Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1617 E. 2017/3959 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulü ile, 62.956,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06/07/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15008 E. 2012/690 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · kısmi ödeme · sözleşmeden doğan dava · kötüniyet tazminatı · taşıma sözleşmesi · haciz · kötüniyet · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «taşıma sözleşmesinin» bulunduğu, bu «sözleşmeden doğan» alacağı nedeniyle davacının davalı aleyhine toplam 41.137,57 TL'lik icra takibi başlattığı, davalı kooperatifin bu alacağın 20.180,77 TL'sini icra takibinden önce davacıya ödediği, davalı tarafın icra dosyasına yaptığı itirazda açıkça ne kadar borçları kaldığının belirtilmediği, ayrıca borca ve faize itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, davalının daha sonra davacı hakkında başlatılan başka bir takip dosyasında kendisine gönderilen «haciz ihbarnamesi» üzerine bakiye 20.956,80 TL'yi ödediği, bu durumda takip tarihi itibariyle davalının davacıya anılan miktarda borçlu bulunduğu, davalının icra takibinden önce «temerrüte» düşürülmediğinden takip öncesi için faiz istenemeyeceği, davacının tahsil ettiği miktarı da icra takibine konu etmesi nedeniyle «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davalının takip konusu olan 20.956,80 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davalının itirazında haksız olduğu miktarın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına», davacının ise takipten önce tahsil ettiği miktarın %40'ı oranında «kötüniyet tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
O halde, takip tarihinden önce davalı tarafça ödenen miktar, itirazın iptali davasına konu edilmediğinden ve itirazın iptali davasına konu edilmeyen bir alacak için «kötüniyet tazminatına» hükmedilemeyeceğinden, bu miktar üzerinden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı taraf, toplam 41.137,57 TL'sının tahsili için icra takibini başlatmış olup, davalının «kısmi ödeme» yaptığı yönündeki itirazı üzerine bu miktarı düşerek bakiye 20.956,80 TL'sı için itirazın iptalini istemiş, mahkemece de bu istem haklı görülmüştür.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10577 E. 2014/17896 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşılıklılık esası · taahhütname · harç · maddi tazminat · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… vada manevi tazminat talebine ilişkin kararın ve karşı dava yönünden verilen kararın Dairemiz bozma ilamı dışında kaldığından kesinleşmiş olmakla bu konularda karar «verilmesine yer olmadığına», asıl davada «maddi tazminat» talebinin ise taraflar arasındaki 03.03.2003 tarihli "...Ticari Markası Bilinirliğini Arttırma ve Ürün Tanıtım Sözleşmesi"nin 9. sayfasına göre, tanıtım bütçesinin %10'u oranında ödenmesi «taahhüt» edilen miktar yönünden davacı talebinin 202.956 USD olduğu gerekçesiyle anılan miktarın dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD üzerinden bir yıllık vadel …
… ğer istemlerinin yanında 202.956 USD'nin tahsilini istemiş olup, yabancı para veya yabancı para karşılığı Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda «vekalet ücreti» ve harcın yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edilmesi gerektiğinden mahkemece 202.956 USD'nin karar tarihindeki Türk Lirası «karşılığı esas» alınarak «harç» ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmas …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1617 E. , 2017/3959 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 gün ve 2012/271-2014/75 sayılı kararı bozan Daire’nin 07/10/2015 gün ve 2015/8858-2015/10119 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin davalının tüm hesapları üzerinde rehin, takas ve mahsup hakkı bulunduğunu, dava dışı üçüncü kişi tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takip dosyasından müvekkiline İİK uyarınca 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkili tarafından süresi içerisinde verilen cevapta kredi sözleşmesinden kaynaklanan işbu haklardan sonra ve ikinci sırada gelmek üzere haczin işlendiğinin bildirildiğini, zira müvekkilinin davalıdan kredi alacağı bulunduğunu, daha sonra müvekkiline haciz ihbarnamesine bu şekilde itiraz edilerek kesinleşmesinin engellenmesine rağmen icra müdürlüğü tarafından yasaya aykırı şekilde tezkere gönderildiğini ve bu tezkereye de süresi içerisinde yanıt verilerek davalının borç ve riskleri devam etmekte olduğundan paranın icra dosyasına gönderilmesi talebinin yerine getirilemediğinin itirazen bildirildiğini, icra dosyası alacaklısı tarafından müvekkili aleyhine icra hukuk mahkemesinde dava açıldığını ve açılan dava neticesinde davanın kabulü ile 85.906,06 TL'nin faiziyle birlikte müvekkilinden tahsiline karar verildiğini ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, takip alacaklısı dava dışı şahıs tarafından hükmedilen tazminat ve fer'ileri toplamı 101.650,39 TL'nin tahsili amacıyla müvekkili aleyhine takibi başlatıldığını ve icra dosyasına 117.251,38 TL yatırılarak, davalının icra dosyasına olan borcunun müvekkili tarafından ödendiğini ve tahsili için davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalının müvekkili nezdindeki hesabında blokede tutulan 30.189 USD'nin alacağa mahsup edildiğini ancak, bakiye alacağın ödenmediğini ve davalının müvekkili aleyhine sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek, 62.956,46 TL'nin 06/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 62.956,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06/07/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/353999000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz