Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5754 E. 2025/4055 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz süreli sözleşme↗ üretim sırları↗ müşteri çevresi↗ haksız şart↗ rekabet yasağı↗ istifa↗ pasif husumet yokluğu↗ şirket zararı↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ geçersizlik↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1248 E., 2020/480 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın, müvekkilinin araştırma-geliştirme (AR-GE) merkezinde ileri teknoloji ve inovasyon şefi olarak çalışmakta iken istifa ederek davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalı ...'ın iş sözleşmesine göre 2 yıl süre ile rekabet etmeme borcu altına girdiğini, davalının iş yerindeki pozisyonu gereği müvekkili şirketin üretim sırları ve yaptığı işler hakkında bilgi sahibi olduğunu, davalının bu bilgileri ve ticari sırları aynı sektörde aynı işi aynı ana sanayi şirketlerine yapan diğer davalı şirket lehine kullandığını, bu eylemin davalı ... yönünden rekabet yasağını ihlal, davalı şirket yönünden ise haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek oluşan zararlarının tazmini ve cezai şart alacağına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...San. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, haksız rekabet koşulların bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ürün analiz ve doğrulamalarını yaptığını, müvekkilin yaptığı iş sebebiyle davacı şirketin müşteri çevresi, üretim veya ticari sırları gibi davacı şirketi zarara uğratabilecek herhangi bir bilgiye sahip olmadığını, sözleşmede belirtilen rekabet yasağı kuralının geçersiz ve haksız şart niteliği taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı şirketlerin benzer sektörde faaliyet göstermesine karşın, davalı gerçek kişinin yaptığı işin kapsamı gereği davacı şirket ile davalı ... arasında imzalanan 02.01.2014 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 17. maddesinde düzenlenen rekabet yasağının ihlal edilmediği, davacı tarafın, davalıların haksız rekabet koşullarına aykırı hareket ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... yönünden; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan rekabetin önlenmesi ve cezai şart alacağının tahsili; davalı şirket yönünden ise; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı şirket ile davalı işçi ... arasında imzalanan ve imzası davalı yanca inkar edilmeyen "..." başlıklı belge uyarınca, davalı ..., teknolojik ürünleri analiz uzmanı ünvanı ile ileri tekneloji ve inovasyon şefi olarak davacı işyerinde çalışmaya başlamıştır. Sözleşmenin devamında davalı işçinin ana sorumluluk alanları tek tek sayılmıştır. Davalı işçinin AR-GE stratejik hedeflerine uygun, yeni ürünlerin araştırılarak raporlanması ve ilişkili projelerin yürütülmesi aşamalarında görevli olduğu anlaşılmakta olup bu durumda davalı ... nitelikli işçi pozisyonundadır. Mahkemece davalı ...'in vasıfsız işçi gibi değerlendirilerek, yaptığı iş kapsamı nedeni ile rekabet yasağını ihlal etmediği yönündeki değerlendirmesi hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin davalı şirkete yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2023 E. 2021/2136 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · pasif husumet yokluğu · cezai şart · oy yasağı · pasif husumet · husumet yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın, müvekkilinin araştırma-geliştirme (AR-GE) merkezinde ileri teknoloji ve inovasyon şefi olarak çalışmakta iken «istifa» ederek davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalı ...'ın iş sözleşmesine göre 2 yıl süre ile rekabet etmeme borcu altına girdiğini, davalının iş yerindeki pozisyonu gereği müvekkili şirketin «üretim sırları» ve yaptığı işler hakkında bilgi sahibi olduğunu, davalının bu bilgileri ve ticari sırları aynı sektörde aynı işi aynı ana sanayi şirketlerine yapan diğer davalı şirket lehine kullandığını, bu eylemin davalı ... yönünden «rekabet yasağını» ihlal, davalı şirket yönünden ise «haksız rekabet» niteliğinde olduğunu ileri sürerek oluşan zararlarının tazmini ve «cezai şart» alacağına hükmedilmesini talep etmiştir.
A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi gerektiğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, «haksız rekabet» koşulların bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ürün analiz ve doğrulamalarını yaptığını, müvekkilin yaptığı iş sebebiyle davacı şirketin «müşteri çevresi», üretim veya ticari sırları gibi davacı «şirketi zarara» uğratabilecek herhangi bir bilgiye sahip olmadığını, sözleşmede belirtilen «rekabet yasağı» kuralının «geçersiz» ve «haksız şart» niteliği taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 9. maddesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersiz» olduğu, bu nedenle «geçersiz sözleşmeyle» öngörülen «cezai şartın» talep edilemeyeceği, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle davalı şirkete «husumet» yöneltilmeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» bahisle reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davalı işçinin davacı şirkette çalıştığı pozisyonun iş sırlarını, müşteri çevresini ve yapılan işleri öğrenmeye müsait olduğu, taraf şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdiği ve davalı işçinin davalı şirkette çalıştığı pozisyonun da önceki işiyle benzer olduğu, «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olabilmesi için somut bir zarar oluşmasına gerek olmayıp, zarar oluşması ihtimalinin dahi yeterli olduğu, yukarıda belirtilen hususlar gözetildiğinde zarar …
6098 sayılı TBK’nın 444/2. maddesi hükmüne göre, «rekabet yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · geçersiz sözleşme · tanıma · hizmet sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, öncelikle davalının çalıştığı dönemlere ilişkin görev «tanımı» ve organizasyon şemasının dosyaya kazandırılması ve bu suretle dijital pazarlama uzmanı pozisyonunda çalışan bir kimsenin şirket bünyesinde hangi işleri yaptığının belirlenmesi, akabinde ise gerekirse «bilirkişi incelemesi» de yaptırılarak hizmet ilişkisinin işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlayıp sağlamadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 9. maddesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersiz» olduğu, bu nedenle «geçersiz sözleşmeyle» öngörülen «cezai şartın» talep edilemeyeceği, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle davalı şirkete «husumet» yöneltilmeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
2-) Dava, davalı işçinin «hizmet sözleşmesindeki» «rekabet yasağı» «kaydına» aykırı davrandığı iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesince, davalı işçinin davacı şirkette çalıştığı pozisyonun müşterileri «tanıma», iş sırlarına vakıf olma ve yapılan işlerle ilgili bilgi edinme imkanı sağlamaya elverişli olduğundan bahisle «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olduğu sonucuna ulaşılmışsa da bu hususta yapılan incelemenin yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.
-
Düzeltilerek karar verilirken hükmün tamamının yeniden kurulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2306 E. 2019/3876 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · müşteri çevresi
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın, müvekkilinin araştırma-geliştirme (AR-GE) merkezinde ileri teknoloji ve inovasyon şefi olarak çalışmakta iken «istifa» ederek davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalı ...'ın iş sözleşmesine göre 2 yıl süre ile rekabet etmeme borcu altına girdiğini, davalının iş yerindeki pozisyonu gereği müvekkili şirketin «üretim sırları» ve yaptığı işler hakkında bilgi sahibi olduğunu, davalının bu bilgileri ve ticari sırları aynı sektörde aynı işi aynı ana sanayi şirketlerine yapan diğer davalı şirket lehine kullandığını, bu eylemin davalı ... yönünden «rekabet yasağını» ihlal, davalı şirket yönünden ise «haksız rekabet» niteliğinde olduğunu ileri sürerek oluşan zararlarının tazmini ve «cezai şart» alacağına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ürün analiz ve doğrulamalarını yaptığını, müvekkilin yaptığı iş sebebiyle davacı şirketin «müşteri çevresi», üretim veya ticari sırları gibi davacı «şirketi zarara» uğratabilecek herhangi bir bilgiye sahip olmadığını, sözleşmede belirtilen «rekabet yasağı» kuralının «geçersiz» ve «haksız şart» niteliği taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ... yönünden; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan rekabetin önlenmesi ve «cezai şart» alacağının tahsili; davalı şirket yönünden ise; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 ve devamı maddelerinde düzenlenen «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmedeki görev «tanımına» göre davalının, kendisine iş yerindeki uzmanlardan gelen bilgiye göre hareket ettiği, görevinin, karışımların doğru hazırlandığını, üretim esnasında arıza olup olmadığını, üretilen ürünlerin kendisine verilen talimatlara göre paketlenip paketlenmediğini kontrol etmek ve makinelerin temizliğini yapmak ile herhangi bir sıkıntı halinde ilgili uzman kişiye haber vermekten ibaret olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan iş gerekliliklerini gösterir belgede söz konusu işi yapacak kişinin, teknik lise mezunu olması şartının arandığı, davalının ise ilkokul mezunu olduğu, gerek iş yerindeki pozisyonunun gerekse de eğitiminin davacı şirkette çalıştığı sırada işverenin «üretim sırlarını» öğrenmesini mümkün kılmadığı, taraflar arasındaki «rekabet etmeme yasağının» yer bakımından Marmara ve Ege Bölgeleri ile süre bakımından ise 2 yılla sınırlandırıldığı, işin türü bakımından ise herhangi bir sınırlama öngörülmediği, «coğrafi sınırlama» ve süre bakımından getirilen sınırlama ile «rekabet yasağına» tabi olan işin türü bakımından bir sınırlama getirilmemesi birlikte değerlendirildiğinde, rekabet sözleşmesinin davalı işçinin ekonomik geleceğini ortadan kaldıracağı, anayasal «çalışma hürriyetine» aykırılık teşkil edeceği, bu nedenle taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-) Kabule göre de, dava, davalı işçinin, rekabet etmeme sözleşmesine aykırı davrandığı iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince davalının, iş yerindeki pozisyonu ve eğitimi itibariyle davacının «üretim sırlarına» nüfuz etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin bu yönü hedefleyen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
… k, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 4. maddesine göre somut olaya uygulanması gereken TBK’nın 444/2 maddesi, “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak niteli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt
Benzer bu karardaAksi hal, aynı dosyada «infazı» kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK 297.maddesin aykırı olarak «infazda tereddüte» sebebiyet verilebilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5754 E. , 2025/4055 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1434 Esas, 2024/1058 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1248 E., 2020/480 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın, müvekkilinin araştırma-geliştirme (AR-GE) merkezinde ileri teknoloji ve inovasyon şefi olarak çalışmakta iken istifa ederek davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalı ...'ın iş sözleşmesine göre 2 yıl süre ile rekabet etmeme borcu altına girdiğini, davalının iş yerindeki pozisyonu gereği müvekkili şirketin üretim sırları ve yaptığı işler hakkında bilgi sahibi olduğunu, davalının bu bilgileri ve ticari sırları aynı sektörde aynı işi aynı ana sanayi şirketlerine yapan diğer davalı şirket lehine kullandığını, bu eylemin davalı ... yönünden rekabet yasağını ihlal, davalı şirket yönünden ise haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek oluşan zararlarının tazmini ve cezai şart alacağına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...San. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, haksız rekabet koşulların bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ürün analiz ve doğrulamalarını yaptığını, müvekkilin yaptığı iş sebebiyle davacı şirketin müşteri çevresi, üretim veya ticari sırları gibi davacı şirketi zarara uğratabilecek herhangi bir bilgiye sahip olmadığını, sözleşmede belirtilen rekabet yasağı kuralının geçersiz ve haksız şart niteliği taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı şirketlerin benzer sektörde faaliyet göstermesine karşın, davalı gerçek kişinin yaptığı işin kapsamı gereği davacı şirket ile davalı ... arasında imzalanan 02.01.2014 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 17. maddesinde düzenlenen rekabet yasağının ihlal edilmediği, davacı tarafın, davalıların haksız rekabet koşullarına aykırı hareket ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... yönünden; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan rekabetin önlenmesi ve cezai şart alacağının tahsili; davalı şirket yönünden ise; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı şirket ile davalı işçi ... arasında imzalanan ve imzası davalı yanca inkar edilmeyen "..." başlıklı belge uyarınca, davalı ..., teknolojik ürünleri analiz uzmanı ünvanı ile ileri tekneloji ve inovasyon şefi olarak davacı işyerinde çalışmaya başlamıştır. Sözleşmenin devamında davalı işçinin ana sorumluluk alanları tek tek sayılmıştır. Davalı işçinin AR-GE stratejik hedeflerine uygun, yeni ürünlerin araştırılarak raporlanması ve ilişkili projelerin yürütülmesi aşamalarında görevli olduğu anlaşılmakta olup bu durumda davalı ... nitelikli işçi pozisyonundadır. Mahkemece davalı ...'in vasıfsız işçi gibi değerlendirilerek, yaptığı iş kapsamı nedeni ile rekabet yasağını ihlal etmediği yönündeki değerlendirmesi hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin davalı şirkete yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1165273500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz