Rekabet etmeme yükümlülüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5989 E. 2025/1203 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet etmeme yükümlülüğü↗ tbk 445↗ müşteri çevresi↗ ticari sır↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ tazmin talebi↗ rekabet yasağı↗ istifa↗ direnme kararı↗ şirket zararı↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ feragat↗ ıslah↗ haksız rekabet↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının taraflar arasındaki iş sözleşmesine istinaden müvekkili şirkette operasyon sorumlusu ve hat geliştirme lideri olarak çalıştığını, 19.08.2013 tarihinde kendi isteğiyle istifa ettiğini, davalının bulunduğu pozisyon gereği müşterilere ve şirket içi ticarî sır niteliğindeki pek çok detaylı bilgiye erişim sağladığını, ancak müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra iş sözleşmesinde kararlaştırılan rekabet yasağına aykırı olarak müvekkili şirkete rakip olarak kurulmuş ve aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başladığını, davalının aynı dönemde müvekkili şirkette çalışan sekiz çalışanla beraber hareket edip planlı bir şekilde müvekkili şirketten ayrılarak rakip şirkete geçtiğini, müvekkili şirketin bir kısım müşterilerinin de davalının eylemleri ile rakip şirketle iş yapmaya başladığını, kasıtlı ve planlı olarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalının ayrılan diğer çalışanlarla birlikte haksız rekabet eylemi içerisinde bulunduğunu ileri sürerek sözleşmede belirlenen iki yıllık brüt ücret tutarına denk gelen cezai şart ile uğranılan zarardan şimdilik 15.000,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 83.184,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haklı sebeplerle iş akdini fesheden, müvekkilinin davacı şirketi zarara uğratmadığını, taraflar arasında yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığını, davacının müvekkiline herhangi bir müşteri çevresi kazandırmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) gereği rekabet yasağı sözleşmesinin sınırsız ve işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde olmaması gerektiğini, sözleşmenin ise davalının sektördeki geleceğinin yok olmasına neden olacak şekilde yapıldığını, sözleşmede bahsi geçen yasaklı iller dışında iş imkânının zaten olmadığını, bu hâliyle sözleşmenin geçerlilik taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) kararı ile bozulduğu ve cezai şart talep şartlarının oluştuğunun belirtildiği, davalının davacı şirkette çalışma süresi, rekabete ilişkin sözleşme maddesi ile TBK'nın 445/2 hükmü birlikte değerlendirilerek talep edilen tazminat miktarından 4/5 oranında indirim yapıldığı, maddi zarar talebinden ise feragat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle sözleşmede belirlenen cezai şartın tazmini talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1636 E. 2019/959 K.
Ortak:rekabet etmeme yükümlülüğü · müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… raflar arasındaki iş sözleşmesine istinaden müvekkili şirkette operasyon sorumlusu ve hat geliştirme lideri olarak çalıştığını, 19.08.2013 tarihinde kendi isteğiyle «istifa» ettiğini, davalının bulunduğu pozisyon gereği müşterilere ve şirket içi ticarî sır niteliğindeki pek çok detaylı bilgiye erişim sağladığını, ancak müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra iş sözleşmesinde kararlaştırılan «rekabet yasağına» aykırı olarak müvekkili şirkete rakip olarak kurulmuş ve aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başladığını, davalının aynı dönemde müvekkili şirkette çalışan sekiz çalışanla beraber hareket edip planlı bir şekilde müvekkili şirketten ayrılarak rakip şirkete geçtiğini, müvekkili şirketin bir kısım müşterilerinin de davalının eylemleri ile rakip şirketle iş yapmaya başladığını, kasıtlı ve planlı olarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalının ayrılan diğer çalışanlarla birlikte «haksız rekabet» eylemi içerisinde bulunduğunu ileri sürerek sözleşmede belirlenen iki yıllık brüt ücret tutarına denk gelen «cezai şart» ile uğranılan zarardan şimdilik 15.000,00 TL’nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.12.2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 83.184,00 TL’ye yükseltmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haklı sebeplerle iş akdini fesheden, müvekkilinin davacı «şirketi zarara» uğratmadığını, taraflar arasında yazılı bir «rekabet yasağı sözleşmesinin» bulunmadığını, davacının müvekkiline herhangi bir «müşteri çevresi» kazandırmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) gereği rekabet yasağı sözleşmesinin sınırsız ve işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde olm …
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «rekabet etmeme yükümlülüğüne» aykırılık nedeniyle sözleşmede belirlenen «cezai şartın» «tazmini talebine» ilişkindir.
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 09/02/2007 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11/09/2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkin 444 ve devamı maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
Davalı işçinin, bu «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bulunduğu yer, yapılan iş ve davalının işletmedeki durumu değerlendirilerek davacı şirket ile davalının çalışmaya başladığı şirketin faaliyet alanlarının tespiti, davalının, davacıda çalışırken yaptığı işe bağlı olarak şirket sırlarına vakıf olabilecek pozisyonda bulunup bulunmadığının ve davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski işverenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «haksız rekabete» dayalı gerekçeye yer verilmesi, davalının şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığının ve davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediğinin kabulüyle «eksik incelemeye» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · fiil ehliyeti · sorumluluktan kurtulma · sınırlı sorumluluk · şirket merkezi mahkemesi · takas · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK’nın 445/... fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Kanun hükmü gereği süre ve konu sınırlaması bakımından bir aykırılık bulunmamakla birlikte, mahkemece yer sınırlamasına ilişkin olarak davacı «şirketin merkezinin», fabrikalarının ve şubelerinin bulunduğu yerlerin nereleri olduğu tam olarak belirlenmeden ve TBK.nın 445/... hükmü değerlendirilmeksizin sözleşmenin ilgili maddesinin ... yıl gibi uzun bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
… dosya kapsamına göre; davalının, davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığı, hangi hususta, ne şekilde «haksız rekabette» bulunduğu yönünde somut bir delil sunulmadığı, davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davalının bu davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediği, davalının yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmasının haksız rekabette bulunduğu anlamına gelmeyeceği, «cezai şartın» koşullarının oluşmadığı, sözleşmenin ilgili maddesinin ... yıl gibi uzun bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.
Ortak:müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… raflar arasındaki iş sözleşmesine istinaden müvekkili şirkette operasyon sorumlusu ve hat geliştirme lideri olarak çalıştığını, 19.08.2013 tarihinde kendi isteğiyle «istifa» ettiğini, davalının bulunduğu pozisyon gereği müşterilere ve şirket içi ticarî sır niteliğindeki pek çok detaylı bilgiye erişim sağladığını, ancak müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra iş sözleşmesinde kararlaştırılan «rekabet yasağına» aykırı olarak müvekkili şirkete rakip olarak kurulmuş ve aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başladığını, davalının aynı dönemde müvekkili şirkette çalışan sekiz çalışanla beraber hareket edip planlı bir şekilde müvekkili şirketten ayrılarak rakip şirkete geçtiğini, müvekkili şirketin bir kısım müşterilerinin de davalının eylemleri ile rakip şirketle iş yapmaya başladığını, kasıtlı ve planlı olarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalının ayrılan diğer çalışanlarla birlikte «haksız rekabet» eylemi içerisinde bulunduğunu ileri sürerek sözleşmede belirlenen iki yıllık brüt ücret tutarına denk gelen «cezai şart» ile uğranılan zarardan şimdilik 15.000,00 TL’nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.12.2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 83.184,00 TL’ye yükseltmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haklı sebeplerle iş akdini fesheden, müvekkilinin davacı «şirketi zarara» uğratmadığını, taraflar arasında yazılı bir «rekabet yasağı sözleşmesinin» bulunmadığını, davacının müvekkiline herhangi bir «müşteri çevresi» kazandırmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) gereği rekabet yasağı sözleşmesinin sınırsız ve işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde olm …
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair «direnme» kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) kararı ile bozulduğu ve «cezai şart» talep şartlarının oluştuğunun belirtildiği, davalının davacı şirkette çalışma süresi, rekabete ilişkin sözleşme maddesi ile TBK'nın 445/2 hükmü birlikte değerlendirilerek talep edilen tazminat miktarından 4/5 oranında indirim yapıldığı, maddi zarar talebinden ise «feragat» edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 04.11.2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 21.09.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
… inde bulunduğu başka bir işveren emrinde çalışmayacağını, işvereni ile rekabet halinde bir iş kurmayacağını ve şirket kanalı ile iş yapıp menfaat temin etmeyeceğini «taahhüt» ettiği, bu taahhüdüne uymaması halinde sözleşmenin 17. maddesinde «son» brüt ücretinin 5 katı tutarında «cezai şart» ödeyeceğini taahhüt ettiği, ancak davalının «haksız rekabet» nedeniyle davacı şirketi maddi yönden zarara uğrattığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · fiil ehliyeti · delil değerlendirmesi · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · taraf ehliyeti · yetki · geçersizlik
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hakime tanınan bu «yetkinin» gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6410 E. 2022/697 K.
Ortak:müşteri çevresi · ticari sır · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haklı sebeplerle iş akdini fesheden, müvekkilinin davacı «şirketi zarara» uğratmadığını, taraflar arasında yazılı bir «rekabet yasağı sözleşmesinin» bulunmadığını, davacının müvekkiline herhangi bir «müşteri çevresi» kazandırmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) gereği rekabet yasağı sözleşmesinin sınırsız ve işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde olm …
… raflar arasındaki iş sözleşmesine istinaden müvekkili şirkette operasyon sorumlusu ve hat geliştirme lideri olarak çalıştığını, 19.08.2013 tarihinde kendi isteğiyle «istifa» ettiğini, davalının bulunduğu pozisyon gereği müşterilere ve şirket içi ticarî sır niteliğindeki pek çok detaylı bilgiye erişim sağladığını, ancak müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra iş sözleşmesinde kararlaştırılan «rekabet yasağına» aykırı olarak müvekkili şirkete rakip olarak kurulmuş ve aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başladığını, davalının aynı dönemde müvekkili şirkette çalışan sekiz çalışanla beraber hareket edip planlı bir şekilde müvekkili şirketten ayrılarak rakip şirkete geçtiğini, müvekkili şirketin bir kısım müşterilerinin de davalının eylemleri ile rakip şirketle iş yapmaya başladığını, kasıtlı ve planlı olarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalının ayrılan diğer çalışanlarla birlikte «haksız rekabet» eylemi içerisinde bulunduğunu ileri sürerek sözleşmede belirlenen iki yıllık brüt ücret tutarına denk gelen «cezai şart» ile uğranılan zarardan şimdilik 15.000,00 TL’nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.12.2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 83.184,00 TL’ye yükseltmiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair «direnme» kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) kararı ile bozulduğu ve «cezai şart» talep şartlarının oluştuğunun belirtildiği, davalının davacı şirkette çalışma süresi, rekabete ilişkin sözleşme maddesi ile TBK'nın 445/2 hükmü birlikte değerlendirilerek talep edilen tazminat miktarından 4/5 oranında indirim yapıldığı, maddi zarar talebinden ise «feragat» edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… pmış olduğu iş ve bulunduğu pozisyonun bu sırların kullanılmasına uygun olduğu, davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak «ticari sır» niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmasının yeterli olduğu, sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı davranıldığı ve «cezai şartın» istenebileceği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD fahiş olup işçinin mahvına sebep olacak düzeyde olduğu, «hakkaniyet» ilkesi gözetilerek indirim yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle cezanın 25.000,00 TL'ye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
4- Taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin» 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD «cezai şart» öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması «kaydı» ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, «hakkaniyet» ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:coğrafi sınırlama · hizmet akdi · fiil ehliyeti · kanun yolu · hakkaniyet · hizmet sözleşmesi · taraf ehliyeti · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,davanın «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, «hizmet akdinin» rekabet yasağına ilişkin 6.17'nci maddesinde «coğrafi sınırlama» getirilmediği ayrıca yasada belirtilen iki yıllık süre aşılarak 3 yıl için rekabet yasağının öngörüldüğü, sözleşmedeki hükmün bu şekli ile kanuna aykırı olduğu, hü …
İlk derece mahkemesince verilen karar bölge adliye mahkemesinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmekle birlikte daha önce İlk Derece Mahkemesince verilen «görevsizlik» kararı Dairemizce incelenerek karar verildiğinden «kanun yolu» incelemesi temyiz kanun yoluna tabi olup bölge adliye mahkemesinin kanun yolu inceleme yetkisi bulunmamaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
… pmış olduğu iş ve bulunduğu pozisyonun bu sırların kullanılmasına uygun olduğu, davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak «ticari sır» niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmasının yeterli olduğu, sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı davranıldığı ve «cezai şartın» istenebileceği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD fahiş olup işçinin mahvına sebep olacak düzeyde olduğu, «hakkaniyet» ilkesi gözetilerek indirim yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle cezanın 25.000,00 TL'ye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5989 E. , 2025/1203 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/293 Esas, 2024/701 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının taraflar arasındaki iş sözleşmesine istinaden müvekkili şirkette operasyon sorumlusu ve hat geliştirme lideri olarak çalıştığını, 19.08.2013 tarihinde kendi isteğiyle istifa ettiğini, davalının bulunduğu pozisyon gereği müşterilere ve şirket içi ticarî sır niteliğindeki pek çok detaylı bilgiye erişim sağladığını, ancak müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra iş sözleşmesinde kararlaştırılan rekabet yasağına aykırı olarak müvekkili şirkete rakip olarak kurulmuş ve aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başladığını, davalının aynı dönemde müvekkili şirkette çalışan sekiz çalışanla beraber hareket edip planlı bir şekilde müvekkili şirketten ayrılarak rakip şirkete geçtiğini, müvekkili şirketin bir kısım müşterilerinin de davalının eylemleri ile rakip şirketle iş yapmaya başladığını, kasıtlı ve planlı olarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalının ayrılan diğer çalışanlarla birlikte haksız rekabet eylemi içerisinde bulunduğunu ileri sürerek sözleşmede belirlenen iki yıllık brüt ücret tutarına denk gelen cezai şart ile uğranılan zarardan şimdilik 15.000,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 83.184,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haklı sebeplerle iş akdini fesheden, müvekkilinin davacı şirketi zarara uğratmadığını, taraflar arasında yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığını, davacının müvekkiline herhangi bir müşteri çevresi kazandırmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) gereği rekabet yasağı sözleşmesinin sınırsız ve işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde olmaması gerektiğini, sözleşmenin ise davalının sektördeki geleceğinin yok olmasına neden olacak şekilde yapıldığını, sözleşmede bahsi geçen yasaklı iller dışında iş imkânının zaten olmadığını, bu hâliyle sözleşmenin geçerlilik taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) kararı ile bozulduğu ve cezai şart talep şartlarının oluştuğunun belirtildiği, davalının davacı şirkette çalışma süresi, rekabete ilişkin sözleşme maddesi ile TBK'nın 445/2 hükmü birlikte değerlendirilerek talep edilen tazminat miktarından 4/5 oranında indirim yapıldığı, maddi zarar talebinden ise feragat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle sözleşmede belirlenen cezai şartın tazmini talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ
Tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131900900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz