirketin feshi için İstanbul 18.

ATM’nin 2016/691 esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddedildiğini, davalı tarafından bu dosyaya sunulan 10.02.2016 tarihli noter tanzimli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile genel kurul kararı olmadan ... PazLtd Şti unvanlı bir şirket ile AVM’nin satışına ilişkin sözleşme imzalandığının tespit edildiğini, ancak 30.06.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, bu sözleşme ile ilgili bir bilgi verilmediği gibi, GK kararına göre önce 20 milyon USD’ye çoğunluk pay sahiplerine aktarılması/ satılması, sonrasında ise sözleşme hükmüne göre 30 milyon USD’ye alıcıya (... Ltd. Şti.’ye) satışının mümkün hale geldiğini, genel kurula davet edilmedikleri için bu hususlarda GK’dan bilgi talep edemeyip, finansal tabloları inceleyemeyip, TTK'nin 420 maddede öngörülen haklarını kullanamadıklarını, ileri sürerek davalı şirketin 31.01.2019 günlü genel kurulda alınan kararların butlanın tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, 16 Ocak 2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde gündemin ilan edildiğini, pay sahiplerine usulüne uygun bildirim yapıldığını, bir an için çağrı usulüne riayet edilmediği düşünülse dahi, bu durumun kararın alınmasında etkili olduğunun ispatı egerektiğini, davacı tarafın paylarının alınacak kararlara etki etmeyeceğini,AVM satışı ile ilgili iddialarının İstanbul 18. ATM’nin 2016/691 esas numaralı dosyasında incelenerek reddedildiğini, AVM satışı gerçekleşmeyip Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin 10.02.2019 tarihinde satış olmaksızın sona ererek işletmesi ile birlikte 22.03.2019 tarihinde davalı tarafından devralındığını, teslim tesellüm tutanağını sunduklarını,İstanbul 1. ATM’nin 2019/257 esas sayılı dosyasında bilgi alma hakkını kullanma talebinde bulunduğunu, davanın derdest olduğunu, şirketin azınlık haklarını gözetmeksizin hiçbir tasarrufta bulunmadığını, genel kurul kararlarının iptali ve/veya butlanı için sebep olmadığını, davacının birbiri ardına davalar açtığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, toplantının 16.01.2019 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, pay sahiplerinin %90’ının katılımı karşısında çağrı usulsüzlüğünün genel kurul toplantısının iptali nedeni olmayacağı, 2016-2017-2018 yıllarına ait yönetim kurulu faaliyet raporları ile bilanço ve gelir tablolarının onaylanmasına ilişkin 3 ve 4 nolu karar ile; bilançoların tasdikine, 5 nolu karar ile ibraya, 7 nolu karar ile kar dağıtımı yapılmamasına, 8 nolu yönetim kurulu üyelerinin seçimi, 10 nolu kararın TTK'nın 395. ve 396. maddeleri uyarınca şirketle işlem yapma ve rekabet yasağına izin verilmesine ilişkin olup iptal ve butlan koşulları olmadığını; 9 nolu genel kurul kararının ise TTK'nin 408/f-2'ye göre genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında "Önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışı" olup bu durumda satışın TTK'nın 408.

madde hükmünün kapsamına girmesi nedeni ile alınan kararın TTK md. 408 hükmüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 31/01/2019 tarihli 2016-2017-2018 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 9 nolu kararın iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, müvekkili şirketin maliki bulunduğu İstanbul- Bahçeşehir'de bulunan AVM’nin, 30.06.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ve 10.02.2016 tarihinde tanzim edilen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca ... Pazarlama Ltd. Şti.'ye satışının gerçekleştirileceğini iddia etmiş ise de gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi işbu davanın açılmasına aylar önce 10.02.2019 tarihinde feshedildiğini, taşınmaz işletmesi ile birlikte 22.03.2019 tarihinde müvekkili şirket tarafından devralındığını, TTK'nın 408. maddesinin "önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışı" hali için öngörülmüş bir düzenleme olup olayda dava tarihinden önce iptal konusu yapılan satış vaadi sözleşmesi feshedilmiş ve taşınmazın üçüncü bir kişiye satışı gerçekleşmediğini, kararın iptalini talep etmekte hukuki yarar bulunmadığını, dava pek çok karar yönünden iptal isteği reddedildiğinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 31/01/2019 tarihli genel kurulda alınan 3, 4, 5, 7, 8, 9 ve 10 numaralı kararlarının butlanının tespiti ve/veya iptali istemine ilişkin olup mahkemece 9 nolu karar dışındakilerin iptal isteminin reddine karar verilerek bu kısımlar bakımından kesinleştiği anlaşılmakla, istinaf incelemesi 9 nolu karar bakımından yapılmıştır. Gündemin 9. maddesi "Şirketin maliki bulunduğu İstanbul Bahçeşehir ... ada ... parselde kain ... in uygun bir alıcı bulunarak SPK'ya kayıtlı bağımsız gayrimenkul değerleme şirketlerinden alınacak ekspertiz raporları doğrultusunda belirlenecek rayicin altında kalmamak üzere bir bedelle satılmasına devrine bu kapsamda çalışmaları yürütmek üzere yönetim kuruluna yetki verilmesine katılan hissedarların oy birliği ile karar verilmiştir." şeklindedir.

