Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6305 E. 2023/804 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ ibraz↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/393 E., 2019/240 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, marka hükümsüzlüğü, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ksımen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Federasyonun 2017/97864 sayılı "...TJJF" ve 2017/97866 sayılı "... ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının aynı alanda faaliyette bulunmak amacıyla federasyonun başına "ulusal" kelimesini ekleyerek ve her iki markayı birleştirerek 2018/08558 sayılı "ULUSAL JU-...FEDERASYONU" ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, davalı federasyon olmadığı halde kanuna aykırı davranarak başına "ulusal" kelimesini koyarak müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunduğunu, davalı ile müvekkili federasyonun markalarının kapsadığı hizmetlerin de aynı olduğunu, müvekkili markasının federasyon altındaki dernekler ve halk tarafından bilindiği için davalı markasının müvekkili markaları ile ilişkilendirildiğini, bu spor dalı ile uğraşan kişilerin markaları karıştırdıklarını ve davalıya giderek kayıt yaptırdıklarını, davalının federasyon olmadığı halde bu ibareyi kullanmasının insanları kandırmaya yönelik olduğunu, müvekkili federasyon adına tescilli markanın yıllardır süren reklam faaliyetleri sebebiyle tanındığını, davalının bu markayı kullanarak haksız kazanç elde ettiğini ve müvekkili federasyonun itibarına zarar verecek şekilde markayı kullandığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/08558 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, müvekkilinin markalarına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, davalının bu marka altında kullandığı internet sitelerinin kapatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın gerçek bir federasyona ait olup müvekkilinin bu federasyonun kurucu başkanı olduğunu, Ulusal Ju...Federasyonu’nun 22.09.2017 tarihinde Ayvalık’ta kurulduğunu, Ulusal Ju...Federasyonu’nun türünün “spor ve spor ile ilgili dernekler” olarak belirlendiğini, Ulusal Ju...Federasyonu’nun kâr amacı gütmeyen spor alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum örgütü olduğunu, müvekkilinin tescil ettirdiği markanın sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da kabul görmüş bir marka olduğunu, davacının iddialarının aksine bilinirliğinin davacının markasından daha fazla olduğunu, davacının tescil belgesinde gösterdiği adresinin Bartın olduğunu, müvekkilinin markasının adresinin ise Ankara olduğunu, farklı şehirlerde olmaları nedeniyle müvekkili markasının davacı markasına herhangi bir etkide bulunmayacağını, her iki tarafın kullandığı logolara bakılınca birbirinden açıkça farklı olduğunu, anılan logolarda kullanılan renk ve şekillerin birbirinden farklı ve ayırt edici olup karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2018/08558 sayılı "ULUSAL ...şekil" ibareli davalı markası ile "...şekil" ve "... FEDERASYONU+şekil" ibareli davacı markaları arasında başvurunun kapsadığı 41/03. sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, bunun dışında kalan 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından ise benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmış olduklarının ispatlanamadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalının 41/03 alt grubundaki “spor hizmetleri” üzerinde gerçekleşen “ULUSAL JU ...+şekil” şeklindeki markasal kullanımınının 6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri hükümleri kapsamında davacının marka haklarına yönelik ihlal teşkil etmediği ve marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilen dava konusu davalı markasının kapsadığı 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından davacının tecavüz teşkil ettiğini ileri sürdüğü kullanımlar hakkında herhangi bir delil ibraz etmemiş olması nedeniyle marka hakkına tecavüz iddasının ispat edilemediği, davalı eylemleri davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinden maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2018/08558 sayılı markanın 38. sınıftaki "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri." ile 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporu birebir esas alınarak hüküm kurulduğunu, oysa markalar arasında iltibas olup olmadığı hususunun hukuki bir konu olduğunu ve bu hususta bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulamayacağını, her ne kadar müvekkili markasının, bir kısım hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğu kabul edilmiş ise de bu kabulün doğru olmadığını, markalar arasında tüm hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesi olduğundan markaya tecavüzün gerçekleştiğini ve maddi manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan ".../..." ibaresinin Japonca bir kelime olduğu ve Türkçe'de yumuşaklık sanatı anlamına geldiği, geleneksel Japon savaş sanatlarından birinin adı olarak kullanılan bu ibarenin, 41/03. sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." bakımından kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu itibarla anılan hizmetler yönünden bu ibarenin ortak olarak kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı, bunun dışında kalan 41. sınıftaki hizmetler ile 38. sınıfta yer alan hizmetler yönünden ise anılan ibare tanımlayıcı nitelik taşımadığından, taraf markaları arasında bu hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin doğacağı, davalının söz konusu ibareyi 41/03. sınıf hizmetler dışında kullandığının ispat edilemediği, 41/03. sınıftaki hizmetler yönünden anılan ibarenin kullanılmasının ise yukarıda açıklanan nedenlerle davacı markalarına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını yinelediklerini belirterek .../...ibaresi kimsenin tekeline bırakılamayacak nitelikte ise de davalı markasındaki işaretlerin yeterli ayrımı sağlamadığını belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı taraf mutlak ret ve nisbi ret nedenlerine dayalı olarak "ULUSAL JU-...FEDERASYONU" ibareli markanın hükümsüzlüğü isteminde bulunmuştur.
Davacı, davalının "federasyon" olmadığı halde başına "ulusal" ibaresini de eklediği markasının tescilinin halkı kandırmaya yönelik olduğu iddiasında bulunmuştur. Davacının kendi adına tescilli markayı yanıltıcı olarak tescil ettirip ettirmediği hususu bu davanın konusu olmayıp bir an için davalının bu yöndeki iddiası doğru olsa bile bu durum davalıya aynı hususta başka bir yanıltıcı marka tescil ettirme hakkı sağlamayacaktır. Olaya uygulanacak 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre "Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler"in marka olarak tescili mümkün değildir. Gerçekte hiçbir ulusal ve federasyon özelliği olmadığı halde davalı markasına "ulusal" ve "federasyon" ibareleri eklenmesinin halkı tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden yanıltacak nitelikte olup olmadığı hususunda Mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davanın yazılı gerekçe ile kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka tescili | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8359 E. 2023/2816 K.
Ortak:dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" bakımından benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, bunun dışında kalan 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından ise benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmış olduklarının ispatlanamadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalının 41/03 alt grubundaki “spor hizmetleri” üzerinde gerçekleşen “ULUSAL JU ...+şekil” şeklindeki markasal kullanımınının 6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri hükümleri kapsamında davacının marka haklarına yönelik ihlal teşkil etmediği ve «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilen «dava konusu» davalı markasının kapsadığı 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından davacının tecavüz teşkil ettiğini ileri sürdüğü kullanımlar hakkında herhangi bir delil «ibraz» etmemiş olması nedeniyle marka hakkına tecavüz iddasının ispat edilemediği, davalı eylemleri davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinden maddi ve manevi ta …
… sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)." bakımından kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu itibarla anılan hizmetler yönünden bu ibarenin ortak olarak kullanılmasının «iltibasa» yol açmayacağı, bunun dışında kalan 41. sınıftaki hizmetler ile 38. sınıfta yer alan hizmetler yönünden ise anılan ibare tanımlayıcı nitelik taşımadığından, taraf …
Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri «dahil»).
Benzer bu kararda… inci sınıf "spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" yönünden reddine karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın YİDK tarafından başvurudan çıkarılan 43 üncü sınıf hizmetler yönünden kısmen kabul edildiğini, oysa redde mesnet marka ile müvekkilinin başvurusu arasında «iltibas» bulunmadığını, davalı şirketin 43 üncü sınıfta tescil alamadığı için kötü niyetle 32, 33 ve 35 inci sınıflarda "BENZİN" markasını tescil ettirdiğini, davalının mar …
… inci sınıf "spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" benzer bulunduğundan taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi olduğunu, davacının kazanılmış hakkı bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… sının "BENZİN" ibaresinden oluştuğu, davacının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, «iltibas» değerlendirmesi yapılırken, markaların benzerliği ile mal ve hizmetlerin benzerliğine ilişkin unsurların birlikte gözönünde tutulması gerektiği, bu bağlamda davacının başvurusunun reddedildiği 41 inci sınıfta yer alan "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri «dahil»)." ile redde mesnet marka kapsamında 35 inci sınıfta yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." nin ilgili olduğu, davacının 43 üncü sınıfta tescilli 2005/26609 sayılı "BENZİN" ibareli markasının, dava konusu başvurunun reddedildiği 41 inci sınıf bakımından davacı yararına «müktesep hak» teşkil etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… NZİN" ibareli marka ile redde mesnet "BENZİN" ibareli marka işaretlerinin aynı olduğu, anılan ibarenin taraf markaları kapsamında yer alan hizmetler yönünden yüksek «ayırt ediciliğe» sahip bulunduğu, dava konusu başvurunun reddine karar verilen 41 inci sınıfta yer alan "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri «dahil»)." ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 35 inci sınıf" Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." nin benzer/ilişkili olduğu, davacının önceki markalarının «müktesep hak» teşkil etmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… sının "BENZİN" ibaresinden oluştuğu, davacının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, «iltibas» değerlendirmesi yapılırken, markaların benzerliği ile mal ve hizmetlerin benzerliğine ilişkin unsurların birlikte gözönünde tutulması gerektiği, bu bağlamda davacının başvurusunun reddedildiği 41 inci sınıfta yer alan "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri «dahil»)." ile redde mesnet marka kapsamında 35 inci sınıfta yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." nin ilgili olduğu, davacının 43 üncü sınıfta tescilli 2005/26609 sayılı "BENZİN" ibareli markasının, dava konusu başvurunun reddedildiği 41 inci sınıf bakımından davacı yararına «müktesep hak» teşkil etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2461 E. 2020/502 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" bakımından benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, bunun dışında kalan 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından ise benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmış olduklarının ispatlanamadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalının 41/03 alt grubundaki “spor hizmetleri” üzerinde gerçekleşen “ULUSAL JU ...+şekil” şeklindeki markasal kullanımınının 6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri hükümleri kapsamında davacının marka haklarına yönelik ihlal teşkil etmediği ve «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilen «dava konusu» davalı markasının kapsadığı 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından davacının tecavüz teşkil ettiğini ileri sürdüğü kullanımlar hakkında herhangi bir delil «ibraz» etmemiş olması nedeniyle marka hakkına tecavüz iddasının ispat edilemediği, davalı eylemleri davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinden maddi ve manevi ta …
Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri «dahil»).
Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).
Benzer bu kararda… vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler. (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil») Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.” açısından 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı bir ibare olduğundan tescil engeli bulunduğu, davacının sunduğu belgelerin yoğun kullanım neticesinde ibarenin «ayırt edicilik» kazandığını kabul etmeye yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nin 2017-M-4993 sayılı kararının 41. sınıfta yer alan "spor, kültür ve e …
… markasının "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»), haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri" açısından 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi kapsamında ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, “CanAda Eğitim Sistemi” ibaresinin «ortalama tüketici» kesimi nezdinde algısının Kanada’daki eğitim–öğretim sistemiyle ilgili bir ürün veya hizmet şeklinde olacağı, markada yer alan ibarelerin ticaret alanında herkesin …
… vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler. (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil») Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.” açısından 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı bir ibare olduğundan tescil engeli bulunduğu, davacının sunduğu belgelerin yoğun kullanım neticesinde ibarenin «ayırt edicilik» kazandığını kabul etmeye yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nin 2017-M-4993 sayılı kararının 41. sınıfta yer alan "spor, kültür ve e …
Mahkemece ibarenin bir kısım hizmetler için tanımlayıcı olmadığı gerekçesiyle bu hizmetler yönünden dava kısmen kabul edilmişse de başvuru konusu 41. sınıf hizmetler yönünden söz konusu ibarenin 556 sayılı KHK 7/1-a ve 5. maddeleri yönünden somut «ayırt ediciliği» bulunmadığı gibi, marka algısı oluşturmayan bir ibare olduğu, 556 sayılı KHK 7/1-c maddesi uyarınca da tanımlayıcı olduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6305 E. , 2023/804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1461 Esas, 2021/769 Karar
DAVA TARİHİ 19.10.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/393 E., 2019/240 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, marka hükümsüzlüğü, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ksımen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Federasyonun 2017/97864 sayılı "...TJJF" ve 2017/97866 sayılı "... ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının aynı alanda faaliyette bulunmak amacıyla federasyonun başına "ulusal" kelimesini ekleyerek ve her iki markayı birleştirerek 2018/08558 sayılı "ULUSAL JU-...FEDERASYONU" ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, davalı federasyon olmadığı halde kanuna aykırı davranarak başına "ulusal" kelimesini koyarak müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunduğunu, davalı ile müvekkili federasyonun markalarının kapsadığı hizmetlerin de aynı olduğunu, müvekkili markasının federasyon altındaki dernekler ve halk tarafından bilindiği için davalı markasının müvekkili markaları ile ilişkilendirildiğini, bu spor dalı ile uğraşan kişilerin markaları karıştırdıklarını ve davalıya giderek kayıt yaptırdıklarını, davalının federasyon olmadığı halde bu ibareyi kullanmasının insanları kandırmaya yönelik olduğunu, müvekkili federasyon adına tescilli markanın yıllardır süren reklam faaliyetleri sebebiyle tanındığını, davalının bu markayı kullanarak haksız kazanç elde ettiğini ve müvekkili federasyonun itibarına zarar verecek şekilde markayı kullandığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/08558 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, müvekkilinin markalarına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, davalının bu marka altında kullandığı internet sitelerinin kapatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın gerçek bir federasyona ait olup müvekkilinin bu federasyonun kurucu başkanı olduğunu, Ulusal Ju...Federasyonu’nun 22.09.2017 tarihinde Ayvalık’ta kurulduğunu, Ulusal Ju...Federasyonu’nun türünün “spor ve spor ile ilgili dernekler” olarak belirlendiğini, Ulusal Ju...Federasyonu’nun kâr amacı gütmeyen spor alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum örgütü olduğunu, müvekkilinin tescil ettirdiği markanın sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da kabul görmüş bir marka olduğunu, davacının iddialarının aksine bilinirliğinin davacının markasından daha fazla olduğunu, davacının tescil belgesinde gösterdiği adresinin Bartın olduğunu, müvekkilinin markasının adresinin ise Ankara olduğunu, farklı şehirlerde olmaları nedeniyle müvekkili markasının davacı markasına herhangi bir etkide bulunmayacağını, her iki tarafın kullandığı logolara bakılınca birbirinden açıkça farklı olduğunu, anılan logolarda kullanılan renk ve şekillerin birbirinden farklı ve ayırt edici olup karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2018/08558 sayılı "ULUSAL ...şekil" ibareli davalı markası ile "...şekil" ve "... FEDERASYONU+şekil" ibareli davacı markaları arasında başvurunun kapsadığı 41/03. sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, bunun dışında kalan 38. sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından ise benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmış olduklarının ispatlanamadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalının 41/03 alt grubundaki “spor hizmetleri” üzerinde gerçekleşen “ULUSAL JU ...+şekil” şeklindeki markasal kullanımınının 6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri hükümleri kapsamında davacının marka haklarına yönelik ihlal teşkil etmediği ve marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilen dava konusu davalı markasının kapsadığı 38.
sınıftaki hizmetler ile 41/01, 02, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki hizmetler bakımından davacının tecavüz teşkil ettiğini ileri sürdüğü kullanımlar hakkında herhangi bir delil ibraz etmemiş olması nedeniyle marka hakkına tecavüz iddasının ispat edilemediği, davalı eylemleri davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinden maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2018/08558 sayılı markanın 38. sınıftaki "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri." ile 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.
Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporu birebir esas alınarak hüküm kurulduğunu, oysa markalar arasında iltibas olup olmadığı hususunun hukuki bir konu olduğunu ve bu hususta bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulamayacağını, her ne kadar müvekkili markasının, bir kısım hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğu kabul edilmiş ise de bu kabulün doğru olmadığını, markalar arasında tüm hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesi olduğundan markaya tecavüzün gerçekleştiğini ve maddi manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan ".../..." ibaresinin Japonca bir kelime olduğu ve Türkçe'de yumuşaklık sanatı anlamına geldiği, geleneksel Japon savaş sanatlarından birinin adı olarak kullanılan bu ibarenin, 41/03. sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." bakımından kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu itibarla anılan hizmetler yönünden bu ibarenin ortak olarak kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı, bunun dışında kalan 41.
sınıftaki hizmetler ile 38. sınıfta yer alan hizmetler yönünden ise anılan ibare tanımlayıcı nitelik taşımadığından, taraf markaları arasında bu hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin doğacağı, davalının söz konusu ibareyi 41/03. sınıf hizmetler dışında kullandığının ispat edilemediği, 41/03. sınıftaki hizmetler yönünden anılan ibarenin kullanılmasının ise yukarıda açıklanan nedenlerle davacı markalarına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını yinelediklerini belirterek .../...ibaresi kimsenin tekeline bırakılamayacak nitelikte ise de davalı markasındaki işaretlerin yeterli ayrımı sağlamadığını belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı taraf mutlak ret ve nisbi ret nedenlerine dayalı olarak "ULUSAL JU-...FEDERASYONU" ibareli markanın hükümsüzlüğü isteminde bulunmuştur.
Davacı, davalının "federasyon" olmadığı halde başına "ulusal" ibaresini de eklediği markasının tescilinin halkı kandırmaya yönelik olduğu iddiasında bulunmuştur. Davacının kendi adına tescilli markayı yanıltıcı olarak tescil ettirip ettirmediği hususu bu davanın konusu olmayıp bir an için davalının bu yöndeki iddiası doğru olsa bile bu durum davalıya aynı hususta başka bir yanıltıcı marka tescil ettirme hakkı sağlamayacaktır. Olaya uygulanacak 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre "Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler"in marka olarak tescili mümkün değildir. Gerçekte hiçbir ulusal ve federasyon özelliği olmadığı halde davalı markasına "ulusal" ve "federasyon" ibareleri eklenmesinin halkı tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden yanıltacak nitelikte olup olmadığı hususunda Mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davanın yazılı gerekçe ile kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936545600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz