YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5746 E. 2024/2058 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/178 E., 2020/67 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından bu yana ticaret unvanı da olan DERİMOD markasını kullandığını, "MOOD" ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/103567 sayılı "i love mood" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi gibi algılanabileceğini, marka kapsamlarındaki emtianın da benzer olduğunu, müvekkili markalarının giyim sektöründe tanınmış marka seviyesine ulaştıklarını, davalı gerçek kişinin "MOOD" markasının tanınmışlığını kullanarak bir marka yaratma çabasında olduğunu, başvurunun tescili halinde davalı gerçek kişinin, müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, yine müvekkili markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, "Mood" kelimesinin ruh halini yansıtmak için kullanıldığını ve tek bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının da farklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MOOD" ibareli markalar arasında, davalı markasının tescilli olduğu 35 inci sınıfın tamamı bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının "MOOD" markasına ilişkin tanınmışlık iddiasını ispatlayamadığı, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararın iptaline, davalı adına tescilli 2016/103567 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun kelime, şekil ve renk unsurlarından oluşan özgün bir kompozisyona sahip olduğunu, bu hali ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katıldığını, "mood" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili başvurusunda vurgunun "i love" ibaresi üzerinde toplandığını, bütünsel olarak bıraktığı izlenimin farklı olduğunu, tarafların hitap ettikleri tüketici kesiminin de farklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "i love mood" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 99/019774 sayılı "MOOD" ibareli ve 2007/69220 sayılı "MOOD BY DERİMOD" ibareli markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuruda, davacının belirtilen markalarının asli unsurunu oluşturan "mood" ibaresinin, "ilove" ibaresinden farklı renklerle yazılarak öne çıkarıldığı gibi anlamsal olarak da başvurudaki vurgunun "mood" ibaresi üzerinde toplandığı, davalıların anılan ibarenin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğuna ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Meni ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3184 E. 2023/7531 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… arkalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuruda, davacının belirtilen markalarının asli unsurunu oluşturan "mood" ibaresinin, "ilove" ibaresinden farklı renklerle yazılarak öne çıkarıldığı gibi anlamsal olarak da başvurudaki vurgunun "mood" ibaresi üzerinde toplandığı, davalıların anılan ibarenin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğuna ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından bu yana «ticaret unvanı» da olan DERİMOD markasını kullandığını, "MOOD" ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/103567 sayılı "i love mood" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi gibi algılanabileceğini, marka kapsamlarındaki emtianın da benzer ol …
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, "Mood" kelimesinin ruh halini yansıtmak için kullanıldığını ve tek bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının da farklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… urusundan önce tescilsiz olarak kullandığının belirlendiği, her iki slogan üzerinde davacı lehine öncelik doğduğu, ibarelerin yabancı dilde sözcükler olarak ... bir «ayırt edicilik» taşıdığı, dolayısıyla davacının kendisine ait sosyal medya hesaplarında 09.04.2016 ve 01.02.2016 tarihlerinde kulanmımlarını yayına koyduğu, buna rağmen davalının 26.05.2016 tarihinde marka tescil konusu yaptığı, ibarelerin dava konusu marka içinde esas unsur niteliği taşıdığı, davacının konusu markayla ilgili olarak 43. sınıf cafe yiyecek içecek hizmetleri bakınımından önceliği olduğu, dava konusu markanın ise 29, 30 ve 35. sınıflar bakımından tescilli olduğu, "kahve, kakao; kahve ve kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler" emtiasının 43. sınıf ile bağlantılı görüldüğü, davalının bu marka tescilini elde etme konusunda iyi niyetli olmadığı, davalı tescilsiz markayı hukuka aykırı bir tescil elde ederek kullandığından «haksız rekabet» oluştuğu, bu bakımından hesaplanan 2.647,89 TL «maddi tazminatın» somut olaya, hayatın olağan akışına uygun olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalı eyleminin marka ihlali ve haksız rekabet oluşturd …
… e "chose your mood" slogan markalarının ayırt edici ve esas unsurunun "mood in your cup" ve "chose your mood" ibareleri olup işitsel ve görsel olarak benzer olduğu, «iltibas» yarattığı, davacının kahve, çay, içecek, kafeterya vb. ürün satışı ve hizmetiyle iştigal ettiği, davalının markasının tescilli olduğu 43. sınıf kapsamındaki "Yiyecek içecek sağlanması hizmetleri" açısından aynı, 29, 30 ve 35. sınıf yönünden ise benzer hizmetler kapsamında kaldığı, davacının kullanımının markasal kullanım niteliği taşıdığı, davalı ile davacının aynı alanda faaliyet gösterdiği ve işyerlerinin birbirine yakınlığı ve davalının redle sonuçlanan önceki tescilleri de dikkate alındığında davacının dava konusu ... slogan markayı oluşturduğu, marka üzerinde ... hak sahibi olduğu, davalının marka kullanımının ve tescilinin kötü niyetli olduğu, bilirkişi tarafından davacı şirketin vergi «beyannamesine» yansıyan net gelirine göre «maddi tazminatın» belirlendiği, hükmedilen maddi tazminat ihlalin niteliği, boyutu, süresi dikkate alındığında sonucu itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun'un) 50 nci maddesi ve devamı hükümlerine göre makul ve «hakkaniyet» uygun bulunduğu, manevi tazminat miktarının da dosya kapsamına, zararın ağırlığına ve hakkaniyet ilkesine uygun bulunduğu, davacının marka tescil başvurusuna itira …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · ba beyannamesi · hakkaniyet · kâr kaybı · kötü niyet · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… rka başvurusunda bulunarak marka tescilini gerçekleştirdiğini, davalının müvekkilinin markasından yararlanma kastıyla hareket ettiğini, eyleminin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, davalının müvekkilinin markalarını içeren 2016/26378, 2016/34158 nolu slogan marka başvurularının daha önce müvekkilinin itirazları üzerine reddedildiğini, davalının müvekkilinin ofisine çok yakın bir konumda olup kötü niyetli hareket ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesini, davalı adına kayıtlı 2016/46939 nolu markanın hükümsüzlüğüne, terkinine, lisans bedeline göre 5.000,00 TL «kazanç kaybı», 5.000,00 TL «maddi tazminat», 20.000,00 TL'de manevi tazminata ticari faiziyle karar verilmesini talep etmiştir.
… e "chose your mood" slogan markalarının ayırt edici ve esas unsurunun "mood in your cup" ve "chose your mood" ibareleri olup işitsel ve görsel olarak benzer olduğu, «iltibas» yarattığı, davacının kahve, çay, içecek, kafeterya vb. ürün satışı ve hizmetiyle iştigal ettiği, davalının markasının tescilli olduğu 43. sınıf kapsamındaki "Yiyecek içecek sağlanması hizmetleri" açısından aynı, 29, 30 ve 35. sınıf yönünden ise benzer hizmetler kapsamında kaldığı, davacının kullanımının markasal kullanım niteliği taşıdığı, davalı ile davacının aynı alanda faaliyet gösterdiği ve işyerlerinin birbirine yakınlığı ve davalının redle sonuçlanan önceki tescilleri de dikkate alındığında davacının dava konusu ... slogan markayı oluşturduğu, marka üzerinde ... hak sahibi olduğu, davalının marka kullanımının ve tescilinin kötü niyetli olduğu, bilirkişi tarafından davacı şirketin vergi «beyannamesine» yansıyan net gelirine göre «maddi tazminatın» belirlendiği, hükmedilen maddi tazminat ihlalin niteliği, boyutu, süresi dikkate alındığında sonucu itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun'un) 50 nci maddesi ve devamı hükümlerine göre makul ve «hakkaniyet» uygun bulunduğu, manevi tazminat miktarının da dosya kapsamına, zararın ağırlığına ve hakkaniyet ilkesine uygun bulunduğu, davacının marka tescil başvurusuna itira …
… urusundan önce tescilsiz olarak kullandığının belirlendiği, her iki slogan üzerinde davacı lehine öncelik doğduğu, ibarelerin yabancı dilde sözcükler olarak ... bir «ayırt edicilik» taşıdığı, dolayısıyla davacının kendisine ait sosyal medya hesaplarında 09.04.2016 ve 01.02.2016 tarihlerinde kulanmımlarını yayına koyduğu, buna rağmen davalının 26.05.2016 tarihinde marka tescil konusu yaptığı, ibarelerin dava konusu marka içinde esas unsur niteliği taşıdığı, davacının konusu markayla ilgili olarak 43. sınıf cafe yiyecek içecek hizmetleri bakınımından önceliği olduğu, dava konusu markanın ise 29, 30 ve 35. sınıflar bakımından tescilli olduğu, "kahve, kakao; kahve ve kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler" emtiasının 43. sınıf ile bağlantılı görüldüğü, davalının bu marka tescilini elde etme konusunda iyi niyetli olmadığı, davalı tescilsiz markayı hukuka aykırı bir tescil elde ederek kullandığından «haksız rekabet» oluştuğu, bu bakımından hesaplanan 2.647,89 TL «maddi tazminatın» somut olaya, hayatın olağan akışına uygun olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalı eyleminin marka ihlali ve haksız rekabet oluşturd …
… your mood” markasını aleni olarak ilk kez müvekkilinin kullandığını, bilirkişinin lisans yöntemine göre yaptığı hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının iddia ettiği «kazanç kaybı» için davacı şirketin mali kayıtlarının incelenmediğini, davacının marka tescil belgesi üst yazısının tebliğinden birkaç ... sonra dava açmakla kötü niyetli hareket …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3133 E. 2019/4443 K.
Ortak:ticaret unvanı · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından bu yana «ticaret unvanı» da olan DERİMOD markasını kullandığını, "MOOD" ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/103567 sayılı "i love mood" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi gibi algılanabileceğini, marka kapsamlarındaki emtianın da benzer ol …
… arkalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuruda, davacının belirtilen markalarının asli unsurunu oluşturan "mood" ibaresinin, "ilove" ibaresinden farklı renklerle yazılarak öne çıkarıldığı gibi anlamsal olarak da başvurudaki vurgunun "mood" ibaresi üzerinde toplandığı, davalıların anılan ibarenin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğuna ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, "Mood" kelimesinin ruh halini yansıtmak için kullanıldığını ve tek bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının da farklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaBu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede davalı markasındaki “SAADET” ibaresinin davacının «ticaret unvanına» işaret ettiği, ana unsurun “MELLOVE” ibaresi olduğu, “LOVE” ibaresinin de 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesi anlamında markalar arasındaki ilişkilendirme ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde davalı başvuru markasına «ayırt edicilik» katmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca dava konusu davalı markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaİltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/610 E. 2023/3964 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… arkalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuruda, davacının belirtilen markalarının asli unsurunu oluşturan "mood" ibaresinin, "ilove" ibaresinden farklı renklerle yazılarak öne çıkarıldığı gibi anlamsal olarak da başvurudaki vurgunun "mood" ibaresi üzerinde toplandığı, davalıların anılan ibarenin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğuna ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından bu yana «ticaret unvanı» da olan DERİMOD markasını kullandığını, "MOOD" ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/103567 sayılı "i love mood" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi gibi algılanabileceğini, marka kapsamlarındaki emtianın da benzer ol …
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, "Mood" kelimesinin ruh halini yansıtmak için kullanıldığını ve tek bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının da farklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… duğunu ve markasının tescilli olduğunu, davalı taraf adına tescilli 2015/58961 sayılı "Rodi Eyewear" ibareli markanın müvekkilinin "RODİ" esas unsurlu markaları ile «iltibas» yaratacak kadar benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili markalarının seri markası izlenimi uyandırdığını, davalının "Rodi" markasının sahibi izlenimi verdiğin …
… esas unsurları, görünüşleri, verdikleri genel izlenim, söylenişleri, şekilleri ve kullandıkları hizmetler açısından oldukça farklı olduklarını ve markalar arasında «iltibas» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… r kısım by şeklinde yabancı sözcükler kullanmak suretiyle ürettiği kelimeler bir bütün halinde bakıldığında davacı markasının tanınmışlığından yararlanmaya yönelik, «ayırt edicilik» sağlamayan ve «ortalama tüketici» nezlinde seri marka imajı yaratan bir kullanım olduğu, markaların aynı işletmeden gelen benzer marka imajı uyandırdığı, karıştırılma ve benzetme ihtimali söz konus …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · iflas · taşıyan
Benzer bu kararda… ile davalı markasının tescilli olduğu 09. sınıfta emtia grubu ile davacı markasının tanınmış olduğu giysi ürünlerinin birbiri ile ilgisiz emtia grubu olmadığı, aynı «ortalama tüketici» kitlesine hitap ettikleri, birçok tekstil firmasının kendi markasını «taşıyan» güneş gözlüğü ürünleri de üreterek sattığı, ürünler farklı olsa bile, gözlük aksesuarı ile giysi ürünlerinin benzer ihtiyaçları giderdiği, aralarında bağlantı bulu …
… r kısım by şeklinde yabancı sözcükler kullanmak suretiyle ürettiği kelimeler bir bütün halinde bakıldığında davacı markasının tanınmışlığından yararlanmaya yönelik, «ayırt edicilik» sağlamayan ve «ortalama tüketici» nezlinde seri marka imajı yaratan bir kullanım olduğu, markaların aynı işletmeden gelen benzer marka imajı uyandırdığı, karıştırılma ve benzetme ihtimali söz konus …
… tikleri müşteri çevresinin aynı olmadığını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 ve 8 inci maddesi anlamında bir «iltibas» söz konusu olmadığını, davalı müvekkilinin «iflasını» vermiş davacı şirkete ait bir markayı tescil ettirerek kendisine üstün yarar sağlamak için kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırıl …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2413 E. 2025/862 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından bu yana «ticaret unvanı» da olan DERİMOD markasını kullandığını, "MOOD" ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/103567 sayılı "i love mood" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi gibi algılanabileceğini, marka kapsamlarındaki emtianın da benzer ol …
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, "Mood" kelimesinin ruh halini yansıtmak için kullanıldığını ve tek bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının da farklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… arkalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuruda, davacının belirtilen markalarının asli unsurunu oluşturan "mood" ibaresinin, "ilove" ibaresinden farklı renklerle yazılarak öne çıkarıldığı gibi anlamsal olarak da başvurudaki vurgunun "mood" ibaresi üzerinde toplandığı, davalıların anılan ibarenin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğuna ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını ve «hukuki yarar» bulunmadığını, uyuşmazlığa konu davacının herhangi bir «tescilli tasarımının» bulunmadığını, anonimleşmiş tasarımlar üzerinde tescil başvurusunun mümkün olmadığını, müvekkilinin tescilli markaları belli olup, davacının tescilli markasıyla ayniyet ya da «iltibas» içerecek herhangi bir unsur ihtiva etmediğini ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Love" ibareli markalar arasında «iltibas» bulunmadığı, yine dava tarihi itibariyle davacı adına tescilli herhangi bir ambalaj tasarımı bulunmadığı, bu durumda davacının marka ve tasarım haklarına tecavüze ilişkin talebinin yerinde görülmediği, diğer taraftan davalının "..." ismini verdiği ambalaj tasarımı ile davacının "...
Love" ibareli markalar arasında «iltibas» bulunmadığı bu nedenle markaya tecavüz yönündeki istemlerin reddinin gerektiği yönündeki Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» iddiası yönünden; davacının tasarımlarının tescilli olmadığı, davacı tarafın «tescilsiz tasarım» hakkına dayalı olarak 6102 sayılı TTK 54.maddesine göre haksız rekabet isteminde bulunduğu anlaşılıyorsa da; davacının bu tasarımları ilk kez kendisinin piyasaya sunduğunu, bu tasarımlar üzerinde hak sahibi olduğuna dair dosya kapsamına delil sunulmadığı gibi, davalı tarafça ürünler üzerinde kendi markasının kullanılarak satış yapıldığı, davalı ürün tasarımlarının ayırt edici hale getirildiği, haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı, kaldı ki davacı tarafça tazminat taleplerinin 556 sayılı KHK'nın 64.maddesi ve 554 sayılı KHK'nın 50 ve 52.maddelerine dayandırıldığı, İlk Derece Mahkemesince haksız rekabet hükümlerine dayanılarak tazminata hükmedilmesinin de yerinde olmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme duruşması · tescilsiz tasarım · ticari faiz · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, 19.12.2016 tarihli ön «inceleme duruşma» tutanağında «uyuşmazlık konusu», hem «marka hakkına tecavüz» bulunup bulunmadığı hem de «haksız rekabet» oluşup oluşmadığı şeklinde saptanmıştır.
… kkili gibi ıslak mendiller üzerinde aynı renk, resen ve ambalajlarda üretme ve piyasaya sürmek suretiyle müvekkilinin marka ve tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu ve bu durumun müvekkilini aynı zamanda maddi ve manevi zararlara uğrattığını ileri sürerek müvekkilinin marka ve tasarım haklarına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, bu suretle üretilen ve ithal edilen ürünler ile bu ürünlerin üretiminde kullanılan makine ve teçhizata el konularak imhasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin «ilanını» talep etmiş, 23.09.2019 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 50.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını ve «hukuki yarar» bulunmadığını, uyuşmazlığa konu davacının herhangi bir «tescilli tasarımının» bulunmadığını, anonimleşmiş tasarımlar üzerinde tescil başvurusunun mümkün olmadığını, müvekkilinin tescilli markaları belli olup, davacının tescilli markasıyla ayniyet ya da «iltibas» içerecek herhangi bir unsur ihtiva etmediğini ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Love" ibareli markalar arasında «iltibas» bulunmadığı bu nedenle markaya tecavüz yönündeki istemlerin reddinin gerektiği yönündeki Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» iddiası yönünden; davacının tasarımlarının tescilli olmadığı, davacı tarafın «tescilsiz tasarım» hakkına dayalı olarak 6102 sayılı TTK 54.maddesine göre haksız rekabet isteminde bulunduğu anlaşılıyorsa da; davacının bu tasarımları ilk kez kendisinin piyasaya sunduğunu, bu tasarımlar üzerinde hak sahibi olduğuna dair dosya kapsamına delil sunulmadığı gibi, davalı tarafça ürünler üzerinde kendi markasının kullanılarak satış yapıldığı, davalı ürün tasarımlarının ayırt edici hale getirildiği, haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı, kaldı ki davacı tarafça tazminat taleplerinin 556 sayılı KHK'nın 64.maddesi ve 554 sayılı KHK'nın 50 ve 52.maddelerine dayandırıldığı, İlk Derece Mahkemesince haksız rekabet hükümlerine dayanılarak tazminata hükmedilmesinin de yerinde olmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5746 E. , 2024/2058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1270 Esas, 2022/777 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/178 E., 2020/67 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından bu yana ticaret unvanı da olan DERİMOD markasını kullandığını, "MOOD" ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/103567 sayılı "i love mood" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi gibi algılanabileceğini, marka kapsamlarındaki emtianın da benzer olduğunu, müvekkili markalarının giyim sektöründe tanınmış marka seviyesine ulaştıklarını, davalı gerçek kişinin "MOOD" markasının tanınmışlığını kullanarak bir marka yaratma çabasında olduğunu, başvurunun tescili halinde davalı gerçek kişinin, müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, yine müvekkili markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, "Mood" kelimesinin ruh halini yansıtmak için kullanıldığını ve tek bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının da farklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MOOD" ibareli markalar arasında, davalı markasının tescilli olduğu 35 inci sınıfın tamamı bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının "MOOD" markasına ilişkin tanınmışlık iddiasını ispatlayamadığı, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararın iptaline, davalı adına tescilli 2016/103567 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun kelime, şekil ve renk unsurlarından oluşan özgün bir kompozisyona sahip olduğunu, bu hali ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katıldığını, "mood" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili başvurusunda vurgunun "i love" ibaresi üzerinde toplandığını, bütünsel olarak bıraktığı izlenimin farklı olduğunu, tarafların hitap ettikleri tüketici kesiminin de farklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "i love mood" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 99/019774 sayılı "MOOD" ibareli ve 2007/69220 sayılı "MOOD BY DERİMOD" ibareli markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuruda, davacının belirtilen markalarının asli unsurunu oluşturan "mood" ibaresinin, "ilove" ibaresinden farklı renklerle yazılarak öne çıkarıldığı gibi anlamsal olarak da başvurudaki vurgunun "mood" ibaresi üzerinde toplandığı, davalıların anılan ibarenin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğuna ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124675200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz