6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2287 E. 2025/990 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr dağıtımı ortalama tüketici kötüniyet taşıyan ayırt edicilik dava sebebi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/154 E., 2021/3 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/65033, 2009/28780 sayılı ve "... just for men", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ ...” ibaresini 35 ve 42. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, başvuruya itirazda bulunulduğunu, itirazın kısmen reddine karar verilerek bir kısım mal ve hizmetlerin reddine, kalan emtia yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2008 yılında faaliyete başlayan ve tanınmış, bilinen, yaygın dağıtım ve pazarlama ağına sahip, sürekli olarak yazılı ve görsel medyada tanıtım ve reklamı yapılan ... mağaza adı/markası ile faaliyet gösteren bir perakende satış firması olduğunu, davalının markasının hiçbir ayırıcı vasfı, baskın unsuru, orijinal niteliği bulunmadığını ve davalı yanın dava konusu markanın bu sınıflar için tescilinde hiçbir üstün hakkının bulunmadığını, müvekkilinin markalarını 03.sınıfta tescil ettirdiğini ve bu ürünlerin satış ve dağıtımını yaptığını, davalı yanın markasının müvekkilinin tanınmış markasının esas unsurunu ihtiva edecek şekilde oluşturduğunu, davalı yanın markasının müvekkilinin “...” markası ile açıkça iltibas yarattığını, markaların ürün/hizmet sınıfları bakımından da uyuştuğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’in 2020-M-1619 sayılı kararının iptali ile 2019/07321 sayılı “ ...” ibareli marka başvurusunun tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının gerçekleşmediğini, müvekkil şirkete ait marka işareti ile davacıya ait marka işareti arasında toplu intiba açısından karıştırılma ihtimalinin olmadığını, markalar arasında seri marka ya da bağlantılı olma ihtimali bulunmadığını, davacının "..." markasının tanınmış bir marka olmadığını, hiçbir benzerlik bulunmayan marka işaretinin kullanılması sebebiyle müvekkili şirketin kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak ele alındıklarında, davalının dava konusu “ ...” markasının, davacı markalarından görsel ve fonetik olarak farklılaştığı, “ ...-...” esas unsurlu markalar arasında, dava konusu markanın başında kelimesinin yer alması ve buna bağlı olarak oluşan hecesel, fonetik ve görsel farklılıklar gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiklerinde, ilişikli olarak görülen emtialarda dahi ilgili tüketici nezdinde iltibasa neden olacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünde yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

dava konusu başvurunun sarı zemin üzerine büyük ve siyah harflerle

yazılmış “ ...” ibaresinden oluştuğu, ... kelimesindeki “o” harfinin

içerisinde beyaz renk ile konumlandırılmış baykuş figürü yer aldığı, davacının 2017/65033 sayılı mesnet markasının koyu mavi zemin

üzerine beyaz ve büyük harflerle yazılmış “...” ibaresi ile bunun altında koyu mavi

dikdörtgen görünümlü bir çerçevenin içinde beyaz zemin üzerine koyu mavi renklerle ve

tümü küçük harflerle yazılmış “just for men” ibaresinden oluştuğu, mesnet

2009/29780 sayılı markanın ise siyah ve büyük harflerle yazılmış “...” kelimesinden

oluştuğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere "..." kelimesi İngilizce "danışman, akıl hocası", "" kelimesi İngilizce "marka" ve " ..." ibareli başvuru bir bütün olarak "marka danışmanı" anlamlarına geldiği, bu durumda davacının redde mesnet markalarının bizzat asli unsurunu taşıyan başvuru ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, bu ibarenin tanımlayıcı ya da tasviri bir nitelik de taşımadığı, dolayısıyla korunması gerektiği, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.SMK'nın 6. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti yapılırken markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik olmadığı sonucuna ulaşılmışsa da Bölge Adliye Mahkemesince markaların ilişkilendirileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacının markalarının "..." ibareli, davalının markasının da " ..." ibareli olduğu, "..." kelimesi İngilizce bir kelime olup "danışman, akıl hocası" anlamına geldiği, davaya konu markada ve davacı markasında yer alan ortak kelime olan ... ibaresinin zayıf bir marka olduğu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığı, zayıf markaları adına marka olarak tescil ettirenlerin, sonraki zamanlarda anılan işaretleri başkalarının da diğer ayırt edici eklerle ve şekillerle birlikte tescil edilebileceğini öngörmeleri ve buna katlanmaları beklentisinin marka hukukunun evrensel bir prensibi olduğunun öngörülmesi gerekmektedir. Buna göre taraf markalarında farklı unsurların ön plana çıkartılması, sesçil ve görsel olarak farklılık yaratılması nedeniyle markaların benzer olmadığı ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı alınan bilirkişi raporu ile de anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebebine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka Tescili ve Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11579 E. 2011/13012 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/440 E. 2019/7448 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/2287 E.  ,  2025/990 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1861 Esas, 2024/23 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/154 E., 2021/3 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/65033, 2009/28780 sayılı ve "... just for men", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ ...” ibaresini 35 ve 42. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, başvuruya itirazda bulunulduğunu, itirazın kısmen reddine karar verilerek bir kısım mal ve hizmetlerin reddine, kalan emtia yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2008 yılında faaliyete başlayan ve tanınmış, bilinen, yaygın dağıtım ve pazarlama ağına sahip, sürekli olarak yazılı ve görsel medyada tanıtım ve reklamı yapılan ...

mağaza adı/markası ile faaliyet gösteren bir perakende satış firması olduğunu, davalının markasının hiçbir ayırıcı vasfı, baskın unsuru, orijinal niteliği bulunmadığını ve davalı yanın dava konusu markanın bu sınıflar için tescilinde hiçbir üstün hakkının bulunmadığını, müvekkilinin markalarını 03.sınıfta tescil ettirdiğini ve bu ürünlerin satış ve dağıtımını yaptığını, davalı yanın markasının müvekkilinin tanınmış markasının esas unsurunu ihtiva edecek şekilde oluşturduğunu, davalı yanın markasının müvekkilinin “...” markası ile açıkça iltibas yarattığını, markaların ürün/hizmet sınıfları bakımından da uyuştuğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’in 2020-M-1619 sayılı kararının iptali ile 2019/07321 sayılı “ ...” ibareli marka başvurusunun tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının gerçekleşmediğini, müvekkil şirkete ait marka işareti ile davacıya ait marka işareti arasında toplu intiba açısından karıştırılma ihtimalinin olmadığını, markalar arasında seri marka ya da bağlantılı olma ihtimali bulunmadığını, davacının "..." markasının tanınmış bir marka olmadığını, hiçbir benzerlik bulunmayan marka işaretinin kullanılması sebebiyle müvekkili şirketin kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak ele alındıklarında, davalının dava konusu “ ...” markasının, davacı markalarından görsel ve fonetik olarak farklılaştığı, “ ...-...” esas unsurlu markalar arasında, dava konusu markanın başında kelimesinin yer alması ve buna bağlı olarak oluşan hecesel, fonetik ve görsel farklılıklar gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiklerinde, ilişikli olarak görülen emtialarda dahi ilgili tüketici nezdinde iltibasa neden olacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünde yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

dava konusu başvurunun sarı zemin üzerine büyük ve siyah harflerle

yazılmış “ ...” ibaresinden oluştuğu, ... kelimesindeki “o” harfinin

içerisinde beyaz renk ile konumlandırılmış baykuş figürü yer aldığı, davacının 2017/65033 sayılı mesnet markasının koyu mavi zemin

üzerine beyaz ve büyük harflerle yazılmış “...” ibaresi ile bunun altında koyu mavi

dikdörtgen görünümlü bir çerçevenin içinde beyaz zemin üzerine koyu mavi renklerle ve

tümü küçük harflerle yazılmış “just for men” ibaresinden oluştuğu, mesnet

2009/29780 sayılı markanın ise siyah ve büyük harflerle yazılmış “...” kelimesinden

oluştuğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere "..." kelimesi İngilizce "danışman, akıl hocası", "" kelimesi İngilizce "marka" ve " ..." ibareli başvuru bir bütün olarak "marka danışmanı" anlamlarına geldiği, bu durumda davacının redde mesnet markalarının bizzat asli unsurunu taşıyan başvuru ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, bu ibarenin tanımlayıcı ya da tasviri bir nitelik de taşımadığı, dolayısıyla korunması gerektiği, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.SMK'nın 6. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti yapılırken markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik olmadığı sonucuna ulaşılmışsa da Bölge Adliye Mahkemesince markaların ilişkilendirileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacının markalarının "..." ibareli, davalının markasının da " ..." ibareli olduğu, "..." kelimesi İngilizce bir kelime olup "danışman, akıl hocası" anlamına geldiği, davaya konu markada ve davacı markasında yer alan ortak kelime olan ...

ibaresinin zayıf bir marka olduğu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığı, zayıf markaları adına marka olarak tescil ettirenlerin, sonraki zamanlarda anılan işaretleri başkalarının da diğer ayırt edici eklerle ve şekillerle birlikte tescil edilebileceğini öngörmeleri ve buna katlanmaları beklentisinin marka hukukunun evrensel bir prensibi olduğunun öngörülmesi gerekmektedir. Buna göre taraf markalarında farklı unsurların ön plana çıkartılması, sesçil ve görsel olarak farklılık yaratılması nedeniyle markaların benzer olmadığı ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı alınan bilirkişi raporu ile de anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebebine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine,

18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131775900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.