Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6357 E. 2025/1320 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusuz kalması↗ tahkikat↗ olağanüstü genel kurul↗ yargılama giderleri↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ yargılama gideri↗ ek tasfiye↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Federasyonun 2017/97864 sayılı "......" ve 2017/97866 sayılı "... FEDERASYONU ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının aynı alanda faaliyette bulunmak amacıyla federasyonun başına "ulusal" kelimesini ekleyerek ve her iki markayı birleştirerek 2018/08558 sayılı " ... FEDERASYONU" ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, davalı federasyon olmadığı halde kanuna aykırı davranarak başına "ulusal" kelimesini koyarak müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunduğunu, davalı ile müvekkili federasyonun markalarının kapsadığı hizmetlerin de aynı olduğunu, müvekkili markasının federasyon altındaki dernekler ve halk tarafından bilindiği için davalı markasının müvekkili markaları ile ilişkilendirildiğini, bu spor dalı ile uğraşan kişilerin markaları karıştırdıklarını ve davalıya giderek kayıt yaptırdıklarını, davalının federasyon olmadığı halde bu ibareyi kullanmasının insanları kandırmaya yönelik olduğunu, müvekkili federasyon adına tescilli markanın yıllardır süren reklam faaliyetleri sebebiyle tanındığını, davalının bu markayı kullanarak haksız kazanç elde ettiğini ve müvekkili federasyonun itibarına zarar verecek şekilde markayı kullandığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/08558 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, müvekkilinin markalarına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, davalının bu marka altında kullandığı internet sitelerinin kapatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinitalep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın gerçek bir federasyona ait olup müvekkilinin bu federasyonun kurucu başkanı olduğunu, ... Federasyonu’nun 22.09.2017 tarihinde ...’ta kurulduğunu, türünün “spor ve spor ile ilgili dernekler” olarak belirlendiğini, kâr amacı gütmeyen spor alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum örgütü olduğunu, müvekkilinin tescil ettirdiği markanın sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da kabul görmüş bir marka olduğunu, davacının iddialarının aksine bilinirliğinin davacının markasından daha fazla olduğunu, davacının tescil belgesinde gösterdiği adresinin Bartın olduğunu, müvekkilinin markasının adresinin ise Ankara olduğunu, farklı şehirlerde olmaları nedeniyle müvekkili markasının davacı markasına herhangi bir etkide bulunmayacağını, her iki tarafın kullandığı logolara bakılınca birbirinden açıkça farklı olduğunu, anılan logolarda kullanılan renk ve şekillerin birbirinden farklı ve ayırt edici olup karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının, davalının "...syon" olmadığı halde başına "ulusal" ibaresini de eklediği markasının tescilinin halkı kandırmaya yönelik olduğu iddiası kapsamında tahkikat yapıldığı, bu kapsamda İçişleri Bakanlığına müzekkere yazılarak ...nun tasfiye edilip edilmediği, edilmiş ise ne zaman tasfiye edildiğinin bildirilmesinin istenildiği, 22.09.2017 tarihinde kurulan 10-028-042 kütük numaralı ... Federasyonunun 18.03.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 88. maddesine göre feshine karar verildiği ve 05.04.2023 tarihinde kütük numarasının kapatıldığı, federasyonun fesholduğu ve davanın konusuz kaldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edileceği, bu kapsamda ilk verilen 2018/393 E. 2019/240 sayılı kararda kısmen kabul kararı verildiği ve Yargıtayca da kararın eksik inceleme sebebiyle bozulduğundan tarafların haklılık oranının 1/2 olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mutlak ret ve nispi ret nedenlerine dayalı olarak " ... FEDERASYONU" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılmış olup, mahkemece nispi ret nedenine dayalı verilen karar davacının temyizi ile sair temyiz itirazları ret edildikten sonra mutlak ret nedenine dayalı olarak markanın tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden halkı yanıltacak nitelikte olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Davacı vekilinin 11.01.2024 tarihli duruşmada federasyonun fesholduğu ve davanın konusuz kaldığını beyan etmesi üzerine, mahkemece davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve tarafların haklılık oranını 1/2 olarak belirlenmiş ve bu duruma göre yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Her ne kadar nispi ret nedenine dayalı olarak davacının temyiz itirazları ret edilmiş olmakla bu husus kesinleşmiş ise de davacının mutlak ret nedenine dayalı hükümsüzlük talebi yönünden dava konusu markanın federasyon adına tescilli olmaması nedeniyle davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Tarafların temyiz nedenlerine ve mahkemenin kabulüne göre dava konusuz kalmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden inceleme yapılması gerekli olup, yapılan incelemede mahkemece davanın konusuz kalması halinde dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davalının haksız olarak sebebiyet verip vermediği ve davada haklılık durumunun buna göre belirlenmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6305 E. 2023/804 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat
İncelediğiniz karardaDava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti, marka hükümsüzlüğü, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ksımen kabulüne karar verilmiştir.
… sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" bakımından benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, bunun dışında kalan 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından ise benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmış olduklarının ispatlanamadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalının 41/03 alt grubundaki “spor hizmetleri” üzerinde gerçekleşen “ULUSAL JU ...+şekil” şeklindeki markasal kullanımınının 6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri hükümleri kapsamında davacının marka haklarına yönelik ihlal teşkil etmediği ve «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilen «dava konusu» davalı markasının kapsadığı 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından davacının tecavüz teşkil ettiğini ileri sürdüğü kullanımlar hakkında herhangi bir delil «ibraz» etmemiş olması nedeniyle marka hakkına tecavüz iddasının ispat edilemediği, davalı eylemleri davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinden maddi ve manevi ta …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporu birebir esas alınarak hüküm kurulduğunu, oysa markalar arasında «iltibas» olup olmadığı hususunun hukuki bir konu olduğunu ve bu hususta bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulamayacağını, her ne kadar müvekkili markasının, bir kısım hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğu kabul edilmiş ise de bu kabulün doğru olmadığını, markalar arasında tüm hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesi olduğundan markaya tecavüzün gerçekleştiğini ve «maddi manevi tazminat» koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · dahili dava · ibraz · iltibas
Benzer bu kararda… sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" bakımından benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, bunun dışında kalan 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından ise benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmış olduklarının ispatlanamadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalının 41/03 alt grubundaki “spor hizmetleri” üzerinde gerçekleşen “ULUSAL JU ...+şekil” şeklindeki markasal kullanımınının 6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri hükümleri kapsamında davacının marka haklarına yönelik ihlal teşkil etmediği ve «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilen «dava konusu» davalı markasının kapsadığı 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından davacının tecavüz teşkil ettiğini ileri sürdüğü kullanımlar hakkında herhangi bir delil «ibraz» etmemiş olması nedeniyle marka hakkına tecavüz iddasının ispat edilemediği, davalı eylemleri davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinden maddi ve manevi ta …
… sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)." bakımından kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu itibarla anılan hizmetler yönünden bu ibarenin ortak olarak kullanılmasının «iltibasa» yol açmayacağı, bunun dışında kalan 41. sınıftaki hizmetler ile 38. sınıfta yer alan hizmetler yönünden ise anılan ibare tanımlayıcı nitelik taşımadığından, taraf …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «dava konusu» markanın gerçek bir federasyona ait olup müvekkilinin bu federasyonun kurucu başkanı olduğunu, Ulusal Ju...Federasyonu’nun 22.09.2017 tarihinde Ayvalık’ta kurulduğ …
Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri «dahil»).
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11986 E. 2018/6879 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davalı Federasyon ve Şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden tecavüzün men'ine ilişkin talebin reddine, 6.000 TL «maddi tazminatın» davalı ...'dan tahsiline, alacağın 1.500 TL kısmı için 07.01.2012, 1.500 TL kısmı için 14.01.2012, 1.500 TL kısmı için 21.01.2012, 1.500 TL Kısmı için 28.01.2012 tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine, haksız tecavüz bulunmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerin …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11986 E. 2018/6879 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davalı Federasyon ve Şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden tecavüzün men'ine ilişkin talebin reddine, 6.000 TL «maddi tazminatın» davalı ...'dan tahsiline, alacağın 1.500 TL kısmı için 07.01.2012, 1.500 TL kısmı için 14.01.2012, 1.500 TL kısmı için 21.01.2012, 1.500 TL Kısmı için 28.01.2012 tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine, haksız tecavüz bulunmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerin …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7161 E. 2013/9919 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin I-8 U 20/10 sayılı 21.02.2011 tarihli kararının «tenfizine» karar verilip, «masraf» tayinine ilişkin kararın tenfizi talebi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Hukuk Dairesi'nin I-8 U 20/10 sayılı 21.02.2011 tarihli kararı ile yargılama «masraflarına» ilişkin kararın «tenfizini» talep etmiş olup, mahkemece, sadece Federal Almanya Cumhuriyeti ...
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ekinde MÖHUK'nın 53. maddesinde belirtilen belgelerin sunulduğu, aynı Yasa'nın 54. maddede belirtilen «tenfiz» şartlarının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile Federal Almanya Cumhuriyeti ...
Hukuk Dairesi I-8 U 20/10 sayılı ve 21.02.2011 tarihli kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1218 E. 2013/18818 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaSivil Hukuk Dairesi’nin 3 O 138/09 numaralı ve 26.10.2009 tarihli kararı ile “yargılama «masraflarına» dair kararın” «tenfizine» karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece davanın kabulüne şeklinde karar verildiği halde davacının masraf tespit kararının tenfizi talebi konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının ve yargılama «masraflarına» dair kararın «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sivil Hukuk Dairesi’nin 3 O 138/09 numaralı ve 26.10.2009 tarihli kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
Sivil Hukuk Dairesi’nin 3 O 138/09 numaralı ve 26.10.2009 tarihli kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6357 E. , 2025/1320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2023/311 Esas- 2024/83Karar
HÜKÜM
Esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Federasyonun 2017/97864 sayılı "......" ve 2017/97866 sayılı "... FEDERASYONU ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının aynı alanda faaliyette bulunmak amacıyla federasyonun başına "ulusal" kelimesini ekleyerek ve her iki markayı birleştirerek 2018/08558 sayılı " ... FEDERASYONU" ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, davalı federasyon olmadığı halde kanuna aykırı davranarak başına "ulusal" kelimesini koyarak müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunduğunu, davalı ile müvekkili federasyonun markalarının kapsadığı hizmetlerin de aynı olduğunu, müvekkili markasının federasyon altındaki dernekler ve halk tarafından bilindiği için davalı markasının müvekkili markaları ile ilişkilendirildiğini, bu spor dalı ile uğraşan kişilerin markaları karıştırdıklarını ve davalıya giderek kayıt yaptırdıklarını, davalının federasyon olmadığı halde bu ibareyi kullanmasının insanları kandırmaya yönelik olduğunu, müvekkili federasyon adına tescilli markanın yıllardır süren reklam faaliyetleri sebebiyle tanındığını, davalının bu markayı kullanarak haksız kazanç elde ettiğini ve müvekkili federasyonun itibarına zarar verecek şekilde markayı kullandığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/08558 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, müvekkilinin markalarına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, davalının bu marka altında kullandığı internet sitelerinin kapatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinitalep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın gerçek bir federasyona ait olup müvekkilinin bu federasyonun kurucu başkanı olduğunu, ... Federasyonu’nun 22.09.2017 tarihinde ...’ta kurulduğunu, türünün “spor ve spor ile ilgili dernekler” olarak belirlendiğini, kâr amacı gütmeyen spor alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum örgütü olduğunu, müvekkilinin tescil ettirdiği markanın sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da kabul görmüş bir marka olduğunu, davacının iddialarının aksine bilinirliğinin davacının markasından daha fazla olduğunu, davacının tescil belgesinde gösterdiği adresinin Bartın olduğunu, müvekkilinin markasının adresinin ise Ankara olduğunu, farklı şehirlerde olmaları nedeniyle müvekkili markasının davacı markasına herhangi bir etkide bulunmayacağını, her iki tarafın kullandığı logolara bakılınca birbirinden açıkça farklı olduğunu, anılan logolarda kullanılan renk ve şekillerin birbirinden farklı ve ayırt edici olup karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının, davalının "...syon" olmadığı halde başına "ulusal" ibaresini de eklediği markasının tescilinin halkı kandırmaya yönelik olduğu iddiası kapsamında tahkikat yapıldığı, bu kapsamda İçişleri Bakanlığına müzekkere yazılarak ...nun tasfiye edilip edilmediği, edilmiş ise ne zaman tasfiye edildiğinin bildirilmesinin istenildiği, 22.09.2017 tarihinde kurulan 10-028-042 kütük numaralı ... Federasyonunun 18.03.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 88. maddesine göre feshine karar verildiği ve 05.04.2023 tarihinde kütük numarasının kapatıldığı, federasyonun fesholduğu ve davanın konusuz kaldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331.
maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edileceği, bu kapsamda ilk verilen 2018/393 E. 2019/240 sayılı kararda kısmen kabul kararı verildiği ve Yargıtayca da kararın eksik inceleme sebebiyle bozulduğundan tarafların haklılık oranının 1/2 olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mutlak ret ve nispi ret nedenlerine dayalı olarak " ... FEDERASYONU" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılmış olup, mahkemece nispi ret nedenine dayalı verilen karar davacının temyizi ile sair temyiz itirazları ret edildikten sonra mutlak ret nedenine dayalı olarak markanın tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden halkı yanıltacak nitelikte olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Davacı vekilinin 11.01.2024 tarihli duruşmada federasyonun fesholduğu ve davanın konusuz kaldığını beyan etmesi üzerine, mahkemece davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve tarafların haklılık oranını 1/2 olarak belirlenmiş ve bu duruma göre yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Her ne kadar nispi ret nedenine dayalı olarak davacının temyiz itirazları ret edilmiş olmakla bu husus kesinleşmiş ise de davacının mutlak ret nedenine dayalı hükümsüzlük talebi yönünden dava konusu markanın federasyon adına tescilli olmaması nedeniyle davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Tarafların temyiz nedenlerine ve mahkemenin kabulüne göre dava konusuz kalmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden inceleme yapılması gerekli olup, yapılan incelemede mahkemece davanın konusuz kalması halinde dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davalının haksız olarak sebebiyet verip vermediği ve davada haklılık durumunun buna göre belirlenmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
V.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1133848400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz