Genel kurul kararının tescil ve ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2709 E. 2024/5317 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine tescil↗ zorunlu hasım↗ kanuni temsilci↗ pay devir sözleşmesi↗ limited şirket pay devri↗ limited şirket hisse devri↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ kabul beyanı↗ şirket müdürlüğü↗ yasal hasım↗ pay devri↗ pay sahipliği↗ ticaret sicili tescili↗ emredici hüküm↗ şirket müdürü↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ hisse devri↗ pay defteri↗ ihya↗ hisse devir sözleşmesi↗ muvafakat↗ feragat↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/333 E., 2022/248 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının tescil ve ilanı davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın davalı şirket yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sicil Müdürlüğü yönünden kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketteki 100 paya ayrılmış hisselerinin tamamını Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli sözleşme ile ...’e devrettiğini, devre ve temsilciliğinin sona erdiğine dair genel kurul kararının da aynı gün alındığını, devrin pay defterine işlendiğini, ancak davalı şirketin bunları ticaret sicilde tescil ve ilan ettirmediğini, müvekkilinin 14.02.2020 tarihinde gerekli tescil işlemlerinin yapılması için davalı idareye başvurduğunu, davalı idarenin Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi uyarınca tescil başvurusu yapmakla yükümlü kişilerin otuz gün içinde başvuruda bulunmak veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispata çağırmak için şirket adresine gönderdiği tebligatın ulaşmaması üzerine müvekkiline gerekli belgelerle birlikte başvurması gerektiğini bildirdiğini, davacının başvurusuna rağmen yeni kanuni temsilci seçildiğine dair karar alınmadığı gerekçesiyle talebin davalı idarece reddedildiğini, şirket adına yeni müdür atanmasına dair 22.02.2019 tarihli karar da alınmışsa da notere onaylatılmaması, defter ve belgelerin müvekkilinde olmaması sebebiyle bu karara ulaşamadıklarını ileri sürerek davacının ... Grup Turizm İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerinin tamamının Ankara 25.Noterliğinin 22.02.2019 tarih ve 03476 sayılı pay devir sözleşmesi ile devredilmesi ile kanuni temsilcilik görevinin sona erdiğine ilişkin 22.02.2019 tarihli genel kurul kararının ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Grup Turizm İnşaat Paz. Tic. Ltd. Şti. 100 paya ayrılmış hisselerinin tamamını Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli sözleşme ile davalıya devrettiğini, devre ve temsilciliğinin sona erdiğine dair genel kurul kararının da aynı gün alındığını, devrin pay defterine işlendiğini, ancak şirketin bunları ticaret sicilde tescil ve ilan ettirmediğini, müvekkilinin 14.02.2020 tarihinde gerekli tescil işlemlerinin yapılması için davalı idareye başvurduğunu, davalı idarenin Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi uyarınca tescil başvurusu yapmakla yükümlü kişilerin otuz gün içinde başvuruda bulunmak veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispata çağırmak için şirket adresine gönderdiği tebligatın ulaşmaması üzerine müvekkiline gerekli belgelerle birlikte başvurması gerektiğini bildirdiğini, davacının başvurusuna rağmen yeni kanuni temsilci seçildiğine dair karar alınmadığı gerekçesiyle talebin davalı idarece reddedildiğini, şirket adına yeni müdür atanmasına dair 22.02.2019 tarihli karar da alınmışsa da notere onaylatılmaması, defter ve belgelerin müvekkilinde olmaması sebebiyle bu karara ulaşamadıklarını ileri sürerek davacının ... Grup Turizm İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerinin tamamının Ankara 25.Noterliğinin 22.02.2019 tarih ve 03476 sayılı pay devir sözleşmesi ile devredilmesi ile kanuni temsilcilik görevinin sona erdiğine ilişkin 22.02.2019 tarihli genel kurul kararının ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının davalı şirketin tek ortak ve yetkilisi olduğunu, davacının 14.02.2020 tarihli başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde şirket ana sözleşmesinde hisse devrine ilişkin bir hüküm bulunmadığının tespit edildiğini, hisse devri işleminin geçerli olabilmesi için gereken şartların tespiti bakımından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, limited şirketlerde hisse devrinin anılan Kanun’un 595 inci maddesinde düzenlendiğini, ikinci fıkrasına göre, hisse devrine ilişkin noterden devir sözleşmesi yapıldıktan sonra devrin genel kurulda onaylanması gerektiğini, devrin bu onayla geçerli hale geldiğini, 6102 sayılı Kanun’un 593 ve 594 üncü maddeleri hükümleri gereği de, bu devrin pay defterine işlenmesi gerektiğini, bu doğrultuda hisse devrinin tescili için davalı şirkete tescile davet yazısı gönderdiklerini, Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22 nci ve 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi hükümleri gereğince hisse devrinin şirketin mevcut müdürü davacı tarafından talep edilebileceğini, davacının mevzuat hükümlerine uygun düzenlenmiş evraklarla birlikte başvurup tescilini gerçekleştirmesi gerektiğini, davacının şirket müdürü olarak gereken özeni göstermediğini, hisse devri tescilinin gerçekleştirilmemesindeki hukuki sorumluluk tamamen ona ait olduğunu, davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, hisse devrine ilişkin alınan genel kurul kararının tescili halinde tek ortak değişmiş olacağından ve ortaklardan biri yetkili olmayacağından Kanunun emredici hükümlerine aykırılık oluşturacağını, sicil müdürünün tescil için aranan şartları incelemekle yükümlü bulunduğunu, zorunlu hasım olduklarından taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Grup Turizm İnşaat Pazarlama Tic. Ltd. Şti.; asıl davaya cevap vermemiştir.
3.Davalı birleşen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirketlerde pay devrinin üç aşamalı olduğunu, devir sözleşmesinin noterde yapılması, ortaklar kurulunun devre muvafakatının alınması, devrin pay defterinin tescil edilmesi gerektiğini, davalı şirkete pay defterinin ibrazı konulu tebligata rağmen pay defterinin ibraz edilmediği, Ankara 25. Noterliğinin .... yevmiye numaralı 22.02.2019 tarihli “.... Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile davacının davalı şirketteki hisselerinin tamamını ...'e devrettiği, şirketin 22.02.2019 tarih ve 2019/1 Karar sayılı genel kurul toplantısı ile alınan kararla davacının hisselerinin tamamını devredip ortaklıktan ayrıldığı, hisselerin tamamının ...'e ait olduğu, davacının müdürlüğünün sona erdiği hususlarının kabul edildiği, pay defterinin ilgili sayfası ile devrin ve yeni ortağın pay defterine kaydedildiği, pay defterinin noterce onaylandığı, davacının genel kurul kararı, hisse devir sözleşmesi ve pay defterinin ilgili sayfası ile birlikte davalı ... sicil müdürlüğüne yazılı olarak müracaat ettiği, birleşen dava davalısının açılan davaya cevap vermemekle dava dilekçesi ekindeki hisse devir sözleşmesine ilişkin herhangi bir itiraz getirmediği, devrin esasen noterde yapıldığından devre ilişkin sözleşmenin sıhhatli olarak düzenlendiğinin kabul edildiği, dava dilekçesi ekinde yer alan ticaret sicil müdürlüğünden alınan randevu kaydı, davacının ticaret sicil müdürlüğüne hitaben yazdığı 07.08.2020 tarihli dilekçe ve cevap dilekçesi içeriği gözetildiğinde davacının genel kurul kararının ve hisse devri ile müdürlük yetkisinin kalktığı, tesciline ilişkin talebin yapıldığı, talebin ekine gerekli belgelerin tamamının eklendiği, genel kurul kararının ve hisse devrinin tescili tarihine kadar davacının şirketin yetkili müdürü olduğu, ancak tescil sonrasında temsil yetkisinin üçüncü kişilere karşı sona ereceği, bu durumda talep tarihi itibariyle şirketin yetkili temsilcisi olarak esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesini talep etme yetkisinin davacıda olduğu, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 nci maddesi gereği, ayrılan ortağın da adının paylarla ilgili olarak silinmesini talep edebileceği gerekçesiyle asıl davada, davacının, ... Grup Turizm İnşaat Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerinin tamamının Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarih ve 03476 sayılı limited şirket pay devri sözleşmesi ile devredildiğinin tespiti ile 22.02.2019 tarihli genel kurul kararının ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesine, davalı şirket yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın kabulüne, davacının ... Grup Turizm İnşaat Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerin tamamının Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli 03476 sayılı limited şirket pay devri sözleşmesi başlıklı işlemi ile davalı ...'e devredildiğinin tespitine karar verilmiştir. Davacı vekili, davalı şirket yönünden davasından feragat etmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü istinaf dilekçesinde özetle; kendilene husumet yöneltilemeyeceğini, davacının talebini dava konusu edemeyeceğini, hisse devri/ yetki azlinin tescilini gerçekleştirmesinin yolunu dava yoluyla değil Müdürlüklerine usulüne uygun evraklara başvurmak suretiyle yapabileceğini, bu husustaki talep ret ve tebliğ ettiğinde sicil müdürlüğünün söz konusu kararına karşı mevzuatta belirtilen usule uygun olarak itiraz davası açabileceğini, ancak davacının mevzuata uygunluk taşıyan evrakları sunmadığını, eğer usulünce evrak temini ve başvuru yapılsaydı Müdürlüklerinin zaten tescili gerçekleştireceğini, hisse devrine ilişkin alınan genel kurul kararının tescili halinde tek ortak değişeceğinden ve ortaklardan biri yetkili olmayacağından emredici hükümlere aykırılık oluşturacağı, dava konusu genel kurul kararının 6102 sayılı Kanun’un 623 üncü maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğini, ortaklardan birinin mutlaka yetkili olarak atanması gerektiğini, davacının ortaklardan birinin müdür olarak atandığı genel kurul kararının olduğunu, bu kararın pay defterine işlendiğini, notere onaylattırılmadığını. söz konusu karara ulaşamadığını belirttiğini, yetkili atamasının pay defterine neden ve nasıl işleneceğinin anlaşılamadığını, şirket dosyasının incelenmesi neticesinde de böyle bir karara rastlanmadığını, davacının da bu kararı sunamadığını, hisse devrinin harca tabi tutulduğunu, ödenmeden tescil edilemeyeceğini, zorunlu hasım müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli hisse devir sözleşmesinde, davacıya ait davalı şirketteki 100 payını birleşen dosya davalısına 10.000,00 TL bedel karşılığı hissenin bütün aktif ve pasifiyle devrettiği ve devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin bildirildiği, şirket ortaklar kurulunun 22.02.2019 tarih ve 2019/1 sayılı kararı ile, hisse devrinin şirket pay defterine işlenmesine, davacının şirket müdürlüğünün sona ermesine, hisse devri neticesinde şirketin tek pay sahipli olarak devam etmesine karar verildiği, pay devri sonrası davacının 14.02.2020 tarihli dilekçesi ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurarak adının ticaret sicilinden silinmesini ve gerekli tescil işleminin yapılarak ilanını talep ettiği, cevabi yazıda tescil işlemleri için internet adresindeki belgeler ile müdürlüğe başvurması gerektiğinin belirtildiğini, limited şirket hisse devrinin tespiti ile tescil ve ilanına ilişkin istemli davalarda davalı ... Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olduğu, 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi gereğince, esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulacağı, başvurunun 30 gün içinde yapılmaması halinde ise ayrılan ortağın bu payla ilgili olarak kendi adının silinmesi için ticaret siciline başvurabileceği düzenlemesinin yer aldığı, davacının noterde davalı şirketteki hisselerin birleşen dosya davalısına devrettiği, hisse devrinin şirket genel kurulunca kabul edildiği, şirket hisselerinin genel kurulun kabulü ile birlikte birleşen dosya davalısına geçtiği, hisse devir sözleşmesinde, davacıdan davalı şirketteki hissesini devralan davalının hisse devir sözleşmesinde açıkça devir sözleşmesini davalı şirkete ibraz ederek ticaret sicili müdürlüğünde kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağını kabul ve beyan etmesine rağmen 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi gereğince şirketteki esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için ticaret sicil müdürlüğüne başvurmadığı, davacının başvurusu üzerine davalı ... Sicil Müdürlüğünce 17.02.2020 tarihli yazı ile davalı şirkete hisse devrinin tescil ve ilanı için davet yazısının gönderilmiş ise de, şirket tarafından yapılan bir başvurunun bulunmadığı, 22.02.2019 tarihli devir işleminden sonra birleşen dosya davalısı tarafından da sicil müdürlüğüne yapılan bir başvuru olmadığından 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi uyarınca davacı ayrılan ortağın, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurduğu ve davalı sicil müdürlüğünce devrin tescil ve ilanı yapılmadığından eldeki davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ... Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davanın davalısı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü temyiz dilekçesinde özetle; taraflarına husumet yöneltilen davada Müdürlüklerinin yasal hasımlığının bulunmadığını, ticaret sicil müdürlüklerinin yalnızca tescile dair verilen kararlara karşı 8 gün içerisinde açılan itiraz davalarında ve terkin edilmiş şirkete karşı açılan ek tasfiye/ ihya konulu davalarda yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, ortada ne bir itiraz davasının varlığının görüldüğünü, ne de terkin edilmiş şirkete karşı açılan bir ihya davasının tespit edildiğini, davacının talebini dava konusu edemeyeceğini, hisse devri/ yetki azlinin tescilini gerçekleştirmesinin yolunu dava yoluyla değil Müdürlüklerine usulüne uygun evraklara başvurmak suretiyle yapabileceğini, bu husustaki talep ret ve tebliğ ettiğinde sicil müdürlüğünün söz konusu kararına karşı mevzuatta belirtilen usule uygun olarak itiraz davası açabileceğini, ancak davacının mevzuata uygunluk taşıyan evrakları sunmadığını, eğer usulünce evrak temini ve başvuru yapılsaydı Müdürlüklerinin zaten tescili gerçekleştireceğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 nci maddesi ve 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi gereğince gerçekleşen hisse devrinin tescilini talep etme yetkisi şirketin mevcut müdürü olan davacıya ait olduğunu, hisse devrine ilişkin alınan genel kurul kararının tescili halinde tek ortak değişeceğinden ve ortaklardan biri yetkili olmayacağından emredici hükümlere aykırılık oluşturacağı, dava konusu genel kurul kararının 6102 sayılı Kanun’un 623 üncü maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğini, ortaklardan birinin mutlaka yetkili olarak atanması gerektiğini, davacının ortaklardan birinin müdür olarak atandığı genel kurul kararının olduğunu, bu kararın pay defterine işlendiğini, notere onaylattırılmadığını. söz konusu karara ulaşamadığını belirttiğini, yetkili atamasının pay defterine neden ve nasıl işleneceğinin anlaşılamadığını, şirket dosyasının incelenmesi neticesinde de böyle bir karara rastlanmadığını, davacının da bu kararı sunamadığını, hisse devrinin harca tabi tutulduğunu, tahsil edilmeden tescil edilemeyeceğini, zorunlu hasım müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar asıl davanın davalılarından ... Grup Turizm İnşaat Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'nin genel kurulunda alınan kararın tescil ve ilanı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü, 595 inci ve 598 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3922 E. 2024/5983 K.
Ortak:limited şirket pay devri · limited şirket hisse devri · şirket müdürlüğü · yasal hasım · pay devri · pay sahipliği · ticaret sicili tescili · şirket müdürü · dava şartı
İncelediğiniz karardaNoterliğinin 22.02.2019 tarihli «hisse devir sözleşmesinde», davacıya ait davalı şirketteki 100 payını birleşen dosya davalısına 10.000,00 TL bedel karşılığı hissenin bütün aktif ve pasifiyle devrettiği ve devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin bildirildiği, şirket ortaklar kurulunun 22.02.2019 tarih ve 2019/1 sayılı kararı ile, «hisse devrinin» şirket «pay defterine» işlenmesine, davacının «şirket müdürlüğünün» sona ermesine, hisse devri neticesinde şirketin tek «pay sahipli» olarak devam etmesine karar verildiği, «pay devri» sonrası davacının 14.02.2020 tarihli dilekçesi ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurarak adının ticaret sicilinden silinmesini ve gerekli tescil işleminin yapılarak «ilanını» talep ettiği, cevabi yazıda tescil işlemleri için internet adresindeki belgeler ile müdürlüğe başvurması gerektiğinin belirtildiğini, «limited şirket hisse devrinin» tespiti ile tescil ve ilanına ilişkin istemli davalarda davalı ...
… nde; davacının davalı şirketin tek ortak ve yetkilisi olduğunu, davacının 14.02.2020 tarihli başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde şirket ana sözleşmesinde «hisse devrine» ilişkin bir hüküm bulunmadığının tespit edildiğini, hisse devri işleminin geçerli olabilmesi için gereken şartların tespiti bakımından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, «limited şirketlerde hisse devrinin» anılan Kanun’un 595 inci maddesinde düzenlendiğini, ikinci fıkrasına göre, hisse devrine ilişkin noterden devir sözleşmesi yapıldıktan sonra devrin genel kurulda onaylanması gerektiğini, devrin bu onayla geçerli hale geldiğini, 6102 sayılı Kanun’un 593 ve 594 üncü maddeleri hükümleri gereği de, bu devrin «pay defterine» işlenmesi gerektiğini, bu doğrultuda hisse devrinin tescili için davalı şirkete tescile davet yazısı gönderdiklerini, Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22 nci ve 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi hükümleri gereğince hisse devrinin şirketin mevcut müdürü davacı tarafından talep edilebileceğini, davacının mevzuat hükümlerine uygun düzenlenmiş evraklarla birlikte başvurup tescilini gerçekleştirmesi gerektiğini, davacının «şirket müdürü» olarak gereken özeni göstermediğini, hisse devri tescilinin gerçekleştirilmemesindeki hukuki sorumluluk tamamen ona ait olduğunu, davayı açmasında «hukuki yararının» bulunmadığını, hisse devrine ilişkin alınan genel kurul kararının tescili halinde tek ortak değişmiş olacağından ve ortaklardan biri yetkili olmayacağından Kanunun «emredici» hükümlerine aykırılık oluşturacağını, sicil müdürünün tescil için aranan şartları incelemekle yükümlü bulunduğunu, «zorunlu hasım» olduklarından taraflarına «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yükletilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «limited şirketlerde pay devrinin» üç aşamalı olduğunu, devir sözleşmesinin noterde yapılması, ortaklar kurulunun devre «muvafakatının» alınması, devrin «pay defterinin tescil» edilmesi gerektiğini, davalı şirkete pay defterinin «ibrazı» konulu «tebligata» rağmen pay defterinin ibraz edilmediği, Ankara 25.
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesinin 2020/11 E. sayılı dosyasında 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a (6183 sayılı Kanun) muhalefet isnadıyla ceza dosyası «derdest» edildiğini ve müvekkillerinin vergi dairesince tanzim edilen birçok aleyhe işleme maruz kalmış olduklarını, dava konusu olayda müvekkilleri tarafından, «limited şirketteki» payları yasaya uygun olarak davalıya devredilip, «ortaklar kurulu» kararı ile onaylandıktan sonra «ortaklık sıfatı» ve müvekkili ... yönünden «şirket müdürlüğü» sıfatının ortadan kalktığını iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları mahfuz olmak kaydıyla müvekkillerinin daha evvel davalı ...'a devrettiği paylara ilişkin «pay devrinin» ve ...'ın «şirket müdürü» sıfatının devir tarihi olan 19.01.2017 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sicil Müdürlüğüne 17.06.2020 tarihli dilekçe ile adlarının sicilden silinmesi ve davacı ...'un şirket yetkilisi sıfatının «sicilden terkin» edilerek başvuruya konu devir işleminin sicile tescil edilmesinin talep edildiği, davalı tarafından 26.05.2021 tarihli yazı ile bahse konu hisse devir işleminin re'sen tescil ve «ilan» edilmesi söz konusu olmadığından dolayı şirket adresine ve şirket hisselerine devralan ...'a yazılan davet yazılarının bila tebliği olduğu ve bahse konu «hisse devri» için herhangi bir başvurunun bulunmadığının bildirildiği, böylelikle tescil işleminin tamamlanmadığı, dava ise 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde belirlenen 8 günlük «hak düşürücü süre» içerisinde 02.06.2021 tarihinde açıldığı,Ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer itiraz edebileceği, Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22 nci maddesinde ve 6102 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi gereğince şirket ortağının ise «ilgili sıfatı» bulunmadığı, buna göre davacıların müdürlüğün sona erdiğinin tesciline ilişkin talep yönünden işbu davada aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığından mahkemece davacıların müdürlüğün sona erdiğini teciline ilişkin talep yönünden ilgili sıfatına sahip olmadıklarından işbu davayı açamayacaklarından aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gözetilerek davanın bu talep yönünden «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, ancak davacıların «pay devrinin tescil» ve ilanına ilişkin talep yönünden yapılan değerlendirmede ise; Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında esas sermaye paylarının geçişinin tescili için «şirket müdürlerinin» süresi içinde ilgili müdürlüğe başvuruda bulunmaması halinde ayrılan ortağın, «esas sermaye payının devrine» ilişkin noter onaylı devir sözleşmesini «ibraz» etmek kaydıyla, bu paylarla ilgili olarak adının sicilden silinmesini isteyebileceğinin düzenlendiği, her ne kadar davacılar vekili tarafından 17.06.2020 tarihli dilekçe ile davalıya pay devrinin tescili hususunda başvuruda bulunulduğu ve dilekçe ekinde «limited şirket pay devri» sözleşmesi ve «ortaklar kurulu» kararının yer aldığı yazılmış ise de söz konusu belgelerin asıllarının veya noter onaylı devir sözleşmelerinin davalı sicile ibraz edildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalının istinaf itirazlarının kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, pay devrinin tescil ve ilanına ilişkin talebin esastan reddine, müdürlük «yetkisinin» bulunmadığına tescil ve ilanına ilişkin talebin usulden reddine karar verilmiştir.
No:40/A Etimesgut/ANKARA olduğunu ve tüm bu hususların tescil ve «ilan» edilmesine oy birliği ile karar verildiğini, ancak bahsi geçen devrin ve müdürlük sıfatının şirket paylarının tümünü devralan ve yeni şirket yetkilisi olan ... tarafından Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve ilan ettirilmemesiyle müvekkillerinin «pay sahipliği» ve müvekkili ...'un şirket yetkilisi olma sıfatının «ticaret sicili», vergi dairesi ve sair kurumlarda aktif olarak görünmekte olduğunu, müvekkillerin «pay devrinin tescil» edilmediğini vergi dairesi tarafından re'sen yapılan vergi incelemesi neticesinde öğrendiklerini, devirden sonra tescil işlemini gerçekleştirmeyen davalı ...'ın de …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · esas sermaye payının devri · ilgili sıfatı · esas sermaye payı · ortaklık sıfatı · şirket merkezi mahkemesi · ortaklar kurulu kararı · sicilden terkin
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğüne 17.06.2020 tarihli dilekçe ile adlarının sicilden silinmesi ve davacı ...'un şirket yetkilisi sıfatının «sicilden terkin» edilerek başvuruya konu devir işleminin sicile tescil edilmesinin talep edildiği, davalı tarafından 26.05.2021 tarihli yazı ile bahse konu hisse devir işleminin re'sen tescil ve «ilan» edilmesi söz konusu olmadığından dolayı şirket adresine ve şirket hisselerine devralan ...'a yazılan davet yazılarının bila tebliği olduğu ve bahse konu «hisse devri» için herhangi bir başvurunun bulunmadığının bildirildiği, böylelikle tescil işleminin tamamlanmadığı, dava ise 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde belirlenen 8 günlük «hak düşürücü süre» içerisinde 02.06.2021 tarihinde açıldığı,Ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer itiraz edebileceği, Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22 nci maddesinde ve 6102 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi gereğince şirket ortağının ise «ilgili sıfatı» bulunmadığı, buna göre davacıların müdürlüğün sona erdiğinin tesciline ilişkin talep yönünden işbu davada aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığından mahkemece davacıların müdürlüğün sona erdiğini teciline ilişkin talep yönünden ilgili sıfatına sahip olmadıklarından işbu davayı açamayacaklarından aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gözetilerek davanın bu talep yönünden «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, ancak davacıların «pay devrinin tescil» ve ilanına ilişkin talep yönünden yapılan değerlendirmede ise; Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında esas sermaye paylarının geçişinin tescili için «şirket müdürlerinin» süresi içinde ilgili müdürlüğe başvuruda bulunmaması halinde ayrılan ortağın, «esas sermaye payının devrine» ilişkin noter onaylı devir sözleşmesini «ibraz» etmek kaydıyla, bu paylarla ilgili olarak adının sicilden silinmesini isteyebileceğinin düzenlendiği, her ne kadar davacılar vekili tarafından 17.06.2020 tarihli dilekçe ile davalıya pay devrinin tescili hususunda başvuruda bulunulduğu ve dilekçe ekinde «limited şirket pay devri» sözleşmesi ve «ortaklar kurulu» kararının yer aldığı yazılmış ise de söz konusu belgelerin asıllarının veya noter onaylı devir sözleşmelerinin davalı sicile ibraz edildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalının istinaf itirazlarının kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, pay devrinin tescil ve ilanına ilişkin talebin esastan reddine, müdürlük «yetkisinin» bulunmadığına tescil ve ilanına ilişkin talebin usulden reddine karar verilmiştir.
Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/11 E. sayılı dosyasında 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a (6183 sayılı Kanun) muhalefet isnadıyla ceza dosyası «derdest» edildiğini ve müvekkillerinin vergi dairesince tanzim edilen birçok aleyhe işleme maruz kalmış olduklarını, dava konusu olayda müvekkilleri tarafından, «limited şirketteki» payları yasaya uygun olarak davalıya devredilip, «ortaklar kurulu» kararı ile onaylandıktan sonra «ortaklık sıfatı» ve müvekkili ... yönünden «şirket müdürlüğü» sıfatının ortadan kalktığını iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları mahfuz olmak kaydıyla müvekkillerinin daha evvel davalı ...'a devrettiği paylara ilişkin «pay devrinin» ve ...'ın «şirket müdürü» sıfatının devir tarihi olan 19.01.2017 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «ortaklık sıfatının» ve müdürlüğün sona erdiğinin tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti. nezdindeki paylarının tamamını davalı ...'a devrederek 19.01.2017 ortaklıktan çekildiklerini, mezkur devrin 19.01.2017 tarih ve 2017/1 numaralı Ortaklar Kurulu Kararı ile «hisse devri» sonucu şirketin mevcut 2.000 «payının» tamamının ...'a devredildiğini, şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdürü olarak ...'ın atandığını, «şirket merkezinin» Alsancak Mah.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11993 E. 2018/3579 K.
Ortak:limited şirket hisse devri · ticaret sicili tescili · şirket müdürü · hisse devri · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · limited şirket · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nde; davacının davalı şirketin tek ortak ve yetkilisi olduğunu, davacının 14.02.2020 tarihli başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde şirket ana sözleşmesinde «hisse devrine» ilişkin bir hüküm bulunmadığının tespit edildiğini, hisse devri işleminin geçerli olabilmesi için gereken şartların tespiti bakımından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, «limited şirketlerde hisse devrinin» anılan Kanun’un 595 inci maddesinde düzenlendiğini, ikinci fıkrasına göre, hisse devrine ilişkin noterden devir sözleşmesi yapıldıktan sonra devrin genel kurulda onaylanması gerektiğini, devrin bu onayla geçerli hale geldiğini, 6102 sayılı Kanun’un 593 ve 594 üncü maddeleri hükümleri gereği de, bu devrin «pay defterine» işlenmesi gerektiğini, bu doğrultuda hisse devrinin tescili için davalı şirkete tescile davet yazısı gönderdiklerini, Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22 nci ve 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi hükümleri gereğince hisse devrinin şirketin mevcut müdürü davacı tarafından talep edilebileceğini, davacının mevzuat hükümlerine uygun düzenlenmiş evraklarla birlikte başvurup tescilini gerçekleştirmesi gerektiğini, davacının «şirket müdürü» olarak gereken özeni göstermediğini, hisse devri tescilinin gerçekleştirilmemesindeki hukuki sorumluluk tamamen ona ait olduğunu, davayı açmasında «hukuki yararının» bulunmadığını, hisse devrine ilişkin alınan genel kurul kararının tescili halinde tek ortak değişmiş olacağından ve ortaklardan biri yetkili olmayacağından Kanunun «emredici» hükümlerine aykırılık oluşturacağını, sicil müdürünün tescil için aranan şartları incelemekle yükümlü bulunduğunu, «zorunlu hasım» olduklarından taraflarına «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yükletilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Noterliğinin 22.02.2019 tarihli «hisse devir sözleşmesinde», davacıya ait davalı şirketteki 100 payını birleşen dosya davalısına 10.000,00 TL bedel karşılığı hissenin bütün aktif ve pasifiyle devrettiği ve devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin bildirildiği, şirket ortaklar kurulunun 22.02.2019 tarih ve 2019/1 sayılı kararı ile, «hisse devrinin» şirket «pay defterine» işlenmesine, davacının «şirket müdürlüğünün» sona ermesine, hisse devri neticesinde şirketin tek «pay sahipli» olarak devam etmesine karar verildiği, «pay devri» sonrası davacının 14.02.2020 tarihli dilekçesi ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurarak adının ticaret sicilinden silinmesini ve gerekli tescil işleminin yapılarak «ilanını» talep ettiği, cevabi yazıda tescil işlemleri için internet adresindeki belgeler ile müdürlüğe başvurması gerektiğinin belirtildiğini, «limited şirket hisse devrinin» tespiti ile tescil ve ilanına ilişkin istemli davalarda davalı ...
… vacının hisselerinin tamamını devredip ortaklıktan ayrıldığı, hisselerin tamamının ...'e ait olduğu, davacının müdürlüğünün sona erdiği hususlarının kabul edildiği, «pay defterinin» ilgili sayfası ile devrin ve yeni ortağın pay defterine kaydedildiği, pay defterinin noterce onaylandığı, davacının genel kurul kararı, «hisse devir sözleşmesi» ve pay defterinin ilgili sayfası ile birlikte davalı ... sicil müdürlüğüne yazılı olarak müracaat ettiği, birleşen dava davalısının açılan davaya cevap vermemekle dava dilekçesi ekindeki hisse devir sözleşmesine ilişkin herhangi bir itiraz getirmediği, devrin esasen noterde yapıldığından devre ilişkin sözleşmenin sıhhatli olarak düzenlendiğinin kabul edildiği, dava dilekçesi ekinde yer alan «ticaret sicil müdürlüğünden» alınan randevu «kaydı», davacının ticaret sicil müdürlüğüne hitaben yazdığı 07.08.2020 tarihli dilekçe ve cevap dilekçesi içeriği gözetildiğinde davacının genel kurul kararının ve «hisse devri» ile müdürlük «yetkisinin» kalktığı, tesciline ilişkin talebin yapıldığı, talebin ekine gerekli belgelerin tamamının eklendiği, genel kurul kararının ve hisse devrinin tescili tarihine kadar davacının şirketin yetkili müdürü olduğu, ancak tescil sonrasında «temsil» yetkisinin üçüncü kişilere karşı sona ereceği, bu durumda talep tarihi itibariyle şirketin yetkili temsilcisi olarak esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil ed …
Benzer bu karardaDevir tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nin 520. maddesi uyarınca; «limited şirketlerde hisse devrinin» gerçekleşmesi için ilk olarak, «hisse devir sözleşmesinin» yazılı olması ve imzaların Noter tarafından «tasdik» edilmesi, ikinci olarak, devir işleminin Ortaklar Kurulu kararıyla kabul edilmesi ve «son» olarak «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Dava, «limited şirkette hisse devrinin» tespiti, sicile tescili ve «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'nin 598/2. maddesi gereğince, «şirket müdürü» tarafından tescil yaptırılmaması halinde ayrılan ortağın adının silinmesi için «ticaret siciline» başvurabileceği, Yasa'nın bu hükmüne göre, davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığı, hukuki yarar olmasının dava şartı olduğu, dava şartının bulunmaması gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · tasdik kararı · usulden reddi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDevir tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nin 520. maddesi uyarınca; «limited şirketlerde hisse devrinin» gerçekleşmesi için ilk olarak, «hisse devir sözleşmesinin» yazılı olması ve imzaların Noter tarafından «tasdik» edilmesi, ikinci olarak, devir işleminin Ortaklar Kurulu kararıyla kabul edilmesi ve «son» olarak «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'nin 598/2. maddesi gereğince, «şirket müdürü» tarafından tescil yaptırılmaması halinde ayrılan ortağın adının silinmesi için «ticaret siciline» başvurabileceği, Yasa'nın bu hükmüne göre, davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığı, hukuki yarar olmasının dava şartı olduğu, dava şartının bulunmaması gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «idari işlem» niteliğinde olan «ticaret siciline tescil» işlemi için mahkemece hüküm kurulamayacak olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda bu üç işlem de gerçekleştiğine göre, davacının «hisse devrinin» tespiti talebi yönünden, «hukuki yararın» var olduğu gözetilerek tespite karar verilmesi gerekirken bu talep bakımından da davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2709 E. , 2024/5317 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1067 Esas, 2023/20 Karar
BİRLEŞEN ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/777 E. SAYILI DOSYASINDA
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/333 E., 2022/248 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının tescil ve ilanı davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın davalı şirket yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sicil Müdürlüğü yönünden kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketteki 100 paya ayrılmış hisselerinin tamamını Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli sözleşme ile ...’e devrettiğini, devre ve temsilciliğinin sona erdiğine dair genel kurul kararının da aynı gün alındığını, devrin pay defterine işlendiğini, ancak davalı şirketin bunları ticaret sicilde tescil ve ilan ettirmediğini, müvekkilinin 14.02.2020 tarihinde gerekli tescil işlemlerinin yapılması için davalı idareye başvurduğunu, davalı idarenin Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi uyarınca tescil başvurusu yapmakla yükümlü kişilerin otuz gün içinde başvuruda bulunmak veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispata çağırmak için şirket adresine gönderdiği tebligatın ulaşmaması üzerine müvekkiline gerekli belgelerle birlikte başvurması gerektiğini bildirdiğini, davacının başvurusuna rağmen yeni kanuni temsilci seçildiğine dair karar alınmadığı gerekçesiyle talebin davalı idarece reddedildiğini, şirket adına yeni müdür atanmasına dair 22.02.2019 tarihli karar da alınmışsa da notere onaylatılmaması, defter ve belgelerin müvekkilinde olmaması sebebiyle bu karara ulaşamadıklarını ileri sürerek davacının ...
Grup Turizm İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerinin tamamının Ankara 25.Noterliğinin 22.02.2019 tarih ve 03476 sayılı pay devir sözleşmesi ile devredilmesi ile kanuni temsilcilik görevinin sona erdiğine ilişkin 22.02.2019 tarihli genel kurul kararının ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Grup Turizm İnşaat Paz. Tic. Ltd. Şti. 100 paya ayrılmış hisselerinin tamamını Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli sözleşme ile davalıya devrettiğini, devre ve temsilciliğinin sona erdiğine dair genel kurul kararının da aynı gün alındığını, devrin pay defterine işlendiğini, ancak şirketin bunları ticaret sicilde tescil ve ilan ettirmediğini, müvekkilinin 14.02.2020 tarihinde gerekli tescil işlemlerinin yapılması için davalı idareye başvurduğunu, davalı idarenin Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi uyarınca tescil başvurusu yapmakla yükümlü kişilerin otuz gün içinde başvuruda bulunmak veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispata çağırmak için şirket adresine gönderdiği tebligatın ulaşmaması üzerine müvekkiline gerekli belgelerle birlikte başvurması gerektiğini bildirdiğini, davacının başvurusuna rağmen yeni kanuni temsilci seçildiğine dair karar alınmadığı gerekçesiyle talebin davalı idarece reddedildiğini, şirket adına yeni müdür atanmasına dair 22.02.2019 tarihli karar da alınmışsa da notere onaylatılmaması, defter ve belgelerin müvekkilinde olmaması sebebiyle bu karara ulaşamadıklarını ileri sürerek davacının ...
Grup Turizm İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerinin tamamının Ankara 25.Noterliğinin 22.02.2019 tarih ve 03476 sayılı pay devir sözleşmesi ile devredilmesi ile kanuni temsilcilik görevinin sona erdiğine ilişkin 22.02.2019 tarihli genel kurul kararının ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının davalı şirketin tek ortak ve yetkilisi olduğunu, davacının 14.02.2020 tarihli başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde şirket ana sözleşmesinde hisse devrine ilişkin bir hüküm bulunmadığının tespit edildiğini, hisse devri işleminin geçerli olabilmesi için gereken şartların tespiti bakımından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, limited şirketlerde hisse devrinin anılan Kanun’un 595 inci maddesinde düzenlendiğini, ikinci fıkrasına göre, hisse devrine ilişkin noterden devir sözleşmesi yapıldıktan sonra devrin genel kurulda onaylanması gerektiğini, devrin bu onayla geçerli hale geldiğini, 6102 sayılı Kanun’un 593 ve 594 üncü maddeleri hükümleri gereği de, bu devrin pay defterine işlenmesi gerektiğini, bu doğrultuda hisse devrinin tescili için davalı şirkete tescile davet yazısı gönderdiklerini, Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22 nci ve 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi hükümleri gereğince hisse devrinin şirketin mevcut müdürü davacı tarafından talep edilebileceğini, davacının mevzuat hükümlerine uygun düzenlenmiş evraklarla birlikte başvurup tescilini gerçekleştirmesi gerektiğini, davacının şirket müdürü olarak gereken özeni göstermediğini, hisse devri tescilinin gerçekleştirilmemesindeki hukuki sorumluluk tamamen ona ait olduğunu, davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, hisse devrine ilişkin alınan genel kurul kararının tescili halinde tek ortak değişmiş olacağından ve ortaklardan biri yetkili olmayacağından Kanunun emredici hükümlerine aykırılık oluşturacağını, sicil müdürünün tescil için aranan şartları incelemekle yükümlü bulunduğunu, zorunlu hasım olduklarından taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Grup Turizm İnşaat Pazarlama Tic. Ltd. Şti.; asıl davaya cevap vermemiştir.
3.Davalı birleşen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirketlerde pay devrinin üç aşamalı olduğunu, devir sözleşmesinin noterde yapılması, ortaklar kurulunun devre muvafakatının alınması, devrin pay defterinin tescil edilmesi gerektiğini, davalı şirkete pay defterinin ibrazı konulu tebligata rağmen pay defterinin ibraz edilmediği, Ankara 25. Noterliğinin .... yevmiye numaralı 22.02.2019 tarihli “.... Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile davacının davalı şirketteki hisselerinin tamamını ...'e devrettiği, şirketin 22.02.2019 tarih ve 2019/1 Karar sayılı genel kurul toplantısı ile alınan kararla davacının hisselerinin tamamını devredip ortaklıktan ayrıldığı, hisselerin tamamının ...'e ait olduğu, davacının müdürlüğünün sona erdiği hususlarının kabul edildiği, pay defterinin ilgili sayfası ile devrin ve yeni ortağın pay defterine kaydedildiği, pay defterinin noterce onaylandığı, davacının genel kurul kararı, hisse devir sözleşmesi ve pay defterinin ilgili sayfası ile birlikte davalı ...
sicil müdürlüğüne yazılı olarak müracaat ettiği, birleşen dava davalısının açılan davaya cevap vermemekle dava dilekçesi ekindeki hisse devir sözleşmesine ilişkin herhangi bir itiraz getirmediği, devrin esasen noterde yapıldığından devre ilişkin sözleşmenin sıhhatli olarak düzenlendiğinin kabul edildiği, dava dilekçesi ekinde yer alan ticaret sicil müdürlüğünden alınan randevu kaydı, davacının ticaret sicil müdürlüğüne hitaben yazdığı 07.08.2020 tarihli dilekçe ve cevap dilekçesi içeriği gözetildiğinde davacının genel kurul kararının ve hisse devri ile müdürlük yetkisinin kalktığı, tesciline ilişkin talebin yapıldığı, talebin ekine gerekli belgelerin tamamının eklendiği, genel kurul kararının ve hisse devrinin tescili tarihine kadar davacının şirketin yetkili müdürü olduğu, ancak tescil sonrasında temsil yetkisinin üçüncü kişilere karşı sona ereceği, bu durumda talep tarihi itibariyle şirketin yetkili temsilcisi olarak esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesini talep etme yetkisinin davacıda olduğu, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 nci maddesi gereği, ayrılan ortağın da adının paylarla ilgili olarak silinmesini talep edebileceği gerekçesiyle asıl davada, davacının, ...
Grup Turizm İnşaat Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerinin tamamının Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarih ve 03476 sayılı limited şirket pay devri sözleşmesi ile devredildiğinin tespiti ile 22.02.2019 tarihli genel kurul kararının ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesine, davalı şirket yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın kabulüne, davacının ... Grup Turizm İnşaat Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan hisselerin tamamının Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli 03476 sayılı limited şirket pay devri sözleşmesi başlıklı işlemi ile davalı ...'e devredildiğinin tespitine karar verilmiştir. Davacı vekili, davalı şirket yönünden davasından feragat etmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü istinaf dilekçesinde özetle; kendilene husumet yöneltilemeyeceğini, davacının talebini dava konusu edemeyeceğini, hisse devri/ yetki azlinin tescilini gerçekleştirmesinin yolunu dava yoluyla değil Müdürlüklerine usulüne uygun evraklara başvurmak suretiyle yapabileceğini, bu husustaki talep ret ve tebliğ ettiğinde sicil müdürlüğünün söz konusu kararına karşı mevzuatta belirtilen usule uygun olarak itiraz davası açabileceğini, ancak davacının mevzuata uygunluk taşıyan evrakları sunmadığını, eğer usulünce evrak temini ve başvuru yapılsaydı Müdürlüklerinin zaten tescili gerçekleştireceğini, hisse devrine ilişkin alınan genel kurul kararının tescili halinde tek ortak değişeceğinden ve ortaklardan biri yetkili olmayacağından emredici hükümlere aykırılık oluşturacağı, dava konusu genel kurul kararının 6102 sayılı Kanun’un 623 üncü maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğini, ortaklardan birinin mutlaka yetkili olarak atanması gerektiğini, davacının ortaklardan birinin müdür olarak atandığı genel kurul kararının olduğunu, bu kararın pay defterine işlendiğini, notere onaylattırılmadığını.
söz konusu karara ulaşamadığını belirttiğini, yetkili atamasının pay defterine neden ve nasıl işleneceğinin anlaşılamadığını, şirket dosyasının incelenmesi neticesinde de böyle bir karara rastlanmadığını, davacının da bu kararı sunamadığını, hisse devrinin harca tabi tutulduğunu, ödenmeden tescil edilemeyeceğini, zorunlu hasım müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 25. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli hisse devir sözleşmesinde, davacıya ait davalı şirketteki 100 payını birleşen dosya davalısına 10.000,00 TL bedel karşılığı hissenin bütün aktif ve pasifiyle devrettiği ve devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin bildirildiği, şirket ortaklar kurulunun 22.02.2019 tarih ve 2019/1 sayılı kararı ile, hisse devrinin şirket pay defterine işlenmesine, davacının şirket müdürlüğünün sona ermesine, hisse devri neticesinde şirketin tek pay sahipli olarak devam etmesine karar verildiği, pay devri sonrası davacının 14.02.2020 tarihli dilekçesi ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurarak adının ticaret sicilinden silinmesini ve gerekli tescil işleminin yapılarak ilanını talep ettiği, cevabi yazıda tescil işlemleri için internet adresindeki belgeler ile müdürlüğe başvurması gerektiğinin belirtildiğini, limited şirket hisse devrinin tespiti ile tescil ve ilanına ilişkin istemli davalarda davalı ...
Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olduğu, 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi gereğince, esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulacağı, başvurunun 30 gün içinde yapılmaması halinde ise ayrılan ortağın bu payla ilgili olarak kendi adının silinmesi için ticaret siciline başvurabileceği düzenlemesinin yer aldığı, davacının noterde davalı şirketteki hisselerin birleşen dosya davalısına devrettiği, hisse devrinin şirket genel kurulunca kabul edildiği, şirket hisselerinin genel kurulun kabulü ile birlikte birleşen dosya davalısına geçtiği, hisse devir sözleşmesinde, davacıdan davalı şirketteki hissesini devralan davalının hisse devir sözleşmesinde açıkça devir sözleşmesini davalı şirkete ibraz ederek ticaret sicili müdürlüğünde kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağını kabul ve beyan etmesine rağmen 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi gereğince şirketteki esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için ticaret sicil müdürlüğüne başvurmadığı, davacının başvurusu üzerine davalı ...
Sicil Müdürlüğünce 17.02.2020 tarihli yazı ile davalı şirkete hisse devrinin tescil ve ilanı için davet yazısının gönderilmiş ise de, şirket tarafından yapılan bir başvurunun bulunmadığı, 22.02.2019 tarihli devir işleminden sonra birleşen dosya davalısı tarafından da sicil müdürlüğüne yapılan bir başvuru olmadığından 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi uyarınca davacı ayrılan ortağın, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurduğu ve davalı sicil müdürlüğünce devrin tescil ve ilanı yapılmadığından eldeki davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ... Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davanın davalısı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü temyiz dilekçesinde özetle; taraflarına husumet yöneltilen davada Müdürlüklerinin yasal hasımlığının bulunmadığını, ticaret sicil müdürlüklerinin yalnızca tescile dair verilen kararlara karşı 8 gün içerisinde açılan itiraz davalarında ve terkin edilmiş şirkete karşı açılan ek tasfiye/ ihya konulu davalarda yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, ortada ne bir itiraz davasının varlığının görüldüğünü, ne de terkin edilmiş şirkete karşı açılan bir ihya davasının tespit edildiğini, davacının talebini dava konusu edemeyeceğini, hisse devri/ yetki azlinin tescilini gerçekleştirmesinin yolunu dava yoluyla değil Müdürlüklerine usulüne uygun evraklara başvurmak suretiyle yapabileceğini, bu husustaki talep ret ve tebliğ ettiğinde sicil müdürlüğünün söz konusu kararına karşı mevzuatta belirtilen usule uygun olarak itiraz davası açabileceğini, ancak davacının mevzuata uygunluk taşıyan evrakları sunmadığını, eğer usulünce evrak temini ve başvuru yapılsaydı Müdürlüklerinin zaten tescili gerçekleştireceğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22 nci maddesi ve 6102 sayılı Kanun’un 598 inci maddesi gereğince gerçekleşen hisse devrinin tescilini talep etme yetkisi şirketin mevcut müdürü olan davacıya ait olduğunu, hisse devrine ilişkin alınan genel kurul kararının tescili halinde tek ortak değişeceğinden ve ortaklardan biri yetkili olmayacağından emredici hükümlere aykırılık oluşturacağı, dava konusu genel kurul kararının 6102 sayılı Kanun’un 623 üncü maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğini, ortaklardan birinin mutlaka yetkili olarak atanması gerektiğini, davacının ortaklardan birinin müdür olarak atandığı genel kurul kararının olduğunu, bu kararın pay defterine işlendiğini, notere onaylattırılmadığını.
söz konusu karara ulaşamadığını belirttiğini, yetkili atamasının pay defterine neden ve nasıl işleneceğinin anlaşılamadığını, şirket dosyasının incelenmesi neticesinde de böyle bir karara rastlanmadığını, davacının da bu kararı sunamadığını, hisse devrinin harca tabi tutulduğunu, tahsil edilmeden tescil edilemeyeceğini, zorunlu hasım müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar asıl davanın davalılarından ... Grup Turizm İnşaat Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'nin genel kurulunda alınan kararın tescil ve ilanı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü, 595 inci ve 598 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davalılarından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130517300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz