İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1455 E. 2024/4724 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
son tutanak↗ zorunlu arabuluculuk↗ icra takibinin durdurulması↗ arabuluculuk dava şartı↗ itirazın kaldırılması↗ arabuluculuk başvurusu↗ mutlak ticari dava↗ arabuluculuk↗ esnaf↗ takibin durdurulması↗ bankacılık işlemi↗ icra inkâr tazminatı↗ rücuen tahsil↗ ticari dava niteliği↗ vekâlet ücreti↗ müteselsil kefil↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ icra takibine itiraz↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ usulden reddi↗ esastan ret↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/60 E., 2022/231 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın SS Akdağmadeni Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi aracılığı ile Akdağmadeni Halk Bankası Şubesinden davacılar ... ve ...'ın kefaleti ile 14.09.2015 tarihinde 069 sayılı banka sözleşmesi ile 100.000,00 TL esnaf kredisi kullandığını, davalının kredi borcunu ödemediğini ve yerine itibarlı esnaf olan davacıların kefil oldukları borcu tüm imkânlarını zorlayarak ödemek zorunda kaldıklarını, davacıların ödemiş oldukları kefalet nedeniyle davalı hakkında Akdağmadeni İcra Müdürlüğünün 2020/121 E. sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiklerini ancak davalı borçlunun yapılan icra takibine itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız ve hukuksuz olduğundan bahisle, icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yan cevap dilekçesi vermemiş duruşmalara katılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ilişki müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup söz konusu sözleşme dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (f) bendi kapsamında bankacılık işlemi niteliğinde olduğu gibi aynı Yasa'nın 7 nci maddesindeki kefalete ilişkin düzenleme de gözetildiğinde eldeki mutlak ticari davada görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir..." şeklindeki gerekçesini ihtiva eden kararın olduğu, itirazın iptali davalarında arabuluculuk dava şartının uygulanıp uygulanmayacağına yönelik olarak Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2020/1943 E. 2020/4052 K. sayılı ilamı incelendiğinde ".. ''ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğuna ve arabulucuya başvurulmuş olmasının 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin (A) bendi gereği dava şartı olduğuna..." şeklinde karar vermiş olduğu, eldeki davanın ilgili maddenin yürürlük tarihinden sonra açıldığı, davacı vekiline usulüne uygun olarak süre verilmiş olmasına karşın arabuluculuk anlaşamama son tutanağını mahkemeye ibraz etmediği arabuluculuk dava ön şartının tamamlanabilir dava şartlarından olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu ...'ın esnaf kredisi aracılığıyla kullandığı taksitli kredi borcunu ödemediğini, müvekkillerinin kefaleten bankaya yapmış oldukları ödemelerin asıl borçlu ...'tan tahsili için ister istemez 2020/121 E. ile icra takibi yapıldığını, Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi'nin itirazın iptali maksadıyla açmış olduğu davanın reddine ilişkin kararın mahkemece kaldırılması bozulması yönünde talepte bulunduklarını, itirazın iptaline konu istinaf talebinde bulundukları mevcut dava arabulucu kararı alınmaksızın açıldığını, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere ve özellikle de dava konusu uyuşmazlığın dava tarihi ve davanın/talebin niteliği itibariyle dava şartları arasında sayılan zorunlu arabuluculuk kapsamında olup davacı tarafından davadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığının dosya kapsamı ile sabit olmasına, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre istinaf eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesine kefillikten doğan alacağın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3.6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (f) bendi ve 5 inci maddesinin (A) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4029 E. 2022/8478 K.
Ortak:son tutanak · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · usulden reddi · ibraz · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda2020/4052 K. sayılı ilamı incelendiğinde ".. ''«ticari nitelikteki» itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmasının» zorunlu olduğuna ve arabulucuya başvurulmuş olmasının 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin (A) bendi gereği dava şartı olduğuna..." şeklinde karar vermiş olduğu, eldeki davanın ilgili maddenin yürürlük tarihinden sonra açıldığı, davacı vekiline usulüne uygun olarak süre verilmiş olmasına karşın arabuluculuk anlaşamama «son tutanağını» mahkemeye «ibraz» etmediği arabuluculuk dava ön şartının tamamlanabilir dava şartlarından olmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… rı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere ve özellikle de dava konusu uyuşmazlığın dava tarihi ve davanın/talebin niteliği itibariyle dava şartları arasında sayılan «zorunlu arabuluculuk» kapsamında olup davacı tarafından davadan önce «arabuluculuk başvurusunda» bulunulmadığının dosya kapsamı ile sabit olmasına, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul …
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin «arabuluculuk son tutanağının» fotokopisi «ibraz» edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği «kesin süreye» rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:arabuluculuk son tutanağı · kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin «arabuluculuk son tutanağının» fotokopisi «ibraz» edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği «kesin süreye» rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3656 E. 2020/2359 K.
Ortak:arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · mutlak ticari dava · dava şartı yokluğu · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz kararda2020/4052 K. sayılı ilamı incelendiğinde ".. ''«ticari nitelikteki» itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmasının» zorunlu olduğuna ve arabulucuya başvurulmuş olmasının 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin (A) bendi gereği dava şartı olduğuna..." şeklinde karar vermiş olduğu, eldeki davanın ilgili maddenin yürürlük tarihinden sonra açıldığı, davacı vekiline usulüne uygun olarak süre verilmiş olmasına karşın arabuluculuk anlaşamama «son tutanağını» mahkemeye «ibraz» etmediği arabuluculuk dava ön şartının tamamlanabilir dava şartlarından olmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ilişki «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup söz konusu sözleşme dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (f) bendi kapsamında «bankacılık işlemi» niteliğinde olduğu gibi aynı Yasa'nın 7 nci maddesindeki «kefalete» ilişkin düzenleme de gözetildiğinde eldeki «mutlak ticari» davada «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesidir..." şeklindeki gerekçesini ihtiva eden kararın olduğu, itirazın iptali davalarında «arabuluculuk» dava şartının uygulanıp uygulanmayacağına yönelik olarak Yargıtay 23.
… rı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere ve özellikle de dava konusu uyuşmazlığın dava tarihi ve davanın/talebin niteliği itibariyle dava şartları arasında sayılan «zorunlu arabuluculuk» kapsamında olup davacı tarafından davadan önce «arabuluculuk başvurusunda» bulunulmadığının dosya kapsamı ile sabit olmasına, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul …
Benzer bu kararda… üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır."düzenlemesine göre; davacının alacak talebinin, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardan olduğu, mutlak ticari alacak talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu ve davacının arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince. ilk derece mahkemesince ticari davada «arabulucuk» dava şartının aranmasının hukuka uygun olduğu, dosyada davacının dava açmadan önce «arabuluculuk başvurusu» yapmadığını ilk derece mahkemesinin «ihtarı» üzerine 24/01/2019 tarihli dilekçe ile beyan ettiği, ilk derece mahkemesinin davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince. ilk derece mahkemesince ticari davada «arabulucuk» dava şartının aranmasının hukuka uygun olduğu, dosyada davacının dava açmadan önce «arabuluculuk başvurusu» yapmadığını ilk derece mahkemesinin «ihtarı» üzerine 24/01/2019 tarihli dilekçe ile beyan ettiği, ilk derece mahkemesinin davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1455 E. , 2024/4724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2645 Esas, 2022/2732 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/60 E., 2022/231 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın SS Akdağmadeni Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi aracılığı ile Akdağmadeni Halk Bankası Şubesinden davacılar ... ve ...'ın kefaleti ile 14.09.2015 tarihinde 069 sayılı banka sözleşmesi ile 100.000,00 TL esnaf kredisi kullandığını, davalının kredi borcunu ödemediğini ve yerine itibarlı esnaf olan davacıların kefil oldukları borcu tüm imkânlarını zorlayarak ödemek zorunda kaldıklarını, davacıların ödemiş oldukları kefalet nedeniyle davalı hakkında Akdağmadeni İcra Müdürlüğünün 2020/121 E. sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiklerini ancak davalı borçlunun yapılan icra takibine itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız ve hukuksuz olduğundan bahisle, icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yan cevap dilekçesi vermemiş duruşmalara katılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ilişki müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup söz konusu sözleşme dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (f) bendi kapsamında bankacılık işlemi niteliğinde olduğu gibi aynı Yasa'nın 7 nci maddesindeki kefalete ilişkin düzenleme de gözetildiğinde eldeki mutlak ticari davada görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir..." şeklindeki gerekçesini ihtiva eden kararın olduğu, itirazın iptali davalarında arabuluculuk dava şartının uygulanıp uygulanmayacağına yönelik olarak Yargıtay 23.
Hukuk Dairesi'nin 2020/1943 E. 2020/4052 K. sayılı ilamı incelendiğinde ".. ''ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğuna ve arabulucuya başvurulmuş olmasının 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin (A) bendi gereği dava şartı olduğuna..." şeklinde karar vermiş olduğu, eldeki davanın ilgili maddenin yürürlük tarihinden sonra açıldığı, davacı vekiline usulüne uygun olarak süre verilmiş olmasına karşın arabuluculuk anlaşamama son tutanağını mahkemeye ibraz etmediği arabuluculuk dava ön şartının tamamlanabilir dava şartlarından olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu ...'ın esnaf kredisi aracılığıyla kullandığı taksitli kredi borcunu ödemediğini, müvekkillerinin kefaleten bankaya yapmış oldukları ödemelerin asıl borçlu ...'tan tahsili için ister istemez 2020/121 E. ile icra takibi yapıldığını, Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi'nin itirazın iptali maksadıyla açmış olduğu davanın reddine ilişkin kararın mahkemece kaldırılması bozulması yönünde talepte bulunduklarını, itirazın iptaline konu istinaf talebinde bulundukları mevcut dava arabulucu kararı alınmaksızın açıldığını, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere ve özellikle de dava konusu uyuşmazlığın dava tarihi ve davanın/talebin niteliği itibariyle dava şartları arasında sayılan zorunlu arabuluculuk kapsamında olup davacı tarafından davadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığının dosya kapsamı ile sabit olmasına, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre istinaf eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesine kefillikten doğan alacağın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3.6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (f) bendi ve 5 inci maddesinin (A) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130660900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz