6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3047 E. 2025/1257 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel denetçi nisap yoklukla malul karar karar nisabı iyiniyet kuralı yokluk olağanüstü genel kurul genel kurul kararının iptali şirket müdürü ortaklar kurulu kararı ibra iyiniyet mirasçılık olumsuz oy hak düşürücü süre temsil

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 620

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/713 E., 2020/489 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin olağan genel kurul toplantısının ve karar almanın usulüne aykırı olduğunu, genel kurul öncesinde ilgili belgelerin incelenmesine imkan tanınmadığını, davacıların alınan kararlara karşı olumsuz oy kullanarak muhalefetlerini tutanağa geçirdiklerini, genel kurul toplantısında merkez değişikliğine karar verildiğini, faaliyet raporları ile bilanço ve gelir giderler üzerinde inceleme yapılamadığını, özel denetçi atanması gerektiğini, toplantıda faaliyet raporunun, bilanço ve gelir gider raporlarının ibra edildiğine karar verildiğini, müdürün kendi ibrasında oy kullandığını ileri sürerek kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; iki ortaklı şirketin %40 hissesine sahip olan ...'ın vefat etmesi nedeniyle davacıların miras payları oranında şirkete ortak olduklarını, diğer ortak ... ile birlikte ...’ın şirketi birlikte yönettiklerini, ...’ın ölümünden sonra şirket müdürü olarak kalan ...’ün fiziki şartların kötü olması nedeniyle genel kurul toplantısını kendisine ait adreste yapmayı uygun bulduğunu, davacıların toplantıda herhangi bir inceleme isteğinde bulunmadıklarını, ibra oylamasının 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarını kapsadığını, ...’ın 2017 yılında vefat etmiş olması dikkate alındığında bu yıllarla ilgili olarak mirasçıların da ibra oylamasında oy kullanmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yasal 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, 30.04.2018 tarihli genel kurul toplantısının “Mansuroğlu Mah. 286/6 Sk. N:10/7 ...” adresinde yapıldığı, toplantıda 51 payın asaleten, 12 payın vekaleten temsil edildiği, davacıların genel kurul toplantısının 4, 5, 7 ve 10 numaralı gündem maddesinde görüşülen kararlara muhalif kaldıkları, davalı şirketin ortak sayısının 14, sermayesinin ise 10.000,00 TL olduğu, 48 payın müdür ...'e ait bulunduğu, davalı şirketin adresinin “847/1 Sk N:4/307 Konak-İzmir” olduğu, şirket müdürü tarafından alınan müdür kurulu kararı ile gündem oluşturulduğu, gündemde şirketin genel kurul toplantısının Mansuroğlu Mah. 288/6 Sk. N:10 D:7 Bayraklı-İzmir adresinde yapılmasına karar verildiği, 4 ve 5 numaralı maddelerde şirket müdürünün de oy kullandığını, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılığın bulunmadığını, şirket yönetiminde olanların ibra oylamasına katılamayacakları, davalı şirkette 48 payın sahibi olan şirket müdürü Şemsinur Yörük'ün ibraya ilişkin 4 ve 5 numaralı kararlarda oy kullandığı, diğer kararlar yönünden yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirket genel kurulunun 4 ve 5 numaralı kararlarının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müdür olan ortağın oyu hariç tutulduğunda hazır bulunan 15 hissenin salt çoğunluğu ile karar alınması gerekli olup somut olayda müdür sıfatı olmayan 15 hisseye sahip ortaklardan 12 sinin ret yönünde oy kullanmış olması nedeni ile ibra için gerekli ve yeterli oy nisabının sağlanmadığı, faaliyet raporları, gelir gider tablosu ve bilançonun onaylanması için alınan kararda ise oy yoksunluğu söz konusu olmadığından gerekli ve yeterli oy nisabının sağlandığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı Şirketin 17.05.2018 tarihli genel kurulunda alınan beş (5) numaralı kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, iptali istenen gündem maddeleri ile alınan genel kurul kararlarının geçerliliğini etkileyen bir sakatlık bulunup bulunmadığı noktasındadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Toplantıya katılanların çoğunluğu ile diğer bir ifadeyle oy çokluğu ile şirket müdürü seçilmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 620. maddesinde, Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı düzenlenmiştir.

Şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde ise bu hükmün aksi düzenlenmiş olup, anılan sözleşme hükmü ile şirket müdürünün tek kişi olarak ortaklar kurulu tarafından ittifakla seçileceği düzenlenmiştir. Anlaşıldığı üzere, ana sözleşme ile şirket müdürü seçiminde oybirliği aranmaktadır. Bu durumda şirket müdürü seçimine ilişkin 17.05.2018 tarihli genel kurulda alınan yedi (7) numaralı kararda sözleşmede öngörülen oybirliği nisap şartı sağlanmadığı görülmekle şirket müdürü seçimine ilişkin bu karar yok hükmündedir.

O halde, genel kurul toplantısında alınan yedi (7) numaralı kararın aynı genel kurul toplantısının beş (5) numaralı karar gibi yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Re'sen araştırma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4835 E. 2020/2737 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17405 E. 2013/15902 K.

    Ortak: · dava şartı · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1550 E. 2014/4645 K.

    Ortak: · dava şartı · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2102 E. 2010/8000 K.

    Ortak: · dava şartı · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/3047 E.  ,  2025/1257 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1263 Esas, 2024/491 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/713 E., 2020/489 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin olağan genel kurul toplantısının ve karar almanın usulüne aykırı olduğunu, genel kurul öncesinde ilgili belgelerin incelenmesine imkan tanınmadığını, davacıların alınan kararlara karşı olumsuz oy kullanarak muhalefetlerini tutanağa geçirdiklerini, genel kurul toplantısında merkez değişikliğine karar verildiğini, faaliyet raporları ile bilanço ve gelir giderler üzerinde inceleme yapılamadığını, özel denetçi atanması gerektiğini, toplantıda faaliyet raporunun, bilanço ve gelir gider raporlarının ibra edildiğine karar verildiğini, müdürün kendi ibrasında oy kullandığını ileri sürerek kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; iki ortaklı şirketin %40 hissesine sahip olan ...'ın vefat etmesi nedeniyle davacıların miras payları oranında şirkete ortak olduklarını, diğer ortak ... ile birlikte ...’ın şirketi birlikte yönettiklerini, ...’ın ölümünden sonra şirket müdürü olarak kalan ...’ün fiziki şartların kötü olması nedeniyle genel kurul toplantısını kendisine ait adreste yapmayı uygun bulduğunu, davacıların toplantıda herhangi bir inceleme isteğinde bulunmadıklarını, ibra oylamasının 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarını kapsadığını, ...’ın 2017 yılında vefat etmiş olması dikkate alındığında bu yıllarla ilgili olarak mirasçıların da ibra oylamasında oy kullanmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yasal 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, 30.04.2018 tarihli genel kurul toplantısının “Mansuroğlu Mah. 286/6 Sk. N:10/7 ...” adresinde yapıldığı, toplantıda 51 payın asaleten, 12 payın vekaleten temsil edildiği, davacıların genel kurul toplantısının 4, 5, 7 ve 10 numaralı gündem maddesinde görüşülen kararlara muhalif kaldıkları, davalı şirketin ortak sayısının 14, sermayesinin ise 10.000,00 TL olduğu, 48 payın müdür ...'e ait bulunduğu, davalı şirketin adresinin “847/1 Sk N:4/307 Konak-İzmir” olduğu, şirket müdürü tarafından alınan müdür kurulu kararı ile gündem oluşturulduğu, gündemde şirketin genel kurul toplantısının Mansuroğlu Mah.

288/6 Sk. N:10 D:7 Bayraklı-İzmir adresinde yapılmasına karar verildiği, 4 ve 5 numaralı maddelerde şirket müdürünün de oy kullandığını, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılığın bulunmadığını, şirket yönetiminde olanların ibra oylamasına katılamayacakları, davalı şirkette 48 payın sahibi olan şirket müdürü Şemsinur Yörük'ün ibraya ilişkin 4 ve 5 numaralı kararlarda oy kullandığı, diğer kararlar yönünden yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirket genel kurulunun 4 ve 5 numaralı kararlarının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müdür olan ortağın oyu hariç tutulduğunda hazır bulunan 15 hissenin salt çoğunluğu ile karar alınması gerekli olup somut olayda müdür sıfatı olmayan 15 hisseye sahip ortaklardan 12 sinin ret yönünde oy kullanmış olması nedeni ile ibra için gerekli ve yeterli oy nisabının sağlanmadığı, faaliyet raporları, gelir gider tablosu ve bilançonun onaylanması için alınan kararda ise oy yoksunluğu söz konusu olmadığından gerekli ve yeterli oy nisabının sağlandığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı Şirketin 17.05.2018 tarihli genel kurulunda alınan beş (5) numaralı kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, iptali istenen gündem maddeleri ile alınan genel kurul kararlarının geçerliliğini etkileyen bir sakatlık bulunup bulunmadığı noktasındadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Toplantıya katılanların çoğunluğu ile diğer bir ifadeyle oy çokluğu ile şirket müdürü seçilmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 620. maddesinde, Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı düzenlenmiştir.

Şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde ise bu hükmün aksi düzenlenmiş olup, anılan sözleşme hükmü ile şirket müdürünün tek kişi olarak ortaklar kurulu tarafından ittifakla seçileceği düzenlenmiştir. Anlaşıldığı üzere, ana sözleşme ile şirket müdürü seçiminde oybirliği aranmaktadır. Bu durumda şirket müdürü seçimine ilişkin 17.05.2018 tarihli genel kurulda alınan yedi (7) numaralı kararda sözleşmede öngörülen oybirliği nisap şartı sağlanmadığı görülmekle şirket müdürü seçimine ilişkin bu karar yok hükmündedir.

O halde, genel kurul toplantısında alınan yedi (7) numaralı kararın aynı genel kurul toplantısının beş (5) numaralı karar gibi yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1151324600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.