6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7301 E. 2024/3490 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj benzerliği tekel hakkı dürüstlük kuralı kaldırma ve yeniden hüküm kötü niyet ortalama tüketici haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) dahili dava iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/387 E., 2019/3 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin gıda temizlik ve bakım ürünleri başta olmak üzere bir çok sektörde önde gelen lider ve tanınmış markaların sahibi olduğunu, "... ...+ ŞEKİL" markasının da dahil olduğu tanınmış "..." markalarının ve bu markaların kullanıldığı çay ürünlerinin satışa sunulduğu paketlerin özgün tasarımcısı, ambalaj kompozisyonunun fikir sahibi ve ilk kullanıcısı olduğunu, davalının "..." şemsiye markası altında bir çok markası bulunduğunu, davalının 2012/92427 tescil numaralı "..." markasını aralarında çaylar, buzlu çaylar ve bitki çayları ürünlerinin de bulunduğu bir kısım gıda maddeleri üzerinde tescil ettirdiğini, söz konusu markanın müvekkili şirkete ait "... ..." isimli ürün ambalajları ve dizaynı ile ayniyet arz ettiğini, her iki markadaki ana kelime ögelerinin farklı olduğunu, ancak markalardaki ana zemin renginin, kelime markalarının konumlandırma biçiminin, ambalaj fonunda parlayan güneş figürünün, çay yaprağının, kelime markalarını çevreleyen sarı renkli harenin, çay bardağının, ambalajın alt kısmında yer alan yeşil alanların ayniyet derecesinde benzer olduğunu, tüketiciler nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalıya ait 2012/92427 numaralı "...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzerlik arz etmediğini, ambalajda yer alan renk ve çay filizi üzerinde davacının tekel hakkı bulunmadığını, davacı şirkete ait marka örneklerinin müvekkili şirketin tescilli markası ile kavramsal, sözcük anlamı, görsel, fonetik ve biçimsel olarak hiç bir benzerlik göstermediğini, müvekkili tarafından 15 yıla yakın süredir kullanılan ambalaj ve markanın kullanım ve tescilinin dava tarihi itibariyle kötü niyet oluşturduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların logo/amblemleri arasında iltibasa sebep olacak derecede benzerlik olmadığı, düşük düzeyde benzerlik olduğu, her iki tarafın çay ambalajında ağırlıklı olarak sarı renk kullanılmışsa da, iki ambalajın birbirinden farklı olduğu, yalnızca baskın rengin benzerliği sebebiyle ürünlerin karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının "...." ambalajında yeşil renk tonlarıyla çiftlik ve çay tarlası görselini kullandığı, "..." ambalajında ise sağ alt bölümünde yaprak görselini kullandığı, davalının "....." ambalajının en alt bölümünde vektörel olarak sarı renk tonları ile güneş ve yeşil renk tonları ile yaprak çizimlerinin kullanıldığı, bu desenin davacının logo/ambleminde yer alan çizimlere benzer olduğu, ancak bu ortaklıkların, markaların ve ambalajların benzer olarak değerlendirilmesi için yeterli olmadığı, sarı rengin çay ambalajlarında sıkça kullanıldığının sektör bilirkişisi tarafından tespit edildiği, çay yaprağı ve yeşil rengin de ürünün tanıtımında kullanılması mutat renk ve görseller olduğu, tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, davalının davacıya ait marka ve ambalajları ile iltibas yaratma amacıyla markasını tescil ettirdiğine dair bir tespit yapılamadığı, tarafların markalarının ve ambalajlarının birbiri ile mevcut farklılıkları sebebiyle çay ürününün alıcısı olan ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davalının markası için hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kullandığı benzerlikler sebebiyle tüketici tarafından iki ürünün karıştırılmaya müsait olduğunu, bütüncül olarak müvekkili markaları ile karıştırılabilir nitelikte olduğunu, davalının hiçbir teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen müvekkilinin tescilli markalarındaki unsurları aynen kullanmasının kötü niyetini gösterdiğini, davalı markasının müvekkilinin markası ile pek çok noktada benzeştiğini, mahkeme kararının ''bütünsel yaklaşım'' prensibine aykırı olduğunu, davalının, tanınmış ''...'' markasının itibarından faydalanmak istediğini ve ısrarla takibe devam ettiğini, taraflar arasında görülen ve Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen emsal kararlar bulunduğunu, marka sahibinin markanın sulandırılmasını ve lekelenmesini engelleme hakkının bulunduğunu, haksız rekabet hükümleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının hiçbir zorunlu sebep yokken ve sınırsız seçenek özgürlüğü varken kararın gerekçesinde değinilen benzer tercihleri yapmasının dürüstlük kuralına aykırı davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, bu durumun aynı zamanda markaya tecavüz fiilini oluşturduğu ve hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne ve davalı adına tescilli 2012/92427 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibasın söz konusu olmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, sektörde çay filizi ve sarı rengin herkes tarafından kullanıldığını, kimsenin tekeline bırakılamayacağını, bilirkişi raporlarının da bu yönde olduğunu, tüketicinin seçimlerinde çayın içiminin etkili olduğunu, çay sektöründe tüketicinin marka sadakati olduğunu, içimini sevdiği ve alıştığı markayı tercih ettiğini, ambalaj rengi ve şeklinin seçimde etkili olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 8 inci maddesinin birinci fırkasının (b) bendi, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8, 9, 16 ve 42 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6225 E. 2024/7615 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka Kurum kararının iptali | Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7194 E. 2024/3028 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6231 E. 2022/9350 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/7301 E.  ,  2024/3490 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1380 Esas, 2022/1477 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/387 E., 2019/3 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin gıda temizlik ve bakım ürünleri başta olmak üzere bir çok sektörde önde gelen lider ve tanınmış markaların sahibi olduğunu, "... ...+ ŞEKİL" markasının da dahil olduğu tanınmış "..." markalarının ve bu markaların kullanıldığı çay ürünlerinin satışa sunulduğu paketlerin özgün tasarımcısı, ambalaj kompozisyonunun fikir sahibi ve ilk kullanıcısı olduğunu, davalının "..." şemsiye markası altında bir çok markası bulunduğunu, davalının 2012/92427 tescil numaralı "..." markasını aralarında çaylar, buzlu çaylar ve bitki çayları ürünlerinin de bulunduğu bir kısım gıda maddeleri üzerinde tescil ettirdiğini, söz konusu markanın müvekkili şirkete ait "... ..." isimli ürün ambalajları ve dizaynı ile ayniyet arz ettiğini, her iki markadaki ana kelime ögelerinin farklı olduğunu, ancak markalardaki ana zemin renginin, kelime markalarının konumlandırma biçiminin, ambalaj fonunda parlayan güneş figürünün, çay yaprağının, kelime markalarını çevreleyen sarı renkli harenin, çay bardağının, ambalajın alt kısmında yer alan yeşil alanların ayniyet derecesinde benzer olduğunu, tüketiciler nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalıya ait 2012/92427 numaralı "...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzerlik arz etmediğini, ambalajda yer alan renk ve çay filizi üzerinde davacının tekel hakkı bulunmadığını, davacı şirkete ait marka örneklerinin müvekkili şirketin tescilli markası ile kavramsal, sözcük anlamı, görsel, fonetik ve biçimsel olarak hiç bir benzerlik göstermediğini, müvekkili tarafından 15 yıla yakın süredir kullanılan ambalaj ve markanın kullanım ve tescilinin dava tarihi itibariyle kötü niyet oluşturduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların logo/amblemleri arasında iltibasa sebep olacak derecede benzerlik olmadığı, düşük düzeyde benzerlik olduğu, her iki tarafın çay ambalajında ağırlıklı olarak sarı renk kullanılmışsa da, iki ambalajın birbirinden farklı olduğu, yalnızca baskın rengin benzerliği sebebiyle ürünlerin karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının "...." ambalajında yeşil renk tonlarıyla çiftlik ve çay tarlası görselini kullandığı, "..." ambalajında ise sağ alt bölümünde yaprak görselini kullandığı, davalının "....." ambalajının en alt bölümünde vektörel olarak sarı renk tonları ile güneş ve yeşil renk tonları ile yaprak çizimlerinin kullanıldığı, bu desenin davacının logo/ambleminde yer alan çizimlere benzer olduğu, ancak bu ortaklıkların, markaların ve ambalajların benzer olarak değerlendirilmesi için yeterli olmadığı, sarı rengin çay ambalajlarında sıkça kullanıldığının sektör bilirkişisi tarafından tespit edildiği, çay yaprağı ve yeşil rengin de ürünün tanıtımında kullanılması mutat renk ve görseller olduğu, tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, davalının davacıya ait marka ve ambalajları ile iltibas yaratma amacıyla markasını tescil ettirdiğine dair bir tespit yapılamadığı, tarafların markalarının ve ambalajlarının birbiri ile mevcut farklılıkları sebebiyle çay ürününün alıcısı olan ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davalının markası için hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kullandığı benzerlikler sebebiyle tüketici tarafından iki ürünün karıştırılmaya müsait olduğunu, bütüncül olarak müvekkili markaları ile karıştırılabilir nitelikte olduğunu, davalının hiçbir teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen müvekkilinin tescilli markalarındaki unsurları aynen kullanmasının kötü niyetini gösterdiğini, davalı markasının müvekkilinin markası ile pek çok noktada benzeştiğini, mahkeme kararının ''bütünsel yaklaşım'' prensibine aykırı olduğunu, davalının, tanınmış ''...'' markasının itibarından faydalanmak istediğini ve ısrarla takibe devam ettiğini, taraflar arasında görülen ve Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen emsal kararlar bulunduğunu, marka sahibinin markanın sulandırılmasını ve lekelenmesini engelleme hakkının bulunduğunu, haksız rekabet hükümleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının hiçbir zorunlu sebep yokken ve sınırsız seçenek özgürlüğü varken kararın gerekçesinde değinilen benzer tercihleri yapmasının dürüstlük kuralına aykırı davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, bu durumun aynı zamanda markaya tecavüz fiilini oluşturduğu ve hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne ve davalı adına tescilli 2012/92427 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibasın söz konusu olmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, sektörde çay filizi ve sarı rengin herkes tarafından kullanıldığını, kimsenin tekeline bırakılamayacağını, bilirkişi raporlarının da bu yönde olduğunu, tüketicinin seçimlerinde çayın içiminin etkili olduğunu, çay sektöründe tüketicinin marka sadakati olduğunu, içimini sevdiği ve alıştığı markayı tercih ettiğini, ambalaj rengi ve şeklinin seçimde etkili olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 8 inci maddesinin birinci fırkasının (b) bendi, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8, 9, 16 ve 42 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131073100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.