6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konteyner demurajının rücuen tahsili ve gönderilenin sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/649 E. 2024/299 K. ·

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Konteyner Demurajı Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup taraflar arasında anlaşma (taşıma sözleşmesi/konşimento hükmü) bulunmadıkça talep edilemez; ancak TTK 1203 uyarınca eşyanın teslimini isteyen gönderilen, navlun sözleşmesi veya konşimento hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlardan (konteynerin iadesi/demuraj dahil) sorumlu olur. Eşyayı CFR kaydıyla satın alıp fiilen teslim alan alıcı, taşıma ilişkisinde ismen taşıyıcı/gönderilen olarak gösterilmese de fiili davranışları (varış ihbarnamesi gönderme, pazarlığı yönetme, kısmi ödeme yapma) ile akdi taşıyıcı sıfatının ispatı mümkündür ve bu kişi fiili taşıyana ödenen demuraj bedelini gönderilenden rücuen talep edebilir. Demuraj tarifesi konşimentoda öngörülmüşse, bu tarifenin aşılmadığı ölçüde rayice göre hesaplama yapılması istenemez. Finansal kiralama sözleşmesi, sözleşmeye taraf olmayan üçüncü kişiyi (taşıyıcıyı) bağlamaz ve husumet ilişkisini değiştirmez. Takip öncesi temerrüde düşürülmeyen ve likit nitelikte olmayan tazminat kabilindeki demuraj alacağı için işlemiş faiz ve icra inkâr tazminatı talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Davacının akdi taşıyıcı sıfatıyla rücu hakkının bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, davacının ara konşimentolarda taşıyıcı veya gönderilen olarak yer almadığını, taşıma ilişkisinde tarafı olmadığını, bu nedenle demuraj bedelini rücu edemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı şirket alt taşıma nedeniyle düzenlenen ara konşimentolarda taşıyıcı olarak yer almamakta, sadece malların teslimatında başvurulacak kişi olarak gösterilmektedir; fiili taşıyan tarafından düzenlenen ana konşimentolarda ise alıcı olarak gösterilmiştir. Ancak davacının taşıma ilişkisinde yer aldığı, davalının cevap dilekçesinde ve fer'i müdahil finansal kiracı firmanın beyan dilekçesinde ifade edilmiştir. Bunun dışında varış ihbarnamesinin davacı tarafından davalıya gönderilmiş olması, demuraj ücreti ile ilgili pazarlık sürecinin davacı tarafından yönetilmiş olması ve e-posta yazışmalarından sonra davalı tarafından kısmi demuraj ödemesi yapılmış olması birlikte değerlendirildiğinde, davacının taşıma ilişkisinde akdi taşıyıcı olarak yer aldığı ve fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini davalıya rücu edebileceği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gönderilenin TTK 1203 kapsamında demuraj borcundan sorumluluğu → kabul

İddia: Davalı vekili, konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini, navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını, TTK 1203 uyarınca gönderilen sıfatıyla demuraj bedelinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş, öğretide hukuki niteliği tartışmalı bir müessesedir; talep edilebilmesi için taraflar arasında anlaşma bulunması gerekir, taşıma sözleşmesi veya konşimentoda hüküm yoksa taşıyan kural olarak demuraj talep edemez, ancak genel hükümlere göre ispat şartıyla zararını isteyebilir. TTK 1203 uyarınca eşyayı taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi eşyanın teslimini istediğinde navlun sözleşmesi veya konşimento hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçları (konteynerin iadesi yükümlülüğü dahil) yerine getirmekle yükümlü olur; teslimi talep etmezse bu yükümlülüğün muhatabı olmaz. Somut olayda davalının ... firmasından emtiayı CFR kaydı ile satın aldığı, CFR teslim türünde nakliyenin satıcı (taşıtan) tarafından üstlenildiği, alıcının (davalının) gönderilen konumunda olduğu, emtiaların davalı tarafından fiilen teslim alındığı ve konteynerlerin iade edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı, TTK 1203 kapsamında eşyanın teslimini istemiş ve teslim almış olduğundan, navlun sözleşmesi/konşimento hükümlerine göre üzerine düşen borçlardan (konteyner demurajı dahil) sorumlu tutulmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Demuraj süresinin ve tarifesinin hesaplanması → ret

İddia: Feri müdahil vekili, varış ihbarnamesinin tarihi ve serbest süre dikkate alınarak demurajın başlangıç tarihinin hatalı hesaplandığını, kullanılan üstü açık konteynerler için tarifede fiyat belirtilmediğini, demurajın rayice göre hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili de aynı yönde miktar itirazında bulunmuştur.

Gerekçe: Davacı tarafından 12/07/2016 tarihinde varış ihbarnamesi gönderilmiş, 7 günlük serbest süre 13/07/2016 tarihinde başlamış, bu sürenin bitmesiyle 20/07/2016 tarihinden itibaren demuraj işlemeye başlamıştır. Emtialar üstü açık (top over) konteynerlerle taşınmış olup, varış ihbarnamesinde sadece standart 20'lik ve 40'lık konteynerler için fiyat belirtilmiş, özel ekipmanlar için bu fiyatların geçerli olmadığı şerh düşülmüştür. Ancak fiili taşıyan tarafından düzenlenen konşimentolarda demuraj tarifesi yer almakta olup, üstü açık konteynerler için diğer konteynerlerin üç katı fiyat uygulanacağı açıkça gösterilmiştir. Buna göre demuraj ücretinin 8-14 gün arası 120-USD, 15-21 gün arası 240-USD, sonrasında 330-USD üzerinden hesaplanması gerekmekte olup, hükme esas bilirkişi raporunda bu birim fiyatlar esas alınmış ve konşimentodaki tarife aşılmamıştır; bu nedenle miktara ve rayice göre hesaplama yapılması gerektiği yönündeki istinaf nedenleri haklı görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Finansal kiralama sözleşmesinin davacıyı bağlayıp bağlamadığı ve husumet → ret

İddia: Davalı vekili, demuraj bedelinden finansal kiracı ... Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğunu, davanın bu firmaya karşı açılması gerektiğini, husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Finansal kiralama sözleşmesi davalı ile dava dışı finansal kiracı firma arasında geçerli olup, davacı bakımından bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu nedenle husumetin davalıya yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İşlemiş faiz ve icra inkâr tazminatı talebi → ret

İddia: Davacı vekili, e-posta yazışmaları nedeniyle fatura tarihlerinden itibaren işlemiş faiz talep edilmesi gerektiğini, alacağın likit olduğunu ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı, icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürmemiştir. Demuraj alacağı tazminat kabilinden olup likit nitelikte değildir. Bu nedenle davacı vekilinin reddedilen kısma ve icra inkâr tazminatına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda konşimentoda ismen taşıyıcı/gönderilen olarak gösterilmeyen bir tarafın, fiili davranışlarıyla (varış ihbarnamesi gönderme, demuraj pazarlığını yönetme, kısmi ödeme) akdi taşıyıcı sıfatının ispat edilebileceği ve gönderilenin TTK 1203 uyarınca demuraj borcundan sorumluluğunun teslim talebine bağlı olduğu yönündeki değerlendirmeler, konteyner demurajı uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konteyner demurajı gönderilen akdi taşıyıcı TTK 1203 CFR teslim şekli konşimento ara konşimento husumet temerrüt icra inkâr tazminatı likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1203TTK 917

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/649

KARAR NO 2024/299

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/02/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... AŞ'nin dava dışı bir firma ile yaptığı finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle yurtdışından alınacak emtianın taşınması ve zamanında ülkeye getirilmesini sağladığını, armatör ... A.Ş. tarafından 05/07/2016 tarihinde davalının gönderileni olduğu yüklerin Singapur Ancora Limanından DP Port Yarımca Limanına sorunsuz şekilde getirildiğini, ancak gönderilenden kaynaklanan teslim engeli ile karşılaşıldığını, davalıdan kaynaklı eksiklikler nedeniyle yüklerin süresinde çekilemediğini, bu nedenle armatöre ait konteynerlerin bekletilmesinden dolayı demuraj alacağı doğduğunu, armatör firmanın müvekkiline demuraj alacağını içeren fatura gönderdiğini, fatura bedelinin müvekkili tarafından 23/09/2016 tarihinde ödendiğini, demurajdan sorumlu olan davalı şirketin ise demuraj ücretini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle davacı tarafından armatör firmaya ödenen demuraj bedelinin davalıya rücu edilebilmesi için İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının icra takibine itirazının iptali ile 120.225,53-USD üzerinden icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili ile dava dışı kiracı ... Ltd. Şti arasında 18/05/2016 tarihli finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, davacının müvekkili şirket ile ... Ltd Şti arasında kurulan finansal kiralama sözleşmesinden haberdar olduğunu, sözleşmede kiracının nakliye, navlun, ardiye vb gider ve masraflardan sorumlu olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle talep edilen alacaktan dava dışı ... Ltd Şti'nin sorumlu olduğunu, davacının demuraj alacağını satıcı ile imzaladığı navlun sözleşmesine dayandırdığını, ancak müvekkilinin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını,demuraj bedelinin müvekkili şirketten tahsil edilebileceği düşünülse dahi davacı ile satıcı arasında akdolunan konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini,müvekkili şirketin gönderileni olmadığı konişmento hükümleri gereğince demuraj bedelinin TTK'nın 1203.

maddesine göre müvekkilinden istenemeyeceğini, davacı şirketin alt yüklenici ile konişmento düzenlerken piyasadaki demuraj tarifelerine uygun rayiçten demuraj tarifesi belirlemesi gerekirken fahiş olan tarifenin uygulanmasıyla oluşan demuraj bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın husumet yokluğu ve esastan reddi ile davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı ... Finansal Kiralama A.Ş'nin yurdışında bulunan ... firmasından satın aldığı emtiaların gemi ile Türkiye'ye taşındığı, fiili taşınmayı yapan ... firmasının düzenlediği master konişmentolarda gönderilen olarak davacı ... AŞ'nin yer aldığı, satım konusu mallarla ilgili olarak ... ve ... firmaları tarafından ara konişmentoların düzenlendiği, buna göre taşımanın iki ayrı navlun ilişkisi üzerinden gerçekleştiği, davacının alt taşıma nedeniyle düzenlenen konişmentolarda gönderilen olarak yer alması nedeniyle fiili taşıyan ... firmasına konteyner bekleme ücreti ödediği belirli olup davacının ödediği konteyner demurajını malın alıcısı ... AŞ 'ye rücu edebilmesi için akdi taşıyan ya da TTK'nın 917.

maddesinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerektiği, her ne kadar davacı ara konişmentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak yer almamış olsa da, davalının cevap dilekçesinde taşımayı davacının yaptığını kabul ettiği, bunun yanı sıra demuraj konusunda taraflar arasında karşılıklı olarak e-posta yoluyla yapılan yazışmalardan sonra davalının demuraj bedelinin bir kısmı 24.000-USD 'yi davacıya çek ile ödediği, bu hususlar ile taşımanın geneli birlikte değerlendirildiğinde davacının satım sözleşmesi ile malların taşınmasında alıcı-davalı... adına organizatörlük yaptığı, bu kapsamda fiili taşıyana ödediği demuraj ücretini davalıya rücu edebileceği, davalı vekili her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine göre konteyner demurajından finansal kiracı ...

Ltd. Şti'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, finansal kiralama sözleşmesine taraf olmadığından işbu sözleşmeye konulan hükmün davacıyı bağlamayacağı, davacının ticari defter kayıt bilgilerine göre fiili taşıyan ... firması tarafından davacı adına düzenlenen 19/08/2016 ve 24/08/2016 tarihli demuraj faturaları nedeniyle davacının bu şirkete toplam 143.325-USD tutarında ödeme yaptığı, bu nedenle davacının davalı şirkete yansıtabileceği demuraj bedelinin en fazla 143.325-USD olabileceği, ancak bilirkişi raporları ile hesaplanan demuraj bedeli 141.600-USD olduğundan rücu edilebilecek tutarın 141.600-USD'yi geçemeyeceği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının demuraj borcu için çekle 24.000-USD ödeme yapması nedeniyle bakiye demuraj ücreti alacağının 117.600-USD olduğu, işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de takip öncesi dönemde davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptaline, 117.600-USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazla talebin reddine,icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; demuraj alacağının hesabında 143.325-USD'nin dikkate alınması gerektiğini,e-posta yazışmaları ile davalı ile yapılan görüşmeler nedeniyle fatura tarihlerinden itibaren faiz işleyeceğinden işlemiş faiz alacağı talebi yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, alacak likit olduğu halde icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2- Davalı vekili; müvekkili şirketin finansal kiralayan olduğunu ve müvekkilinin finansal kiracı adına hareket ettiğini, müvekkili şirketin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını, söz konusu navlun sözleşmesinden dava dışı finansal kiracı ... Ltd. Şti. firmasının yararlandığını, müvekkili şirketin finansal kiracı şirketin talimatları ile hareket ettiğini, demuraj bedelinin yüksek tespit edildiğini, davacı şirket tarafından talep edilen yüksek tutarlı demuraj taleplerine karşı itiraz edildiğini ve indirim talep edildiğini, demuraj konusunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığından bahsedilmiş ise de yazışmalarda demuraj için dava dışı kiracı şirketin onayının beklendiğini ve kiracı şirketin talebi doğrultusunda itiraz edildiğini, müvekkilinin demuraj sorumluluğunu üstlendiğine dair hiç bir beyanının bulunmadığını, kaldı ki gönderilenin TTK m.1203 kapsamında kalemlerden sorumlu tutulabilmesi için navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağına yer verilmesi gerektiğini, konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini,hükmedilen demurajın tarifenin çok üzerinde olduğunu, TTK nın1203.

madde uyarınca müvekkilinden demuraj talep edilemeyeceğini, ilk iki bilirkişi raporlarında müvekkilinin gönderilen olmadığının açıkça belirtildiğini, son bilirkişi raporunun ihtimale dayalı olarak düzenlendiğini, davacının ödediği demuraj bedelini müvekkilinden talep hakkı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3- Feri müdahil vekili; bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, varış ihbarnamesinin 12/07/2016 tarihinde gönderildiğini, serbest sürenin de dikkate alınması ile demuraj ücretinin 20/07/2016 tarihte işlemeye başlayacağını, demuraj ücretinin hesabında hata yapıldığını,kullanılan konteynerin üstü açık olduğunu, bununla ilgili tarifede herhangi bir fiyat belirtilmediğini, demurajın rayice göre belirlenmesi gerektiğini demurajla ilgili dosyada hiç bir delil bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan konteyner demuraj alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Konteyner demurajı; TTK'da düzenlenmemiştir. Uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan öğretide hukuki niteliği tartışmalı olan, bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir anlaşma olması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez.

Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir.Ancak TTK'nın 1203. maddesinde "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir.Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir.

Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez. (Sami Aksoy, Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı,s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. Somut olayda; davalı ... AŞ'nin yurt dışından satın alarak finansal kiralama yoluyla dava dışı ... Ltd Şti'ne kiraladığı emtiaların gemi ile Yarımca Limanı'na getirilmesinden sonra konteynerlerin zamanında boşaltılıp teslim edilmemesinden dolayı armatör tarafından davacı adına düzenlenen demuraj faturasının davacı tarafından ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili talep edilmektedir.

Davalı ...AŞ'nin yurt dışında bulunan ... firmasından satın aldığı emtiaların gemi ile Türkiye'ye taşındığı, fiili taşımayı yapan ... firmasının düzenlediği konşimentolarda gönderilen olarak davacı... Taş A.Ş.'nin yer aldığı, bunun dışında ... ve ... firmaları tarafından ara konişmentoların düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket ara konşimentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak gösterilmemiştir. Sadece malların teslimatında başvurulacak kişi olarak gösterilmiştir. Fiili taşıyan tarafından düzenlenen ana konşimentolarda ise davacı alıcı olarak gösterilmiştir. Her ne kadar davacı şirket alt taşıma nedeniyle düzenlenen konişmentolarda taşıyıcı olarak yer almamakta ise de davacının taşıma ilişkisinde yer aldığı davalının cevap dilekçesinde ve fer'i müdahil finansal kiracı firma tarafından beyan dilekçesinde ifade edilmektedir.

Bunun dışında varış ihbarnamesi davalıya davacı tarafından gönderilmiş olup, demuraj ücreti ile ilgili pazarlık süreci de davacı tarafından yönetilmiştir. E-posta yazışmalarından sonra davalı tarafından kısmi olarak demuraj ödemesi de yapıldığı dikkate alındığında davacının taşıma ilişkisinde akdi taşıyıcı olarak yer aldığı, fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini davalıya rücu edebileceğinin kabulü gerekir. Diğer taraftan davalı ...A.Ş. ara konşimentolarda ihbar edilecek kişi olarak yer almakta ise de davalının ... firmasından emtiayı CFR kaydı ile satın aldığı anlaşılmaktadır. CFR teslim türünde nakliye satıcı tarafından üstlenildiğinden satıcı taşıtan, alıcı ise gönderilen konumundadır. Davacı firma tarafından 12/07/2016 tarihinde varış ihbarnamesi gönderilmiştir.

Emtiaların davalı tarafından teslim alındığı, 10 adet konteynerin 18/08/2016 tarihinde, 5 adet konteynerin 17/08/2016 tarihinde 4 adet konteynerin 19/08/2016 tarihinde iade edildiği, 7 günlük serbest sürenin 13/07/2016 tarihinde başladığı, 7 günlük sürenin bitmesi ile 20/07/2016 tarihinden itibaren demuraj işleyeceği açıktır. Davalı, demuraj tarifesinin bulunmadığını, bu nedenle rayice göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmektedir. Emtialar "top over" olarak tabir edilen üstü açık konteynerlerle taşınmıştır. Varış ihbarnamesinde sadece 20'lik ve 40'lık konteynerle ilgili fiyat belirtilmiş olup, üstü açık konteynerlerle ilgili fiyat belirtilmemiştir. Ancak bu fiyatların özel nitelikteki ekipmanlar için geçerli olmadığı hususunda ayrıca şerh düşülmüştür.

Fiili taşıyan tarafından düzenlenen konşimentolarda da demuraj tarifesi yer almakta olup üstü açık (top over) konteynerler için diğer tür konteynerlerin üç katı fiyat uygulanacağı açıkça gösterilmiştir. Bu durumda konşimentodaki tarifeye göre demuraj ücreti 8-14 gün arasında 120-USD, 15-21 gün arasında 240-USD, sonrasında ise 330-USD üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu birim fiyatlar üzerinden hesaplama yapılmış, tarife aşılmadığından davalı tarafın demuraj ücretinin miktarına ve rayice göre hesaplama yapılması gerektiğine yönelik istinaf nedenleri haklı görülmemiştir. Her ne kadar davalı tarafça demuraj bedelinden finansal kiracı ... Ltd Şti'nin sorumlu olduğu, davanın bu firmaya karşı açılması gerektiği ileri sürülmüş ise de finansal kiralama sözleşmesinin davalı ile dava dışı finansal kiracı firma arasında geçerli olması nedeniyle davacı bakımından bağlayıcılığı bulunmamaktadır.

Bu nedenle husumetin davalıya yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı icra takibinden evvel davalıya temerrüde düşürmemiştir. Demuraj alacağı; tazminat kabilinden olup likit nitelikte değildir. Hesaplamalar konşimentoda yazıl tarifelere dayalı olarak 141.600-USD olarak hesaplanmış olup davacıya daha önceden ödenen 24.000-USD'nin düşülmesi ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle talep edebileceği demuraj alacağı 117.600-USD kalmaktadır. Davacı vekilinin red edilen kısma ve icra inkar tazminatına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 23.989,71-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 6.055-TLnin mahsubu ile kalan 17.934,71-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

22/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116899 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2767 E. 2025/1106 K. · Onandı

Demurajın rücuu için taşıma zincirinde yer alma zorunluluğu

Gerekçe özeti

Fiili taşıyana ödenen konteyner bekleme (demuraj) ücretinin malın alıcısına rücu edilebilmesi için ödeyenin akdi taşıyan ya da TTK 917 anlamında taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerekir; ara konişmentoda taşıyıcı veya gönderilen görünmese de karşı tarafın kabulü, yazışmalar ve kısmi ödeme birlikte değerlendirilerek organizatörlük sıfatı kabul edilebilir. Finansal kiralama sözleşmesindeki masraf hükmü, sözleşmenin tarafı olmayan taşıyanı bağlamaz. Rücu edilebilecek tutar, fiili taşıyana ödenen bedeli ve bilirkişice hesaplanan demurajı aşamaz; yapılan kısmi ödeme mahsup edilir. Takip öncesi temerrüt ispatlanmadıkça işlemiş faiz istenemez, yargılamayla belirlenen alacak likit sayılmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilemez.

Emsal değeri

Demuraj bedelinin alıcıya rücuunda taşıma zincirinde yer alma ve organizatörlük ölçütü ile finansal kiralama sözleşmesindeki masraf hükmünün üçüncü kişiyi bağlamaması bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: demuraj konteyner bekleme ücreti akdi taşıyan fiili taşıyan taşıma işleri komisyoncusu master konişmento ara konişmento rücu itirazın iptali icra inkâr tazminatı likit alacak finansal kiralama

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/2767 E.  ,  2025/1106 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/649 Esas, 2024/299 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

SAYISI 2016/471 E., 2020/248 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının yurt dışından satın alarak finansal kiralama yoluyla dava dışı Dia Ahşap Ürünleri ...Ltd. Şti.'ne kiraladığı emtiaların gemi ile Yarımca Limanı'na getirilmesinden sonra konteynerlerin zamanında boşaltılıp teslim edilmemesinden dolayı armatör Tarros Denizcilik A.Ş. tarafından davacı adına düzenlenen demuraj faturasının müvekkili tarafından 23.09.2016 tarihinde ödendiğini, demurajdan sorumlu olan davalı şirketin ise demuraj ücretini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle davacı tarafından armatör firmaya ödenen demuraj bedelinin davalıya rücu edilebilmesi için icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile 120.225,53 USD üzerinden icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı kiracı Dia Ahşap Ürünleri ...Ltd. Şti. arasında 18.05.2016 tarihli finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, davacının bu finansal kiralama sözleşmesinden haberdar olduğunu, sözleşmede kiracının nakliye, navlun, ardiye ve bunun gibi gider ve masraflardan sorumlu olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle talep edilen alacaktan dava dışı Dia Ahşap Ürünleri ...Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğunu, davacının demuraj alacağını satıcı ile imzaladığı navlun sözleşmesine dayandırdığını, ancak müvekkilinin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını,demuraj bedelinin müvekkili şirketten tahsil edilebileceği düşünülse dahi davacı ile satıcı arasında akdolunan konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini,müvekkili şirketin gönderileni olmadığı konişmento hükümleri gereğince demuraj bedelinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 1203.maddesine göre müvekkilinden istenemeyeceğini, davacı şirketin alt yüklenici ile konişmento düzenlerken piyasadaki demuraj tarifelerine uygun rayiçten demuraj tarifesi belirlemesi gerekirken fahiş olan tarifenin uygulanmasıyla oluşan demuraj bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yurdışında bulunan firmasından satın aldığı emtiaların gemi ile Türkiye' ye taşındığı, fiili taşımayı yapan "Tarros" firmasının düzenlediği master konişmentolarda gönderilen olarak davacı ....'nin yer aldığı, satım konusu mallarla ilgili olarak ve firmaları tarafından ara konişmentoların düzenlendiği, buna göre taşımanın iki ayrı navlun ilişkisi üzerinden gerçekleştiği, davacının alt taşıma nedeniyle düzenlenen konişmentolarda gönderilen olarak yeralması nedeniyle fiili taşıyan "Tarros" firmasına konteyner bekleme ücreti ödediği belirli olup davacının ödediği konteyner demurajını malın alıcısı Yapı Kredi Finansal AŞ 'ye rücu edebilmesi için akdi taşıyan ya da 6102 sayılı TTK'nın 917.maddesinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerektiği, davacı her ne kadar ara konişmentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak yer almamış olsa da, davalı vekili cevap dilekçesinde taşımayı davacının yaptığını kabul etmiş olmasının yanısıra demuraj konusunda taraflar arasında karşılıklı olarak e-posta yoluyla yapılan yazışmalardan sonra davalının demuraj bedelinin bir kısmını yani 24.000,00 USD 'yi davacıya çek ile ödediğinin davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olduğu, saptanan bütün bu hususlar ile taşımanın geneli birlikte değerlendirildiğinde davacının satım sözleşmesi ile malların taşınmasında alıcı-davalı Yapı Kredi Finansal adına organizatörlük yaptığı, bu kapsamda fiili taşıyana ödediği demuraj ücretini davalıya rücu edebileceği, davalı vekili her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine göre konteyner demurajından finansal kiracı Dia Ahşap Ürünleri Ltd.

Şti.'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, davacı finansal kiralama sözleşmesine taraf olmadığından işbu sözleşmeye konulan hükmün davacıyı bağlamayacağı, davacının ticari defter kayıt bilgilerine göre fiili taşıyan Tarros firması tarafından davacı adına düzenlenen 19.08.2016 ve 24.08.2016 tarihli demuraj faturaları nedeniyle davacının bu şirkete toplam 143.325,00 USD tutarında ödeme yaptığı, bu nedenle davacının davalı şirkete yansıtabileceği demuraj bedelinin en fazla 143.325,00 USD olabileceği, ancak bilirkişi raporları ile hesaplanan konteyner bekleme ücreti yani demuraj bedeli 141.600,00 USD olduğundan rücu edilebilecek tutarın 141.600,00 USD'yi geçemeyeceği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının demuraj borcu için çekle 24.000,00 USD ödeme yaptığı anlaşıldığından bakiye demuraj ücreti alacağının 117.600,00 USD olduğu, davacı takip talepnamesinde işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de takip öncesi dönemde davalının temerrüde düşürüldüğünün dosya kapsamından anlaşılamadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 117.600,00 USD'nin icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yargılama neticesinde tespit edilen alacak likit kabul edilemeyeceğinden davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından davalının da kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair verilen kararında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ile fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan ve fiili taşıyana ödenen demuraj alacağının davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.