6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2705 E. 2024/5208 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisiz temsil hak ediş faturaya itiraz ticari temerrüt faizi yapılandırma protokolü esnaf ihtirazi kayıt yemin delili ispat külfeti yemin hizmet sözleşmesi taşıma sözleşmesi vade protokol temerrüt faizi esastan ret yetki geçersizlik yetkisizlik kararı dava sebebi yükleten (shipper) temerrüt temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 47 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/379 E., 2022/556 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, mülkiyeti kendisine ait olan Özel Halk Otobüsü ile Kayseri sınırları içerisinde yolcu taşımacılığı yaptığını, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Toplu Taşıma Yönetmeliği 34 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı şirkete devredilen yetki ile aynı Yönetmeliğin 33 üncü maddesi gereğince taşıma sözleşmesi yapmak üzere müvekkilini temsil için vekâletname çıkartılarak vekil sıfatıyla Kayseri Otobüsçüler Esnaf Odası Başkanını yetkilendirdiğini, Oda ile davalı arasında 10.05.2017 tarihli Yolcu Taşımacılığı Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile Özel Halk Otobüsü sahiplerinin hak edişlerinin nasıl hesaplanıp ne şekilde ödeneceğinin düzenlendiğini, akabinde birçok ek sözleşme ile hesaba esas bedellerin yeniden değerlendirilerek düzenlemeler yapıldığını, ancak Oda Yönetimi ile davalı şirket arasında 07.01.2020 tarihli ek sözleşme imzalandığını, imzalanan bu sözleşme ile müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, Oda Yönetimine 07.01.2020 tarihli ek sözleşmeyi yapması için vekâletname verilmediğini, davalı şirketin bu durumu bile bile Oda yönetimi ile sözleşme imzaladığını, sözleşmenin mücbir sebebe dayanarak revize edildiği hususunun gerçeği yansıtmadığını, 10.05.2017 tarihli sözleşmeye istinaden ödenmesi gereken bazı kalemlerin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik toplan 350,00 TL alacaklarının vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmelerin Oda ile imzalandığını, imzalanan sözleşmelerden 01.08.2017 tarihli sözleşmenin maddelerine göre sözleşmenin bağlayıcılığı için üyelik yahut vekâletname ilişkisinin arandığını, Oda Yönetimince davacıdan vekâlet alınmadan sözleşme yapıldığı yönündeki iddianın tarafların iç ilişkisine ait bir husus olduğunu, usulsüzlük var ise davanın Odaya yönetilmesi gerektiğini, davacının Oda Yönetimini azlettiği yahut vekâleten bağlı olmadığına ilişkin bir beyanı taraflarına sunmadığını, yapılan ek protokolün 01.08.2017 tarihli ek protokole uygun olduğunu, davacı tarafın faydalandığı 27.08.2019 tarihli ek sözleşmenin de davacı tarafından yetkilendirilmediği iddia olunan kişi tarafından imzalandığını, davacının istememesi halinde dava konusu protokolden de faydalanmamasının mümkün olduğunu, davacının itiraz etmeksizin bu protokole dayalı ödemeleri aldığını, davacı beyanlarının asılsız olduğunu, dava konusu protokolün oda üyelerinin mağdur olmaması için yapıldığını, müvekkilinin oda ile davacı arasında aradığı tek vekâletin ödemelere ilişkin olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı şirketin üyesi yahut 10.05.2017 tarihli sözleşmenin 20 nci maddesi gereğince vekâlet vereni olduğu, anılan sözleşme gereğince davacının da dava konusu ek protokolden sorumlu olduğu, işbu ek protokole göre düzenlenmiş hak edişlerin davacı tarafça ihtirazi kayıtsız kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir tüzel kişinin değil gerçek kişinin temsilci olarak atandığını, atanan kişinin ise işbu ek protokolü yapma yetkisi bulunmadığını, zira bu sözleşmenin artış için yapılmadığını, davalı şirketin Belediyenin kendilerine verdikleri yetkiyi herkese karşı eşit şekilde kullanmadıklarını, yapılan kesintilerin usule uygun olup olmadığının denetlenmediğini, rapora itirazlarının karşılanmadığını, müvekkillerinin pandemi döneminde faturaya itiraz gibi ekonomik güçlerinin bulunmadığını, mahkemenin dava konusu vekâletnameleri getirtmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya davacının dava dışı oda yönetimine verdiği temsil yetkisini geri aldığı ve sınırlandırdığına ilişkin şirkete yöneltilmiş bir beyanı olduğuna dair bir delil sunulmadığı, davacının faturalar tanzim ederek tahsilat yaptığı, tahsilat belgelerinde ve faturalarda herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği, davacının somut olayda zarar uğradığını bu zararın yetkisiz temsilci ile temsilcinin yetkisiz olduğunu bilerek işlem yapan davalının kusurlu eylemleri ile neden olduğunu ispat külfeti altında olup davacının dosyaya bu yönde deliller sunmadığı, istinaf talepleri arasında açıkça yemin delilinin hatırlatılmadığı yönünde bir istinafının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yetkisiz temsilci tarafından imzalanan sözleşmenin geçersizliği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 42 ve 47 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7385 E. 2024/3475 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2706 E. 2024/5808 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7386 E. 2024/3515 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2701 E. 2024/5558 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2705 E.  ,  2024/5208 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1939 Esas, 2022/1936 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/379 E., 2022/556 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, mülkiyeti kendisine ait olan Özel Halk Otobüsü ile Kayseri sınırları içerisinde yolcu taşımacılığı yaptığını, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Toplu Taşıma Yönetmeliği 34 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı şirkete devredilen yetki ile aynı Yönetmeliğin 33 üncü maddesi gereğince taşıma sözleşmesi yapmak üzere müvekkilini temsil için vekâletname çıkartılarak vekil sıfatıyla Kayseri Otobüsçüler Esnaf Odası Başkanını yetkilendirdiğini, Oda ile davalı arasında 10.05.2017 tarihli Yolcu Taşımacılığı Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile Özel Halk Otobüsü sahiplerinin hak edişlerinin nasıl hesaplanıp ne şekilde ödeneceğinin düzenlendiğini, akabinde birçok ek sözleşme ile hesaba esas bedellerin yeniden değerlendirilerek düzenlemeler yapıldığını, ancak Oda Yönetimi ile davalı şirket arasında 07.01.2020 tarihli ek sözleşme imzalandığını, imzalanan bu sözleşme ile müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, Oda Yönetimine 07.01.2020 tarihli ek sözleşmeyi yapması için vekâletname verilmediğini, davalı şirketin bu durumu bile bile Oda yönetimi ile sözleşme imzaladığını, sözleşmenin mücbir sebebe dayanarak revize edildiği hususunun gerçeği yansıtmadığını, 10.05.2017 tarihli sözleşmeye istinaden ödenmesi gereken bazı kalemlerin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik toplan 350,00 TL alacaklarının vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmelerin Oda ile imzalandığını, imzalanan sözleşmelerden 01.08.2017 tarihli sözleşmenin maddelerine göre sözleşmenin bağlayıcılığı için üyelik yahut vekâletname ilişkisinin arandığını, Oda Yönetimince davacıdan vekâlet alınmadan sözleşme yapıldığı yönündeki iddianın tarafların iç ilişkisine ait bir husus olduğunu, usulsüzlük var ise davanın Odaya yönetilmesi gerektiğini, davacının Oda Yönetimini azlettiği yahut vekâleten bağlı olmadığına ilişkin bir beyanı taraflarına sunmadığını, yapılan ek protokolün 01.08.2017 tarihli ek protokole uygun olduğunu, davacı tarafın faydalandığı 27.08.2019 tarihli ek sözleşmenin de davacı tarafından yetkilendirilmediği iddia olunan kişi tarafından imzalandığını, davacının istememesi halinde dava konusu protokolden de faydalanmamasının mümkün olduğunu, davacının itiraz etmeksizin bu protokole dayalı ödemeleri aldığını, davacı beyanlarının asılsız olduğunu, dava konusu protokolün oda üyelerinin mağdur olmaması için yapıldığını, müvekkilinin oda ile davacı arasında aradığı tek vekâletin ödemelere ilişkin olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı şirketin üyesi yahut 10.05.2017 tarihli sözleşmenin 20 nci maddesi gereğince vekâlet vereni olduğu, anılan sözleşme gereğince davacının da dava konusu ek protokolden sorumlu olduğu, işbu ek protokole göre düzenlenmiş hak edişlerin davacı tarafça ihtirazi kayıtsız kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir tüzel kişinin değil gerçek kişinin temsilci olarak atandığını, atanan kişinin ise işbu ek protokolü yapma yetkisi bulunmadığını, zira bu sözleşmenin artış için yapılmadığını, davalı şirketin Belediyenin kendilerine verdikleri yetkiyi herkese karşı eşit şekilde kullanmadıklarını, yapılan kesintilerin usule uygun olup olmadığının denetlenmediğini, rapora itirazlarının karşılanmadığını, müvekkillerinin pandemi döneminde faturaya itiraz gibi ekonomik güçlerinin bulunmadığını, mahkemenin dava konusu vekâletnameleri getirtmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya davacının dava dışı oda yönetimine verdiği temsil yetkisini geri aldığı ve sınırlandırdığına ilişkin şirkete yöneltilmiş bir beyanı olduğuna dair bir delil sunulmadığı, davacının faturalar tanzim ederek tahsilat yaptığı, tahsilat belgelerinde ve faturalarda herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği, davacının somut olayda zarar uğradığını bu zararın yetkisiz temsilci ile temsilcinin yetkisiz olduğunu bilerek işlem yapan davalının kusurlu eylemleri ile neden olduğunu ispat külfeti altında olup davacının dosyaya bu yönde deliller sunmadığı, istinaf talepleri arasında açıkça yemin delilinin hatırlatılmadığı yönünde bir istinafının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yetkisiz temsilci tarafından imzalanan sözleşmenin geçersizliği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 42 ve 47 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130448900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.