6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Geçici tescil, tescil edilmemenin sonuçlarını gideren bir kurum değildir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5958 E. 2025/3797 K. · · İlk derece: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının tescili talebinin dayandığı ana sözleşme hükmü, kararın alındığı ve tescilinin istendiği tarihte yürürlükte ve geçerli ise ve o hükmün uygulanmayacağına dair bir karar yoksa, TTK'nın 32/4 hükmündeki geçici tescil koşulları gerçekleşmez. Geçici tescil, genel kurul kararının tescil edilmemesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmaya yarayan bir kurum değildir; bu sonuçlar ancak diğer hükümlerle giderilebilir.

Ele alınan sorunlar

Genel kurul kararının geçici tescili koşullarının bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı, sonucu bir mahkeme kararına bağlı olan durumlarda sicil müdürlüğünce geçici tescil yapılmasının zorunlu olduğunu, ana sözleşmenin ilgili maddesine yönelik açılan davanın kesinleşmesine kadar şirket iş ve işlemlerinin devamlılığı için genel kurul kararının geçici olarak tescil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ana sözleşmenin ilgili maddesinin batıl olduğunun tespiti istemiyle açılan dava, ana sözleşme değişikliğine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir genel kurul kararı bulunmadığı, mahkemenin genel kurul yerine geçerek doğrudan karar veremeyeceği ve ana sözleşme değişikliğinin genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Genel kurul kararının icra edildiği ve tescilinin talep edildiği tarihte şirket ana sözleşmesinin ilgili maddesi geçerli olup, maddenin uygulanmayacağı yönünde bir karar da bulunmamaktadır. Bu durumda TTK'nın 32/4 hükmündeki geçici tescil hâlleri mevcut değildir. Kaldı ki geçici tescil işlemi, genel kurul kararlarının tescil edilmemesinin sonuçlarını izale edecek bir müessese niteliği taşımaz; varsa o hususun sonuçları diğer hükümlerle giderilebilir. Bu nedenle geçici tescil talebinin kabul edilmemesi işlemi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

TTK 32/4 kapsamındaki geçici tescilin koşulları ve bu kurumun işlevinin sınırı (tescil edilmemenin sonuçlarını gidermeye yaramayacağı) yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçici tescil ticaret sicili müdürlüğü kararına itiraz genel kurul kararının tescili ana sözleşme hükmünün geçerliliği

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 32/46102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 34

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/5958 E.  ,  2025/3797 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/2458 Esas, 2024/1135 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/292 E., 2023/413 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.04.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısı kararlarının tescil ve ilanı için yaptığı başvurunun davalı tarafından iade edildiğini, bunun üzerine davacının yaptığı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 32/4 hükmüne göre geçici tescil talebinin de reddedildiğini, TTK’nın 32/4 hükmüne göre sonucu bir mahkeme kararına bağlı olan durumlarda sicil müdürlüğü tarafından geçici tescilin yapılmasının zorunluluk arz ettiğini, ret gerekçesinde belirtilen şirket ana sözleşmesinin 10. maddesinin düzeltilmesi için 11.04.2023 tarihinde Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/345 E. sayılı dosyasıyla şirketin iki ortağından biri tarafından dava açıldığını, belirtilen davada verilen kararın kesinleşmesine kadar şirket iş ve işlemlerinin devamlılığı için davaya konu genel kurul kararlarının geçici olarak tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek 03.04.2023 tarihli genel kurul kararının davalı ...

Sicil Müdürlüğü'nce geçici olarak tescili talebinin reddi kararının iptaline ve genel kurul kararının geçici tescili ile ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu başvurunun Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 34/2 hükmü uyarınca eksiklikler sebebiyle iade edildiğini, iade işleminin ret kararı niteliği taşımadığını, dava şartı yokluğundan itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesine göre genel kurul kararlarının oy birliğiyle alınması gerektiği halde davaya konu genel kurul toplantısında kararların çoğunlukla alındığını, söz konusu kararların yok hükmünde olduğunu, nisaba uygun olmayan kararların tescil edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK’nın 418. maddesine uygun toplantı ve karar yeter sayısının bulunmadığı veya ana sözleşmenin yasal düzenlemelere aykırı olarak, şirketi çalıştırılamayacak şeklinde düzenlendiği iddialarının varlığı halinde, hakimin ana sözleşmeye müdahale talebi hakkında bir dava varken o dava sonuçlanmadan, davacıya yaptığı geçici tescil başvurusunun davalı ... sicil müdürlüğü tarafından reddedilmeyip dava sonuna kadar geçici tescil yapılması gerektiği, alınan genel kurul kararının hükümsüzlüğü ve iptali yönünden alınan bir karar henüz bulunmadan, şirket ana sözleşmesine yönelik Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ve devam eden ana sözleşmeye hakimin müdahalesi davası devam ederken, şirketin yönetimsiz kalmaması bakımından geçici tescil isteminin davalı tarafından kabulü ve diğer davanın sonucuna göre işlem yapılması gerekirken istemin reddi niteliğindeki işlemsiz iadesinin hukuka uygun görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı şirketin 03.04.2023 genel kurul kararının geçici tescil istemli evrakının davalı tarafından iadesi işleminin hukuka uygun olmadığı ve sicil kayıtlarının bu konuda düşüren açıklamanın geçici tescil işleminin zımnen reddi niteliğinde olduğunun tespitine ve bu işleminin iptaline, fazlaya ilişkin istemin, uygulama ve tescil taleplerinin idari nitelikte işlemler olması karşısında mahkemenin idare yerine geçerek karar veremeyeceğinden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu itirazdan önce açılmış Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/345 E., 2023/349 K. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının şirketin %70 hissedarı olan kişi, davalının şirket, dava tarihinin 11.04.2023 olduğu, şirket ana sözleşmesinin 10. maddesinin TTK’nın 391 ve 447 ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğundan batıl olduğunun tespitinin talep edildiği, Mahkemece 13.04.2023 tarihinde tensiben şirket tarafından ana sözleşme değişikliğine ilişkin alınmış olumlu/ olumsuz bir genel kurul kararının bulunmadığı, Mahkemenin genel kurul yerine geçerek doğrudan bir karar veremeyeceği, ana sözleşme değişikliğinin genel kurulunun devredilemez görev ve yetkileri arasında yer aldığı, genel kurul kararının butlanının talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ancak şirket genel kurul kararının icra edildiği ve bu genel kurul kararının tescilinin talep edildiği tarihte, şirketin ana sözleşmesinin 10.

maddesinin geçerli bulunduğu, maddenin uygulanmayacağı hususunda bir karar da bulunmadığı, TTK’nın 32/4 hükmündeki geçici tescil hallerinin de mevcut olmadığı, geçici tescil işleminin genel kurul kararlarının tescil edilmemesinin sonuçlarını izale edecek bir müessese niteliği taşımadığı, varsa o hususun sonuçlarının diğer hükümlerle giderilebileceği, davacının geçici tescil talebinin kabul edilmemesi işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TTK'nın 34. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

28.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1153317300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2458 E. 2024/1135 K.

Ana sözleşmede oy birliği şartı varken geçici tescil talebinin reddi hukuka uygundur

Gerekçe özeti

Ana sözleşmesinde genel kurul kararlarının oy birliğiyle alınacağı öngörülen şirkette, bu şarta uygun alınmamış bir genel kurul kararının tescili talebiyle yapılan başvuruda, ana sözleşme hükmünün geçerliliğine ilişkin açılmış dava henüz kesinleşmiş bir sonuca bağlanmamış ve ana sözleşme maddesinin uygulanmayacağına dair bir karar da bulunmuyorsa, sicil müdürlüğünün geçici tescil talebini reddetmesi hukuka uygundur; çünkü TTK 32/4'teki geçici tescil müessesesi, tescil şartlarını taşımayan genel kurul kararının sonuçlarını izale eden bir araç değildir.

Emsal değeri

Kararın holding'i, TTK 32/4'teki geçici tescil müessesesinin, ana sözleşmede öngörülen oy birliği/nisap şartına aykırı alınmış genel kurul kararlarının tescil edilmemesinin sonuçlarını gidermek için kullanılamayacağını; bu tür kararların geçerliliğine ilişkin bir dava kesinleşmemiş olsa dahi, ana sözleşme hükmünün uygulanmayacağına dair bir karar bulunmadıkça sicil müdürlüğünün geçici tescil talebini reddetmesinin hukuka uygun olduğunu ortaya koymaktadır. Bu değerlendirme, benzer nisap/oy birliği ihtilaflarında ticaret sicil müdürlüğü kararlarına itiraz davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: ticaret sicil müdürü kararına itiraz geçici tescil TTK 32/4 genel kurul karar nisabı ana sözleşmeye aykırılık hakimin ana sözleşmeye müdahalesi davası

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2458

KARAR NO 2024/1135

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/07/2023

NUMARASI 2023/292 Esas - 2023/413 Karar

DAVA

Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/07/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 03/04/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısı kararlarının tescil ve ilanı hususunda davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğunu ancak davalı tarafından talebin iade edildiğini; bunun üzerine TTK 32/4'e göre geçici tescil talebinde bulunulduğunu fakat başvurunun reddedildiğini, ret kararına karşı süresinde itirazda bulunduklarını; TTK 32/4'e göre sonucu bir mahkeme kararına bağlı olan durumlarda sicil müdürlüğü tarafından geçici tescilin yapılmasının zorunlu olduğunu; ret gerekçesinde belirtilen şirket ana sözleşmesinin 10. maddesinin düzeltilmesi için 11/04/2023 tarihinde Bakırköy 2. ATM'nin 2023/345 esas sayılı dosyasıyla şirketin iki ortağından biri olan ...

tarafından dava açıldığını, belirtilen davada verilen kararın kesinleşmesine kadar şirket iş ve işlemlerinin devamlılığı için davaya konu genel kurul kararlarının geçici olarak tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkili şirketin 03/04/2023 tarihli genel kurul kararının davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce geçici olarak tescili talebinin reddi kararının iptaline ve genel kurul kararının geçici tescili ile ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davaya konu başvurunun Ticaret Sicil Yönetmeliği 34/2 uyarınca eksiklikler sebebiyle iadesine karar verildiğini ancak söz konusu eksikliklerin giderilmediğini, iade işleminin hukuka uygun olduğunu, iade işlemi ret kararı olmadığından dava şartı yokluğundan itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini; ana sözleşmenin 10. maddesine göre genel kurulda alınacak kararların oy birliğiyle alınmasının kararlaştırıldığını ancak davaya konu genel kurul toplantısında alınmış kararların çoğunlukla alındığından söz konusu kararların yok hükmünde olduğunu, bu nedenle nisaba uygun olmayan kararların tescil edilmemesinin doğru olduğunu ve geçici tescil talebinin tedbir kararı olarak verilemeyeceğini belirterek, itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, TTK 418'e uygun toplantı ve karar yeter sayısının bulunmadığı veya ana sözleşmenin yasal düzenlemelere aykırı olarak, şirketi çalıştırılamayacak şeklinde düzenlendiği iddialarının varlığı halinde, hakimin ana sözleşmeye müdahale talebi hakkında bir dava varken o dava sonuçlanmadan, davacıya yaptığı geçici tescil başvurusunun davalı ticaret sicil müdürlüğü tarafından reddedilmeyip dava sonuna kadar geçici tescil yapılması gerektiği, alınan genel kurul kararının hükümsüzlüğü ve iptali yönünden alınan bir karar henüz bulunmadan, şirket ana sözleşmesine yönelik Bakırköy 2. ATM'de açılmış ve devam eden ana sözleşmeye hakimin müdahalesi davası devam ederken, şirketin yönetimsiz kalmaması bakımından geçici tescil isteminin davalı tarafından kabulü ve diğer davanın sonucuna göre işlem yapılması gerekirken istemin reddi niteliğinde, işlemsiz iadesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı şirketin 03/04/2023 genel kurul kararının geçici tescil istemli evrakının davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından iadesi işleminin hukuka uygun olmadığı ve sicil kayıtlarının bu konuda düşüren açıklamanın geçici tescil işleminin zımnen reddi niteliğinde olduğunun tespitine ve bu işleminin iptaline, fazlaya ilişkin istemin, uygulama ve tescil taleplerinin idari nitelikte işlemler olması karşısında mahkemenin idare yerine geçerek karar veremeyeceğinden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek, iade kararıyla ret kararının aynı mahiyette kararlar olmadığını, Bakırköy 2. ATM'deki davada şirket ana sözleşmesinin 10. maddesinin geçersizliğine ilişkin bir mahkeme kararı bulunmadığını, zaten o davanın da 13/04/2023'te reddedildiğini, dolayısıyla bu davanın da reddinin gerektiğini, ana sözleşmedeki nisapla alınmamış kararlar yok hükmünde olduğundan geçici tescil etmeme işleminin de doğru olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, TTK'nın 34. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. TTK'nın "İnceleme görevi ve geçici tescil" başlıklı 32. maddesinde, (1) sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğu, (2) tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği inceleneceği, (3) tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamalarının şart olduğu ve (4) çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususların, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunacağı ancak ilgililerin üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmemeleri halinde geçici tescilin resen silineceği, mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş hükmün sonucuna göre işlem yapılacağı kabul edilmiştir.

Somut olayda, davacı şirket 03/04/2023 tarihli olağan genel kurul kararının tescil ve ilanı için 04/04/2023'te davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurmuş, davalının mahkemenin müzekkeresine verdiği cevapta, başvuruya ilişkin 07/04/2023 tarihli kayıtta "İade nedenleri", "*İnceleme sonucunda şirket ana sözleşmesinin 10. maddesinde -genel kurulda tüm ortakların olumlu oyu ile karar alınır- ibaresi bulunmakta olup bu duruma istinaden mevcut karar incelenmiş olup tüm ortaklar olumlu oy kullanmıştır. *Bir pay adına 1 kişi oy kullanabilir. * İnceleme sonucu geçici tescil; TTK 32 kapsamında bulunmadığı için yapılamamaktadır."; 14/04/2023 tarihli kayıtta da "İade nedenleri", "* Şirket ana sözleşmesinin tescilli 10.

Maddesine istinaden tüm ortakların olumlu oyu ile karar alınacağı için, yönetim kurulu seçim ve temsile ilişkin geçici tescil talebiniz yapılamamaktadır." şeklinde, davacının geçici tescil talebi kabul edilmeyerek, 17/04/2023'te talep iade edilmiştir.Davacı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesinde "Genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar nisabında tüm ortakların genel kurul toplantısına katılması ve tüm ortakların olumlu oyu ile karar alınır. Aksi halde alınan karar geçersizdir." kuralı kabul edilmiştir. Dosyadaki belgelere göre davacı şirketin iki ortağının bulunduğu, ortak ...'ın 700 hisse ve diğer ortak ...'ın ise 300 hisse sahibi olduğu, davaya konu 03/04/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının (7) numaralı gündem maddesinde ortak ...'ın diğer ortağın olumsuz oyuna karşılık yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği ve şirketi münferiden temsil etmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemenin gerekçesinde belirttiği, eldeki itirazdan önce açılmış Bakırköy 2.

ATM'nin 2023/345 esas ve 2023/349 karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının şirketin %70 hissedarı ..., davalının şirket, dava tarihinin 11/04/2023 olduğu, şirket ana sözleşmesinin 10. maddesinin TTK 391 ve 447 ile TMK 2'ye aykırı olduğundan batıl olduğunun tespitinin talep edildiği, mahkemece 13/04/2023 tarihinde tensiben şirket tarafından ana sözleşme değişikliğine ilişkin alınmış olumlu/olumsuz bir genel kurul kararının bulunmadığı, mahkemenin genel kurul yerine geçerek doğrudan bir karar vermesinin mümkün olmadığı, ana sözleşme değişikliğinin genel kurulunun devredilemez görev ve yetkileri arasında yer aldığı, genel kurul kararının butlanının talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği, karar tebliğe çıkarılmadığından henüz kesinleşmediği tespit edilmiştir.

Mahkemece, Bakırköy 2. ATM'de açılmış davanın sonuna kadar şirketin yönetimsiz kalmaması bakımından geçici tescil isteminin kabulü gerektiği belirilmiştir. Ancak şirket genel kurul kararının icra edildiği ve bu genel kurul kararının tescilinin talep edildiği tarihte, şirketin yukarıda belirtilen ana sözleşmesinin 10. maddesinin geçerli bulunmakta olup, maddenin uygulanmayacağı hususunda bir karar da yoktur. Eldeki itiraz açısından TT 32/4'teki geçici tescil halleri de mevcut değildir. Zira geçici tescil işlemi genel kurul kararlarının tescil edilmemesinin sonuçlarını izale edecek bir müessese olmayıp, varsa o hususun sonuçları diğer hükümlerle giderilebilecektir. Buna göre, davalı Sicil Müdürlüğünce davacının geçici tescil talebinin kabul edilmemesi işleminin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle, davacının itirazının reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece itirazın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden inceleme yapılmasına gerek bulunmadığından itirazın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 Tarih 2023/292 Esas, 2023/413 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "İtirazın reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 247,7‬0‬-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 269,85-TL harcın talep halinde davalıya iadesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/07/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.