Dava dilekçesinde 9 snolu kararın iptali istemine ilişkin olarak davacı tarafça;

30. 05.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurulda gündemin 8. maddesi "TTK'nın 408 madde uyarınca taşınmazın satışına ilişkin karar alınması” olduğu, ertelenen toplantının 30.06.2016 tarihinde yapıldığı "taşınmazın 20 milyon USD bedelle satılmasına, yönetim kurulunca yapılan tüm işlerin onaylanmasına" karar verildiğini, müvekkilleri tarafından "20 milyon doların çok düşük olduğu, ekspertiz raporu alınması talebine rağmen, çoğunluk hissedar ve tek başına imza yetkilisi olan YK Başkanı ... tarafından "piyasa rayicine uygun olduğu" belirtildiği, sonradan öğrenildiği üzere AVM'nin satışı için sözleşme daha evvel yapılmış olmasına rağmen bu hususun gizlendiğini, çoğunluk hissedarların 30.06.2016 tarihinde satışa karar almış iselerde aslında 10.02.2016 tarihli sözleşme ile 30 milyon USD ne satışı için genel kurul kararı olmadan imzalandığının tespit edildiğini,anılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin akıbetinin ne olduğu, sözleşmede yazılı bedelin alıcıdan tahsil edilip edilmediği, genel kurula davet edilmedikleri için bu hususlarda GK'dan bilgi talep edememiş,daha önce 20 milyon USD'ye satışı için yetki verilen AVM'nin satışı için,31.01.2019 tarihli GK'de de aynı yönetim kuruluna yetki verildiğini, alınan bu kararın çoğunluk hissedarlarının azınlık olan müvekkillerin zararına aldıkları kararlar olduğundan iptali talep edilmiştir.

TTK nın 408/ 2-f Md uyarınca "Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı"nın genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında olduğu düzenlenmiştir. Elde ki dava da genel kurulda taşınmazın davalı şirketin tek mal varlığı olduğu önemli miktarda şirket varlığının satışının söz konusu olduğu ve önemli mal varlığının TTK'nin 421. maddesinde öngörülen ağırlaştırılmış nisap ile alındığı sabittir. Alınan karar içeriği ile şirketin önemli miktarda mal varlığının satışı yetkisinin yönetim kuruluna devir edilip edilmediği noktasında inceleme gerekmektedir.Davacılar, alınan karar ile akıbeti bilinmeyen 10.02.2016 tarihli dava dışı alıcı şirket ile akdedilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile devir edileceği ileri sürülmekte ise de alınan bu karar içeriği itibariyle daha evvel genel kurul kararı alınmadan yönetim tarafından imzalanan gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin onanmasına ilişkin bir karar değildir.Genel kurul kararı içeriğinde yönetim kuruluna şirketin tek mal varlığı için yetki devri yapılmamış,SPK ya kayıtlı bir gayrımenkul değerleme şirketine yaptırılacak ekspertiz ile belirlenecek rayiç değer altında olmamak koşuluyla satış işlemlerinin başlatılması ve satışı konusunda yönetim kurulu görevlendirilmiştir.

Satışda gözetilecek ekspertiz ile belirlenecek alt limit "rayiç değer"olarak genel kurul tarafından belirlenmekle yönetim kuruluna yetki devri yapıldığı kabul kabul edilemeyeceğinden 9 nolu karar bakımından iptal isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Verilen karara göre de; dava sadece bir karar yönünden kabul edildiği ,diğer kararlar bakımından reddedildiği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;Davalı şirket genel kurulu taşınmazın rayiç değer tespitinin yapılarak alıcı bulmak üzere çalışmalar yapmak üzere yönetim kurulunu görevlendirdiği halde genel kurul tarafından yönetim kuruluna yetki devri yapıldığının kabul edilemeyeceğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek alınan kararların iptali isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2020 Tarih 2019/257 Esas - 2020/465 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 427,60-TL harçtan davacılar tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL'nin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalı tarafından yapılan 88,30-TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nin 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117134 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/1189 E. 2025/5835 K. · Bozuldu

Şirketin tek mal varlığının satışı için yönetim kuruluna yetki verilmesi

Gerekçe özeti

Anonim şirketin tek mal varlığı olan taşınmazın satışı ve devri için yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin genel kurul kararı, TTK'nın 408. maddesinin ikinci fıkrasında genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında sayılan "önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışı" kapsamına girer ve devredilemez yetkinin yönetim kuruluna devri niteliğinde olduğundan anılan hükme aykırıdır; şirketin faaliyet konusunun gayrimenkul alım satımını kapsaması da bu sonucu değiştirmez.

Emsal değeri

Şirketin tek mal varlığının satışı/devri için yönetim kuruluna yetki verilmesinin TTK 408/2 kapsamındaki devredilemez yetkinin devri sayılacağı ve bu yönde alınan genel kurul kararının anılan hükme aykırı olacağı yönündeki bozma gerekçesi bakımından bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali butlan genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışı yönetim kuruluna yetki devri çağrı usulsüzlüğü ağırlaştırılmış nisap

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2025/1189 E.  ,  2025/5835 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/2093 Esas, 2024/1830Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/257 E., 2020/465 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların %10,25 hissedarı olduğu davalı şirketin 26.12.2012 tarihinde 150.000,00 TL sermaye ile kurulduğunu, iki kez sermaye artırımı sonucunda şirketin 37.587.350,00 TL sermayeye ulaştığını, 15.05.2013 tarihinde ... Alışveriş Merkezi (AVM) olarak bilinen taşınmazı satın alarak işletmeye başlandığını, davacıların 2015 yılı Kasım ayında yönetim kurulu üyeliğinden istifası sonrası yönetimin çoğunluk hissedarlara geçtiğini, 30.06.2016 tarihinde yapılan erteleme toplantısında şirketin tek mal varlığı olan AVM’nin 20 milyon USD bedelle satışına karar verildiğini, davacılar tarafından 20.06.2016 tarihinde şirketin feshi için İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/691 E.

sayılı dosyası ile açılan davanın reddedildiğini, dava konusu 31.01.2019 tarihli genel kuruluna davacıların davet edilmediğini, bu toplantının 2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısı olduğunu, toplantıda gündemin 9 numaralı kararı ile davalı şirketin tek mal varlığı olan AVM’nin satışı için 6102 sayılı Tük Ticaret Kanun'un (TTK) 408. maddesi uyarınca oy birliği ile yönetim kuruluna yetki verildiğini, davalı tarafından bu dosyaya sunulan 10.02.2016 tarihli noter tanzimli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile genel kurul kararı olmadan .... Ltd. Şti. unvanlı bir şirket ile AVM’nin satışına ilişkin sözleşme imzalandığının tespit edildiğini, ancak 30.06.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında da, bu sözleşme ile ilgili bir bilgi verilmediği gibi genel kurul kararına göre önce 20 milyon USD’ye çoğunluk pay sahiplerine aktarılması/ satılması, sonrasında ise sözleşme hükmüne göre 30 milyon USD’ye alıcı ...

Paz. Ltd. Şti.’ye satışının mümkün hale geldiğini, genel kurula davet edilmedikleri için bu hususlarda genel kuruldan bilgi talep edilemediğini, finansal tabloların incelenemediğini, TTK’nın 420. maddesinde öngörülen haklarını kullanamadıklarını ileri sürerek davalı şirketin 31.01.2019 günlü genel kurulda alınan kararların butlanın tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu genel kurulun 16.01.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde gündeminin ilân edildiğini, pay sahiplerine usulüne uygun bildirim yapıldığını, bir an için çağrı usulüne riayet edilmediği düşünülse dahi, bu durumun kararın alınmasında etkili olduğunun ispatının gerektiğini, davacının paylarının alınacak kararlara etki etmeyeceğini, AVM satışı ile ilgili iddialarının İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/691 E. sayılı dosyasında incelenerek reddedildiğini, AVM satışı gerçekleşmediğini, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 10.02.2019 tarihinde satış olmaksızın sona ererek işletmesi ile birlikte 22.03.2019 tarihinde davalı tarafından devralındığını, teslim tesellüm tutanağını sunduklarını, bilgi alma hakkının kullanılmasına ilişkin davanın derdest olduğunu, şirketin azınlık haklarını gözetmeksizin hiçbir tasarrufta bulunmadığını, genel kurul kararlarının iptali ve/veya butlanı için sebep olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplantının 16.01.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilân edildiği, pay sahiplerinin %90’ının katılımı karşısında çağrı usulsüzlüğünün genel kurul toplantısının iptali nedeni olmayacağı, 2016, 2017, 2018 yıllarına ait yönetim kurulu faaliyet raporları ile bilanço ve gelir tablolarının onaylanmasına ilişkin 3 ve 4 no.lu karar ile bilançoların tasdikine, 5 no.lu karar ile ibraya, 7 no.lu karar ile kâr dağıtımı yapılmamasına karar verildiğini, 8 no.lu kararın yönetim kurulu üyelerinin seçimi, 10 no.lu kararın TTK’nın 395. ve 396. maddeleri uyarınca şirketle işlem yapma ve rekabet yasağına izin verilmesine ilişkin olduğu, iptal ve butlan koşullarının olmadığını, 9 no.lu genel kurul kararının ise TTK’nın 408/2 hükmüne göre genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasındaki “Önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışı”na ilişkin olduğu, bu durumda satışın TTK’nın 408.

maddesinin kapsamına girmesi nedeni ile kararın anılan hükmü aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 31.01.2019 tarihli 2016, 2017, 2018 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 9 no.lu kararın iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gündemin 9. maddesinin “Şirketin maliki bulunduğu İstanbul ... 607 ada 3 parselde kain ... AVM in uygun bir alıcı bulunarak SPK'ya kayıtlı bağımsız gayrimenkul değerleme şirketlerinden alınacak ekspertiz raporları doğrultusunda belirlenecek rayicin altında kalmamak üzere bir bedelle satılmasına devrine bu kapsamda çalışmaları yürütmek üzere yönetim kuruluna yetki verilmesine katılan hissedarların oy birliği ile karar verilmiştir.” şeklinde olduğu, TTK’nın 408/2 hükmü uyarınca önemli miktarda şirket varlığının toptan satışının genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında olduğunun düzenlendiği, taşınmazın davalı şirketin tek mal varlığı olduğu, önemli miktarda şirket varlığının satışına ilişkin bulunduğu, TTK’nın 421.

maddesinde öngörülen ağırlaştırılmış nisap ile alındığı, davacılar, alınan karar ile akıbeti bilinmeyen 10.02.2016 tarihli dava dışı alıcı şirket ile akdedilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile devir edileceği ileri sürülmekte ise de alınan bu karar içeriği itibariyle daha evvel genel kurul kararı alınmadan yönetim tarafından imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin onanmasına ilişkin bir karar olmadığı gibi genel kurul kararı içeriğinde yönetim kuruluna şirketin tek mal varlığı için yetki devri yapılmadığı, Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı bir gayrımenkul değerleme şirketine yaptırılacak ekspertiz ile belirlenecek rayiç değer altında olmamak koşuluyla satış işlemlerinin başlatılması ve satışı konusunda yönetim kurulunun görevlendirildiği, satışta gözetilecek ekspertiz ile belirlenecek alt limitin “rayiç değer” olarak genel kurul tarafından belirlenmekle yönetim kuruluna yetki devri yapıldığı kabul edilemeyeceğinden 9 no.lu karar bakımından iptal isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, davalı şirket genel kurulunca taşınmazın rayiç değer tespitinin yapılarak alıcı bulmak üzere çalışmalar yapmak üzere yönetim kurulunu görevlendirdiği halde genel kurul tarafından yönetim kuruluna yetki devri yapıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirketin 31.01.2019 tarihli genel kurulda alınan 3, 4, 5, 7, 8, 9 ve 10 numaralı kararlarının butlanının tespiti ve/veya iptali talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Davalı şirketin 31.01.2019 tarihli genel kurulda alınan uyuşmazlık konusu 9 numaralı kararının; “Şirketin maliki bulunduğu İstanbul Bahçeşehir 607 ada 3 parselde kain ... AVM in uygun bir alıcı bulunarak SPK'ya kayıtlı bağımsız gayrimenkul değerleme şirketlerinden alınacak ekspertiz raporları doğrultusunda belirlenecek rayicin altında kalmamak üzere bir bedelle satılmasına devrine bu kapsamda çalışmaları yürütmek üzere yönetim kuruluna yetki verilmesine katılan hissedarların oy birliği ile karar verilmiştir.” şeklinde olduğu, davacının dava dilekçesinde 9 numaralı kararın iptali istemine ilişkin olarak iddialarının Bölge Adliye Mahkemesince dar yorumlandığı, oysa ki alınan bu kararın taşınmazın satışına devrine ilişkin yönetim kuruluna yetki devri yapılmasını içerdiği, davalı şirketin faaliyet konusunun Türkiye'de alışveriş merkezi projeleri geliştirmek ve uygulamak, gayrimenkul almak, satmak ve ana sözleşmede yazılı diğer işlerin girdiği, davalı şirketin tek mal varlığının da ...

AVM olduğu, genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasında “Önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışı” şeklindeki düzenleme bulunduğu, bu durumda satışın TTK’nın 408. maddesi kapsamına girdiği, dolayısıyla alınan kararın mezkur hükme aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.