Bedelden indirim
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/640 E. 2025/1048 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelden indirim↗ mahrum kalınan kâr↗ i̇i̇k 258↗ yoksun kalınan kâr↗ rayiç bedel↗ i̇i̇k 265↗ davanın konusu↗ haksız eylem↗ kâr mahrumiyeti↗ münhasırlık↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ zamanaşımı def'i↗ derdestlik↗ tbk 99↗ def'i↗ haksız fiil↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ iltibas↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/435 E. 2021/179 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından "..." , "..." ve "..." rehberlik hizmeti numaralarının müvekkili şirkete tahsis edildiğini, davalı şirkete de "11818" rehberlik hizmeti tahsis edildiğini, müvekkili şirkete tahsis edilen "..." numaralı rehberlik hizmetinin tanıtımı amacıyla Yunanistan'da ve Romanya'da rehberlik hizmeti sunan şirketin kullanmış olduğu reklam konseptinin Türkiye'de kullanılmasına karar verildiğini, eserin mali hak sahipleri ile münhasır lisans sözleşmesi imzalanıp, dava dışı ... İletişim Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti ile reklam çalışması için görüşmeler yapıldığını, bilgilerin şifahi olarak, e-posta ve CD ortamında teslim edildiğini, ancak anlaşmanın sağlanamadığını ve başka reklam ajansı ile anlaştıklarını, yeni reklam ajansının çalışmasını tamamlamasından önce aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirketin müvekkilinin daha önceden görüşmüş olduğu reklam ajansı ile birlikte hareket ederek müvekkilinin mali haklarına sahip olduğu reklam konseptini "..." rehberlik hizmetine ait reklamlarda yayımlamaya başladığını, müvekkilinin reklam konseptinin izni alınmadan taklit edildiğini, davalının hiçbir telif ücreti ve harcama yapmaksızın müvekkilinin 600.000,00 euro lisans bedeli karşılığında kullanma hakkına sahip olduğu konsepti kullanıp, haksız rekabet eylemi ile iltibasa neden olduğunu, tüm girişimlere rağmen davalının haksız eylemlerine son vermediğini, davacının yoksun kaldığı çağrılar nedeniyle 6.497.007,00 TL zarara uğradığını, davacının yeni bir reklam için ... Reklamcılık ve Ticaret A.Ş.'ye yeni çalışma yaptırdığını ve 124.258,07 TL ödeme yaptığını, ayrıca müvekkili şirketin davalı reklamını taklit ettiği intibası uyandığından müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı TTK) 58. maddesi gereğince 6.621.265,00 TL maddi tazminatın ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 1 yıllık zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin, müvekkili şirketin reklamlarından önce farklı içerikte birçok reklam yayımladığını, davacı iddialarının asılsız olduğunu, aynı konuda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (FSEK) dayanılarak da dava açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, ancak tazminat miktarının tam olarak hesaplanamaması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50.maddesi uyarınca tazminata takdiren hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının mahrum kaldığı 1.000.000,00 TL gelir ve yapmak zorunda kaldığı 124.258,07 TL gider olmak üzere toplam 1.124.258,07 TL maddi tazminatın 17.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 40.000,00 TL manevi tazminatın 17.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/22 E. 2016/3 K. numaralı dosyası incelendiğinde davacı ve davalısının eldeki davanın tarafları ile aynı olmakla birlikte ayrıca diğer davalının ... İletişim Tanıtım Yay. Hiz. Ltd. Şti. olduğu, dava konusunun eldeki davaya konu reklam konsepti ile aynı olduğu, FSEK'in 68.maddesi uyarınca tazminat talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda, davacının dava konusu reklam konsepti üzerinde hak sahibi olduğu, reklam konseptinin davalı ... Rehberlik ve Müşteri İlişkileri A.Ş. ve ... İletişim Tanıtım Yayıncılık Hiz. Ltd. Şti. tarafından taklit edilerek kullanılmış olduğu, davacının eserden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, FSEK 68/1 hükmü kapsamında ihlal edilen mali hakkın, haksız fiil tarihindeki rayiç bedelinin birbirini teyit eder bilirkişi raporları ile 100.000,00 TL olduğu, bu miktarın 3 katının 300.000,00 TL etmesi hasebiyle davanın belirlenen bu miktar üzerinden kabulüne ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 2016/3701 E. 2017/2303 K. numaralı 19.01.2016 tarihli kararı ile onandığı ve kesinleştiği, bu nedenle eldeki davada, dava konusu reklamın eser niteliği, davacının hak sahipliği gibi hususların tartışılmasına gerek olmadığı, mali haklara tecavüz hâlinde ref yöntemlerini belirleyen ve özel bir hüküm olan FSEK’in 68. maddesi gereğince açılacak “bedel” davası kusurlu davranış unsuru aranmadan açılan bir dava olup, haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davalarıyla karıştırılmaması gerektiği, zira mali haklara tecavüz hâlinde kusurlu davranış unsuruna bağlı olarak ve haksız fiile ilişkin hükümler çerçevesinde açılacak maddi tazminat davasının FSEK’in 70/2 hükmünde düzenlendiği, FSEK’in 68. maddesine dayanılarak açılan bir davada ayrıca FSEK’in 70/2 hükmü gereğince maddi tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığı, (Yargıtay HGK'nun 30.06.2020 tarih, 2017/11-71 E., 2020/483 K. sayılı kararı.) bu nedenlerle somut olayda, FSEK’in 68. maddesine dayanılarak daha önce görülüp tazminatla sonuçlanan bir dava olması, eldeki davada ise, ayrıca FSEK’in 70/2 hükmü gereğince maddi tazminat talep edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, Mahkemece, davacının yoksun kalınan kazanca ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, TBK'nın 50. maddesi uyarınca takdiren tazminata hükmolunarak, daha önce FSEK'in 68.maddesi uyarınca hükmolunan tazminatın hükmedilen bedelden indirilmesinin yerinde olmadığı, bununla birlikte yeni bir reklam konsepti hazırlatmak için dava dışı şirkete davacı tarafından ödediği ispatlanan 124.258,07 TL'nin davacı yanca tazminat olarak talep edilebileceği, manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacının yoksun kaldığı kazanç nedeniyle açmış olduğu davanın reddine, davacının yapmak zorunda kaldığı 124.258,07 TL giderin, haksız fiil tarihi olan 17.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin kabulü ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 17.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayımlanmasına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, haksız rekabet nedeniyle maddi ve FSEK kapsamında manevi tazminat talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı vekili dava dilekçesi ile İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/22 E. 2016/3 K. sayılı ilamı ile FSEK kapsamında eser olduğu kabul edilen ve lisansı davacıya ait olan reklamın davalı tarafından izinsiz kullanılmasının aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 6762 sayılı TTK'nın 58. maddesi kapsamında mahrum kaldığı kazanç ile fiili zararını maddi tazminat olarak talep etmiştir. Uyuşmazlık davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ve bu kapsamda mahrum kalınan kazancın ve fiili zararın FSEK'in 68. maddesi kapsamında belirlenen bedel ile birlikte istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2.Davacı tarafça 6762 sayılı TTK'nın 56. ve 57. maddeleri kapsamında haksız rekabetin tespiti ve aynı Kanun'un 58. maddesi kapsamında maddi tazminat talep edilmiş olup İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince maddi tazminat FSEK'in 70. maddesi kapsamında değerlendirilerek karar verilmiştir. FSEK'in 70. maddesi esere tecavüz halinde tazminat şartlarını düzenlemekte olduğundan bu madde kapsamında değerlendirme yapılması için talebin FSEK'in 70. maddesi kapsamında olması gerekir. Bu itibarla davacının talebinin 6762 sayılı TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümleri çerçevesinde olduğu, FSEK'in 70. maddesi kapsamında esere tecavüz nedeniyle tazminat talep edilmediği ve davanın tamamıyla ıslah edilerek talebin bu yönde değiştirilmediği de dikkate alınarak maddi tazminata ilişkin inceleme ve değerlendirmenin 6762 sayılı TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri ve FSEK'in 68. maddesi hükümleri çerçevesinde yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu ve atıf yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2066 E. 2015/8129 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.124 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/640 E. , 2025/1048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/326 Esas, 2023/1333 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/435 E. 2021/179 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından "..." , "..." ve "..." rehberlik hizmeti numaralarının müvekkili şirkete tahsis edildiğini, davalı şirkete de "11818" rehberlik hizmeti tahsis edildiğini, müvekkili şirkete tahsis edilen "..." numaralı rehberlik hizmetinin tanıtımı amacıyla Yunanistan'da ve Romanya'da rehberlik hizmeti sunan şirketin kullanmış olduğu reklam konseptinin Türkiye'de kullanılmasına karar verildiğini, eserin mali hak sahipleri ile münhasır lisans sözleşmesi imzalanıp, dava dışı ... İletişim Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti ile reklam çalışması için görüşmeler yapıldığını, bilgilerin şifahi olarak, e-posta ve CD ortamında teslim edildiğini, ancak anlaşmanın sağlanamadığını ve başka reklam ajansı ile anlaştıklarını, yeni reklam ajansının çalışmasını tamamlamasından önce aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirketin müvekkilinin daha önceden görüşmüş olduğu reklam ajansı ile birlikte hareket ederek müvekkilinin mali haklarına sahip olduğu reklam konseptini "..." rehberlik hizmetine ait reklamlarda yayımlamaya başladığını, müvekkilinin reklam konseptinin izni alınmadan taklit edildiğini, davalının hiçbir telif ücreti ve harcama yapmaksızın müvekkilinin 600.000,00 euro lisans bedeli karşılığında kullanma hakkına sahip olduğu konsepti kullanıp, haksız rekabet eylemi ile iltibasa neden olduğunu, tüm girişimlere rağmen davalının haksız eylemlerine son vermediğini, davacının yoksun kaldığı çağrılar nedeniyle 6.497.007,00 TL zarara uğradığını, davacının yeni bir reklam için ...
Reklamcılık ve Ticaret A.Ş.'ye yeni çalışma yaptırdığını ve 124.258,07 TL ödeme yaptığını, ayrıca müvekkili şirketin davalı reklamını taklit ettiği intibası uyandığından müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı TTK) 58. maddesi gereğince 6.621.265,00 TL maddi tazminatın ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 1 yıllık zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin, müvekkili şirketin reklamlarından önce farklı içerikte birçok reklam yayımladığını, davacı iddialarının asılsız olduğunu, aynı konuda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (FSEK) dayanılarak da dava açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, ancak tazminat miktarının tam olarak hesaplanamaması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50.maddesi uyarınca tazminata takdiren hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının mahrum kaldığı 1.000.000,00 TL gelir ve yapmak zorunda kaldığı 124.258,07 TL gider olmak üzere toplam 1.124.258,07 TL maddi tazminatın 17.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 40.000,00 TL manevi tazminatın 17.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/22 E. 2016/3 K. numaralı dosyası incelendiğinde davacı ve davalısının eldeki davanın tarafları ile aynı olmakla birlikte ayrıca diğer davalının ... İletişim Tanıtım Yay. Hiz. Ltd. Şti. olduğu, dava konusunun eldeki davaya konu reklam konsepti ile aynı olduğu, FSEK'in 68.maddesi uyarınca tazminat talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda, davacının dava konusu reklam konsepti üzerinde hak sahibi olduğu, reklam konseptinin davalı ... Rehberlik ve Müşteri İlişkileri A.Ş. ve ... İletişim Tanıtım Yayıncılık Hiz. Ltd. Şti. tarafından taklit edilerek kullanılmış olduğu, davacının eserden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, FSEK 68/1 hükmü kapsamında ihlal edilen mali hakkın, haksız fiil tarihindeki rayiç bedelinin birbirini teyit eder bilirkişi raporları ile 100.000,00 TL olduğu, bu miktarın 3 katının 300.000,00 TL etmesi hasebiyle davanın belirlenen bu miktar üzerinden kabulüne ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi' nin 2016/3701 E. 2017/2303 K. numaralı 19.01.2016 tarihli kararı ile onandığı ve kesinleştiği, bu nedenle eldeki davada, dava konusu reklamın eser niteliği, davacının hak sahipliği gibi hususların tartışılmasına gerek olmadığı, mali haklara tecavüz hâlinde ref yöntemlerini belirleyen ve özel bir hüküm olan FSEK’in 68. maddesi gereğince açılacak “bedel” davası kusurlu davranış unsuru aranmadan açılan bir dava olup, haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davalarıyla karıştırılmaması gerektiği, zira mali haklara tecavüz hâlinde kusurlu davranış unsuruna bağlı olarak ve haksız fiile ilişkin hükümler çerçevesinde açılacak maddi tazminat davasının FSEK’in 70/2 hükmünde düzenlendiği, FSEK’in 68.
maddesine dayanılarak açılan bir davada ayrıca FSEK’in 70/2 hükmü gereğince maddi tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığı, (Yargıtay HGK'nun 30.06.2020 tarih, 2017/11-71 E., 2020/483 K. sayılı kararı.) bu nedenlerle somut olayda, FSEK’in 68. maddesine dayanılarak daha önce görülüp tazminatla sonuçlanan bir dava olması, eldeki davada ise, ayrıca FSEK’in 70/2 hükmü gereğince maddi tazminat talep edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, Mahkemece, davacının yoksun kalınan kazanca ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, TBK'nın 50. maddesi uyarınca takdiren tazminata hükmolunarak, daha önce FSEK'in 68.maddesi uyarınca hükmolunan tazminatın hükmedilen bedelden indirilmesinin yerinde olmadığı, bununla birlikte yeni bir reklam konsepti hazırlatmak için dava dışı şirkete davacı tarafından ödediği ispatlanan 124.258,07 TL'nin davacı yanca tazminat olarak talep edilebileceği, manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacının yoksun kaldığı kazanç nedeniyle açmış olduğu davanın reddine, davacının yapmak zorunda kaldığı 124.258,07 TL giderin, haksız fiil tarihi olan 17.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin kabulü ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 17.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayımlanmasına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, haksız rekabet nedeniyle maddi ve FSEK kapsamında manevi tazminat talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı vekili dava dilekçesi ile İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/22 E. 2016/3 K. sayılı ilamı ile FSEK kapsamında eser olduğu kabul edilen ve lisansı davacıya ait olan reklamın davalı tarafından izinsiz kullanılmasının aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 6762 sayılı TTK'nın 58. maddesi kapsamında mahrum kaldığı kazanç ile fiili zararını maddi tazminat olarak talep etmiştir. Uyuşmazlık davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ve bu kapsamda mahrum kalınan kazancın ve fiili zararın FSEK'in 68. maddesi kapsamında belirlenen bedel ile birlikte istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2.Davacı tarafça 6762 sayılı TTK'nın 56. ve 57. maddeleri kapsamında haksız rekabetin tespiti ve aynı Kanun'un 58. maddesi kapsamında maddi tazminat talep edilmiş olup İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince maddi tazminat FSEK'in 70. maddesi kapsamında değerlendirilerek karar verilmiştir. FSEK'in 70. maddesi esere tecavüz halinde tazminat şartlarını düzenlemekte olduğundan bu madde kapsamında değerlendirme yapılması için talebin FSEK'in 70. maddesi kapsamında olması gerekir. Bu itibarla davacının talebinin 6762 sayılı TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümleri çerçevesinde olduğu, FSEK'in 70. maddesi kapsamında esere tecavüz nedeniyle tazminat talep edilmediği ve davanın tamamıyla ıslah edilerek talebin bu yönde değiştirilmediği de dikkate alınarak maddi tazminata ilişkin inceleme ve değerlendirmenin 6762 sayılı TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri ve FSEK'in 68.
maddesi hükümleri çerçevesinde yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu ve atıf yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin bir diğerinden alınarak yek
diğerine verilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1140322700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz