Çekte beyaz cironun temlik cirosu hükmünde olması ve yetkili hamillik
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1954 E. 2024/532 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedi (Çek) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Emre yazılı bir çekte lehtarın yaptığı beyaz ciro, ciro şerhinde aksi bir kayıt bulunmadıkça temlik cirosu hükmünde olup çekten doğan tüm hakları ciro edilene geçirir; cirosu kabil çeki elinde bulunduran kişi, cirolar müteselsil ve birbirine bağlı olduğu sürece son ciro beyaz olsa da yetkili hamil sayılır. Muhatap bankanın birden fazla şubesi bulunması halinde, çeki devralan ve takas odası aracılığıyla muhatap bankaya (çekin üzerine çekildiği şubeden başka bir şube üzerinden vekaleten) ibraz eden banka şubesi, ibraz şerhinin sonradan araya sıkıştırılmış olması ciro zincirinde kopukluk yaratmayacağından yetkili hamil sayılır ve bu bankanın başlattığı icra takibi hukuka uygundur.
Ele alınan sorunlar
Çeki takas odasına ibraz eden banka şubesinin yetkili hamil sayılıp sayılmayacağı → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkili bankaca ciro silsilesine sonradan herhangi bir ekleme yapılmadığını, çekteki cironun TTK'ya uygun olduğunu, ilk derece bilirkişi raporunun grafolojik yönden eksik incelendiğini ve bilirkişilerin mahkemenin yerine geçerek hukuki değerlendirme yaptığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Takip dayanağı çekler TTK 780'de yazılı unsurları taşıyan emre yazılı çeklerdir; lehtarın beyaz cirosu TTK 818/1-d atfıyla TTK 683/2 uyarınca temlik cirosu hükmündedir ve TTK 818/1-d atfıyla TTK 684/1 gereği çekten doğan bütün haklar ciro edilene geçer. TTK 790 uyarınca cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır; TTK 801 uyarınca muhatap, cirolar arasında düzenli teselsülün varlığını incelemekle yükümlü olup cirantaların imza geçerliliğini araştırmak zorunda değildir. TTK 798'e göre çekin takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer. Somut olayda çek lehtarın beyaz cirosuyla davalı bankanın Adıyaman şubesine geçmiş, bu şube takas odaları aracılığıyla muhatap bankaya ibraz etmiştir; Adıyaman şubesi muhatap banka olmadığından ve ibraz eden şube tarafından çek ibraz edildiğinden ibraz eden ve takip yapan bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir. TTK 789/4 uyarınca muhatap lehine ciro yalnız makbuz hükmündedir; ancak muhatabın birden fazla şubesi bulunup ciro, çekin üzerine çekildiği şubeden başka bir şube üzerine yapılmışsa bu ciro geçerli sayılır. Davalı bankanın Osmanağa şubesi muhatap olup, çek lehtarın temlik cirosu hükmündeki beyaz cirosuyla başka bir şube (Adıyaman) tarafından alınıp takas odası aracılığıyla muhatap bankaya ibraz edilmiş, muhataba vekaleten ibraz şerhi yazılmıştır. Çekin takas odasına ibrazından sonra ciro şerhinin araya sıkıştırılarak sonradan yazıldığına ilişkin iddianın, ciro imzası atılmasa dahi hamillik sıfatına etkisi olmadığı gözetildiğinde, takas odasına ibrazdan evvel banka şubesince ciro edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekte beyaz cironun temlik cirosu hükmünde sayılması, takas odasına ibraz eden bankanın yetkili hamil kabul edilmesi ve muhatabın birden fazla şubesi bulunması halinde TTK 789/4 kapsamında başka şube üzerine yapılan cironun geçerliliğine ilişkin değerlendirme, benzer çek uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyaz ciro↗ temlik cirosu↗ yetkili hamil↗ takas odası↗ muhatap banka↗ menfi tespit↗ kambiyo senedi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1954
KARAR NO 2024/532
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/06/2021
NUMARASI 2018/280 Esas - 2021/343 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/04/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Davalı yanca müvekkili aleyhine Adıyaman İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 95.000-TL ve 24.000-TL bedelli çekler ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davaya konu çekin bankaya ibraz sonrası araya ciro edildiğini, bu sebeple de müvekkili aleyhine açılan icra takibinin iptali ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti durumunun hasıl olduğunu, bankanın alacağı temlik ettiğini bu durumun ise ancak temlik sonucunu doğuran bir cironun bulunması ile olabileceğini, sonradan eklenen ciroda davalı banka adına atılan iki adet imzanın sahiplerinin kimler olduğunun tespitinin gerekeceğini, takibe konu çeklerin incelenmesi halinde çıplak göz ile de bakılsa anlaşılacağı üzere davalı banka Adıyaman şubesi tarafından sonradan ciro edildiğinin gözükeceğini bu sebeplerle davalının meşru hamil olmadığını, davanın kabulünü, takibe konu senet bedeline ve icra borca uygulanan faize itirazlarının kabulünü, takibin müvekkili yönünden iptalini, borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, çek asılları üzerinde grafoloji uzmanı ve bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış bilirkişi heyeti raporunda "çeklerin arka yüzüne "iş bu çek..." ile başlayan yazıların yazılması sonrasında sıkıştırılmak suretiyle "... Bankası- Adıyaman Şubesi-ibaresinin ilave edildikleri kanaatine varıldığı, bankanın çeklerin tahsil edildiğinde hangi kredinin riskinin kapanacağına dair bir bilgi sunamadığı, davalı tarafın tacir olup banka olması ve çek üzerinde oynama yaparak kendini alacaklı duruma getirmesi nedeniyle takip öncesi, takip sonrası ve dava öncesi duruma göre davacıdan alacaklı olmadığını bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibi başlatması nedeniyle davanın kabulüne ,davacının çek ve icra takibi nedeniyle davalı bankanın kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine % 20 kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davalı vekili, davacı tarafça ileri sürülen hususun müvekkili bankaca dava konusu çekin ciro silsilesine sonradan ekleme yapılması olduğunu, bu iddianın gerçekle bağdaşmadığını, çekte bulunduğu iddia edilen müvekkili bankaya ait cironun TTK'da belirlenen hükümlere uygun olduğunu, hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, müvekkili bankaca ciro silsilesine sonradan herhangi bir ekleme yapılmadığını, dava konusu çekin; grafolojik yönden eksik incelendiğini,mahkemece verilen karar haksız olup kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, bilirkişilerce dosyaya sunulan raporda hukuki değerlendirme yapılarak davacının çekten dolayı bir sorumluluğu bulunmadığı belirtildiğini, bilirkişilerin teknik ve uzmanlık gerektiren konularda görüş bildirilmesi gerekirken mahkemenin yerine geçerek bu şekilde görüş bildirmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek , kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, çeki ibrazından evvel tam ciro ile almayan davalının yetkili hamil olmadığı dolayısıyla, çek nedeniyle alacak talep edemeyeceğini, lehtarın cirosundan sonra araya sıkıştırarak cirolayan davalı banka Adıyaman Şubesinin alacağı takip hakkına sahip bulunmadığından bahisle takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. İcra takibine konu çeklerin incelenmesinde lehtar ... Ltd. Şti.'nin beyas cirosundan sonra, davalı banka Adıyaman şubesi tarafından çeklerin takasa ibraz edildiği mahkemece verilen ödeme yasağı nedeniyle işlem gördüğü belirtilip tarih atılarak Adıyaman şubesi tarafından imzalanmış,lehdarın cirosundan sonra ,takasa ibraz şerhinden evvel yine banka şubesi yazılıp imzalandığı anlaşılmaktadır.Mahkemece;
çeki takibe koyan bankanın lehtar veya ciranta olarak çeki elinde bulundurmadığı, dolayısıyla çekin hamili olmadığı, alacaklı bankanın kaşesinin lehdarın cirosundan sonra araya sıkıştırılarak yazılmasının davalıya alacak hakkı vermediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Somut olayda takip dayanağı çeklerin TTK'nın 780. maddesinde yazılı unsurları taşıyan emre yazılı çek olduğu, keşideci davacı borçlunun çeki lehtar ... emrine düzenlediği, lehdarın beyaz cirosu ile çekin davalı banka Adıyaman Şubesinin çekleri muhatap Osmanağa Şubesi adına vekâleten 15.12.2014, 30.11.2014 tarihinde ibraz ettiği, yine davalı banka tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçildiği davacı tarafça, alacaklı bankanın ibraz şerhinden önce alacaklının cirosu olmadığı,sonradan araya sıkıştırılarak yazıldığı ileri sürülerek takip hakkı bulunmadığından davacının borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir.
TTK'nın 788. maddesinin 1. fıkrası uyarınca emre yazılı çekler (tam veya beyaz) ciro ve teslim yoluyla üçüncü kişiye devredilebilir. Çekin cirosunda lehine ciro yapılan kimsenin gösterilmesi zorunlu olmayıp, ciro sadece cirantanın imzasından ibaret de olabilir. Bu tür ciroya TTK'nın 818.
1. fıkrasının (d) bendi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 683. maddesinin 2. fıkrası uyarınca beyaz ciro denmekte olup temlik cirosu hükmünde kabul edilir. Ciro şerhinde aksine bir kayıt yok ise ya da sadece "bedelini ödeyiniz" şeklinde bir kayıt bulunuyorsa yapılan ciro temlik cirosu hükmündedir.TTK'nın 818. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 684. maddesinin 1. fıkrasına göre temlik cirosunun teminat fonksiyonu nedeniyle ciro ve teslim ile çekten doğan bütün haklar ciro edilen kişiye geçer. TTK'nın 790. maddesine göre cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.
Aynı Kanunun 801. maddesine göre cirosu kabil bir çeki ödeyecek muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir. TTK'nın 798. maddesine göre çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer. Takip konusu çeklerin lehdarın beyaz cirosu ile davalı bankanın Adıyaman şubesine geçtiği ve ciro şerhinde hiç bir kayıt bulunmadığı, Adıyaman şubesinin takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda çeki muhataba ibraz ettiği, mahkemece konulan ödeme yasağı nedeniyle tahsil edilemediği şerhinin muhatap bankaya vekâleten yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda takibe konu çeki lehtardan temlik cirosu ile devralan Adıyaman şubesi aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığından ve çek adı geçen şube tarafından ibraz edildiğinden, ibraz eden ve takip yapan bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir.
TTK'nın 789. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği üzere muhatap lehinde ciro yalnız makbuz hükmünde olup, böyle bir ciro ancak çek bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesi hâlinde söz konusu olabilir. Takip alacaklısı banka şubesi muhatap banka olmayıp çeki muhatap bankaya da ciro etmiş değildir. Yargıtay HGKnın somut olaya uygun 2017/337 esas,2019/1176 karar sayılı ve 12.11.2019 tarihli kararında; "O hâlde, çekin bankaya ibrazı sırasında 5. maddede öngörülen imzayı atmayan hamilin, artık bu sıfatını kaybettiği düşüncesiyle, takibe geçmeden önce imza atmak için çekin arkasında yer arama veya bunun yerine takip talebine çek tevdi bordrosunu ekleme çabası,yersiz ve gereksizdir. Çeki elinde bulunduranın veya icra takibi yapanın yetkili/meşru hamil sıfatı 5.
maddede sözü geçen imzanın atılıp atılmadığı dikkate alınmadan 6762 sayılı TTK'nın 702. maddesine göre (ayrıca 713) tespit edilecektir. Dolayısıyla, çekin bankaya ibrazı sırasında Çek Kanunu'nun 5. maddesi gereği imzayı atmayan hamil, müracaat hakkını kullanabileceği gibi çeki (gecikmiş) ciroyla da devredebilir (TTK. m. 705) ve böyle bir devir hâlinde sözü edilen imzanın bulunmaması ciro zincirinde kopukluk yaratmaz.Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar ışığında takip konusu çeki beyaz ciro ile devralan alacaklı ....Bankası...Güzelyalı Şubesi tarafından, muhatap ...şubesi adına vekâleten çekin arka yüzüne ibraz tarihini de içeren ibraz şerhi yazılıp yetkilisince imzalanması suretiyle, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 8/3,4 maddesi ile Bankalar arası Takas Odaları Merkezi Yönetmeliği'nin 14.
maddesi kapsamında çekin bankalar arası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Şu hâle göre çekin 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 8. maddesinin 3. maddesi göndermesi ile TTK'nın 798. maddesi hükmü uyarınca takas odasına ödeme için ibraz eden alacaklı bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir." denilmiştir.Açıklanan sebeplerle, 6102 sayılı TTKnın 789/4 maddesi "Muhatap lehindeki ciro yalnız makbuz hükmündedir; meğer ki, muhatabın birden fazla şubesi olup da ciro, çekin üzerine çekildiği şubeden başka bir şube üzerine yazılmış bulunsun.” hükmünü amir olup, anılan madde uyarınca muhatabın birden fazla şubesi bulunup da ciro muhatap banka şubesinden başka bir şube üzerine yapılmışsa muhataba yapılan ciro geçerli sayılacaktır.
Davalı bankanın Osmanağa şubesinin muhatap banka olduğu iki adet çekin, lehtarın temlik cirosu hükmünde olan beyaz cirosu ile aldığı çeki takas odası aracılığıyla muhatap bankaya ibraz ettiği,muhataba vekaleten ibraz şerhini yazdığı, çeki takas odasına ibraz ettikten sonra ,araya sıkıştırılarak sonradan yazıldığına ilişkin iddianın, ciro imzası atmasa dahi hamilin sıfatına bir etkisi olmadığı gözetildiğinde, takas odasına ibrazdan evvel banka şubesince ciro edilmediğine ilişkin gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2021 Tarih 2018/280 Esas 2021/343 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 2.536,74-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 2.109,14-TL'nin talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı lehine takdir olunan 23.766,77-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Yatırılan 2.597-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
16/04/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/114940 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi