6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6710 E. 2025/4520 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senetle ispat kuralı senetle ispat yazılı delille ispat imza inkarı keşide tarihi el koyma sahtelik ispat yükü bono icra inkar tazminatı inkar tazminatı menfi tespit

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 778

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/47 E., 2021/112 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkillinin dava konusu alacaklısı davalı olan "600.000,000" bedelli yazılı senedi esasında dava dışı ...'a verdiğini, ...'un başka bir senet nedeniyle müvekkiline başlattığı takip nedeniyle Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/130 E. sayılı dosyasıyla borçlu olmadığına karar verildiğinden uhdesinde bulunan boş senedi davalıya verdiğini ve hakkı olmayan paranın tahsilini davalı aracılığıyla gerçekleştirmeye çalıştığını, boş olan imzalı borç senedi fotokopisinin ...'un işyerinde ele geçirildiğini, takibe konu senedin Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/478 E. sayılı dosyasında yürütülen davaya konu olması ve esasında senedin ...'a verildiği iddiasının arama ve el koyma kararıyla ispatlandığını ileri sürerek davalı tarafından aleyhine başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının senedin aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının senetle ispat kuralı gözetilerek yazılı delille ispatlanması gerektiğini, yine takibe konu bononun dava dışı ...'a verildiği ve dava dışı ...'un bonoda alacaklı gözüken davalıyı aracı kullanarak hakkı olmayan paranın tahsilini sağlamaya çalıştığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, bononun müvekkili ile davacı arasında borç para karşılığı düzenlendiğini ve müvekkiline ait olduğunu, davacı tarafın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik ve takip hukuku ile alakası olmayan iddialarını kabul etmediklerini, takibe konu bonodaki imzanın borçlu davacı tarafından inkar edilmediğini, bu nedenle de davacı tarafın imzası inkar edilmemiş takibe konu senetten dolayı yapmış oldukları senedin sahteliği yönündeki iddialarını da kabul etmediklerini savunarak davanın reddi ile davacı borçlunun alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu senedin, dava dışı ...'a verildiği, senedin boş kısımlarının sonradan doldurulduğu ve bedel kısmının da anlaşmaya aykırı doldurulduğu, bu hususun aramada ele geçen senet fotokopisi ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu anlaşıldığından, davacının davalıya eski parayla altı yüz milyon TL, yeni para ile altı yüz TL borçlu olduğu, takibe konan altı yüz bin TL'lik senet nedeniyle 599.400,00 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, icra takibi nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Davacı, dava konusu senedin kendisi tarafından imzalanarak adres ve "600.000.000" ibareleri dışındaki kısımlarını boş olarak davalıya verdiğini iddia etmiştir. Senet üzerindeki keşide tarihi 15.03.2017'dir. Her ne kadar dava konusu bononun rakam hanesinde 600.000.000 yazıyor ise de söz konusu bononun eski TL döneminde verildiğini ispat yükü davacı tarafta olup, davacı bu iddiasını yazılı delillerle ispat edememiştir. Zira senedin rakam kısmının salt 600.000.000 olması eski TL döneminde verildiğini ispata yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. madde hükmü yollamasıyla 676/1 hükmü gereğince bonoda rakamla yazı kısımlarının birbirinden farklı olması durumunda sahte olmadığı hallerde yazıya itibar edileceği düzenlenmiş olup, davalı da söz konusu bonoyu yazı ile yazıldığı şekliyle takibe koymuştur. Ayrıca açığa atılan imzanın anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının, senetle ispat kuralı gereği yazılı delillerle ispatlanması gerekmektedir. Davacı bononun anlaşmaya aykırı olduğu iddiasını da ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 23. madde

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3527 E. 2017/5672 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/6710 E.  ,  2025/4520 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1354 Esas, 2024/672 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/47 E., 2021/112 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkillinin dava konusu alacaklısı davalı olan "600.000,000" bedelli yazılı senedi esasında dava dışı ...'a verdiğini, ...'un başka bir senet nedeniyle müvekkiline başlattığı takip nedeniyle Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/130 E. sayılı dosyasıyla borçlu olmadığına karar verildiğinden uhdesinde bulunan boş senedi davalıya verdiğini ve hakkı olmayan paranın tahsilini davalı aracılığıyla gerçekleştirmeye çalıştığını, boş olan imzalı borç senedi fotokopisinin ...'un işyerinde ele geçirildiğini, takibe konu senedin Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/478 E. sayılı dosyasında yürütülen davaya konu olması ve esasında senedin ...'a verildiği iddiasının arama ve el koyma kararıyla ispatlandığını ileri sürerek davalı tarafından aleyhine başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının senedin aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının senetle ispat kuralı gözetilerek yazılı delille ispatlanması gerektiğini, yine takibe konu bononun dava dışı ...'a verildiği ve dava dışı ...'un bonoda alacaklı gözüken davalıyı aracı kullanarak hakkı olmayan paranın tahsilini sağlamaya çalıştığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, bononun müvekkili ile davacı arasında borç para karşılığı düzenlendiğini ve müvekkiline ait olduğunu, davacı tarafın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik ve takip hukuku ile alakası olmayan iddialarını kabul etmediklerini, takibe konu bonodaki imzanın borçlu davacı tarafından inkar edilmediğini, bu nedenle de davacı tarafın imzası inkar edilmemiş takibe konu senetten dolayı yapmış oldukları senedin sahteliği yönündeki iddialarını da kabul etmediklerini savunarak davanın reddi ile davacı borçlunun alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu senedin, dava dışı ...'a verildiği, senedin boş kısımlarının sonradan doldurulduğu ve bedel kısmının da anlaşmaya aykırı doldurulduğu, bu hususun aramada ele geçen senet fotokopisi ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu anlaşıldığından, davacının davalıya eski parayla altı yüz milyon TL, yeni para ile altı yüz TL borçlu olduğu, takibe konan altı yüz bin TL'lik senet nedeniyle 599.400,00 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, icra takibi nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Davacı, dava konusu senedin kendisi tarafından imzalanarak adres ve "600.000.000" ibareleri dışındaki kısımlarını boş olarak davalıya verdiğini iddia etmiştir. Senet üzerindeki keşide tarihi 15.03.2017'dir. Her ne kadar dava konusu bononun rakam hanesinde 600.000.000 yazıyor ise de söz konusu bononun eski TL döneminde verildiğini ispat yükü davacı tarafta olup, davacı bu iddiasını yazılı delillerle ispat edememiştir. Zira senedin rakam kısmının salt 600.000.000 olması eski TL döneminde verildiğini ispata yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. madde hükmü yollamasıyla 676/1 hükmü gereğince bonoda rakamla yazı kısımlarının birbirinden farklı olması durumunda sahte olmadığı hallerde yazıya itibar edileceği düzenlenmiş olup, davalı da söz konusu bonoyu yazı ile yazıldığı şekliyle takibe koymuştur.

Ayrıca açığa atılan imzanın anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının, senetle ispat kuralı gereği yazılı delillerle ispatlanması gerekmektedir. Davacı bononun anlaşmaya aykırı olduğu iddiasını da ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1167449000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.