6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Sicil terkini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1641 E. 2024/3944 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
8 yıl

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet indirimi ticari itibarın zedelenmesi mahrum kalınan kâr ticari defter incelemesi ticari itibar adi ortaklık ceza zamanaşımı müktesep hak direnme kararı kâr mahrumiyeti vekâlet ücreti maddi hata sicilden terkin hakkaniyet zayi uyuşmazlık konusu bilirkişi incelemesi maddi ve manevi tazminat ticari defter ıslah terkin dosya masrafı maddi tazminat ilan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına zamanaşımı e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 15.03.2018 tarih, 2017/98 E. ve 2018/88 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olup, ancak 28 Ocak 2009 tarihinden itibaren Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak 8 yıllık süre söz konusu olacağından zamanaşımı itirazının kısmen kabulü ile dava tarihinden geriye doğru 28 Ocak 2009 tarihinden itibaren zamanaşımı itirazının kabulüne, bu tarihten önceki süreye ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulü ile asıl dava yönünden markaya tecavüzün tespiti, meni 1998/006373 sayılı markanın iptali yönünden ve karşı dava yönünden marka hükümsüzlüğü açısından ret kararı kesinleşmiş olup, bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 956.380,14 TL maddi tazminatın, manevi tazminatın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

1.Dairemizin 07.01.2020 tarih, 2018/2725 E. ve 2020/96 K. sayılı kararıyla, davacı, maddi tazminatın 556 sayılı Kanun Hükmün Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "marka tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre" hesaplanmasını talep ettiğine göre, mahkemece, davalının ticari defterleri üzerinde değil davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp davacının elde edebileceği muhtemel gelirin hesaplanması ve tecavüze konu markanın ekonomik önemi ile şirket gelirlerine etkisinin de nazara alınması suretiyle sonuca varılması gerekirken hatalı bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, karar davalı yararına bozulmuştur.

2.Dairemiz bozma ilamına karşı davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş ise, 25.05.2021 tarih, 2020/2109 E. ve 2021/4401 K. sayılı kararı ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu ile 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bendine göre ayrı ayrı tazminat hesabı yaptırılmış ve dava dilekçesinin beşinci sayfasında davacı vekilince açıkça "Maddi tazminatın hesaplamasında, davalının ticari defterlerinin ıncelenerek elde ettiği kâr üzerinden hesaplama yapılması"nın talep edildiği ve 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre tazminat tercihinde bulunduğu, bu haliyle Yargıtay bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu, bozmaya uyulmuş ise de, maddi hataya dayalı bozmaya uyulmasının usuli müktesep hak teşkil etmeyeceği, kaldı ki, bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre de, bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplamada da mahrum kalınan kazanç ve buna bağlı olarak davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının ilk kararla hüküm altına alınan 956.380,14 TL'den fazla olduğu, bozmadan önceki kararı sadece davalının temyiz ettiği, bu itibarla davacının maddi tazminat talebini önceki kararda olduğu gibi 956.380,14 TL üzerinden kabul etmek gerektiği, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği gibi bozmadan önceki kararda da faize hükmedilmediğinden ve davacının temyizi bulunmadığından kabul edilen kısım yönünden faize hükmedilmeyeceği, davalı tarafça davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarına da tecavüz teşkil ettiğinden tecavüzün niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı, önceki kararın sadece davalı tarafça temyiz edilmesi, keza bozmanın sadece maddi tazminata yönelik olması karşısında önceki kararda olduğu gibi davacı yararına 15.000,00 TL manevi tazminat takdir edilebileceği gerekçesiyle asıl dava yönünden marka haklarına tecavüzün tespiti, meni, 1998/006373 sayılı markanın iptali yönünden ve karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne, 956.380,14 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm kesinleştikten sonra masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin triajı en yüksek 5 gazetenin birinde ilanına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı/karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde tazminat taleplerinin 556 ayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini, bozma ilamının hatalı olduğunu, müvekkiline ait ticari defterlerin süreç içerisinde zayi olduğunu, ama bilirkişilerce daha önceki raporlar düzenlenirken ticari defterlerin incelenmiş olduğunu, kaldı ki zaten davalı tarafın ticari defterinin incelenmesi gerektiğini, yargılamanın çok uzun sürdüğü de gözetilerek tazminat miktarında 556 sayılı KHK'nın 67 nci maddesi gereği makul bir seviyede arttırım yapılması gerektiğini, ayrıca uğranılan zararın boyutu düşünüldüğünde manevi tazminat tutarının da çok az olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı/karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, mahkemece direnme kararına benzer bir karar verildiğini, bozma ilamına göre davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini ancak defterlerinin zayi olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, ...'ın adi ortaklıkta %25 hisse sahibi olduğunu, ortakların davacı olmadıklarını, ancak hissesi oranda talepte bulunabileceğini, tazminat tutarında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, karşı davalarının haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık konusu asıl dava, davacının marka ve isim hakkına yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, bu nedenle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili, davalı adına tescilli “KANATÇI ... YERİ” ibareli markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini ve kararın ilanı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi.

3. Değerlendirme

Mahkemece verilen 23.09.2014 tarih, 2012/375 E. 2014/157 K. sayılı kararının temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçtiği, bozma ilamına uyularak mahkemece verilen 15.03.2018 tarih 2017/98 E. ve 2018/88 K. sayılı kararın davacı vekilinin temyiz istemi neticesinde "556 sayılı Kanun Hükmün Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca" tazminat hesabı yapılması gerekliliğine işaret edilerek bozulduğu, bozma ilamına karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteminin de reddedildiği, temyize konu işbu mahkeme kararında Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduktan sonra bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, bu sebeple mahkeme ilamından bu gerekçenin çıkartılması ve netice itibariyle bu aşamaya kadar taraflar yararına doğmuş usuli müktesep haklar da gözetildiğinde taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2725 E. 2020/96 K.

    Ortak: · zamanaşımı 8 yıl

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1617 E. 2017/3959 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Iştirak halinde mülkiyet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1756 E. 2025/265 K.

    Ortak: · zamanaşımı 8 yıl

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2109 E. 2021/4401 K.

    Ortak: · zamanaşımı 8 yıl

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1641 E.  ,  2024/3944 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/173 Esas, 2022/249 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki markaya tecavüz nedeniyle maddi manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı/karşı davacı vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davacı/karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.05.2024 günü hazır bulunan davacı/karşı davalı vekili Av. ... ile davalı/karşı davacı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “KANATÇI ... YERİ ...” ve “KANATÇI ...” markalarının hak sahibi olduğunu, davalının “KANATÇI ... YERİ” markasını otel ve otel işletmeciliği emtialarında tescil ettirmesine rağmen bu emtialar da kullanmayarak, kötü niyetle müvekkilinin tescilli sınıflarında kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, hem isim hem de marka haklarına tecavüzü nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ve kazançtan mahrum kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin marka ve isim hakkına yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, davalı adına tescilli 98/006373 tescil numaralı “KANATÇI ... YERİ” ibareli markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini ve kararın ilanını talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 1.855.572,96 TL'ye yükseltmiş;

karşı davanın ise reddini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin lokantacılık ticari faaliyeti sebebiyle restaurantta "Kanatçı ...'ın Yeri" ismi ile faaliyette bulunmaya kesinleşen kararlar nedeniyle hakkı olduğunu, davacı adına kayıtlı "Kanatçı ...'ın Yeri" markasının bölgesel bir marka olduğunu, müvekkilinin çabaları ve kaliteli hizmetleri sonucunda markanın bölgede tanındığını, müvekkilinin lokantasının tabelasının "Kanatçı ...'ın Yeri" ticari unvanı önüne "meşhur" kelimesi koymasının reklam amaçlı olduğunu, davacının markasına tecavüz etmesinin söz konusu olmadığını, savunarak davanın reddini istemiş; karşı dava olarak da, davacının söylentileri ve kötü niyetli haksız talepleri sebebiyle müvekkilinin ticari itibarının zedelediğini iddia ederek, 100.000,00TL manevi, 20.000,00TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 15.03.2018 tarih, 2017/98 E. ve 2018/88 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olup, ancak 28 Ocak 2009 tarihinden itibaren Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak 8 yıllık süre söz konusu olacağından zamanaşımı itirazının kısmen kabulü ile dava tarihinden geriye doğru 28 Ocak 2009 tarihinden itibaren zamanaşımı itirazının kabulüne, bu tarihten önceki süreye ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulü ile asıl dava yönünden markaya tecavüzün tespiti, meni 1998/006373 sayılı markanın iptali yönünden ve karşı dava yönünden marka hükümsüzlüğü açısından ret kararı kesinleşmiş olup, bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 956.380,14 TL maddi tazminatın, manevi tazminatın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

1.Dairemizin 07.01.2020 tarih, 2018/2725 E. ve 2020/96 K. sayılı kararıyla, davacı, maddi tazminatın 556 sayılı Kanun Hükmün Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "marka tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre" hesaplanmasını talep ettiğine göre, mahkemece, davalının ticari defterleri üzerinde değil davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp davacının elde edebileceği muhtemel gelirin hesaplanması ve tecavüze konu markanın ekonomik önemi ile şirket gelirlerine etkisinin de nazara alınması suretiyle sonuca varılması gerekirken hatalı bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, karar davalı yararına bozulmuştur.

2.Dairemiz bozma ilamına karşı davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş ise, 25.05.2021 tarih, 2020/2109 E. ve 2021/4401 K. sayılı kararı ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu ile 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bendine göre ayrı ayrı tazminat hesabı yaptırılmış ve dava dilekçesinin beşinci sayfasında davacı vekilince açıkça "Maddi tazminatın hesaplamasında, davalının ticari defterlerinin ıncelenerek elde ettiği kâr üzerinden hesaplama yapılması"nın talep edildiği ve 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre tazminat tercihinde bulunduğu, bu haliyle Yargıtay bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu, bozmaya uyulmuş ise de, maddi hataya dayalı bozmaya uyulmasının usuli müktesep hak teşkil etmeyeceği, kaldı ki, bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre de, bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplamada da mahrum kalınan kazanç ve buna bağlı olarak davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının ilk kararla hüküm altına alınan 956.380,14 TL'den fazla olduğu, bozmadan önceki kararı sadece davalının temyiz ettiği, bu itibarla davacının maddi tazminat talebini önceki kararda olduğu gibi 956.380,14 TL üzerinden kabul etmek gerektiği, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği gibi bozmadan önceki kararda da faize hükmedilmediğinden ve davacının temyizi bulunmadığından kabul edilen kısım yönünden faize hükmedilmeyeceği, davalı tarafça davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarına da tecavüz teşkil ettiğinden tecavüzün niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı, önceki kararın sadece davalı tarafça temyiz edilmesi, keza bozmanın sadece maddi tazminata yönelik olması karşısında önceki kararda olduğu gibi davacı yararına 15.000,00 TL manevi tazminat takdir edilebileceği gerekçesiyle asıl dava yönünden marka haklarına tecavüzün tespiti, meni, 1998/006373 sayılı markanın iptali yönünden ve karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne, 956.380,14 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm kesinleştikten sonra masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin triajı en yüksek 5 gazetenin birinde ilanına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı/karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde tazminat taleplerinin 556 ayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini, bozma ilamının hatalı olduğunu, müvekkiline ait ticari defterlerin süreç içerisinde zayi olduğunu, ama bilirkişilerce daha önceki raporlar düzenlenirken ticari defterlerin incelenmiş olduğunu, kaldı ki zaten davalı tarafın ticari defterinin incelenmesi gerektiğini, yargılamanın çok uzun sürdüğü de gözetilerek tazminat miktarında 556 sayılı KHK'nın 67 nci maddesi gereği makul bir seviyede arttırım yapılması gerektiğini, ayrıca uğranılan zararın boyutu düşünüldüğünde manevi tazminat tutarının da çok az olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı/karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, mahkemece direnme kararına benzer bir karar verildiğini, bozma ilamına göre davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini ancak defterlerinin zayi olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, ...'ın adi ortaklıkta %25 hisse sahibi olduğunu, ortakların davacı olmadıklarını, ancak hissesi oranda talepte bulunabileceğini, tazminat tutarında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, karşı davalarının haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık konusu asıl dava, davacının marka ve isim hakkına yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, bu nedenle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili, davalı adına tescilli “KANATÇI ... YERİ” ibareli markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini ve kararın ilanı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi.

3. Değerlendirme

Mahkemece verilen 23.09.2014 tarih, 2012/375 E. 2014/157 K. sayılı kararının temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçtiği, bozma ilamına uyularak mahkemece verilen 15.03.2018 tarih 2017/98 E. ve 2018/88 K. sayılı kararın davacı vekilinin temyiz istemi neticesinde "556 sayılı Kanun Hükmün Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca" tazminat hesabı yapılması gerekliliğine işaret edilerek bozulduğu, bozma ilamına karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteminin de reddedildiği, temyize konu işbu mahkeme kararında Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduktan sonra bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, bu sebeple mahkeme ilamından bu gerekçenin çıkartılması ve netice itibariyle bu aşamaya kadar taraflar yararına doğmuş usuli müktesep haklar da gözetildiğinde taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132227100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.