Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6225 E. 2024/7615 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj benzerliği↗ tekel hakkı↗ tanıma↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/389 E., 2019/187 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bir çok tanınmış markası bulunduğunu, "... TEA + Şekil" markasının da dahil olduğu tanınmış "..." markalarının ve bu markaların kullanıldığı çay ürünlerinin satışa sunulduğu paketlerin özgün yaratıcısı, ambalaj kompozisyonunun fikir sahibi ve ilk kullanıcısı olduğunu, "..." markasının gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde yüzlerce tescili bulunduğunu, davalının ise yiyecek sektöründe faaliyet gösterdiğini ve 2013/58283 numaralı "... BARDAK POŞET SİYAH ÇAY + Şekil" markasını aralarında "çaylar, buzlu çaylar ve bitki çayları" emtialarının da bulunduğu bir kısım gıda maddeleri için tescil ettirdiğini, davalının 2013/58283 numaralı markasının davacının "... TEA" adlı ürün ambalajları dizaynı ile ayniyet arz ettiğini, özellikle davacıya ait 2009/55252, 2002/27872, 2007/36264, 2010/02869, 2004/08953 ve 2007/43256 sayı ile tescilli markaların bileşimi ile birlikte ana zemin rengi, kelime markalarının konumlandırma biçimi, kelime markalarının arka fonunda parlayan güneş figürü, çay yaprağı, çay yaprağı üzerindeki damlacık, kelime markalarını çevreleyen sarı renkli hare, çay bardağı, arka fondaki çiçek desenli unsurlarının kopyalandığı ve aynı konumlandırma ile kullanıldığını, davalının davacıya ait tescilli marka ve ambalajları taklit ederek tüketiciyi yanıltmayı ve haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, bu itibarla kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle davalı adına tescilli 2013/58283 numaralı "... BARDAK POŞET SİYAH ÇAY + Şekil" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının Türkiye çay pazarında davacıdan çok önce var olan, tanınmış marka tesciline sahip, köklü ve itibarlı bir firma olduğunu, müvekkili markaların tescil tarihinin davacının dayanak gösterdiği markalardan çok öncelere uzandığını, davacının dilekçesinde yer verdiği görselin marka tescilinin bulunmadığını ve tescilsiz olarak kullanıldığını, davacının markasının "..." ibaresi olduğunu ve ambalaj üzerinde tekel hakkı elde etmesinin mümkün olmadığını, ürünle bağlantılı olan şekillerin ve renklerin başkaları tarafından da ambalaj üzerine konulmasının mümkün olduğunu, ambalajda yer alan renk, çay filizi, demlik poşeti, çay bardağı figürleri üzerinde davacı tarafın tekel hakkı bulunmadığını, karşılaştırılan ambalajların görsel algı bütünlüğü açısından ve detaylarda kullanılan ögeler açısından birbirinden farklı olduğunu, "..." ve "..." markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, her iki tarafın kullanımının çay emtiası üzerinde olduğu, ürünlerin market raflarında yan yana dizilerek satışa sunuldukları, ambalajlar üzerindeki "... ve "..." sözcük markaları farklı olsa da, ortalama dikkati haiz tüketicilerin öncelikle sözcük markasına bakmaksızın ambalajına bakarak ürünü satın alabileceği, ambalaj benzerliği yaratmanın iltibas yaratmanın temel yöntemlerinden biri olduğu, ambalajın bir ürünün ayırt edici kimliğini oluşturduğu, dava konusu ambalajın davalının ambalaj markasını tecsilinden önce davacı tarafça kullanılmakla öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davalı şirketin aynı ticari konuda faaliyet göstermesi nedeniyle, davacının ambalajından haberdar olması gerektiği, pek çok seçenek mevcut olduğu halde, yüksek derecede ayırt edici niteliğe ve kendine özgü bir görünüme sahip olan davacının ambalajına benzer bir markayı tescil ettirdiği, bu nedenle marka olarak tescil ettirdikleri ambalaj desenini davacının ambalaj desenine yaklaştırmaya çalıştıkları, tescilin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 nci maddesi
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda davalı markasının davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğu ve davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karıştırılma tehlikesi 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin b bendinde düzenlenmiş olup, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Bu kapsamda taraf markaları değerlendirilecek olursa bilirkişi raporunda taraf markaları arasında benzer olduğu tespit edilen çay yaprağı ve çay bardağı görselleri çay emtiası açısından tanımlayıcı niteliktedir. Öte yandan çay yaprağı ve çay bardağı, çay ürününün tanıtımında mutat olarak kullanılan görseller olup taraf markalarında bulunan bardak görselleri de birbirinden farklıdır. Her iki tarafın çay ambalajında ağırlıklı olarak sarı renk kullanılmışsa da sarı renk de çay paketlerinde kullanılan bir renk olup bir kişinin tekeline bırakılması mümkün değildir. Davacı markasında ana unsur "...", davalı markasında ise ana unsur "..." ibaresi ve ibarelerin etrafındaki şekiller olup markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunmamakta, başka bir deyişle "..." markasına ait çay almak isteyen ortalama tüketicinin markalar arasındaki düşük düzeydeki benzerlikler nedeniyle markaları karıştırarak "..." markasına ait çayı alma ihtimali bulunmamaktadır. Davalının davacı markalarına kötüniyetli olarak yanaşarak iltibasa neden olduğuna ilişkin somut bir delil de dosyada bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3902 E. 2024/272 K.
Ortak:ambalaj benzerliği · tekel hakkı · ortalama tüketici · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… ... ve "..." sözcük markaları farklı olsa da, ortalama dikkati haiz tüketicilerin öncelikle sözcük markasına bakmaksızın ambalajına bakarak ürünü satın alabileceği, «ambalaj benzerliği» yaratmanın «iltibas» yaratmanın temel yöntemlerinden biri olduğu, ambalajın bir ürünün ayırt edici kimliğini oluşturduğu, dava konusu ambalajın davalının ambalaj markasını tecsilinden …
TEA + Şekil" markasının da «dahil» olduğu tanınmış "..." markalarının ve bu markaların kullanıldığı çay ürünlerinin satışa sunulduğu paketlerin özgün yaratıcısı, ambalaj kompozisyonunun fikir sahibi ve ilk kullanıcısı olduğunu, "..." markasının gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde yüzlerce tescili bulunduğunu, davalının ise yiyecek sektöründe faaliyet gösterdiğini ve 2013/58283 numaralı "...
… dilekçesinde yer verdiği görselin marka tescilinin bulunmadığını ve tescilsiz olarak kullanıldığını, davacının markasının "..." ibaresi olduğunu ve ambalaj üzerinde «tekel hakkı» elde etmesinin mümkün olmadığını, ürünle bağlantılı olan şekillerin ve renklerin başkaları tarafından da ambalaj üzerine konulmasının mümkün olduğunu, ambalajda ye …
Benzer bu kararda… PTON ve "..." sözcük markaları farklı olsa da ortalama dikkati haiz tüketicilerin öncelikle sözcük markasına bakmaksızın ambalajına bakarak ürünü satın alabileceği, «ambalaj benzerliği» yaratmanın «iltibas» yaratmanın ... yöntemlerinden biri olduğu, ambalajın bir ürünün ayırt edici kimliğini oluşurduğu, öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davalı şirketin aynı ticari …
… bariyle benzerlik gösterdiği, davalının dava konusu marka tesciline konu ambalajını davacının ilgili ürün ambalajına benzetmek için bilinçli bir çaba sarf ettiği ve «ortalama tüketiciler» nezdinde bu durumun «iltibasa» yol açacağı belirtilmiş ise de, bu konuda inceleme yapılırken markayı oluşturan unsurlardan tüketicinin zihninde kalan ve markanın baskın unsurları da göz ardı edilmemek kaydıyla işaretlerin bir bütün olarak oluşturdukları izlenim bakımından iltibas tehlikesine yol açıp açmayacaklarının değerlendirilmesinin gerekeceği, somut olayda davalıya ait marka ile davacının ürün ambalajı karşılaştırıldığında işaretlerin ... ... rengi dışında diğer kompozisyon unsurları bakımından yerleşim tarzı itibariyle herhangi bir karışıklığa yol açacak şekilde benzerliğin bulunmadığı, kaldı ki davalı markasında ambalajın alt kısmında açık ve koyu ... ... kalın çizgilerin de bulunduğu, taraf markalarındaki ... ve Lipton sözcüklerinin yeterince «ayırt edicilik» sağladığı, ambalaj renk ve tasarımdaki benzerliklerin sektörde yaygın kullanımı bulunan renk ve tasarım kombinasyonlarına karşılık geldiği, ortalama tüketicinin sa …
… ünleri başta olmak üzere birçok sektörde lider firmalardan biri olduğunu, çok sayıda tanınmış markasının bulunduğunu, "LIPTON YELLOW LABEL TEA+ şekil" markasının da «dahil» olduğu tanınmış "LIPTON" markalarının ve bu markaların kullanıldığı çay ürünlerinin satışa sunulduğu paketlerin ... yaratıcısı, ambalaj kompozisyonunun fikir sahib …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik
Benzer bu karardaKararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… bariyle benzerlik gösterdiği, davalının dava konusu marka tesciline konu ambalajını davacının ilgili ürün ambalajına benzetmek için bilinçli bir çaba sarf ettiği ve «ortalama tüketiciler» nezdinde bu durumun «iltibasa» yol açacağı belirtilmiş ise de, bu konuda inceleme yapılırken markayı oluşturan unsurlardan tüketicinin zihninde kalan ve markanın baskın unsurları da göz ardı edilmemek kaydıyla işaretlerin bir bütün olarak oluşturdukları izlenim bakımından iltibas tehlikesine yol açıp açmayacaklarının değerlendirilmesinin gerekeceği, somut olayda davalıya ait marka ile davacının ürün ambalajı karşılaştırıldığında işaretlerin ... ... rengi dışında diğer kompozisyon unsurları bakımından yerleşim tarzı itibariyle herhangi bir karışıklığa yol açacak şekilde benzerliğin bulunmadığı, kaldı ki davalı markasında ambalajın alt kısmında açık ve koyu ... ... kalın çizgilerin de bulunduğu, taraf markalarındaki ... ve Lipton sözcüklerinin yeterince «ayırt edicilik» sağladığı, ambalaj renk ve tasarımdaki benzerliklerin sektörde yaygın kullanımı bulunan renk ve tasarım kombinasyonlarına karşılık geldiği, ortalama tüketicinin sa …
Hukuk Dairesinin 2014/6750 E., 2014/12378 K. ve 2015/7690 E., 2016/2293 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu, açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davacının davasının reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında kurulan hükümle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3842 E. 2024/62 K.
Ortak:ambalaj benzerliği · iltibas
İncelediğiniz kararda… ... ve "..." sözcük markaları farklı olsa da, ortalama dikkati haiz tüketicilerin öncelikle sözcük markasına bakmaksızın ambalajına bakarak ürünü satın alabileceği, «ambalaj benzerliği» yaratmanın «iltibas» yaratmanın temel yöntemlerinden biri olduğu, ambalajın bir ürünün ayırt edici kimliğini oluşturduğu, dava konusu ambalajın davalının ambalaj markasını tecsilinden …
Davalının davacı markalarına «kötüniyetli» olarak yanaşarak «iltibasa» neden olduğuna ilişkin somut bir delil de dosyada bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… as ve asli unsurun "..." logosu, davacının ise "LİPTON" logosu olduğunu, dolayısıyla bu iki markanın birbirinden farklı olduğunu ve tüketicinin bunu ayırt ettiğini, «iltibasa» yol açacak bir benzerliğin söz konusu olmadığını, davacı tarafın karşılaştırma yaptığı ürün ambalajının davacı adına tescilli olmadığını ve bu yüzden bu ambalajı davalıdan önce kullanıyor olduğunun ispatlanması gerektiğini, "..." un en az "LİPTON" kadar tanınırlığa sahip olduğunu, tüketicinin bu iki markayı «ambalaj benzerliği» sebebiyle karıştırma ihtimalinin olmadığını, müvekkili firmanın kullandığı renklerin kimsenin tekeline ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… aki ... desenlerini aynen kullanmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait LİPTON markasının tanınmış marka olduğunu, davalı eyleminin aynı zamanda müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasına ve tecavüz sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kötü niyetli olarak tescil ettirilen ve müvekkili şirketin markasıyla «iltibas» yaratan 2013/58290 tescil numaralı "...
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2013/58290 tescil numaralı ürün ambalajı şeklindeki markasının davacının tescilli markası ile «iltibas» tehlikesi oluşturmadığı, davacı tarafın kullanım sonucu söz konusu ambalaj üzerinde ... hak sahibi olabilmesi için davalı markasının başvuru tarihinden önce bu ambalajı ticari faaliyetlerinde kullanarak «ayırt edicilik» kazandırdığının ispatlanması gerektiği, bu nedenle davalı ürün ambalajı şeklindeki dava konusu markanın davacı tescilli markaları ile iltibas tehlikesi oluşturmadığı, davalının tescilli markasını kullandığı gerekçesiyle davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, «son» verilmesi ve markanın hükümsüzlüğü talepli davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uzman görüşü · tescilsiz tasarım · ziya · sicilden terkin · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet
Benzer bu kararda… ının markaları ile benzerliğe yol açtığı, davalının hiçbir zorunlu sebep yokken ve sınırsız seçenek özgürlüğü varken yukarıda değinilen benzer tercihleri yapmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, somut olayda «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, bu durumun aynı zamanda markaya tecavüz fiilini oluşturduğu ve hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, davalı eyleminin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın kabulüne, davalının markaya tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, davalı adına tescilli 2013/58290 sayılı markanın hükümsüzl …
… p tercih edildiğini, logo, ürün ad, renk ve ambalaj dizaynındaki farklılıklar sebebiyle de tüketicinin karıştırma ihtimalinin olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince, «uzman görüşlerine» itibar edilmeyerek subjektif kriterlere göre değerledirme yapıldığını, müvekkilinin adına tescilli markaları ve tasarımlarına dayanarak dava konusu ambalaj tasarımı oluşturduğunu, yani hiç bir sebep yokken ve sınırsız seçenek içinden davacının tescilsiz markasını değil kendi tescilli marka ambalajını kullandığını, markaya tecavüz edildiğinin doğru olmadığını, müvekkili şirkete ait «tescilli tasarımların» görsellerinin sunulduğunu, istinaf mahkemesince, «iltibas» değerledirmesinin hakim tarafından yapılacağının belirtildiğini, ancak ambalaj tasarımının günümüzde uzmanlık gerektiren ve ... bilgi gerektiren bir ... olduğunu, …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının tescilli markasının davacı markaları ile «iltibas» oluşturduğundan bahisle davalı markasının hükümsüzlüğü, «sicilden terkini», davalı eylemlerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve davacı aleyhine «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti taleplerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5064 E. 2024/542 K.
Ortak:tekel hakkı · ortalama tüketici · kötüniyet · iltibas · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaDavalının davacı markalarına «kötüniyetli» olarak yanaşarak «iltibasa» neden olduğuna ilişkin somut bir delil de dosyada bulunmamaktadır.
… dilekçesinde yer verdiği görselin marka tescilinin bulunmadığını ve tescilsiz olarak kullanıldığını, davacının markasının "..." ibaresi olduğunu ve ambalaj üzerinde «tekel hakkı» elde etmesinin mümkün olmadığını, ürünle bağlantılı olan şekillerin ve renklerin başkaları tarafından da ambalaj üzerine konulmasının mümkün olduğunu, ambalajda ye …
… ... ve "..." sözcük markaları farklı olsa da, ortalama dikkati haiz tüketicilerin öncelikle sözcük markasına bakmaksızın ambalajına bakarak ürünü satın alabileceği, «ambalaj benzerliği» yaratmanın «iltibas» yaratmanın temel yöntemlerinden biri olduğu, ambalajın bir ürünün ayırt edici kimliğini oluşturduğu, dava konusu ambalajın davalının ambalaj markasını tecsilinden …
Benzer bu kararda… i cevap dilekçesinde; müvekkilin ... markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkil markasının yer aldığı ambalajlarının herhangi bir markanın ambalaj ve tasarımı ile «iltibas» tehlikesi yaratmasından bahsedilemeyeceğini, çay ürününün geleneksel alıcıları tarafından müvekkile ait ambalajların davacı ambalajları ile karıştırılmalarının mümkün olmadığını, davacı markasının esas unsurunun LİPTON, müvekkili markasının esas unsurunun ... ibaresi olması nedeniyle farklılaştığını, taraf markaları görsel açıdan bir bütün olarak değerlendirildiğinde markalar arasında iltibas yaratacak şekilde bir benzerlik bulunmadığını, müvekkil markasındaki ambalaj kompozisyonunun ilk yaratıcısı ve marka hakkı sahibinin müvekkil şirket olduğunu, davacının dava konusu ambalaj tasarımını ilk kullanan olduğu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının çay emtiasına ilişkin görseller üzerinde «tekel hakkına» sahip olmadığını, çay ambalajlarının hemen hemen tamamında kullanılan çay yaprağı, çaydanlık, çay bardağı, demlik poşet, poşet çay görselleri gibi ürünü betimleyen …
… RARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın tescilli olduğu "çaylar, buzlu çaylar, bitki çayları" emtialarının hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesinin marketlerde yan yana, aynı raf ve «bölümde» satılan ürünleri hızlı karar vererek aldığı, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, markaların bütünsel olarak bıraktığı izlenimin aynı olduğu, markaların aynı veya benzer sınıflarda tescil edildiği gerekçesiyle davalıya ait 2010/02852 sayılı "Lipton Earl Grey tea tomurcuk + şekil" markası ile «iltibas» yaratan davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
… hiçbir teknik, maddi ve hukuki zorunluluk yokken müvekkilin “Lipton Earl Grey” markalı çay ambalajlarına benzeştirme suretiyle oluşturduğu markayı tescil ettirerek «kötüniyetli» davrandığını belirterek davalı adına tescilli olan 2013 59297 no.lu “...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · iş bölümü
Benzer bu kararda… RARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın tescilli olduğu "çaylar, buzlu çaylar, bitki çayları" emtialarının hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesinin marketlerde yan yana, aynı raf ve «bölümde» satılan ürünleri hızlı karar vererek aldığı, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, markaların bütünsel olarak bıraktığı izlenimin aynı olduğu, markaların aynı veya benzer sınıflarda tescil edildiği gerekçesiyle davalıya ait 2010/02852 sayılı "Lipton Earl Grey tea tomurcuk + şekil" markası ile «iltibas» yaratan davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «bilirkişi raporuna itirazlarının» karşılanmadığını, işbu davayla ilişkili olan dosyalarda benzerlik olmadığına dair rapor hazırlandığını, bu yönden çelişki oluşacağını, davacı ambalajında motif bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7301 E. 2024/3490 K.
Ortak:ambalaj benzerliği · tekel hakkı · ortalama tüketici · dahili dava · iltibas · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ... ve "..." sözcük markaları farklı olsa da, ortalama dikkati haiz tüketicilerin öncelikle sözcük markasına bakmaksızın ambalajına bakarak ürünü satın alabileceği, «ambalaj benzerliği» yaratmanın «iltibas» yaratmanın temel yöntemlerinden biri olduğu, ambalajın bir ürünün ayırt edici kimliğini oluşturduğu, dava konusu ambalajın davalının ambalaj markasını tecsilinden …
TEA + Şekil" markasının da «dahil» olduğu tanınmış "..." markalarının ve bu markaların kullanıldığı çay ürünlerinin satışa sunulduğu paketlerin özgün yaratıcısı, ambalaj kompozisyonunun fikir sahibi ve ilk kullanıcısı olduğunu, "..." markasının gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde yüzlerce tescili bulunduğunu, davalının ise yiyecek sektöründe faaliyet gösterdiğini ve 2013/58283 numaralı "...
… dilekçesinde yer verdiği görselin marka tescilinin bulunmadığını ve tescilsiz olarak kullanıldığını, davacının markasının "..." ibaresi olduğunu ve ambalaj üzerinde «tekel hakkı» elde etmesinin mümkün olmadığını, ürünle bağlantılı olan şekillerin ve renklerin başkaları tarafından da ambalaj üzerine konulmasının mümkün olduğunu, ambalajda ye …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların logo/amblemleri arasında «iltibasa» sebep olacak derecede benzerlik olmadığı, düşük düzeyde benzerlik olduğu, her iki tarafın çay ambalajında ağırlıklı olarak sarı renk kullanılmışsa da, iki ambalajın birbirinden farklı olduğu, yalnızca baskın rengin benzerliği sebebiyle ürünlerin karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının "...." ambalajında yeşil renk tonlarıyla çiftlik ve çay tarlası görselini kullandığı, "..." ambalajında ise sağ alt bölümünde yaprak görselini kullandığı, davalının "....." ambalajının en alt bölümünde vektörel olarak sarı renk tonları ile güneş ve yeşil renk tonları ile yaprak çizimlerinin kullanıldığı, bu desenin davacının logo/ambleminde yer alan çizimlere benzer olduğu, ancak bu ortaklıkların, markaların ve «ambalajların benzer» olarak değerlendirilmesi için yeterli olmadığı, sarı rengin çay ambalajlarında sıkça kullanıldığının sektör bilirkişisi tarafından tespit edildiği, çay yaprağı ve yeşil rengin de ürünün tanıtımında kullanılması mutat renk ve görseller olduğu, tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, davalının davacıya ait marka ve ambalajları ile iltibas yaratma amacıyla markasını tescil ettirdiğine dair bir tespit yapılamadığı, tarafların markalarının ve ambalajlarının birbiri ile mevcut farklılıkları sebebiyle çay ürününün alıcısı olan «ortalama tüketiciler» tarafından karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, davalının markası için hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ekkilinin gıda temizlik ve bakım ürünleri başta olmak üzere bir çok sektörde önde gelen lider ve tanınmış markaların sahibi olduğunu, "... ...+ ŞEKİL" markasının da «dahil» olduğu tanınmış "..." markalarının ve bu markaların kullanıldığı çay ürünlerinin satışa sunulduğu paketlerin özgün tasarımcısı, ambalaj kompozisyonunun fikir sahib …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzerlik arz etmediğini, ambalajda yer alan renk ve çay filizi üzerinde davacının «tekel hakkı» bulunmadığını, davacı şirkete ait marka örneklerinin müvekkili şirketin tescilli markası ile kavramsal, sözcük anlamı, görsel, fonetik ve biçimsel olarak hiç bir benzerlik göstermediğini, müvekkili tarafından 15 yıla yakın süredir kullanılan ambalaj ve markanın kullanım ve tescilinin dava tarihi itibariyle «kötü niyet» oluşturduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ile karıştırılabilir nitelikte olduğunu, davalının hiçbir teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen müvekkilinin tescilli markalarındaki unsurları aynen kullanmasının «kötü niyetini» gösterdiğini, davalı markasının müvekkilinin markası ile pek çok noktada benzeştiğini, mahkeme kararının ''bütünsel yaklaşım'' prensibine aykırı olduğunu, davalının, tanınmış ''...'' markasının itibarından faydalanmak istediğini ve ısrarla takibe devam ettiğini, taraflar arasında görülen ve Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen emsal kararlar bulunduğunu, marka sahibinin markanın sulandırılmasını ve lekelenmesini engelleme hakkının bulunduğunu, «haksız rekabet» hükümleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzerlik arz etmediğini, ambalajda yer alan renk ve çay filizi üzerinde davacının «tekel hakkı» bulunmadığını, davacı şirkete ait marka örneklerinin müvekkili şirketin tescilli markası ile kavramsal, sözcük anlamı, görsel, fonetik ve biçimsel olarak hiç bir benzerlik göstermediğini, müvekkili tarafından 15 yıla yakın süredir kullanılan ambalaj ve markanın kullanım ve tescilinin dava tarihi itibariyle «kötü niyet» oluşturduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… sayısı belirtilen kararı ile davalının hiçbir zorunlu sebep yokken ve sınırsız seçenek özgürlüğü varken kararın gerekçesinde değinilen benzer tercihleri yapmasının «dürüstlük kuralına» aykırı davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, bu durumun aynı zamanda markaya tecavüz fiilini oluşturduğu ve hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6225 E. , 2024/7615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1584 Esas, 2023/969 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/389 E., 2019/187 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bir çok tanınmış markası bulunduğunu, "... TEA + Şekil" markasının da dahil olduğu tanınmış "..." markalarının ve bu markaların kullanıldığı çay ürünlerinin satışa sunulduğu paketlerin özgün yaratıcısı, ambalaj kompozisyonunun fikir sahibi ve ilk kullanıcısı olduğunu, "..." markasının gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde yüzlerce tescili bulunduğunu, davalının ise yiyecek sektöründe faaliyet gösterdiğini ve 2013/58283 numaralı "... BARDAK POŞET SİYAH ÇAY + Şekil" markasını aralarında "çaylar, buzlu çaylar ve bitki çayları" emtialarının da bulunduğu bir kısım gıda maddeleri için tescil ettirdiğini, davalının 2013/58283 numaralı markasının davacının "...
TEA" adlı ürün ambalajları dizaynı ile ayniyet arz ettiğini, özellikle davacıya ait 2009/55252, 2002/27872, 2007/36264, 2010/02869, 2004/08953 ve 2007/43256 sayı ile tescilli markaların bileşimi ile birlikte ana zemin rengi, kelime markalarının konumlandırma biçimi, kelime markalarının arka fonunda parlayan güneş figürü, çay yaprağı, çay yaprağı üzerindeki damlacık, kelime markalarını çevreleyen sarı renkli hare, çay bardağı, arka fondaki çiçek desenli unsurlarının kopyalandığı ve aynı konumlandırma ile kullanıldığını, davalının davacıya ait tescilli marka ve ambalajları taklit ederek tüketiciyi yanıltmayı ve haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, bu itibarla kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle davalı adına tescilli 2013/58283 numaralı "...
BARDAK POŞET SİYAH ÇAY + Şekil" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının Türkiye çay pazarında davacıdan çok önce var olan, tanınmış marka tesciline sahip, köklü ve itibarlı bir firma olduğunu, müvekkili markaların tescil tarihinin davacının dayanak gösterdiği markalardan çok öncelere uzandığını, davacının dilekçesinde yer verdiği görselin marka tescilinin bulunmadığını ve tescilsiz olarak kullanıldığını, davacının markasının "..." ibaresi olduğunu ve ambalaj üzerinde tekel hakkı elde etmesinin mümkün olmadığını, ürünle bağlantılı olan şekillerin ve renklerin başkaları tarafından da ambalaj üzerine konulmasının mümkün olduğunu, ambalajda yer alan renk, çay filizi, demlik poşeti, çay bardağı figürleri üzerinde davacı tarafın tekel hakkı bulunmadığını, karşılaştırılan ambalajların görsel algı bütünlüğü açısından ve detaylarda kullanılan ögeler açısından birbirinden farklı olduğunu, "..." ve "..." markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, her iki tarafın kullanımının çay emtiası üzerinde olduğu, ürünlerin market raflarında yan yana dizilerek satışa sunuldukları, ambalajlar üzerindeki "... ve "..." sözcük markaları farklı olsa da, ortalama dikkati haiz tüketicilerin öncelikle sözcük markasına bakmaksızın ambalajına bakarak ürünü satın alabileceği, ambalaj benzerliği yaratmanın iltibas yaratmanın temel yöntemlerinden biri olduğu, ambalajın bir ürünün ayırt edici kimliğini oluşturduğu, dava konusu ambalajın davalının ambalaj markasını tecsilinden önce davacı tarafça kullanılmakla öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davalı şirketin aynı ticari konuda faaliyet göstermesi nedeniyle, davacının ambalajından haberdar olması gerektiği, pek çok seçenek mevcut olduğu halde, yüksek derecede ayırt edici niteliğe ve kendine özgü bir görünüme sahip olan davacının ambalajına benzer bir markayı tescil ettirdiği, bu nedenle marka olarak tescil ettirdikleri ambalaj desenini davacının ambalaj desenine yaklaştırmaya çalıştıkları, tescilin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 nci maddesi
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda davalı markasının davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğu ve davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karıştırılma tehlikesi 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin b bendinde düzenlenmiş olup, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs.
sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Bu kapsamda taraf markaları değerlendirilecek olursa bilirkişi raporunda taraf markaları arasında benzer olduğu tespit edilen çay yaprağı ve çay bardağı görselleri çay emtiası açısından tanımlayıcı niteliktedir. Öte yandan çay yaprağı ve çay bardağı, çay ürününün tanıtımında mutat olarak kullanılan görseller olup taraf markalarında bulunan bardak görselleri de birbirinden farklıdır. Her iki tarafın çay ambalajında ağırlıklı olarak sarı renk kullanılmışsa da sarı renk de çay paketlerinde kullanılan bir renk olup bir kişinin tekeline bırakılması mümkün değildir. Davacı markasında ana unsur "...", davalı markasında ise ana unsur "..." ibaresi ve ibarelerin etrafındaki şekiller olup markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunmamakta, başka bir deyişle "..." markasına ait çay almak isteyen ortalama tüketicinin markalar arasındaki düşük düzeydeki benzerlikler nedeniyle markaları karıştırarak "..." markasına ait çayı alma ihtimali bulunmamaktadır.
Davalının davacı markalarına kötüniyetli olarak yanaşarak iltibasa neden olduğuna ilişkin somut bir delil de dosyada bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108547100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz