6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7449 E. 2024/4142 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin nitelendirilmesi rekabet yasağı sözleşmesi rekabet yasağı istifa kısıtlılık cezai şart hizmet sözleşmesi oy yasağı dürüstlük kuralı kaldırma ve yeniden hüküm geçersizlik taahhütname ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat cy/cy kaydı eksik inceleme haksız rekabet yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 420TBK 445TBK 447 · HMK · TTK — TTK 55

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ :Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI :2016/1278 E., 2019/445 K.

Taraflar arasındaki cezai şart alacağı ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 15.12.2014 tarihli iş sözleşmesi ile müvekkili işveren bünyesinde pazarlama sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalının 08.02.2016 tarihinde istifa ederek ayrılması nedeniyle son bulduğunu, davalının işten ayrıldıktan sonra aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren dava dışı ... Ortak Sağlık ... Birimi Tıbbi Malzeme Eğitim Ve Danışmanlık Hizmetleri San. A.Ş.’de idari işler ve satış müdürü olarak çalışmaya başladığını, davalının söz konusu işyerinde yürütmüş olduğu faaliyet ve eylemlerin taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesi ile düzenlenen rekabet yasağı düzenlemesine açıkça aykırı olduğunu, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 yıl boyunca Bursa ilinde müvekkili şirketin faaliyet konularında rekabet etmemeyi taahhüt ettiğini, şirketin pazarlama ve ticari sırlarına ilişkin bilgileri ile müvekkili şirket müşterilerine daha düşük fiyat vererek ya da farklı avantajlar sağlayarak yeni işyerine bağladığını, bununla birlikte müvekkili şirket personeline de işten ayrılmaları ve kendisinin çalıştığı işyerinde çalışmaları için tekliflerde bulunduğunu, iş sözleşmesi ile kararlaştırılan cezai şart düzenlemesinin yanı sıra davalının müvekkili şirketin uğramış olduğu diğer tüm zararları da ödemeyi kabul ettiğini, davalının eylemleri nedeniyle dava dilekçesinde belirttiği müşterilerinin davalının çalıştığı şirket ile çalışmaya başladıklarını, söz konusu iş kayıpları sebebiyle toplam cirosunun geçen yıla göre yıllık 89.660,00 TL azaldığını, yeni yılda ücret artışı yapıldığı dikkate alındığında zararın 100.000,00 TL’yi bulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla rekabet yasağına aykırı davranışları sebebiyle şimdilik 75.000,00 TL cezai şarta alacağı ile müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlara ilişkin şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya ait şirkette asgari ücret ile 1 yıla yakın süre satış temsilcisi olarak çalıştığını, yoğun ve hedef odaklı çalışma temposuna karşın asgari ücrete bağlanan ve iyileştirilmeyen çalışma koşulları sebebiyle istifa ederek ayrıldığını, davacının belirttiği firmada çalışmadığını, işten ayrılmasını müteakip ailesine ait tarım arazilerinin işletilmesiyle ilgilendiğini ve zeytin ticareti yaptığını, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olduğunu, sözleşmede yer alan rekabet yasağı düzenlemesinin yasanın aradığı koşulları taşımadığını, ayrıca cezai şart miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 420 nci maddesi hükmüne göre hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olduğu, öte yandan rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmü getirdiği sınırlama ile konusu bakımından da net ve belirli olmadığından bu hükme dayalı olarak cezai şart ve tazminat talep edilemeyeceği, sözleşmedeki hüküm işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmeye müsait ve anayasal çalışma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğu, davalının rakip firma ... Ortak Sağlık ... Birimi San. A.Ş.'de çalışmasına ilişkin kayda rastlanmadığı, davacı tarafça davalının rekabet yasağına aykırı davranışta bulunduğu ispatlanamadığı gibi, bu rekabet yasağına ilişkin hükmün de geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm deliller toplanmadan ve müvekkilinin uğramış olduğu zarar tam olarak ortaya konulmadan hüküm kurulduğunu, davalının rekabet yasağını ihlali nedeni ile müvekkil şirketin anlaşmalı olduğu birçok şirket ile olan anlaşmasının bozulduğunu, bu şirketlerin davalının aktif olarak çalışmakta olduğu dava dışı ... Ortak Sağlık ... Birimi San. A.Ş.'de çalışmaya başladığını, uğranılan maddi zarar tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının rakip firmada çalıştığının dosyaya sunulan delillerle sabit olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan rekabet etme yasağı hükmündeki cezai şart koşulunun geçerli olduğunu, davalının dürüstlük kurallarına aykırı davranışları da haksız rekabet niteliğinde olduğundan zararların tespitinin yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı ile aynı konuda faaliyet gösteren dava dışı ... Ortak Sağlık ... A.Ş.’de aynı (satış ve pazarlama) pozisyonunda çalışmaya başladığının dosyaya sunulan davalıya ait sosyal medya görüntüleri, çıktıları ve dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğundan, davalının sigortalı çalışan olarak rakip firmada kaydının bulunmamasının işçi işveren arasındaki ilişkiyi iş sözleşmesi olarak nitelendirmeye engel olmadığı düşünülmeden dosya kapsamına uygun düşmeyen aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi değerlendirmesinin yerinde olmadığı, davalının iş sözleşmesinin yasal hakları ödenmek suretiyle sona erdiği, bu durumda 6098 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca davacı işverenin rekabet yasağı sözleşmesi sebebiyle cezai şart alacağı talebi yerinde olmadığı gibi anılan sözleşme hükmünde rekabet yasağının iş akdinin sona erme tarihindeki davacının müşterilerini kapsadığı, oysa ki, dava dışı ... Ortak Sağlık Güvenliği A.Ş.’nin davacı firma ile aynı yerde ve alanda faaliyet gösteren rakip firma olduğunun ileri sürülmüş olmasına göre davacının rekabet yasağına dayalı cezai şart talebinin yerinde olmadığı, davalı işçinin işten ayrılması sonrasında davacının bir kısım müşterilerinin davalının çalıştığı firmayla çalışmaya başlaması olgularından yola çıkılarak, davalının haksız rekabet teşkil eden davranışlar içine girdiği ve böylelikle davacı şirket müşterilerini ayarttığı/yönlendirdiği, böylelikle davacının zarara uğradığı şeklinde varılan sonuçların hukuken geçerli ispat vasıtalarıyla ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten davalı işçinin iş akdinin kendisinin istifası ile sona erdiğini, tüm resmi kayıtlar ve kendi imzasını havi belgelerin bu durumu gösterdiğini, sadece işçinin cezai şart ve tazminattan kurtulmak maksadıyla asgari ücrete bağlanan ve iyileştirilmeyen çalışma koşulları sebebiyle istifa ettiğini ve iş sözleşmesinden kaynaklı bütün hak ve alacakların davacı tarafından ödenerek iş sözleşmesinin sona erdirildiği yönünde ileri sürdüğü iddianın doğru kabul edilmesinin hukuk mantığı ile bağdaşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı işçinin rekabet yasağına aykırı davaranışı sebebiyle cezai şart alacağının tahsili ile cezai şartı aşan maddi zararın tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55 inci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 420 nci, 445 inci maddelei ile 447 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4347 E. 2017/6591 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6975 E. 2016/2969 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/7449 E.  ,  2024/4142 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/10 Esas, 2022/1239 Karar

HÜKÜM

Davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/1278 E., 2019/445 K.

Taraflar arasındaki cezai şart alacağı ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 15.12.2014 tarihli iş sözleşmesi ile müvekkili işveren bünyesinde pazarlama sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalının 08.02.2016 tarihinde istifa ederek ayrılması nedeniyle son bulduğunu, davalının işten ayrıldıktan sonra aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren dava dışı ... Ortak Sağlık ... Birimi Tıbbi Malzeme Eğitim Ve Danışmanlık Hizmetleri San. A.Ş.’de idari işler ve satış müdürü olarak çalışmaya başladığını, davalının söz konusu işyerinde yürütmüş olduğu faaliyet ve eylemlerin taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesi ile düzenlenen rekabet yasağı düzenlemesine açıkça aykırı olduğunu, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 yıl boyunca Bursa ilinde müvekkili şirketin faaliyet konularında rekabet etmemeyi taahhüt ettiğini, şirketin pazarlama ve ticari sırlarına ilişkin bilgileri ile müvekkili şirket müşterilerine daha düşük fiyat vererek ya da farklı avantajlar sağlayarak yeni işyerine bağladığını, bununla birlikte müvekkili şirket personeline de işten ayrılmaları ve kendisinin çalıştığı işyerinde çalışmaları için tekliflerde bulunduğunu, iş sözleşmesi ile kararlaştırılan cezai şart düzenlemesinin yanı sıra davalının müvekkili şirketin uğramış olduğu diğer tüm zararları da ödemeyi kabul ettiğini, davalının eylemleri nedeniyle dava dilekçesinde belirttiği müşterilerinin davalının çalıştığı şirket ile çalışmaya başladıklarını, söz konusu iş kayıpları sebebiyle toplam cirosunun geçen yıla göre yıllık 89.660,00 TL azaldığını, yeni yılda ücret artışı yapıldığı dikkate alındığında zararın 100.000,00 TL’yi bulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla rekabet yasağına aykırı davranışları sebebiyle şimdilik 75.000,00 TL cezai şarta alacağı ile müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlara ilişkin şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya ait şirkette asgari ücret ile 1 yıla yakın süre satış temsilcisi olarak çalıştığını, yoğun ve hedef odaklı çalışma temposuna karşın asgari ücrete bağlanan ve iyileştirilmeyen çalışma koşulları sebebiyle istifa ederek ayrıldığını, davacının belirttiği firmada çalışmadığını, işten ayrılmasını müteakip ailesine ait tarım arazilerinin işletilmesiyle ilgilendiğini ve zeytin ticareti yaptığını, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olduğunu, sözleşmede yer alan rekabet yasağı düzenlemesinin yasanın aradığı koşulları taşımadığını, ayrıca cezai şart miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 420 nci maddesi hükmüne göre hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olduğu, öte yandan rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmü getirdiği sınırlama ile konusu bakımından da net ve belirli olmadığından bu hükme dayalı olarak cezai şart ve tazminat talep edilemeyeceği, sözleşmedeki hüküm işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmeye müsait ve anayasal çalışma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğu, davalının rakip firma ... Ortak Sağlık ... Birimi San. A.Ş.'de çalışmasına ilişkin kayda rastlanmadığı, davacı tarafça davalının rekabet yasağına aykırı davranışta bulunduğu ispatlanamadığı gibi, bu rekabet yasağına ilişkin hükmün de geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm deliller toplanmadan ve müvekkilinin uğramış olduğu zarar tam olarak ortaya konulmadan hüküm kurulduğunu, davalının rekabet yasağını ihlali nedeni ile müvekkil şirketin anlaşmalı olduğu birçok şirket ile olan anlaşmasının bozulduğunu, bu şirketlerin davalının aktif olarak çalışmakta olduğu dava dışı ... Ortak Sağlık ... Birimi San. A.Ş.'de çalışmaya başladığını, uğranılan maddi zarar tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının rakip firmada çalıştığının dosyaya sunulan delillerle sabit olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan rekabet etme yasağı hükmündeki cezai şart koşulunun geçerli olduğunu, davalının dürüstlük kurallarına aykırı davranışları da haksız rekabet niteliğinde olduğundan zararların tespitinin yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı ile aynı konuda faaliyet gösteren dava dışı ... Ortak Sağlık ... A.Ş.’de aynı (satış ve pazarlama) pozisyonunda çalışmaya başladığının dosyaya sunulan davalıya ait sosyal medya görüntüleri, çıktıları ve dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğundan, davalının sigortalı çalışan olarak rakip firmada kaydının bulunmamasının işçi işveren arasındaki ilişkiyi iş sözleşmesi olarak nitelendirmeye engel olmadığı düşünülmeden dosya kapsamına uygun düşmeyen aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi değerlendirmesinin yerinde olmadığı, davalının iş sözleşmesinin yasal hakları ödenmek suretiyle sona erdiği, bu durumda 6098 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca davacı işverenin rekabet yasağı sözleşmesi sebebiyle cezai şart alacağı talebi yerinde olmadığı gibi anılan sözleşme hükmünde rekabet yasağının iş akdinin sona erme tarihindeki davacının müşterilerini kapsadığı, oysa ki, dava dışı ...

Ortak Sağlık Güvenliği A.Ş.’nin davacı firma ile aynı yerde ve alanda faaliyet gösteren rakip firma olduğunun ileri sürülmüş olmasına göre davacının rekabet yasağına dayalı cezai şart talebinin yerinde olmadığı, davalı işçinin işten ayrılması sonrasında davacının bir kısım müşterilerinin davalının çalıştığı firmayla çalışmaya başlaması olgularından yola çıkılarak, davalının haksız rekabet teşkil eden davranışlar içine girdiği ve böylelikle davacı şirket müşterilerini ayarttığı/yönlendirdiği, böylelikle davacının zarara uğradığı şeklinde varılan sonuçların hukuken geçerli ispat vasıtalarıyla ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten davalı işçinin iş akdinin kendisinin istifası ile sona erdiğini, tüm resmi kayıtlar ve kendi imzasını havi belgelerin bu durumu gösterdiğini, sadece işçinin cezai şart ve tazminattan kurtulmak maksadıyla asgari ücrete bağlanan ve iyileştirilmeyen çalışma koşulları sebebiyle istifa ettiğini ve iş sözleşmesinden kaynaklı bütün hak ve alacakların davacı tarafından ödenerek iş sözleşmesinin sona erdirildiği yönünde ileri sürdüğü iddianın doğru kabul edilmesinin hukuk mantığı ile bağdaşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı işçinin rekabet yasağına aykırı davaranışı sebebiyle cezai şart alacağının tahsili ile cezai şartı aşan maddi zararın tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55 inci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 420 nci, 445 inci maddelei ile 447 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132269400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.