Davanın kabulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1084 E. 2024/4695 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gündeme bağlılık ilkesi↗ pay sahipliği hakları↗ dürüstlük ilkesi↗ eşitlik ilkesi↗ esas sözleşme değişikliği↗ genel kurula çağrı↗ imza yetkisi↗ mutlak butlan↗ azil↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ yemin deliline dayanma↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ hazirun cetveli↗ şirket müdürlüğü↗ butlan↗ esas sözleşme↗ pay devri↗ yokluk↗ pay sahipliği↗ yemin delili↗ emredici hüküm↗ sermaye artırımı↗ olağanüstü genel kurul↗ şirket müdürü↗ yemin↗ hisse devri↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ feragat↗ limited şirket↗ kâr payı↗ geçersizlik↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/326 E., 2021/484 K.
Taraflar arasındaki limited şirket genel kurulunun butlanla malul olduğunun tespiti, iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketi ortağı ve müdürü olduğunu, davalı şirketin 02.08.2012 tarihinde 3 ortaklı olarak kurulduğunu, daha sonra ortak ...'in paylarını ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, müvekkili ile diğer ortak ... arasındaki anlaşma gereğince kuruluştan itibaren bu iki ortağın eşit oranda paydaş olması anlaşmasına uygun olarak paylarının eşit tutulduğunu, ancak ...'in 1000 adet payını devralan ...'ın daha sonra bu payların tamamını diğer ortak ...'a devrettiğini, bu devrin ortaklar arasındaki anlaşmaya aykırı olduğunu, devir sonucunda ...'ın 10.500 pay ile çoğunluğu ele geçirdiğini ve kendini müdürler kurulu başkanı olarak seçtiğini, 04.06.2020 tarihinde yapılan müdürler kurulu toplantısında ...'ın üstün oyuna dayanarak 06.07.2020 tarihinde genel kurulu toplantıya davet kararı alındığını, ve bu genel kurulda pay devrinin yine ...'ın oy üstünlüğü sayesinde kabulüne karar verildiğini, bu kararın dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, hisselerinin devrinin tarafların ortak iradesine ve anlaşmasına aykırı olduğunu, devredilen hisselere ilişkin kuruluştan devir tarihine kadarki her türlü ödeme yükümlülüklerinin ve maliyetlerinin yarısına müvekkilinin katlandığını, hisse devir işleminin iyi niyet ve dürüstlük ilkelerine aykırı olduğunu, diğer ortak ...'ın diğer ortaktan hisselerin tamamını gizlice ve tek başına alarak şirketteki eşit hissedarlık prensibini ve anlaşmasını bozduğunu, ...'ın payının eşit bölünmesi gerektiğini, iptale konu olan genel kurul toplantısı ile de gerçek amacının şirkette çoğunluğu ele geçirmek ve müvekkilini müdürlük görevinden çıkararak ve imza yetkilerini iptal ederek şirketi idaresini ele geçirmek olduğunu, genel kurul kararının 3 üncü gündem maddesi uyarınca, şirket müdürü seçilmesinin görüşüldüğünü, oylama sonucunda müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdirilmesine, imza yetkisinin kaldırılmasına seçilen ...'ın tek müdür olmasına ve münferit imzası ile şirketi her konuda sınırsız olarak temsil ve ilzamına karar verildiğini, bu karara müvekkilinin olumsuz oy kullandığını, genel kurul tutanağında alınan her bir kararda oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar nisabının açıkça yazılmadığını, hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan ...'ın tüm gündem maddelerinin müzakeresine ve oylamalarına katıldığını, bu oylamanın geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, genel kurul toplantısında hazır bulunanlar listesinin düzenlenmediğini, bu durumun kanuna aykırılık teşkil ettiğini, toplantı tutanağının toplantı başkanı tarafından imzalanmadığını ileri sürerek 06.07.2020 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını doğrular delil sunmadığını, sermaye şirketi olan müvekkili şirket açısından kanunun emredici hükümleri ve esas sözleşmenin asıl olduğunu, şirket sözleşmesinde de bu cihette bir bağlamın olmadığını, ortaklar arasında da iddia edildiği gibi bir anlaşma olmadığını, genel kurulun usul ve yasaya uygun yapıldığını, bunun yanında hisse devri şirkete 26.03.2020 tarihinde bildirildiğinden bu hususta olumsuz karar verilmemesi nedeniyle 3 ay sonunda şirketin devre onay vermiş sayılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, şirket sözleşmesinde payı iktisap edenin belirli özelliklere sahip olması, rakip olmaması, aile üyesi olması gibi koşullar yanında yüzde şartı da getirilebilecekse de davalı şirketin sözleşmesinde buna benzer bir düzenleme yapılmadığı, diğer taraftan devrin şirkete bildirildiği tarihten itibaren 3 ay içinde genel kurul devir başvurusunu reddetmediği için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği devre onay vermiş sayılacağı, 06.07.2020 tarihinde yapılan genel kurulda hazirun cetveli düzenlenmemişse de 3 ortaktan 2 sinin asaleten ve 1 ortağın da vekâleten toplantıya katıldığının toplantı tutanağından anlaşıldığı, toplantı tutanağının da bütün ortaklar tarafından imzalandığı, bu nedenle alınan kararların iptalini gerektirecek nitelikte bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı toplantı tutanağının toplantı başkanı ve yazman tarafından imzalanmadığını iddia etmişse de tutanağın başkan ... ve yazman Ali Aral tarafından imzalandığı, şirketin müdürleri azletmesi için haklı bir sebebe dayanması gerekmediği gibi, bu haktan önceden feragat etmesinin de mümkün olmadığı, müdürlerin genel kurul tarafından azlinin gündeme bağlılık ilkesi kapsamında olduğu, gündemde azil maddesi olmasa dahi müdürlerin olağan genel kurul toplantısında her zaman görevden alınabileceği, bu kapsamda genel kurul kararlarının yokluk veya butlanının söz konusu olmadığı, alınan kararların kanuna, şirket sözleşmesine ve dürüstlük kuralına da aykırı olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun iki kişilik heyetçe düzenlendiğini ve eksik inceleme ile hatalı değerlendirmelerle tanzim edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı gibi bu rapora atıflarla yazılan gerekçeli kararın ''gerekçeli'' olduğundan bahsedilemeyeceğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya konu genel kurul kararının (2) numaralı gündem maddesi uyarınca alınan pay devri kararının açıkça eşitlik ilkesi, iyi niyet kaideleri ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, daha önce müvekkili tarafından ... ile aralarındaki anlaşmanın gereği olarak eşit pay sahipliği korunmuşken ve müvekkiliyle hisse devir görüşmeleri sürerken ...'ın hisselerin tamamını devralmasının kabul edilemez olduğunu, şirketin gerek kuruluşta ve gerekse de sermaye artırımında tüm sermayesinin fiiliyatta müvekkili ve ... tarafından ödendiğini, müvekkilinin daha önce ...'den aldığı 1.000 adet payın 500'ünü bila bedel ...'a devrettiğini, davaya konu 1.000 payın ise pazarlık sürecindeyken ... tarafından alındığını, bunun eşit işlem ilkesine de aykırı olduğu gibi eşitlik ilkesine sürekli halel getiren bu durumun butlan nedeni olduğunu, ortaklık iradesinin kuruluştan bu yana eşitlikten yana olduğunu, ...'ın hisseleri dürüstlük kuralına aykırı şekilde edindiğini, yine müvekkilinin müdürlükten azlinin de bu nedenler yanında kötüniyetli olup iptalinin gerektiğini, müvekkilinin azınlık durumuna düşürülüp pay sahipliği haklarını kullanamayacak hale getirildiğini, hazirun cetveli düzenlenmemesi eksikliğinin kararda anılan şekilde bertaraf edilemeyeceğini, oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar nisabının açıkça yazılmadığını, ...'ın hisse devri ve divan oluşumu haricinde oy kullanamayacağı gözetildiğinde karar nisabının usulünce belirlendiğinden bahsedilemeyeceğini, ... vekilinin toplantı tutanağının her sayfasında imzasının olduğunu, yemin deliline dayanmalarına rağmen bu hakkın hatırlatılmadığını, tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, gündemin 4 üncü maddesinin sermaye artırımı gerektirdiğinden esas sözleşme değişikliği sonucu doğuracağını ve bunun eski ve yeni sözleşme şeklini barındırmaması nedeniyle doğru olmadığını, davaya konu 06.07.2020 tarihli genel kurul kararı tahtında birden çok iptal edilebilirlik ve mutlak butlan sebebi vuku bulmuş olduğu halde kararda işbu iptal ve mutlak butlan sebepleri hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, toplantının usulüne uygun çağrı üzerine toplandığı, tüm ortakların toplantıya katıldığının toplantı tutanağından anlaşıldığı, hazirun cetvelinin hazırlanmamasının esasa etkili olmadığı, payını devreden ortağın pay devrinin onayından sonra oy kullanmadığı, davacı, dava dışı ... ile aralarında payların eşit olacağına dair anlaşma olduğunu ve bu anlaşmaya kendisinin uyduğunu daha önce bu cihette işlem tesis edildiğini ileri sürmüşse de davacının iddia ettiği sözleşmenin doktrinde ve uygulamada "pay sahipleri sözleşmesi" olarak adlandırıldığı, ancak davacının yazılı bir sözleşme sunmadığı, davalının ise böyle bir sözleşmenin olmadığını ileri sürdüğü, bu durumda, her ne kadar davacı daha önce bir kısım payları dava dışı ...'a devretmişse de böyle bir sözleşmenin varlığının kabulüne olanak olmadığı, diğer yandan böyle bir sözleşme olsa dahi bu sözleşmenin ana sözleşmeye eklenip ana sözleşme hükmü haline getirilmediği müddetçe şirket ortaklarına göre 3 üncü kişi konumunda olan şirketi bağlamayacağı, şirketin genel kurulu eliyle pay sahipleri sözleşmesinin aksine karar alabileceği, davacının ileri sürdüğü iddialar ile genel kurulun çağrı işlemleri, toplantı tutanağı ve karar nisapları dikkate alındığından genel kurulun butlanla malul olmadığı ve iptali istenen hükümler yönünden iptal nedeni bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin gerekçeli olarak karşılanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirket genel kurulunun butlanla malul olduğunun tespitinin veya iptali isteminin yerindeliğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 622 inci maddesinin yollamasıyla 445 ila 447 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2413 E. 2010/8313 K.
Ortak:mutlak butlan · karar nisabı · hazirun cetveli · butlan · yokluk · olağanüstü genel kurul · geçersizlik
İncelediğiniz kararda… rihinde yapılan müdürler kurulu toplantısında ...'ın üstün oyuna dayanarak 06.07.2020 tarihinde genel kurulu toplantıya davet kararı alındığını, ve bu genel kurulda «pay devrinin» yine ...'ın oy üstünlüğü sayesinde kabulüne karar verildiğini, bu kararın «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiğini, hisselerinin devrinin tarafların ortak iradesine ve anlaşmasına aykırı olduğunu, devredilen hisselere ilişkin kuruluştan devir tarihine kadarki her türlü ödeme yükümlülüklerinin ve maliyetlerinin yarısına müvekkilinin katlandığını, hisse devir işleminin iyi niyet ve «dürüstlük ilkelerine» aykırı olduğunu, diğer ortak ...'ın diğer ortaktan hisselerin tamamını gizlice ve tek başına alarak şirketteki eşit hissedarlık prensibini ve anlaşmasını bozduğunu, ...'ın «payının» eşit bölünmesi gerektiğini, iptale konu olan genel kurul toplantısı ile de gerçek amacının şirkette çoğunluğu ele geçirmek ve müvekkilini müdürlük görevinden çıkararak ve «imza yetkilerini» iptal ederek şirketi idaresini ele geçirmek olduğunu, genel kurul kararının 3 üncü gündem maddesi uyarınca, «şirket müdürü» seçilmesinin görüşüldüğünü, oylama sonucunda müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdirilmesine, imza «yetkisinin» kaldırılmasına seçilen ...'ın tek müdür olmasına ve münferit imzası ile şirketi her konuda sınırsız olarak «temsil» ve ilzamına karar verildiğini, bu karara müvekkilinin «olumsuz» oy kullandığını, genel kurul tutanağında alınan her bir kararda oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar «nisabının» açıkça yazılmadığını, hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan ...'ın tüm gündem maddelerinin müzakeresine ve oylamalarına katıldığını, bu oylamanın «geçersiz» kabul edilmesi gerektiğini, genel kurul toplantısında hazır bulunanlar listesinin düzenlenmediğini, bu durumun kanuna aykırılık teşkil ettiğini, «toplantı tutanağının» toplantı başkanı tarafından imzalanmadığını ileri sürerek 06.07.2020 tarihli genel kurul kararının «mutlak butlanla» malul olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, şirket sözleşmesinde «payı» iktisap edenin belirli özelliklere sahip olması, rakip olmaması, aile üyesi olması gibi koşullar yanında yüzde şartı da getirilebilecekse de davalı şirketin sözleşmesinde buna benzer bir düzenleme yapılmadığı, diğer taraftan devrin şirkete bildirildiği tarihten itibaren 3 ay içinde genel kurul devir başvurusunu reddetmediği için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği devre onay vermiş sayılacağı, 06.07.2020 tarihinde yapılan genel kurulda «hazirun cetveli» düzenlenmemişse de 3 ortaktan 2 sinin asaleten ve 1 ortağın da vekâleten toplantıya katıldığının «toplantı tutanağından» anlaşıldığı, toplantı tutanağının da bütün ortaklar tarafından imzalandığı, bu nedenle alınan kararların iptalini gerektirecek nitelikte bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı toplantı tutanağının toplantı başkanı ve yazman tarafından imzalanmadığını iddia etmişse de tutanağın başkan ... ve yazman Ali Aral tarafından imzalandığı, «şirketin müdürleri» azletmesi için haklı bir «sebebe» dayanması gerekmediği gibi, bu haktan önceden «feragat» etmesinin de mümkün olmadığı, müdürlerin genel kurul tarafından azlinin «gündeme bağlılık ilkesi» kapsamında olduğu, gündemde «azil» maddesi olmasa dahi müdürlerin «olağan genel kurul» toplantısında her zaman görevden alınabileceği, bu kapsamda genel kurul kararlarının «yokluk» veya «butlanının» söz konusu olmadığı, alınan kararların kanuna, şirket sözleşmesine ve «dürüstlük kuralına» da aykırı olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun iki kişilik heyetçe düzenlendiğini ve «eksik inceleme» ile hatalı değerlendirmelerle tanzim edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı gibi bu rapora atıflarla yazılan gerekçeli kararın ''gerekçeli'' olduğundan bahsedilemeyeceğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya konu genel kurul kararının (2) numaralı gündem maddesi uyarınca alınan «pay devri» kararının açıkça «eşitlik ilkesi», iyi niyet kaideleri ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, daha önce müvekkili tarafından ... ile aralarındaki anlaşmanın gereği olarak eşit «pay sahipliği» korunmuşken ve müvekkiliyle hisse devir görüşmeleri sürerken ...'ın hisselerin tamamını devralmasının kabul edilemez olduğunu, şirketin gerek kuruluşta ve gerekse de «sermaye artırımında» tüm sermayesinin fiiliyatta müvekkili ve ... tarafından ödendiğini, müvekkilinin daha önce ...'den aldığı 1.000 adet payın 500'ünü bila bedel ...'a devrettiğini, davaya konu 1.000 payın ise pazarlık sürecindeyken ... tarafından alındığını, bunun eşit işlem ilkesine de aykırı olduğu gibi eşitlik ilkesine sürekli halel getiren bu durumun «butlan» nedeni olduğunu, ortaklık iradesinin kuruluştan bu yana eşitlikten yana olduğunu, ...'ın hisseleri dürüstlük kuralına aykırı şekilde edindiğini, yine müvekkilinin müdürlükten azlinin de bu nedenler yanında «kötüniyetli» olup iptalinin gerektiğini, müvekkilinin azınlık durumuna düşürülüp «pay sahipliği haklarını» kullanamayacak hale getirildiğini, «hazirun cetveli» düzenlenmemesi eksikliğinin kararda anılan şekilde bertaraf edilemeyeceğini, oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar «nisabının» açıkça yazılmadığını, ...'ın «hisse devri» ve divan oluşumu haricinde oy kullanamayacağı gözetildiğinde karar nisabının usulünce belirlendiğinden bahsedilemeyeceğini, ... vekilinin «toplantı tutanağının» her sayfasında imzasının olduğunu, «yemin deliline dayanmalarına» rağmen bu hakkın hatırlatılmadığını, tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, gündemin 4 üncü maddesinin sermaye artırımı gerektirdiğinden «esas sözleşme değişikliği» sonucu doğuracağını ve bunun eski ve yeni sözleşme şeklini barındırmaması nedeniyle doğru olmadığını, davaya konu 06.07.2020 tarihli genel kurul kararı tahtında birden çok iptal edilebilirlik ve «mutlak butlan» «sebebi» vuku bulmuş olduğu halde kararda işbu iptal ve mutlak butlan sebepleri hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılar …
Benzer bu karardaDava dilekçesinde bir kısım ortakların toplantıyı «terk» etmeleri nedeniyle geriye kalan ortakların karar alınması için yeterli çoğunluğa sahip olmadıkları belirtilerek alınan kararların iptali istenmiş olup, yukarıda açıklanan nedenlerle bu iddianın yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile söz konusu kararların «mutlak butlan» ile malul olduğunun kabulü ile «geçersiz» sayılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 27.7.2008 tarihli «olağanüstü genel kurulun» 189 ortak ile toplandığı, bir kısım ortakların toplantıyı daha sonra «terk» ettikleri, alınan kararların yeterli «nisap» olmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, genel kurulda alınan kararların «yoklukla» sakat olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
… şmiş içtihatlarına göre, her ne kadar genel kurulda alınan kararların ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınması gerekmekte ise de, «hazirun cetvelinin», genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile «tasdik» imkanı veren bir belge olması ve hazirun cetvelinde imzası bulunanların toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal ve sözleşmesel bir düzenlemenin mevcut olmaması nedeniyle yasa veya anasözleşmede belirlenen «toplantı nisabını» etkilememek kaydıyla toplantıya katılan ortakların bir bölümünün daha sonra genel kuruldan ayrılmalarına rağmen geriye kalan ortaklarla karar alınması mümkündür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · nisap · tasdik kararı · genel kurul kararının iptali · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 27.7.2008 tarihli «olağanüstü genel kurulun» 189 ortak ile toplandığı, bir kısım ortakların toplantıyı daha sonra «terk» ettikleri, alınan kararların yeterli «nisap» olmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, genel kurulda alınan kararların «yoklukla» sakat olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
… şmiş içtihatlarına göre, her ne kadar genel kurulda alınan kararların ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınması gerekmekte ise de, «hazirun cetvelinin», genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile «tasdik» imkanı veren bir belge olması ve hazirun cetvelinde imzası bulunanların toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal ve sözleşmesel bir düzenlemenin mevcut olmaması nedeniyle yasa veya anasözleşmede belirlenen «toplantı nisabını» etkilememek kaydıyla toplantıya katılan ortakların bir bölümünün daha sonra genel kuruldan ayrılmalarına rağmen geriye kalan ortaklarla karar alınması mümkündür.
Somut olayda, mahkemece genel kurulda alınan kararların yeterli oy çokluğu ile alınmadığından yok hükmünde bulunduğu gerekçesiyle anılan «genel kurul kararlarının iptaline» karar verilmiştir.
Oysa, davaya konu genel kurul toplantısına ait tutanak incelendiğinde ortaklar listesinde kayıtlı 230 ortaktan 187 ortağın toplantıda asaleten ve vekaleten bulunduğu, oylama sırasında bir kısım ortakların toplantıyı «terk» ettikleri, gündem maddelerinin geride kalan 87 ortağın oybirliği ile karara bağlandığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4622 E. 2012/4242 K.
Ortak:karar nisabı · hazirun cetveli · butlan · yokluk · olumsuz oy · dava sebebi
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, şirket sözleşmesinde «payı» iktisap edenin belirli özelliklere sahip olması, rakip olmaması, aile üyesi olması gibi koşullar yanında yüzde şartı da getirilebilecekse de davalı şirketin sözleşmesinde buna benzer bir düzenleme yapılmadığı, diğer taraftan devrin şirkete bildirildiği tarihten itibaren 3 ay içinde genel kurul devir başvurusunu reddetmediği için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği devre onay vermiş sayılacağı, 06.07.2020 tarihinde yapılan genel kurulda «hazirun cetveli» düzenlenmemişse de 3 ortaktan 2 sinin asaleten ve 1 ortağın da vekâleten toplantıya katıldığının «toplantı tutanağından» anlaşıldığı, toplantı tutanağının da bütün ortaklar tarafından imzalandığı, bu nedenle alınan kararların iptalini gerektirecek nitelikte bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı toplantı tutanağının toplantı başkanı ve yazman tarafından imzalanmadığını iddia etmişse de tutanağın başkan ... ve yazman Ali Aral tarafından imzalandığı, «şirketin müdürleri» azletmesi için haklı bir «sebebe» dayanması gerekmediği gibi, bu haktan önceden «feragat» etmesinin de mümkün olmadığı, müdürlerin genel kurul tarafından azlinin «gündeme bağlılık ilkesi» kapsamında olduğu, gündemde «azil» maddesi olmasa dahi müdürlerin «olağan genel kurul» toplantısında her zaman görevden alınabileceği, bu kapsamda genel kurul kararlarının «yokluk» veya «butlanının» söz konusu olmadığı, alınan kararların kanuna, şirket sözleşmesine ve «dürüstlük kuralına» da aykırı olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun iki kişilik heyetçe düzenlendiğini ve «eksik inceleme» ile hatalı değerlendirmelerle tanzim edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı gibi bu rapora atıflarla yazılan gerekçeli kararın ''gerekçeli'' olduğundan bahsedilemeyeceğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya konu genel kurul kararının (2) numaralı gündem maddesi uyarınca alınan «pay devri» kararının açıkça «eşitlik ilkesi», iyi niyet kaideleri ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, daha önce müvekkili tarafından ... ile aralarındaki anlaşmanın gereği olarak eşit «pay sahipliği» korunmuşken ve müvekkiliyle hisse devir görüşmeleri sürerken ...'ın hisselerin tamamını devralmasının kabul edilemez olduğunu, şirketin gerek kuruluşta ve gerekse de «sermaye artırımında» tüm sermayesinin fiiliyatta müvekkili ve ... tarafından ödendiğini, müvekkilinin daha önce ...'den aldığı 1.000 adet payın 500'ünü bila bedel ...'a devrettiğini, davaya konu 1.000 payın ise pazarlık sürecindeyken ... tarafından alındığını, bunun eşit işlem ilkesine de aykırı olduğu gibi eşitlik ilkesine sürekli halel getiren bu durumun «butlan» nedeni olduğunu, ortaklık iradesinin kuruluştan bu yana eşitlikten yana olduğunu, ...'ın hisseleri dürüstlük kuralına aykırı şekilde edindiğini, yine müvekkilinin müdürlükten azlinin de bu nedenler yanında «kötüniyetli» olup iptalinin gerektiğini, müvekkilinin azınlık durumuna düşürülüp «pay sahipliği haklarını» kullanamayacak hale getirildiğini, «hazirun cetveli» düzenlenmemesi eksikliğinin kararda anılan şekilde bertaraf edilemeyeceğini, oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar «nisabının» açıkça yazılmadığını, ...'ın «hisse devri» ve divan oluşumu haricinde oy kullanamayacağı gözetildiğinde karar nisabının usulünce belirlendiğinden bahsedilemeyeceğini, ... vekilinin «toplantı tutanağının» her sayfasında imzasının olduğunu, «yemin deliline dayanmalarına» rağmen bu hakkın hatırlatılmadığını, tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, gündemin 4 üncü maddesinin sermaye artırımı gerektirdiğinden «esas sözleşme değişikliği» sonucu doğuracağını ve bunun eski ve yeni sözleşme şeklini barındırmaması nedeniyle doğru olmadığını, davaya konu 06.07.2020 tarihli genel kurul kararı tahtında birden çok iptal edilebilirlik ve «mutlak butlan» «sebebi» vuku bulmuş olduğu halde kararda işbu iptal ve mutlak butlan sebepleri hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılar …
… rihinde yapılan müdürler kurulu toplantısında ...'ın üstün oyuna dayanarak 06.07.2020 tarihinde genel kurulu toplantıya davet kararı alındığını, ve bu genel kurulda «pay devrinin» yine ...'ın oy üstünlüğü sayesinde kabulüne karar verildiğini, bu kararın «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiğini, hisselerinin devrinin tarafların ortak iradesine ve anlaşmasına aykırı olduğunu, devredilen hisselere ilişkin kuruluştan devir tarihine kadarki her türlü ödeme yükümlülüklerinin ve maliyetlerinin yarısına müvekkilinin katlandığını, hisse devir işleminin iyi niyet ve «dürüstlük ilkelerine» aykırı olduğunu, diğer ortak ...'ın diğer ortaktan hisselerin tamamını gizlice ve tek başına alarak şirketteki eşit hissedarlık prensibini ve anlaşmasını bozduğunu, ...'ın «payının» eşit bölünmesi gerektiğini, iptale konu olan genel kurul toplantısı ile de gerçek amacının şirkette çoğunluğu ele geçirmek ve müvekkilini müdürlük görevinden çıkararak ve «imza yetkilerini» iptal ederek şirketi idaresini ele geçirmek olduğunu, genel kurul kararının 3 üncü gündem maddesi uyarınca, «şirket müdürü» seçilmesinin görüşüldüğünü, oylama sonucunda müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdirilmesine, imza «yetkisinin» kaldırılmasına seçilen ...'ın tek müdür olmasına ve münferit imzası ile şirketi her konuda sınırsız olarak «temsil» ve ilzamına karar verildiğini, bu karara müvekkilinin «olumsuz» oy kullandığını, genel kurul tutanağında alınan her bir kararda oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar «nisabının» açıkça yazılmadığını, hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan ...'ın tüm gündem maddelerinin müzakeresine ve oylamalarına katıldığını, bu oylamanın «geçersiz» kabul edilmesi gerektiğini, genel kurul toplantısında hazır bulunanlar listesinin düzenlenmediğini, bu durumun kanuna aykırılık teşkil ettiğini, «toplantı tutanağının» toplantı başkanı tarafından imzalanmadığını ileri sürerek 06.07.2020 tarihli genel kurul kararının «mutlak butlanla» malul olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, kesinleşen kararlarda davacıların davalı şirkette halen ayrı. ayrı 26 paya sahip oldukları ,toplantı ve karar «nisabının» kesinleşen mahkeme kararına uygun olması gerektiği, davalı sirketin oransal olarak gerçeği yansıtmayan «hazirun cetvelleri» düzenleyip buna göre genel kurul toplanarak alınan kararların hukuken geçerliliklerinin bulunmadığı, bu durumun iptal «sebebi» değil «butlan» sebebi sayıldığı, butlan sebebinin herkes tarafından süreye bağlı olmaksızın dava edilebileceği butlanın tespitine ilişkin kararların geçmişe etkili olduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın HUMK'nun 409/ «son» maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», diğer davacının davasının kabulü ile davalı şirketin 19.09.2006 tarihli genel kurulunda alınan kararların «yoklukla malul» olduklarının tespitine karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece, davacılardan ... tarafından açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, bu davacı yönünden davalı yararına «vekalet ücreti» konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm tesis edilmemiştir.
Oysa, mahkemece kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1. maddesi hükmü uyarınca anılan bu davacı yönünden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken,bu konuda olumlu yada «olumsuz» hüküm tesis edilmemesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmed …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, kesinleşen kararlarda davacıların davalı şirkette halen ayrı. ayrı 26 paya sahip oldukları ,toplantı ve karar «nisabının» kesinleşen mahkeme kararına uygun olması gerektiği, davalı sirketin oransal olarak gerçeği yansıtmayan «hazirun cetvelleri» düzenleyip buna göre genel kurul toplanarak alınan kararların hukuken geçerliliklerinin bulunmadığı, bu durumun iptal «sebebi» değil «butlan» sebebi sayıldığı, butlan sebebinin herkes tarafından süreye bağlı olmaksızın dava edilebileceği butlanın tespitine ilişkin kararların geçmişe etkili olduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın HUMK'nun 409/ «son» maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», diğer davacının davasının kabulü ile davalı şirketin 19.09.2006 tarihli genel kurulunda alınan kararların «yoklukla malul» olduklarının tespitine karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece, davacılardan ... tarafından açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, bu davacı yönünden davalı yararına «vekalet ücreti» konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm tesis edilmemiştir.
Oysa, mahkemece kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1. maddesi hükmü uyarınca anılan bu davacı yönünden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken,bu konuda olumlu yada «olumsuz» hüküm tesis edilmemesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmed …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1612 E. 2010/7148 K.
Ortak:karar nisabı · hazirun cetveli
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun iki kişilik heyetçe düzenlendiğini ve «eksik inceleme» ile hatalı değerlendirmelerle tanzim edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı gibi bu rapora atıflarla yazılan gerekçeli kararın ''gerekçeli'' olduğundan bahsedilemeyeceğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya konu genel kurul kararının (2) numaralı gündem maddesi uyarınca alınan «pay devri» kararının açıkça «eşitlik ilkesi», iyi niyet kaideleri ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, daha önce müvekkili tarafından ... ile aralarındaki anlaşmanın gereği olarak eşit «pay sahipliği» korunmuşken ve müvekkiliyle hisse devir görüşmeleri sürerken ...'ın hisselerin tamamını devralmasının kabul edilemez olduğunu, şirketin gerek kuruluşta ve gerekse de «sermaye artırımında» tüm sermayesinin fiiliyatta müvekkili ve ... tarafından ödendiğini, müvekkilinin daha önce ...'den aldığı 1.000 adet payın 500'ünü bila bedel ...'a devrettiğini, davaya konu 1.000 payın ise pazarlık sürecindeyken ... tarafından alındığını, bunun eşit işlem ilkesine de aykırı olduğu gibi eşitlik ilkesine sürekli halel getiren bu durumun «butlan» nedeni olduğunu, ortaklık iradesinin kuruluştan bu yana eşitlikten yana olduğunu, ...'ın hisseleri dürüstlük kuralına aykırı şekilde edindiğini, yine müvekkilinin müdürlükten azlinin de bu nedenler yanında «kötüniyetli» olup iptalinin gerektiğini, müvekkilinin azınlık durumuna düşürülüp «pay sahipliği haklarını» kullanamayacak hale getirildiğini, «hazirun cetveli» düzenlenmemesi eksikliğinin kararda anılan şekilde bertaraf edilemeyeceğini, oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar «nisabının» açıkça yazılmadığını, ...'ın «hisse devri» ve divan oluşumu haricinde oy kullanamayacağı gözetildiğinde karar nisabının usulünce belirlendiğinden bahsedilemeyeceğini, ... vekilinin «toplantı tutanağının» her sayfasında imzasının olduğunu, «yemin deliline dayanmalarına» rağmen bu hakkın hatırlatılmadığını, tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, gündemin 4 üncü maddesinin sermaye artırımı gerektirdiğinden «esas sözleşme değişikliği» sonucu doğuracağını ve bunun eski ve yeni sözleşme şeklini barındırmaması nedeniyle doğru olmadığını, davaya konu 06.07.2020 tarihli genel kurul kararı tahtında birden çok iptal edilebilirlik ve «mutlak butlan» «sebebi» vuku bulmuş olduğu halde kararda işbu iptal ve mutlak butlan sebepleri hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılar …
… rihinde yapılan müdürler kurulu toplantısında ...'ın üstün oyuna dayanarak 06.07.2020 tarihinde genel kurulu toplantıya davet kararı alındığını, ve bu genel kurulda «pay devrinin» yine ...'ın oy üstünlüğü sayesinde kabulüne karar verildiğini, bu kararın «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiğini, hisselerinin devrinin tarafların ortak iradesine ve anlaşmasına aykırı olduğunu, devredilen hisselere ilişkin kuruluştan devir tarihine kadarki her türlü ödeme yükümlülüklerinin ve maliyetlerinin yarısına müvekkilinin katlandığını, hisse devir işleminin iyi niyet ve «dürüstlük ilkelerine» aykırı olduğunu, diğer ortak ...'ın diğer ortaktan hisselerin tamamını gizlice ve tek başına alarak şirketteki eşit hissedarlık prensibini ve anlaşmasını bozduğunu, ...'ın «payının» eşit bölünmesi gerektiğini, iptale konu olan genel kurul toplantısı ile de gerçek amacının şirkette çoğunluğu ele geçirmek ve müvekkilini müdürlük görevinden çıkararak ve «imza yetkilerini» iptal ederek şirketi idaresini ele geçirmek olduğunu, genel kurul kararının 3 üncü gündem maddesi uyarınca, «şirket müdürü» seçilmesinin görüşüldüğünü, oylama sonucunda müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdirilmesine, imza «yetkisinin» kaldırılmasına seçilen ...'ın tek müdür olmasına ve münferit imzası ile şirketi her konuda sınırsız olarak «temsil» ve ilzamına karar verildiğini, bu karara müvekkilinin «olumsuz» oy kullandığını, genel kurul tutanağında alınan her bir kararda oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar «nisabının» açıkça yazılmadığını, hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan ...'ın tüm gündem maddelerinin müzakeresine ve oylamalarına katıldığını, bu oylamanın «geçersiz» kabul edilmesi gerektiğini, genel kurul toplantısında hazır bulunanlar listesinin düzenlenmediğini, bu durumun kanuna aykırılık teşkil ettiğini, «toplantı tutanağının» toplantı başkanı tarafından imzalanmadığını ileri sürerek 06.07.2020 tarihli genel kurul kararının «mutlak butlanla» malul olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, şirket sözleşmesinde «payı» iktisap edenin belirli özelliklere sahip olması, rakip olmaması, aile üyesi olması gibi koşullar yanında yüzde şartı da getirilebilecekse de davalı şirketin sözleşmesinde buna benzer bir düzenleme yapılmadığı, diğer taraftan devrin şirkete bildirildiği tarihten itibaren 3 ay içinde genel kurul devir başvurusunu reddetmediği için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği devre onay vermiş sayılacağı, 06.07.2020 tarihinde yapılan genel kurulda «hazirun cetveli» düzenlenmemişse de 3 ortaktan 2 sinin asaleten ve 1 ortağın da vekâleten toplantıya katıldığının «toplantı tutanağından» anlaşıldığı, toplantı tutanağının da bütün ortaklar tarafından imzalandığı, bu nedenle alınan kararların iptalini gerektirecek nitelikte bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı toplantı tutanağının toplantı başkanı ve yazman tarafından imzalanmadığını iddia etmişse de tutanağın başkan ... ve yazman Ali Aral tarafından imzalandığı, «şirketin müdürleri» azletmesi için haklı bir «sebebe» dayanması gerekmediği gibi, bu haktan önceden «feragat» etmesinin de mümkün olmadığı, müdürlerin genel kurul tarafından azlinin «gündeme bağlılık ilkesi» kapsamında olduğu, gündemde «azil» maddesi olmasa dahi müdürlerin «olağan genel kurul» toplantısında her zaman görevden alınabileceği, bu kapsamda genel kurul kararlarının «yokluk» veya «butlanının» söz konusu olmadığı, alınan kararların kanuna, şirket sözleşmesine ve «dürüstlük kuralına» da aykırı olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2010/ 5463 K.) «toplantı nisabının» altında kalmamak kaydıyla karar nisabının oluşup oluşmadığının tespitinin, «hazirun cetvelinde» imzası olanlara göre değil, iptali istenen kararın alınması esnasında oylamaya katılanların sayısına göre hesap edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, genel kurula katılan ve «hazirun cetvelinde» imzası bulunan 968 ortaktan 485 inin geçerli oyunu almayan kararların iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.07.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 ve 11 nolu karaların iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · ibra
Benzer bu karardaDava, davalı kooperatifin 13.07.2008 tarihli genel kurulunda yönetim kurulunun «ibra» edilmemesine ilişkin 6 nolu karar ile yeni yönetim kurulunun seçilmesine ilişkin 11 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.
2010/ 5463 K.) «toplantı nisabının» altında kalmamak kaydıyla karar nisabının oluşup oluşmadığının tespitinin, «hazirun cetvelinde» imzası olanlara göre değil, iptali istenen kararın alınması esnasında oylamaya katılanların sayısına göre hesap edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda ise, dava konusu 6 nolu karar oylamasına katılan 772 ortaktan 422’sinin karşı oyu ile ret edilen «ibra» istemi ile 11 nolu karar oylamasına katılan 878 ortaktan 462’sinin oyuyla yeni yönetim kurulunun seçilmesine ilişkin kararların oylamaya katılanların yarısından fazlasının oyunu taşıdığı anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7940 E. 2012/498 K.
Ortak:mutlak butlan · butlan · hisse devri
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun iki kişilik heyetçe düzenlendiğini ve «eksik inceleme» ile hatalı değerlendirmelerle tanzim edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı gibi bu rapora atıflarla yazılan gerekçeli kararın ''gerekçeli'' olduğundan bahsedilemeyeceğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya konu genel kurul kararının (2) numaralı gündem maddesi uyarınca alınan «pay devri» kararının açıkça «eşitlik ilkesi», iyi niyet kaideleri ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, daha önce müvekkili tarafından ... ile aralarındaki anlaşmanın gereği olarak eşit «pay sahipliği» korunmuşken ve müvekkiliyle hisse devir görüşmeleri sürerken ...'ın hisselerin tamamını devralmasının kabul edilemez olduğunu, şirketin gerek kuruluşta ve gerekse de «sermaye artırımında» tüm sermayesinin fiiliyatta müvekkili ve ... tarafından ödendiğini, müvekkilinin daha önce ...'den aldığı 1.000 adet payın 500'ünü bila bedel ...'a devrettiğini, davaya konu 1.000 payın ise pazarlık sürecindeyken ... tarafından alındığını, bunun eşit işlem ilkesine de aykırı olduğu gibi eşitlik ilkesine sürekli halel getiren bu durumun «butlan» nedeni olduğunu, ortaklık iradesinin kuruluştan bu yana eşitlikten yana olduğunu, ...'ın hisseleri dürüstlük kuralına aykırı şekilde edindiğini, yine müvekkilinin müdürlükten azlinin de bu nedenler yanında «kötüniyetli» olup iptalinin gerektiğini, müvekkilinin azınlık durumuna düşürülüp «pay sahipliği haklarını» kullanamayacak hale getirildiğini, «hazirun cetveli» düzenlenmemesi eksikliğinin kararda anılan şekilde bertaraf edilemeyeceğini, oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar «nisabının» açıkça yazılmadığını, ...'ın «hisse devri» ve divan oluşumu haricinde oy kullanamayacağı gözetildiğinde karar nisabının usulünce belirlendiğinden bahsedilemeyeceğini, ... vekilinin «toplantı tutanağının» her sayfasında imzasının olduğunu, «yemin deliline dayanmalarına» rağmen bu hakkın hatırlatılmadığını, tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, gündemin 4 üncü maddesinin sermaye artırımı gerektirdiğinden «esas sözleşme değişikliği» sonucu doğuracağını ve bunun eski ve yeni sözleşme şeklini barındırmaması nedeniyle doğru olmadığını, davaya konu 06.07.2020 tarihli genel kurul kararı tahtında birden çok iptal edilebilirlik ve «mutlak butlan» «sebebi» vuku bulmuş olduğu halde kararda işbu iptal ve mutlak butlan sebepleri hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılar …
… rihinde yapılan müdürler kurulu toplantısında ...'ın üstün oyuna dayanarak 06.07.2020 tarihinde genel kurulu toplantıya davet kararı alındığını, ve bu genel kurulda «pay devrinin» yine ...'ın oy üstünlüğü sayesinde kabulüne karar verildiğini, bu kararın «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil ettiğini, hisselerinin devrinin tarafların ortak iradesine ve anlaşmasına aykırı olduğunu, devredilen hisselere ilişkin kuruluştan devir tarihine kadarki her türlü ödeme yükümlülüklerinin ve maliyetlerinin yarısına müvekkilinin katlandığını, hisse devir işleminin iyi niyet ve «dürüstlük ilkelerine» aykırı olduğunu, diğer ortak ...'ın diğer ortaktan hisselerin tamamını gizlice ve tek başına alarak şirketteki eşit hissedarlık prensibini ve anlaşmasını bozduğunu, ...'ın «payının» eşit bölünmesi gerektiğini, iptale konu olan genel kurul toplantısı ile de gerçek amacının şirkette çoğunluğu ele geçirmek ve müvekkilini müdürlük görevinden çıkararak ve «imza yetkilerini» iptal ederek şirketi idaresini ele geçirmek olduğunu, genel kurul kararının 3 üncü gündem maddesi uyarınca, «şirket müdürü» seçilmesinin görüşüldüğünü, oylama sonucunda müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdirilmesine, imza «yetkisinin» kaldırılmasına seçilen ...'ın tek müdür olmasına ve münferit imzası ile şirketi her konuda sınırsız olarak «temsil» ve ilzamına karar verildiğini, bu karara müvekkilinin «olumsuz» oy kullandığını, genel kurul tutanağında alınan her bir kararda oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar «nisabının» açıkça yazılmadığını, hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan ...'ın tüm gündem maddelerinin müzakeresine ve oylamalarına katıldığını, bu oylamanın «geçersiz» kabul edilmesi gerektiğini, genel kurul toplantısında hazır bulunanlar listesinin düzenlenmediğini, bu durumun kanuna aykırılık teşkil ettiğini, «toplantı tutanağının» toplantı başkanı tarafından imzalanmadığını ileri sürerek 06.07.2020 tarihli genel kurul kararının «mutlak butlanla» malul olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «limited şirket» genel kurulunun «butlanla» malul olduğunun tespiti, iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce; «hisse devrine» ilişkin alınan «ortaklar kurulu» kararının «mutlak butlan» ile malul olduğu dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce; «hisse devrine» ilişkin alınan «ortaklar kurulu» kararının «mutlak butlan» ile malul olduğu dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1084 E. , 2024/4695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/63 Esas, 2022/2283 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/326 E., 2021/484 K.
Taraflar arasındaki limited şirket genel kurulunun butlanla malul olduğunun tespiti, iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketi ortağı ve müdürü olduğunu, davalı şirketin 02.08.2012 tarihinde 3 ortaklı olarak kurulduğunu, daha sonra ortak ...'in paylarını ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, müvekkili ile diğer ortak ... arasındaki anlaşma gereğince kuruluştan itibaren bu iki ortağın eşit oranda paydaş olması anlaşmasına uygun olarak paylarının eşit tutulduğunu, ancak ...'in 1000 adet payını devralan ...'ın daha sonra bu payların tamamını diğer ortak ...'a devrettiğini, bu devrin ortaklar arasındaki anlaşmaya aykırı olduğunu, devir sonucunda ...'ın 10.500 pay ile çoğunluğu ele geçirdiğini ve kendini müdürler kurulu başkanı olarak seçtiğini, 04.06.2020 tarihinde yapılan müdürler kurulu toplantısında ...'ın üstün oyuna dayanarak 06.07.2020 tarihinde genel kurulu toplantıya davet kararı alındığını, ve bu genel kurulda pay devrinin yine ...'ın oy üstünlüğü sayesinde kabulüne karar verildiğini, bu kararın dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, hisselerinin devrinin tarafların ortak iradesine ve anlaşmasına aykırı olduğunu, devredilen hisselere ilişkin kuruluştan devir tarihine kadarki her türlü ödeme yükümlülüklerinin ve maliyetlerinin yarısına müvekkilinin katlandığını, hisse devir işleminin iyi niyet ve dürüstlük ilkelerine aykırı olduğunu, diğer ortak ...'ın diğer ortaktan hisselerin tamamını gizlice ve tek başına alarak şirketteki eşit hissedarlık prensibini ve anlaşmasını bozduğunu, ...'ın payının eşit bölünmesi gerektiğini, iptale konu olan genel kurul toplantısı ile de gerçek amacının şirkette çoğunluğu ele geçirmek ve müvekkilini müdürlük görevinden çıkararak ve imza yetkilerini iptal ederek şirketi idaresini ele geçirmek olduğunu, genel kurul kararının 3 üncü gündem maddesi uyarınca, şirket müdürü seçilmesinin görüşüldüğünü, oylama sonucunda müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdirilmesine, imza yetkisinin kaldırılmasına seçilen ...'ın tek müdür olmasına ve münferit imzası ile şirketi her konuda sınırsız olarak temsil ve ilzamına karar verildiğini, bu karara müvekkilinin olumsuz oy kullandığını, genel kurul tutanağında alınan her bir kararda oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar nisabının açıkça yazılmadığını, hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan ...'ın tüm gündem maddelerinin müzakeresine ve oylamalarına katıldığını, bu oylamanın geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, genel kurul toplantısında hazır bulunanlar listesinin düzenlenmediğini, bu durumun kanuna aykırılık teşkil ettiğini, toplantı tutanağının toplantı başkanı tarafından imzalanmadığını ileri sürerek 06.07.2020 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını doğrular delil sunmadığını, sermaye şirketi olan müvekkili şirket açısından kanunun emredici hükümleri ve esas sözleşmenin asıl olduğunu, şirket sözleşmesinde de bu cihette bir bağlamın olmadığını, ortaklar arasında da iddia edildiği gibi bir anlaşma olmadığını, genel kurulun usul ve yasaya uygun yapıldığını, bunun yanında hisse devri şirkete 26.03.2020 tarihinde bildirildiğinden bu hususta olumsuz karar verilmemesi nedeniyle 3 ay sonunda şirketin devre onay vermiş sayılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, şirket sözleşmesinde payı iktisap edenin belirli özelliklere sahip olması, rakip olmaması, aile üyesi olması gibi koşullar yanında yüzde şartı da getirilebilecekse de davalı şirketin sözleşmesinde buna benzer bir düzenleme yapılmadığı, diğer taraftan devrin şirkete bildirildiği tarihten itibaren 3 ay içinde genel kurul devir başvurusunu reddetmediği için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği devre onay vermiş sayılacağı, 06.07.2020 tarihinde yapılan genel kurulda hazirun cetveli düzenlenmemişse de 3 ortaktan 2 sinin asaleten ve 1 ortağın da vekâleten toplantıya katıldığının toplantı tutanağından anlaşıldığı, toplantı tutanağının da bütün ortaklar tarafından imzalandığı, bu nedenle alınan kararların iptalini gerektirecek nitelikte bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı toplantı tutanağının toplantı başkanı ve yazman tarafından imzalanmadığını iddia etmişse de tutanağın başkan ...
ve yazman Ali Aral tarafından imzalandığı, şirketin müdürleri azletmesi için haklı bir sebebe dayanması gerekmediği gibi, bu haktan önceden feragat etmesinin de mümkün olmadığı, müdürlerin genel kurul tarafından azlinin gündeme bağlılık ilkesi kapsamında olduğu, gündemde azil maddesi olmasa dahi müdürlerin olağan genel kurul toplantısında her zaman görevden alınabileceği, bu kapsamda genel kurul kararlarının yokluk veya butlanının söz konusu olmadığı, alınan kararların kanuna, şirket sözleşmesine ve dürüstlük kuralına da aykırı olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun iki kişilik heyetçe düzenlendiğini ve eksik inceleme ile hatalı değerlendirmelerle tanzim edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı gibi bu rapora atıflarla yazılan gerekçeli kararın ''gerekçeli'' olduğundan bahsedilemeyeceğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya konu genel kurul kararının (2) numaralı gündem maddesi uyarınca alınan pay devri kararının açıkça eşitlik ilkesi, iyi niyet kaideleri ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, daha önce müvekkili tarafından ... ile aralarındaki anlaşmanın gereği olarak eşit pay sahipliği korunmuşken ve müvekkiliyle hisse devir görüşmeleri sürerken ...'ın hisselerin tamamını devralmasının kabul edilemez olduğunu, şirketin gerek kuruluşta ve gerekse de sermaye artırımında tüm sermayesinin fiiliyatta müvekkili ve ...
tarafından ödendiğini, müvekkilinin daha önce ...'den aldığı 1.000 adet payın 500'ünü bila bedel ...'a devrettiğini, davaya konu 1.000 payın ise pazarlık sürecindeyken ... tarafından alındığını, bunun eşit işlem ilkesine de aykırı olduğu gibi eşitlik ilkesine sürekli halel getiren bu durumun butlan nedeni olduğunu, ortaklık iradesinin kuruluştan bu yana eşitlikten yana olduğunu, ...'ın hisseleri dürüstlük kuralına aykırı şekilde edindiğini, yine müvekkilinin müdürlükten azlinin de bu nedenler yanında kötüniyetli olup iptalinin gerektiğini, müvekkilinin azınlık durumuna düşürülüp pay sahipliği haklarını kullanamayacak hale getirildiğini, hazirun cetveli düzenlenmemesi eksikliğinin kararda anılan şekilde bertaraf edilemeyeceğini, oylamaya katılanların toplam sayısı ve karar nisabının açıkça yazılmadığını, ...'ın hisse devri ve divan oluşumu haricinde oy kullanamayacağı gözetildiğinde karar nisabının usulünce belirlendiğinden bahsedilemeyeceğini, ...
vekilinin toplantı tutanağının her sayfasında imzasının olduğunu, yemin deliline dayanmalarına rağmen bu hakkın hatırlatılmadığını, tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, gündemin 4 üncü maddesinin sermaye artırımı gerektirdiğinden esas sözleşme değişikliği sonucu doğuracağını ve bunun eski ve yeni sözleşme şeklini barındırmaması nedeniyle doğru olmadığını, davaya konu 06.07.2020 tarihli genel kurul kararı tahtında birden çok iptal edilebilirlik ve mutlak butlan sebebi vuku bulmuş olduğu halde kararda işbu iptal ve mutlak butlan sebepleri hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, toplantının usulüne uygun çağrı üzerine toplandığı, tüm ortakların toplantıya katıldığının toplantı tutanağından anlaşıldığı, hazirun cetvelinin hazırlanmamasının esasa etkili olmadığı, payını devreden ortağın pay devrinin onayından sonra oy kullanmadığı, davacı, dava dışı ... ile aralarında payların eşit olacağına dair anlaşma olduğunu ve bu anlaşmaya kendisinin uyduğunu daha önce bu cihette işlem tesis edildiğini ileri sürmüşse de davacının iddia ettiği sözleşmenin doktrinde ve uygulamada "pay sahipleri sözleşmesi" olarak adlandırıldığı, ancak davacının yazılı bir sözleşme sunmadığı, davalının ise böyle bir sözleşmenin olmadığını ileri sürdüğü, bu durumda, her ne kadar davacı daha önce bir kısım payları dava dışı ...'a devretmişse de böyle bir sözleşmenin varlığının kabulüne olanak olmadığı, diğer yandan böyle bir sözleşme olsa dahi bu sözleşmenin ana sözleşmeye eklenip ana sözleşme hükmü haline getirilmediği müddetçe şirket ortaklarına göre 3 üncü kişi konumunda olan şirketi bağlamayacağı, şirketin genel kurulu eliyle pay sahipleri sözleşmesinin aksine karar alabileceği, davacının ileri sürdüğü iddialar ile genel kurulun çağrı işlemleri, toplantı tutanağı ve karar nisapları dikkate alındığından genel kurulun butlanla malul olmadığı ve iptali istenen hükümler yönünden iptal nedeni bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin gerekçeli olarak karşılanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirket genel kurulunun butlanla malul olduğunun tespitinin veya iptali isteminin yerindeliğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 622 inci maddesinin yollamasıyla 445 ila 447 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130547400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz