Bağıştan rücuda husumet hissenin devredildiği kişilere yöneltilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7032 E. 2024/3198 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bağıştan dönme (rücu) nedenine dayanılarak devredilen şirket hisselerinin iadesi, olmadığı takdirde değerinin ödenmesi istenen davada uyuşmazlık genel hükümlere (6098 sayılı Kanun'un 295 ve devamı maddelerine) göre çözülür; bu nedenle husumetin hissenin devredildiği kişilere yöneltilmesi yeterli olup hisselerin ait olduğu anonim şirkete pasif husumet düşmez. Şirkete yöneltilen dava pasif husumet yokluğundan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Bağıştan rücua dayalı hisse iadesi davasında şirketin pasif husumet ehliyeti → ret
İddia: Davacı; talep edilen hisselerin bizzat davalı şirkete ait olduğunu, davanın sonucundan birinci derecede etkilenecek olanın şirket olduğunu, davanın bağışlamanın geri alınmasına dayalı hisse devrinin iptali olarak nitelendirilebileceğini ve bu nedenle şirkete de yöneltilmesi gerektiğini; ayrıca nama yazılı pay senedine bağlanmamış hissenin devrinin tedbir yoluyla önlenemediği gerekçesiyle tedbirin kaldırıldığını, böylece hisseler üzerinde doğacak hakkın nasıl korunacağının cevapsız kaldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı, 6098 sayılı Kanun'un 295 ve devamı hükümlerine (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 244 vd. maddelerine) dayalı olarak bağış yoluyla devrettiğini iddia ettiği şirket hisselerinin iadesini, olmadığı takdirde değerinin ödenmesini talep etmiştir. Davacı bağıştan dönerek hisselerin adına tekrar tescili isteminde bulunduğuna göre davayı hisseyi devrettiği kişilere yöneltmesi yeterlidir. 6098 sayılı Kanun hükümlerine göre çözülecek bu uyuşmazlıkta davalı şirkete husumet düşmez; pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Bağıştan rücua dayalı hisse iadesi taleplerinde pasif husumetin devralan kişilerde olduğu, şirketin taraf sıfatının bulunmadığı yönündeki holding bakımından emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Bağıştan rücua dayalı hisse iadesi davasında pasif husumet, hissenin devredildiği kişilere aittir; hisselerin ait olduğu şirkete husumet yöneltilemez.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağıştan rücu↗ bağışlamanın geri alınması↗ pasif husumet↗ taraf sıfatı↗ hisse devrinin iptali↗ nama yazılı pay↗ ihtiyati tedbir↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12725 E. 2010/4134 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağış · borcun ifası · rücu · istirdat
Benzer bu kararda2- Davacı taraf davada sözleşme ile kararlaştırılan bağıştan rucu koşulunun oluştuğunu ileri sürerek ödenen «bağışın» «istirdatı» talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ... müdürlüklerinin kapatılması ve personelin başka birimlere atanması nedeniyle BK’nun 117/1. madde gereğince «borcun ifasının», borçluya yüklenemeyecek durum sonucu imkânsızlaşarak borcun sona erdiği, imkânsız duruma gelen edimin yerine başka bir edimin geçmemiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın bağıştan «rücu» koşullarının varlığını kanıtladığı kabul edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı nedenlerle bu husustaki istemin de reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14125 E. 2011/6570 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağış · ticari işletme · sebepsiz zenginleşme · protokol · taahhütname · tacir · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda2-Dava, davalı bakanlığa bağlı okulun personel maaş ve ücretlerinin davacı banka aracılığıyla ödenmesine ilişkin «protokol» ve «taahhütname» nedeniyle yapıldığı iddia edilen nakdi «bağışın» iadesine ilişkindir.
3-Öte yandan, davacı banka «tacir» olup «ticari işletmesiyle» ilgili ve davalı ile yapılan prokokole dayalı olarak bağışta bulunduğu, «protokolde» ticari işletmeyle ilgili olmadığının da belirtilmediği anlaşılmıştır.
… rak, davacının verdiği toplam 3.750 TL'nın okulun envanter kayıtlarına girdiği, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin ispat edilemediği, davalının bu şekilde «sebepsiz zenginleştiği», sözleşmenin 3 yıllık yapıldığı, ilk 2 yılda tarafların sözleşmeye uydukları, 2 yıl boyunca okulda «görevli» öğretmen ve diğer personelin maaşlarının bankaya yatırıldığı, davacının 2 yıl boyunca gelir sağladığı, dolayısıyla davalının sadece 1 yıllık süre için sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 1.250 TL alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı bakanlığa bağlı okul, davacı ile 3 yıl süreli imzalanan «protokolü» bu süre dolmadan ve haksız olarak feshettiğine göre, davacının bağışladığı tüm miktarı alabileceği, nitekim Dairemizce verilen 06.10.2008 tarihli bozma kararında da, protokolün haksız feshi halinde bağışlayanın «bağış» konusu şeyin iadesini isteyebileceği belirtilmesine rağmen ve bozma ilamına uyulduğu halde, bağış tutarı olan 3.750,00 TL üzerinden davanın kabülüne karar verilmes …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7032 E. , 2024/3198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/52 Esas, 2022/1213 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/182 E., 2021/386 K.
Taraflar arasındaki hisse devrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 1982 yılında davacı tarafından kurulduğunu, 2012 yılına kadar yönettiğini, ancak birtakım sebeblerle tüm hisselerini davalı çocukları ve eşine devrettiğini, fakat davalılara yapılan devrin bağışlamanın sebebi dışında kullanıldığını, davalıların şirketi mali açıdan zor durumu soktuklarını, diğer davalının da hisselerini kendisinden habersiz bir şekilde ... isimli şahsa devrettiğini, davalıların hisse devrinin amacına uygun davranmadığını ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle hisse devirlerinin iptali ile müvekkiline iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek hisse devirlerinin iptaline ve iadesinin mümkün olmaması durumunda ise sebepsiz zenginleşen davalılar tarafından 10.000,00 TL ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bağışladığını iddia ettiği hisselerin adedini ve bedelini bilmesine rağmen belirsiz alacak davası açtığını, bir an için davacının haklı olduğu düşünülse dahi, zamanaşımı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, borca batık ve iflas ertelemesi içinde olan şirketin kurtulmasının zor olduğunu, davacının kendi başarısız yönetimini göz ardı ederek şirketi başarılı bir şekilde yönetenlere karşı kötü niyetli iddialarda bulunduğunu, davacının kötü alışkanlıkları nedeni ile hem şirketi hem de aile düzenini zor duruma soktuğunu, davacının şirketi iflas aşamasına getirdiğini, hisselerin bağışlanmadığını, davacının şirketten ayrılış tarihi itibarı ile şirketin 16.000.000 USD borçlu durumda olduğunu, davacının adeta şirketten kaçtığını, dava dilekçesinde devir işlemlerinin iptali talebinin hukuken nazara alınmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı davasını açarken, hisselerini devrettiği...,...,..., ve ... Gemi...AŞ.'ye husumet yönelterek 29.03.2017 tarihli dava dilekçesi ile dava açtığı, mahkemenin 2017/369 E. sırasına kaydedildiği, davacının bağıştan dönerek hisselerin tekrardan adına tescili isteminde davanın hisseyi devrettiği kişiye yöneltmesinin gerekli ve yeterli olduğu, eldeki talepte şirketin husumetinin bulunmadığı, bu sebeple davalı ......AŞ yönünden davanın tefrik edildiği, bağıştan dönme koşullarının oluşup oluşmadığının 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 276 ve devamı maddeleri uyarınca genel hükümlere göre çözümleneceğinden bu davada davalı şirketin pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen hisselerin bizzat davalı şirkete ait olduğunu, dolayısıyla davanın sonucundan birinci derecede etkilenecek olanın şirket olduğunu, davanın bağışlamanın geri alınması sebebine dayalı şirket hisse devrinin iptali olarak nitelendirilmesinin mümkün olduğunu, bu nedenle de davanın şirkete de yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca mahkemece nama yazılı pay senedine bağlanmamış hissenin devrinin tedbir yolu ile önlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle tedbirin hükümsüz kaldığından bahisle kaldırılmasına karar verildiğini, bu noktada hem tedbiren devrinin önlenemeyen hem de husumet yönlendirilemeyen şirketin hisseleri üzerinde doğacak hakkın nasıl korunacağı sorusunun cevapsız kaldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı 6098 sayılı Kanun'un 295 ve devamı hükümlerine (818 sayılı Borçlar Kanun'un 244 vd.) dayalı olarak bağış yoluyla devrettiğini iddia ettiği şirket hisselerinin iadesini, olmadığı takdirde değerinin ödenmesini talep ettiği, davacının bağıştan dönerek hisselerin adına tekrar tescili isteminde bulunduğundan davanın hisseyi devrettiği kişilere yöneltmesi yeterli olduğu, 6098 sayılı Kanun hükümlerine göre çözülecek uyuşmazlıkta davalı şirkete husumet düşmeyeceğinden mahkemece pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı olarak devredilen şirket hisselerinin iadesi, olmadığı takdirde değerinin ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 295 ve devamı maddeleri (818 sayılı Borçlar Kanun'un 244 vd.)
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132540100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz