6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Çekin iptali | Borçlu olmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5596 E. 2024/2769 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin cirosu şahsi def'i çekin bedelsizliği çekin ibrazı ödeme yasağı ciro silsilesi cari hesap alacağı ek mehil yetkili hamil menfi tespit davası alacağın temliki cari hesap lehtar bedelsizlik rehin ciro tespit davası oy yasağı garantörlük def'i hamil keşideci temlik kötü niyet bilirkişi incelemesi ticari defter çek menfi tespit dava sebebi dahili dava karar verilmesine yer olmadığına ibraz teminat teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 793

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 12.05.2016 tarih, 2013/156 E. ve 2016/442 K. sayılı kararı ile dava konusu çekin birleşen davanın davalısı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.’ne bir borcun ödenmesi karşılığı olarak ciro edilip verilmediği, asıl davanın davalısı şirketin kullandığı kredinin teminatı olarak teslim edildiği, davacının çekin karşılıksız kaldığı iddiasını çeki rehin cirosu ile devralan davalı bankaya karşı da ileri sürebileceği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alacağı bulunduğu, davacının verdiği çekin bedelsiz kaldığı, mal tesliminin yapılmadığı gerekçesi ile davaların kabulüne, davaya konu çek nedeniyle davacının her iki davalıya karşı da borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde takibin ve çekin iptaline karar verilmiş, hüküm birleşen davanın davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarih, 2016/15252 E. ve 2018/1063 K. sayılı kararıyla birleşen davada davalı bankanın iyi niyetli hamil olduğu gerekçesiyle birleşen davaya ilişkin karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 19.12.2019 tarih, 2019/159 E. ve 2019/1437 K. sayılı kararı ile mahkemece verilen ilk hükmün birleşen dava yönünden bozulduğu, davaya konu çekin incelenmesinde, keşidecisinin davacı, lehtarının asıl dava davalısı ... Çelik Halat Hırdavat A.Ş. olup hamilinin ise birleşen dosya davalısı Kuveyt Türk Bankası A.Ş. olduğu, bu durumda davalı ...Ş. iyi niyetli 3. kişi konumunda olup keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri iyi niyetli hamile karşı ileri süremeyeceği, bunun tek istisnasının hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına iktisap etmiş olması hali olduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. Bozma Kararı

Dairemizin 26.05.2022 tarih, 2020/7162 E. ve 2022/4081 K. sayılı kararıyla dava konusu çekin, asıl dava davalısı adına süresi içinde bankaya ibraz edildiği, bu ibrazdan sonra yetkili hamil olan söz konusu şirketin cirosu olmaksızın birleşen davada davalı ...Ş. tarafından imzalandığı, bu durumda çek ibrazdan sonra birleşen davada davalı ...Ş.’ye geçtiğinden, birleşen davada davalı ...Ş.’nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 793 üncü maddesi uyarınca yetkili hamil olamayacağı, ilk ibraz işleminden sonra birleşen davada davalı ...Ş.’nin çekte hak sahibi olabilmesi için adına alacağın temliki sonucunu doğuran çekin lehtarı asıl davalıdan sadır bir cironun bulunması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçeyle asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin çekte yetkili hamil olduğunu, mahkemenin ödeme yasağı kararı nedeniyle iade edildiğini ve takibe konulduğunu, yetkili hamil olarak takibe yetkili bulunduğunu, çekin ciro silsilesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, ödeme yasağından çok daha önce çekin ibraz edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava icra takibine konu çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine yöneliktir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin altıncı fıkrası.

3. Değerlendirme

Dosya kapsamında verilen ve yukarıda gerekçeleri izah edilen Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarih, 2016/15252 E. ve 2018/1063 K. sayılı kararıyla, Dairemizin 26.05.2022 tarih, 2020/7162 E. ve 2022/4081 K. sayılı bozma kararı arasında çelişki bulunduğu; bu durumda 6100 sayılı Kanunun 373 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtildiği gibi kararın temyiz incelemesinin her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılacağı kabul edilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit | Çekin iptali | Borçlu olmadığının tespiti 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5596 E. 2024/2769 K.

    Ortak: · Menfi tespit, Çekin iptali | Borçlu olmadığının tespiti

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Menfi tespit | Çekin iptali | Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7162 E. 2022/4081 K.

    Ortak: · Menfi tespit, Çekin iptali | Borçlu olmadığının tespiti

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5596 E.  ,  2024/2769 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/778 E., 2023/507 K.

HÜKÜM

Birleşen davanın kabulüne

BİRLEŞEN DAVA

İzmir 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/222 E.

Taraflar arasındaki menfi tespit asıl ve birleşen davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin birleşen davaya ilişkin kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı Şirket ile aralarındaki ticari ilişki sebebi ile davacı şirketin sipariş verdiği mallara avans olmak üzere Garanti Bankası .... Şubesi'ne ait hesaptan 200.000,00 TL bedelli, 31.05.2013 tarihli bir adet avans çekini düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, siparişler teslim edilmediği gibi davalı şirketin davacıyı cari hesapta borçlandırdığını, adresten taşınıp ticari piyasadan da kaybolduğunu, çekin verilmesine neden olan siparişin gerçekleşmediğini ileri sürerek çekin iptali ile davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacı Şirket ile asıl davalı arasındaki ticari ilişki sebebiyle davacı şirketin sipariş verdiği mallara avans olmak üzere asıl davalıya çek verdiğini, ancak siparişler teslim edilmediğinden söz konusu çekin iptali ile davacının asıl davalıya borçlu olmadığının tespiti için asıl davanın açıldığını, asıl davalı tarafından söz konusu çekin kullandığı kredinin teminatı olarak Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.’ye ciro edilerek verildiği bildirildiğinden, Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.’nin davaya dahil edilmesi için kendilerine mehil verilmesi nedeniyle bu davayı açtıklarını ileri sürerek davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile, davanın İzmir 4.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/156 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete herhangi bir mal siparişi verilmediğini, çekin verilmiş olmasının keşidecinin borcu olduğunun karinesi olduğunu, çekin arkasının cirolanarak Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.’den kredi alınırken teminat olarak verildiğini, ödeme zamanı yaklaşınca bu davanın açılmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, davaya çekin ciro edildiği bankanın da dahil edilmesi gerektiğini, çekin ödeme vasıtası olması nedeniyle borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; çekin verilmesine neden olan siparişin gerçekleşmemesi nedeniyle iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemi ile menfi tespit davası açılmış ise de bu iddianın davalı bankaya karşı yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, lehtar ile keşideci arasındaki iç ilişkinin bankaya yöneltilemeyeceğini, çekin hamilinin davalı banka olduğunu, çekin ... Çelik şirketi tarafından dava tarihinden önce cirolanarak verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 12.05.2016 tarih, 2013/156 E. ve 2016/442 K. sayılı kararı ile dava konusu çekin birleşen davanın davalısı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.’ne bir borcun ödenmesi karşılığı olarak ciro edilip verilmediği, asıl davanın davalısı şirketin kullandığı kredinin teminatı olarak teslim edildiği, davacının çekin karşılıksız kaldığı iddiasını çeki rehin cirosu ile devralan davalı bankaya karşı da ileri sürebileceği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacı şirketin davalı şirketten cari hesap alacağı bulunduğu, davacının verdiği çekin bedelsiz kaldığı, mal tesliminin yapılmadığı gerekçesi ile davaların kabulüne, davaya konu çek nedeniyle davacının her iki davalıya karşı da borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde takibin ve çekin iptaline karar verilmiş, hüküm birleşen davanın davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarih, 2016/15252 E. ve 2018/1063 K. sayılı kararıyla birleşen davada davalı bankanın iyi niyetli hamil olduğu gerekçesiyle birleşen davaya ilişkin karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 19.12.2019 tarih, 2019/159 E. ve 2019/1437 K. sayılı kararı ile mahkemece verilen ilk hükmün birleşen dava yönünden bozulduğu, davaya konu çekin incelenmesinde, keşidecisinin davacı, lehtarının asıl dava davalısı ... Çelik Halat Hırdavat A.Ş. olup hamilinin ise birleşen dosya davalısı Kuveyt Türk Bankası A.Ş. olduğu, bu durumda davalı ...Ş. iyi niyetli 3. kişi konumunda olup keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri iyi niyetli hamile karşı ileri süremeyeceği, bunun tek istisnasının hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına iktisap etmiş olması hali olduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. Bozma Kararı

Dairemizin 26.05.2022 tarih, 2020/7162 E. ve 2022/4081 K. sayılı kararıyla dava konusu çekin, asıl dava davalısı adına süresi içinde bankaya ibraz edildiği, bu ibrazdan sonra yetkili hamil olan söz konusu şirketin cirosu olmaksızın birleşen davada davalı ...Ş. tarafından imzalandığı, bu durumda çek ibrazdan sonra birleşen davada davalı ...Ş.’ye geçtiğinden, birleşen davada davalı ...Ş.’nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 793 üncü maddesi uyarınca yetkili hamil olamayacağı, ilk ibraz işleminden sonra birleşen davada davalı ...Ş.’nin çekte hak sahibi olabilmesi için adına alacağın temliki sonucunu doğuran çekin lehtarı asıl davalıdan sadır bir cironun bulunması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçeyle asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin çekte yetkili hamil olduğunu, mahkemenin ödeme yasağı kararı nedeniyle iade edildiğini ve takibe konulduğunu, yetkili hamil olarak takibe yetkili bulunduğunu, çekin ciro silsilesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, ödeme yasağından çok daha önce çekin ibraz edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava icra takibine konu çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine yöneliktir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin altıncı fıkrası.

3. Değerlendirme

Dosya kapsamında verilen ve yukarıda gerekçeleri izah edilen Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarih, 2016/15252 E. ve 2018/1063 K. sayılı kararıyla, Dairemizin 26.05.2022 tarih, 2020/7162 E. ve 2022/4081 K. sayılı bozma kararı arasında çelişki bulunduğu; bu durumda 6100 sayılı Kanunun 373 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtildiği gibi kararın temyiz incelemesinin her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılacağı kabul edilmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

04.04.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132360500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.