6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Patent Hakkı Iptal Davası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2156 E. 2025/1875 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rüçhan hakkı kısıtlılık hak düşürücü süre geçersizlik dosya masrafı yetkisizlik kararı ilan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 107

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/14 E., 2021/261 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin EP .... işlem numaralı Avrupa Patentinin başvuru sahibi olduğunu, 11.10.2017 tarihinde ilgili bültende yayınlanan bu patentin, yasal sürenin bitim tarihinden önce talimat verilmişse de, validasyon işleminin 13.02.2018 tarihinde yasal süre bitiminden bir ay sonra gecikmeli olarak gerçekleştirildiğini, TÜRKPATENT'in 14.02.2018 tarihli yazısı ile Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliği'nin 12. maddesi uyarınca söz konusu Avrupa Patentinin Türkiye’de başından beri geçersiz olduğunun belirtilmesi üzerine 21.03.2018 tarihinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 107/2 hükmü uyarınca “hakların yeniden tesis edilmesi”nin ve 13.02.2018 tarihinde gerçekleştirilen validasyon işleminin kabul edilmesinin talep edildiğini, ancak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 09.11.2020 tarihli ve 2020-P-27 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Avrupa Patenti’nin Türkiye’ye validasyon işlemini yasal süresinde gerçekleştirmediğini, söz konusu gecikmenin davacı taraftan kaynaklandığını, süresi içerisinde validasyon işleminin yapılmamasının sonucu patent başvurusunun Türkiye açısından başında beri geçersiz sayılması, yapılmamış olması ve yok hükmünde olması anlamına geldiğini, davacının Avrupa Patentlerinin Verilmesi İle İlgili Sözleşme'nin (Avrupa Patent Sözleşmesi) 66. maddesi gereği Avrupa başvurusu ile ulusal başvurunun eşdeğer olduğu ve taleplerinin reddedilemeyeceğinin iddia ettiğini, ancak somut olayda Uygulama Yönetmeliğinin 12. ve Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 65. maddelerinin uygulanması gerektiğini, zira uyuşmazlığın ulusal faza geçişte çevirilerin sunulmaması ve bunun hukuki sonuçlarına ilişkin olduğunu, bu nedenle somut olayda Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 66. maddesinin uygulanamayacağını, Avrupa Patenti Uygulama Yönetmeliğinin 12. ve Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 65. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak ulusal aşamaya giriş yapmış bir patentin olmadığını, validasyon işleminindeki eksikliğin aracı şirketten veya vekilinden kaynaklanmasının özel hukuktan doğan bir tazminat sorumluluğunu doğurduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ve tazminat sorumluluğunun somut olayda varılan sonucu değiştirebilecek nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 107. maddesi ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin (SMK Uygulama Yönetmeliği) 114 ve 115. maddelerinin, patent başvurusuna ilişkin işlemlere dair sürelere uyulamaması hâlinde başvuru sahibine, süreye uyulmamanın sonucunun bildirildiği, TÜRKPATENT bildiriminin, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, ücretini ödeyerek “işlemlere devam edilmesini” talep etme hakkı ve uyulamamış olan sürenin bitiminden itibaren bir yılı geçmemek üzere, süreye uyulamama nedeninin ortadan kalkmasından itibaren iki ay içinde ücretini ödeyerek “hakların yeniden tesisini” talep etme hakkı sunduğu; SMK Uygulama Yönetmeliğinin, Avrupa Patentlerinin Türkiye’de geçerli kılınması (validasyon) işlemlerine ilişkin hüküm içermediği, ne SMK'da ne de SMK Uygulama Yönetmeliğinde Avrupa Patenti’nin Türkiye’de geçerli kılınmasına dair istisna sürelerin yer almadığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90/5 hükmü uyarınca usulüne uygun yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmalar kanun hükmünde sayıldığından Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 64 (1), 66 ve 67. maddelerinin dikkate alınması gerektiği, aynı Sözleşmenin 64. maddesinin, bir Avrupa Patentinin, patent belge yayımı tarihinden itibaren, patentin verildiği üye ülkelerde patent sahibine, o ülkede verilmiş olan bir ulusal patentin verdiği hakları sağlar hükmünü amir olduğu; 66. maddeye göre ise, başvuru tarihi almaya hak kazanmış bir Avrupa Patent başvurusunun seçilmiş ülkelerde ulusal bir başvuru statüsü kazandığı; Uygulama Yönetmeliğinin 12. maddesinin Avrupa patentlerinin Türkçe tercüme sunumunu düzenleyen bir madde olduğu, “Türkçe çevirinin, Enstitüye öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, Avrupa Patenti Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edilir.” şeklindeki hükmünün Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 64. madde hükmü ile uyuşmazlık gösteremeyeceği ve bir Avrupa Patentinin yok hükmünde sayılmasının mümkün olmayacağı, Türkiye’de geçerli kılınmak istenen bir Avrupa patentinin, patentin verildiğine dair Avrupa Patent bülteninde yayımlandıktan sonra bir Türkiye patenti olduğu, dolayısı ile SMK'nın 107/2 hükmünde belirtilen hakka da sahip olunduğu, aksi yorumun uygulamada çelişki oluşturacağı, zira uygulamada bir Avrupa Patenti ile ilgili Avrupa Patent Kanunu'nun 130/2 hükmünde belirtilen 3 yıllık sürenin başlangıcının B1 yayınının EPO bülteninde yayınlanma tarihinden itibaren başladığı, bu bülten yayını ile de o patentin Türkiye’de bir ulusal patent olarak kabul edildiği; Türkiye’nin seçilmiş ülkeler arasında olduğu Avrupa Patentlerinin validasyon süresinin de hakların yeniden tesisi talep hakkına haiz olmamasının uygulamada çelişkili durumların yaratılmasına sebep olduğu; Avrupa patentinin validasyon işlemi için hakların yeniden tesisi hakkının sağlanmasının Avrupa Patentinin Türkiye’de valide edilip edilmeyeceğinin belli bir süre için belirsiz olması anlamına geleceği, ancak bu durumun hem rüçhan hakkı hem de PCT uluslararası patent başvurusu için geçerli olduğu, fakat bu iki durum için hakların yeniden tesisi hakkı sağlanırken Avrupa Patentinin Türkiye’de geçerli kılınması için sağlanmıyor olmasının çelişkili bir durumu ortaya çıkardığı; ilgili YİDK kararında uluslararası mevzuat ve uluslararası mevzuatın ulusal uygulamaya etkisinin değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Avrupa Patent başvurusu ile ilgili YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Avrupa Patent Sözleşmesi kapsamında verilen çoklu patentin validasyonu için TÜRKPATENT'e yapılan müracaat ile ilgili olarak Avrupa Patent Sözleşmesi ve buna ilişkin Türkiye'de çıkarılan Uygulama Yönetmeliği'nin mi yoksa sürenin geçirilmesi halinde hakların ihyasına imkân tanıyan SMK'nın 107. maddesinin mi uygulanacağı noktasında toplanmaktadır.

Avrupa Patent Sözleşmesinin 2. maddesinde Avrupa Patenti ile ilgili olarak, "1) Bu Sözleşmenin yetkisiyle verilen patentlere Avrupa Patentleri denilecektir. 2) Avrupa patenti, onun verildiği Üye Devletlerin her birinde, bu Sözleşme içinde aksi ifade edilmedikçe, o devlet tarafından verilen bir patent gibi aynı etkiye sahip olacak ve aynı şartlara tabi olacaktır." düzenlemelerine yer verilmiş olup, 'Avrupa Patentinden Doğan Haklar' başlıklı 64. maddede "1) Bir Avrupa patenti, 2 nci paragraf hükümleri uyarınca, verilişine ilişkin ilanın yayımı tarihinden itibaren, patentin verildiği üye ülkelerde patentin sahibine, o ülkede verilmiş olan bir ulusal patentin verdiği aynı hakları sağlar. 2) Avrupa Patenti’nin konusu, bir proses ise, patent ile sağlanan koruma bu proses ile doğrudan elde edilen ürünleri de kapsar. 3) Bir Avrupa patentinin ihlali, ulusal hukuklara göre işlem görür" düzenlemesini; 'Avrupa patentinin Çevirisi' başlıklı 65. madde ise "1) Avrupa Patent Ofisi tarafından verilmiş, değiştirilmiş veya kısıtlanmış bir Avrupa Patenti, herhangi bir Taraf Devletin resmi dillerinden birinde hazırlanmamışsa, bu Devlet, patent sahibinden, verilmiş, değiştirilmiş veya kısıtlanmış patentin bir çevirisini, patent sahibinin tercih ettiği Taraf Devletin resmi dillerinden birinde veya o Devlet resmi dillerden özellikle birinin kullanımını belirlemişse o dilde, kendi Merkezi Sınai Mülkiyet Ofisine vermesini isteyebilir. Çevirinin verilmesi için gerekli olan süre, ilgili Devlet daha uzun bir süre belirlememişse, Avrupa patentinin verildiğinin, değiştirilmiş veya kısıtlanmış haliyle devam edeceğinin Avrupa Patent Bülteninde yayımından itibaren üç ay sonra sona erer. 2) Paragraf 1'e uygun olarak düzenleme yapan herhangi bir Taraf Devlet, patent sahibinden, çevirilerin yayın masraflarının, belirleyeceği bir süre içinde, tamamının veya bir kısmının ödenmesini isteyebilir. 3) Herhangi bir Taraf Devlet, paragraf 1 ve 2 uyarınca düzenlenen hükümlere uyulmadığını tespit ederse, Avrupa patentinin o devlette, başından beri geçersiz kabul edileceğine dair düzenleme yapabilir." hükmünü havidir.

Avrupa Patentinin, Türkiye'de tescilli bir patent gibi koruma görmesi yani validasyonu için uyulması gereken süreç ise SMK'nın Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan yönetmelikler arasında yer almayıp, Anayasa'nın 90. maddesi kapsamında 4504 sayılı Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesi ve Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanuna dayanılarak çıkarılan 09.01.2001 tarihli ve 24282 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik ile düzenlenmiş olup, Yönetmeliğin "Avrupa Patenti Fasikülünün Türkçe Çevirisinin Sunulması" başlıklı 12. maddesinde; "Tarifname, patent istemleri ve varsa teknik resimleri içeren Avrupa patenti fasikülünün Türkçe çevirisi Avrupa patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Avrupa patenti sahibi veya vekili tarafından Enstitüye sunulur. Çevirinin, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içinde verilmemesi halinde, bu sürenin içinde, bu sürenin sonuna eklenmek üzere, üç aylık ek süre talep edilebilir. Ücret tebliğinde belirtilen ek süre talep ücreti ve çeviri yayın ücreti taleple birlikte ödenir...Türkçe çevirinin, Enstitüye öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, Avrupa patenti Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edilir." şeklinde yer alan düzenleme, Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 65/3 hükmünde işaret ettiği iç hukukta yapılabilecek düzenleme serbestisi ile uyumlu olup mezkûr Yönetmelikte öngörülen 3 aylık sürenin hak düşürücü süre olduğu, davacının bu 3 aylık süre içinde de ek süre talep etmediği, belirtilen süreyi geçirdikten sonra başvuruda bulunduğu ihtilafsız olduğundan TÜRKPATENT'in tesis ettiği işlemin doğru olduğunun kabulü ile davanın reddi gerekirken, somut olayda uygulama yeri olmayan, sadece Türkiye'de patent tescili için yapılan başvurularda, tescil sürecindeki işlemlerin devam ettirilmesine ve hakların yeniden tesisine imkan sağlayan SMK'nın 107. maddesine göre yapılan değerlendirmeye göre karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/198 E. 2025/4499 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1586 E. 2023/5377 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2917 E. 2023/6627 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Patent hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/157 E. 2023/6088 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Patent hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/157 E. 2023/6088 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/2156 E.  ,  2025/1875 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1826 Esas, 2024/57 Karar

KARAR Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/14 E., 2021/261 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin EP .... işlem numaralı Avrupa Patentinin başvuru sahibi olduğunu, 11.10.2017 tarihinde ilgili bültende yayınlanan bu patentin, yasal sürenin bitim tarihinden önce talimat verilmişse de, validasyon işleminin 13.02.2018 tarihinde yasal süre bitiminden bir ay sonra gecikmeli olarak gerçekleştirildiğini, TÜRKPATENT'in 14.02.2018 tarihli yazısı ile Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliği'nin 12. maddesi uyarınca söz konusu Avrupa Patentinin Türkiye’de başından beri geçersiz olduğunun belirtilmesi üzerine 21.03.2018 tarihinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 107/2 hükmü uyarınca “hakların yeniden tesis edilmesi”nin ve 13.02.2018 tarihinde gerçekleştirilen validasyon işleminin kabul edilmesinin talep edildiğini, ancak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 09.11.2020 tarihli ve 2020-P-27 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Avrupa Patenti’nin Türkiye’ye validasyon işlemini yasal süresinde gerçekleştirmediğini, söz konusu gecikmenin davacı taraftan kaynaklandığını, süresi içerisinde validasyon işleminin yapılmamasının sonucu patent başvurusunun Türkiye açısından başında beri geçersiz sayılması, yapılmamış olması ve yok hükmünde olması anlamına geldiğini, davacının Avrupa Patentlerinin Verilmesi İle İlgili Sözleşme'nin (Avrupa Patent Sözleşmesi) 66. maddesi gereği Avrupa başvurusu ile ulusal başvurunun eşdeğer olduğu ve taleplerinin reddedilemeyeceğinin iddia ettiğini, ancak somut olayda Uygulama Yönetmeliğinin 12. ve Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 65. maddelerinin uygulanması gerektiğini, zira uyuşmazlığın ulusal faza geçişte çevirilerin sunulmaması ve bunun hukuki sonuçlarına ilişkin olduğunu, bu nedenle somut olayda Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 66.

maddesinin uygulanamayacağını, Avrupa Patenti Uygulama Yönetmeliğinin 12. ve Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 65. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak ulusal aşamaya giriş yapmış bir patentin olmadığını, validasyon işleminindeki eksikliğin aracı şirketten veya vekilinden kaynaklanmasının özel hukuktan doğan bir tazminat sorumluluğunu doğurduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ve tazminat sorumluluğunun somut olayda varılan sonucu değiştirebilecek nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 107. maddesi ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin (SMK Uygulama Yönetmeliği) 114 ve 115. maddelerinin, patent başvurusuna ilişkin işlemlere dair sürelere uyulamaması hâlinde başvuru sahibine, süreye uyulmamanın sonucunun bildirildiği, TÜRKPATENT bildiriminin, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, ücretini ödeyerek “işlemlere devam edilmesini” talep etme hakkı ve uyulamamış olan sürenin bitiminden itibaren bir yılı geçmemek üzere, süreye uyulamama nedeninin ortadan kalkmasından itibaren iki ay içinde ücretini ödeyerek “hakların yeniden tesisini” talep etme hakkı sunduğu; SMK Uygulama Yönetmeliğinin, Avrupa Patentlerinin Türkiye’de geçerli kılınması (validasyon) işlemlerine ilişkin hüküm içermediği, ne SMK'da ne de SMK Uygulama Yönetmeliğinde Avrupa Patenti’nin Türkiye’de geçerli kılınmasına dair istisna sürelerin yer almadığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90/5 hükmü uyarınca usulüne uygun yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmalar kanun hükmünde sayıldığından Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 64 (1), 66 ve 67.

maddelerinin dikkate alınması gerektiği, aynı Sözleşmenin 64. maddesinin, bir Avrupa Patentinin, patent belge yayımı tarihinden itibaren, patentin verildiği üye ülkelerde patent sahibine, o ülkede verilmiş olan bir ulusal patentin verdiği hakları sağlar hükmünü amir olduğu;

66. maddeye göre ise, başvuru tarihi almaya hak kazanmış bir Avrupa Patent başvurusunun seçilmiş ülkelerde ulusal bir başvuru statüsü kazandığı; Uygulama Yönetmeliğinin 12. maddesinin Avrupa patentlerinin Türkçe tercüme sunumunu düzenleyen bir madde olduğu, “Türkçe çevirinin, Enstitüye öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, Avrupa Patenti Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edilir.” şeklindeki hükmünün Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 64. madde hükmü ile uyuşmazlık gösteremeyeceği ve bir Avrupa Patentinin yok hükmünde sayılmasının mümkün olmayacağı, Türkiye’de geçerli kılınmak istenen bir Avrupa patentinin, patentin verildiğine dair Avrupa Patent bülteninde yayımlandıktan sonra bir Türkiye patenti olduğu, dolayısı ile SMK'nın 107/2 hükmünde belirtilen hakka da sahip olunduğu, aksi yorumun uygulamada çelişki oluşturacağı, zira uygulamada bir Avrupa Patenti ile ilgili Avrupa Patent Kanunu'nun 130/2 hükmünde belirtilen 3 yıllık sürenin başlangıcının B1 yayınının EPO bülteninde yayınlanma tarihinden itibaren başladığı, bu bülten yayını ile de o patentin Türkiye’de bir ulusal patent olarak kabul edildiği;

Türkiye’nin seçilmiş ülkeler arasında olduğu Avrupa Patentlerinin validasyon süresinin de hakların yeniden tesisi talep hakkına haiz olmamasının uygulamada çelişkili durumların yaratılmasına sebep olduğu; Avrupa patentinin validasyon işlemi için hakların yeniden tesisi hakkının sağlanmasının Avrupa Patentinin Türkiye’de valide edilip edilmeyeceğinin belli bir süre için belirsiz olması anlamına geleceği, ancak bu durumun hem rüçhan hakkı hem de PCT uluslararası patent başvurusu için geçerli olduğu, fakat bu iki durum için hakların yeniden tesisi hakkı sağlanırken Avrupa Patentinin Türkiye’de geçerli kılınması için sağlanmıyor olmasının çelişkili bir durumu ortaya çıkardığı; ilgili YİDK kararında uluslararası mevzuat ve uluslararası mevzuatın ulusal uygulamaya etkisinin değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Avrupa Patent başvurusu ile ilgili YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Avrupa Patent Sözleşmesi kapsamında verilen çoklu patentin validasyonu için TÜRKPATENT'e yapılan müracaat ile ilgili olarak Avrupa Patent Sözleşmesi ve buna ilişkin Türkiye'de çıkarılan Uygulama Yönetmeliği'nin mi yoksa sürenin geçirilmesi halinde hakların ihyasına imkân tanıyan SMK'nın 107. maddesinin mi uygulanacağı noktasında toplanmaktadır.

Avrupa Patent Sözleşmesinin 2. maddesinde Avrupa Patenti ile ilgili olarak, "1) Bu Sözleşmenin yetkisiyle verilen patentlere Avrupa Patentleri denilecektir.

2) Avrupa patenti, onun verildiği Üye Devletlerin her birinde, bu Sözleşme içinde aksi ifade edilmedikçe, o devlet tarafından verilen bir patent gibi aynı etkiye sahip olacak ve aynı şartlara tabi olacaktır." düzenlemelerine yer verilmiş olup, 'Avrupa Patentinden Doğan Haklar' başlıklı 64. maddede "1) Bir Avrupa patenti, 2 nci paragraf hükümleri uyarınca, verilişine ilişkin ilanın yayımı tarihinden itibaren, patentin verildiği üye ülkelerde patentin sahibine, o ülkede verilmiş olan bir ulusal patentin verdiği aynı hakları sağlar.

2) Avrupa Patenti’nin konusu, bir proses ise, patent ile sağlanan koruma bu proses ile doğrudan elde edilen ürünleri de kapsar.

3) Bir Avrupa patentinin ihlali, ulusal hukuklara göre işlem görür" düzenlemesini; 'Avrupa patentinin Çevirisi' başlıklı 65. madde ise "1) Avrupa Patent Ofisi tarafından verilmiş, değiştirilmiş veya kısıtlanmış bir Avrupa Patenti, herhangi bir Taraf Devletin resmi dillerinden birinde hazırlanmamışsa, bu Devlet, patent sahibinden, verilmiş, değiştirilmiş veya kısıtlanmış patentin bir çevirisini, patent sahibinin tercih ettiği Taraf Devletin resmi dillerinden birinde veya o Devlet resmi dillerden özellikle birinin kullanımını belirlemişse o dilde, kendi Merkezi Sınai Mülkiyet Ofisine vermesini isteyebilir. Çevirinin verilmesi için gerekli olan süre, ilgili Devlet daha uzun bir süre belirlememişse, Avrupa patentinin verildiğinin, değiştirilmiş veya kısıtlanmış haliyle devam edeceğinin Avrupa Patent Bülteninde yayımından itibaren üç ay sonra sona erer.

2) Paragraf 1'e uygun olarak düzenleme yapan herhangi bir Taraf Devlet, patent sahibinden, çevirilerin yayın masraflarının, belirleyeceği bir süre içinde, tamamının veya bir kısmının ödenmesini isteyebilir.

3) Herhangi bir Taraf Devlet, paragraf 1 ve 2 uyarınca düzenlenen hükümlere uyulmadığını tespit ederse, Avrupa patentinin o devlette, başından beri geçersiz kabul edileceğine dair düzenleme yapabilir." hükmünü havidir.

Avrupa Patentinin, Türkiye'de tescilli bir patent gibi koruma görmesi yani validasyonu için uyulması gereken süreç ise SMK'nın Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan yönetmelikler arasında yer almayıp, Anayasa'nın 90. maddesi kapsamında 4504 sayılı Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesi ve Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanuna dayanılarak çıkarılan 09.01.2001 tarihli ve 24282 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik ile düzenlenmiş olup, Yönetmeliğin "Avrupa Patenti Fasikülünün Türkçe Çevirisinin Sunulması" başlıklı 12. maddesinde;

"Tarifname, patent istemleri ve varsa teknik resimleri içeren Avrupa patenti fasikülünün Türkçe çevirisi Avrupa patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Avrupa patenti sahibi veya vekili tarafından Enstitüye sunulur. Çevirinin, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içinde verilmemesi halinde, bu sürenin içinde, bu sürenin sonuna eklenmek üzere, üç aylık ek süre talep edilebilir. Ücret tebliğinde belirtilen ek süre talep ücreti ve çeviri yayın ücreti taleple birlikte ödenir...Türkçe çevirinin, Enstitüye öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, Avrupa patenti Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edilir." şeklinde yer alan düzenleme, Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 65/3 hükmünde işaret ettiği iç hukukta yapılabilecek düzenleme serbestisi ile uyumlu olup mezkûr Yönetmelikte öngörülen 3 aylık sürenin hak düşürücü süre olduğu, davacının bu 3 aylık süre içinde de ek süre talep etmediği, belirtilen süreyi geçirdikten sonra başvuruda bulunduğu ihtilafsız olduğundan TÜRKPATENT'in tesis ettiği işlemin doğru olduğunun kabulü ile davanın reddi gerekirken, somut olayda uygulama yeri olmayan, sadece Türkiye'de patent tescili için yapılan başvurularda, tescil sürecindeki işlemlerin devam ettirilmesine ve hakların yeniden tesisine imkan sağlayan SMK'nın 107.

maddesine göre yapılan değerlendirmeye göre karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1150221900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.