Butlan sebepleri resen araştırılmalı; muhalefet şerhi aranmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3162 E. 2025/3128 K. · · İlk derece: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim şirket genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davada mahkeme butlan sebeplerinin varlığını resen araştırmak zorundadır; butlan hâlinde karara usulüne uygun muhalefet şerhi konulmamış olmasının önemi yoktur, dolayısıyla dava yalnızca muhalefet şerhi yokluğuna dayanılarak butlan incelenmeden reddedilemez. Sermaye artırımına ilişkin iptal/butlan incelemesinde ayrıca; kararın pay sahibinin vazgeçilmez haklarını ve rüçhan hakkını etkileyip etkilemediği, TTK'nın 456/1 maddesindeki nakdî bedellerin tamamen ödenmiş olması şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ve TTK'nın 456/4 maddesinin 353. maddeye yaptığı yollama uyarınca ticaret siciline tescil edilmiş sermaye artırımı kararı yönünden yokluk veya butlan kararı verilemeyeceği gözetilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Muhalefet şerhi yokluğu nedeniyle iptal davası reddedilirken butlan sebeplerinin resen araştırılması zorunluluğu → kabul
İddia: Davacı, önceki sermaye artırım bedelleri şirkete ödenmeden yeniden sermaye artırımına gidilmesinin mümkün olmadığını, alınan kararın pay oranını düşürmeye yönelik ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sermaye artırım kararına ilişkin iptal talebi, alınan karar ve oylama sonrasında davacının muhalefetini bildirmediği gerekçesiyle reddedilmiş ise de, butlan sebeplerinin varlığı resen araştırılmadan karar verilmesi doğru değildir; Dairenin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere mahkemece butlan hususunun resen gözetilmesi gerekir. Butlan hâlinde, karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi konulmamış olmasının da bir önemi bulunmamaktadır. Butlan hâlleri örnek verilmek suretiyle TTK'nın 447. maddesinde düzenlenmiş olup, pay sahibinin vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlayan veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, denetleme ve inceleme haklarını kanunun izin verdiği ölçü dışında sınırlandıran ve şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerini ihlal eden genel kurul kararları batıldır. Bu durumda mahkemece resen butlan sebeplerinin varlığı araştırılarak sermaye artırım kararı ile davacının vazgeçilmez nitelikteki haklarının ve rüçhan hakkının etkilenip etkilenmediği değerlendirilmeli; önceki tarihli genel kurulda alınan sermaye artırım kararının iptali istemiyle açılan derdest davanın hangi aşamada olduğu ve bu davada verilecek kararı etkileyip etkilemeyeceği saptanmalı; iç kaynaklardan yapılan artırım hariç payların nakdî bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermayenin artırılamayacağını, sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olmasının ise artırımı engellemeyeceğini öngören ve tüm sermaye artırımı türlerine uygulanan TTK'nın 456/1 maddesindeki şartların bulunup bulunmadığı belirlenmeli; aynı maddenin dördüncü fıkrasıyla yapılan yollama uyarınca, kuruluştaki sakatlıklar nedeniyle şirketin feshini düzenleyen TTK'nın 353. maddesi gereği ticaret siciline tescil edilen sermaye artırımı kararı yönünden yokluk ve butlan kararı verilemeyeceği hususu da gözetilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kurul kararının iptali davasında butlanın resen gözetilmesi ve butlan hâlinde muhalefet şerhi aranmaması ile tescil edilmiş sermaye artırımı kararı yönünden yokluk/butlan kararı verilemeyeceği yönünden bağlayıcı emsal değeri taşır; kararda Dairenin yerleşik içtihadına atıf yapılmıştır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Kararda aktarılan TTK 353/4 hükmüne göre, kuruluştaki sakatlıklar nedeniyle açılacak fesih davasının şirketin tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması şarttır; TTK 456/4 yollamasıyla bu hüküm tüm sermaye artırımı türlerine kıyas yoluyla uygulanır.
- Dava şartı
- genel kurul kararının iptali davasında TTK 446/1-(a) uyarınca karara muhalif kalma koşulu (butlan iddiası bakımından aranmaz)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ butlan↗ resen gözetme↗ muhalefet şerhi↗ sermaye artırımı↗ rüçhan hakkı↗ vazgeçilmez haklar↗ tescilin butlana etkisi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali | 2, 3, 4, 5, 6 no'lu ortaklar kurulu kararlarının iptalini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6913 E. 2025/593 K.
Ortak:rüçhan hakkı · butlan · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece resen «butlan» sebeplerinin varlığı araştırılarak «sermaye artırım» kararı ile davacının vazgeçilmez nitelikteki haklarının ve «rüçhan hakkının» etkilenip etkilenmediğinin değerlendirilmesi, İstanbul 19.
… geçerli bir sebep olmadan hissedar ...'ın kararıyla şirketten uzaklaştırıldığını, şirkete girişine izin verilmediğini, 07.10.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait «olağan genel kurul» toplantısında şirketteki ortaklık «payının» düşürülmesi amacıyla şirketin sermayesinin artırılarak 350.000.000,00 TL'ye çıkarıldığını, önceki nakdi «sermaye artırım» bedelleri şirkete ödenmediği halde sermaye artırım kararı bahanesiyle mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini, alınan sermaye artırım kararının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu ileri sürerek «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «sermaye artırımına» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «ortaklar kurulu» kararında sadece sermayenin artırılması kararı ile yetinilmediği, artırılmasına karar verilen sermaye miktarının tamamının davacı dışındaki diğer ortaklar tarafından aynı toplantıda «taahhüt» edildiği, alınan karar sonucunda davacının şirketteki ortaklık «payının» %25'ten %1'e indirildiği, her ortağın «esas sermaye payı» oranında, sermayenin artırılmasına katılma hakkına sahip olduğu, davacıya sözkonusu toplantıda rüçhan haklarının da kullandırılacağını bildiren usulüne uygun bir «tebligat» yapılmadığı, davacının olmadığı bir toplantıda «sermaye artırımının» dışında «rüçhan hakkını» da etkileyecek nitelikte karar alınmış olmasının yasanın tanıdığı hakkı ortadan kaldırıcı nitelikte olduğu, bu durumda 3 aylık «hak düşürücü süre» sınırlı olunamayacağı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 07.01.2016 tarihli ortaklar kurulu kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe 6102 sayılı Kanun'un 456. maddesinin dördüncü fıkrası, "353. ve 354. maddeler ile 355. maddenin birinci fıkrası tüm «sermaye artırımı» türlerine kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesini, 353. maddesi ise, "(1)Anonim şirketin «butlanına» veya yokluğuna karar verilemez.
… ve 2022/7095 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun'un 456. maddesinin dördüncü fıkrası atfıyla 353. maddesi uyarınca «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının tescilinden sonra bu karar ile ilgili «butlan» ya da «yokluk» kararı verilemeyeceği, ancak tescil tarihinden itibaren üç aylık yasal sürede açılması şartıyla iptal kararı verilebileceği gözetilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken sermaye artırımına ilişkin kararın «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sermaye payı · ortaklar kurulu kararının iptali · yoklukla malul karar · esas sözleşme · yokluk · şirketin feshi · şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili
Benzer bu karardaAncak, şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üzerine «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince «şirketin feshine» karar verilir.
… ve 2022/7095 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun'un 456. maddesinin dördüncü fıkrası atfıyla 353. maddesi uyarınca «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının tescilinden sonra bu karar ile ilgili «butlan» ya da «yokluk» kararı verilemeyeceği, ancak tescil tarihinden itibaren üç aylık yasal sürede açılması şartıyla iptal kararı verilebileceği gözetilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken sermaye artırımına ilişkin kararın «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Taraflar arasındaki «ortaklar kurulu kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «ortaklar kurulu» kararında sadece sermayenin artırılması kararı ile yetinilmediği, artırılmasına karar verilen sermaye miktarının tamamının davacı dışındaki diğer ortaklar tarafından aynı toplantıda «taahhüt» edildiği, alınan karar sonucunda davacının şirketteki ortaklık «payının» %25'ten %1'e indirildiği, her ortağın «esas sermaye payı» oranında, sermayenin artırılmasına katılma hakkına sahip olduğu, davacıya sözkonusu toplantıda rüçhan haklarının da kullandırılacağını bildiren usulüne uygun bir «tebligat» yapılmadığı, davacının olmadığı bir toplantıda «sermaye artırımının» dışında «rüçhan hakkını» da etkileyecek nitelikte karar alınmış olmasının yasanın tanıdığı hakkı ortadan kaldırıcı nitelikte olduğu, bu durumda 3 aylık «hak düşürücü süre» sınırlı olunamayacağı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 07.01.2016 tarihli ortaklar kurulu kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3162 E. , 2025/3128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/505 Esas, 2024/520 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/674 E., 2023/935 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü hazır bulunan davacı ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kuruluşundan 2020 yılının haziran ayına kadar yönetim kurulunda başkan veya üye sıfatıyla çalıştığını, 2020 Haziran ayında geçerli bir sebep olmadan hissedar ...'ın kararıyla şirketten uzaklaştırıldığını, şirkete girişine izin verilmediğini, 07.10.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında şirketteki ortaklık payının düşürülmesi amacıyla şirketin sermayesinin artırılarak 350.000.000,00 TL'ye çıkarıldığını, önceki nakdi sermaye artırım bedelleri şirkete ödenmediği halde sermaye artırım kararı bahanesiyle mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini, alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sermayesinin 07.10.2023 tarihli genel kurulda yapılmakta olan yatırıma bir kısım kaynak temini amacıyla 60.316.910,91 TL'sinin geçmiş yıl karlarından 99.183.089,09 TL'sinin sermaye taahhüdü yolu ile olmak üzere toplamda 159.500.000,00 TL artırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin söz konusu yatırımı gerçekleştirebilmesi amacıyla ortaklarından sermaye artışı yoluyla kaynak talep etmesinin hukuka mevzuata ve dürüstlük kuralına aykırı bir yönü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kararların alındığı genel kurul toplantı tutanağında sermaye artırımına ilişkin gündemin 9. maddesinin görüşülmesine geçildikten sonra davacı ...'ın söz alarak muhalif olduğu, olumsuz oy kullandığı ve iptal davası açacağını belirterek açıklamalarda bulunduğu, davacının açıklamalarından ve oylamadan önceki muhalefetinden sonra sermaye artırımına ilişkin gündem oylamaya sunularak karara bağlandığı, oylamadan sonra davacının alınan karara her hangi bir sözlü veya yazılı muhalefeti bulunmadığından kanunun aradığı 'alınan kararlara muhalif kalma' koşulunun yerine getirilmediği ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 446/1-(a) bendindeki dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul kararı alındıktan sonra davacı tarafından muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmadığı, ayrıca bu hususun yazılı olarak da bildirilmediği, iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan kararlara muhalif kalma koşulunun yerine getirilmediği, dava şartı yokluğunda davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, alınan karar ve oylama sonrasında davacının muhalefetini bildirmediği, iptal davası açılması koşullarının bu sebeple oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinde de davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Sermaye artırım kararına ilişkin iptal talebi yazılı gerekçelerle reddedilmiş ise de butlan sebeplerinin varlığı resen araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Zira Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere Mahkemece butlan hususunun resen gözetilmesi gerekmektedir. Butlan halinde, karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koyulmamasının da bir önemi bulunmamaktadır. Butlan halleri, örnek verilmek suretiyle TTK'nın 447. maddesinde düzenlenmiş olup bu hükme göre, pay sahibinin vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlayan veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, denetleme ve inceleme haklarını kanunun izin verdiği ölçü dışında sınırlandıran ve şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerini ihlal eden genel kurul kararları batıldır.
Davacı, dava dilekçesinde 24.12.2021 tarihli genel kurulda da sermaye artırım kararı alındığını ancak sermaye artırım bedelleri henüz ödenmeden yeniden sermaye artırımına gidilmesinin mümkün olmadığını da ileri sürmektedir. İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/44 E. sayılı dosyasında da söz konusu genel kurul kararının iptali istemiyle dava açılmıştır. TTK'nın 456/1 madde hükmüne göre; "iç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdî bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez." Aynı hükmün dördüncü fıkrası, TTK'nın "353 ve 354 üncü maddeleri ile 355 inci maddenin birinci fıkrası tüm sermaye artırımı türlerine kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesini, 353.
maddesi ise, "(1)Anonim şirketin butlanına veya yokluğuna karar verilemez. Ancak, şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince şirketin feshine karar verilir. Mahkeme davanın açıldığı tarihte gerekli önlemleri alır. (2) Eksikliklerin giderilebilmesi, esas sözleşmeye veya kanuna aykırı hususların düzeltilebilmesi için mahkeme süre verebilir. (3) Dava dilekçesine deliller ile gerekli bütün bilgiler eklenir.
Yargılama aşamasında delil sunulamayacağı gibi bir davanın beklenilmesi ve bilgi getirtmesi de mahkemeden istenemez. Ancak, somut olayın haklı göstermesi hâlinde, mahkeme, kesin süreye bağlayarak, davacının delil sunma ve bilgi getirtme istemini kabul edebilir. Dava, acele işlere ilişkin usule tâbîdir. (4) Davanın, şirketin tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması şarttır. (5) Davanın açıldığı ve kesinleşmiş olan mahkeme kararı, mahkemenin bildirimi üzerine, derhâl ve resen ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur. Ayrıca, yönetim kurulu, tescil ve ilanı yapılan hususu, (…) internet sitesine koyar." düzenlemesini içermektedir.
Bu durumda mahkemece resen butlan sebeplerinin varlığı araştırılarak sermaye artırım kararı ile davacının vazgeçilmez nitelikteki haklarının ve rüçhan hakkının etkilenip etkilenmediğinin değerlendirilmesi, İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/44 E. sayılı dosyasının hangi aşamada olduğu ve işbu davada verilecek kararı etkileyip etkilemeyeceği ve tüm sermaye arttırımlarına uygulanacak olan TTK'nın 456/1 maddesinde öngörülen şartların bulunup bulunmadığı, saptanıp, bu maddenin 4. fıkrası ile yapılan yollama uyarınca kuruluştaki sakatlıklar nedeniyle şirketin feshini düzenleyen 353. maddesi gereği ticaret siciline tescil edilen sermaye arttırımı kararı yönünden yokluk ve butlan kararının verilemeyeceği hususu da gözetilerek yukarıda belirtilen tespitler ışığında bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alının temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1163292100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz