Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3124 E. 2024/965 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibarın zedelenmesi↗ delil niteliği↗ ticari itibar↗ müktesep hak↗ tescilsiz tasarım↗ bedelsizlik↗ vekâlet ücreti↗ ticari faiz↗ yargılama giderleri↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ihbar↗ maddi ve manevi tazminat↗ yargılama gideri↗ fatura↗ ıslah↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/233 E., 2018/226 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, ref'i, maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ankara'da 1970 yılından beri mobilya tasarım, üretim ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini ve kendine has çizgilerle tasarladığı ve ürettiği mobilyaların 2016/05932 no'lu tasarım tescili belgesi ile korunduğunu, müvekkili ile davalı şirketin mağazalarının çok yakın olduğunu ve çevredeki iş yeri sahiplerinin ihbarı ile davalı tarafından müvekkilinin ürünlerinin aynısının üretim ve satışının yapıldığını öğrendiklerini, bu durumun Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/21 Değişik iş dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, zararın tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikten davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 10.000,00 TL'Ye yükseltmiş ve alacağa tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sadece satış mağazası şeklinde faaliyet gösterdiğini, davacı ürününün müvekkili tarafından üretilmediğini, söz konusu ürünün benzerlerinin bir çok mağazada satılmakta olduğunu, tasarımın davacıya ait bulunduğunu bilebilecek durumda olmadığını, ayrıca dava konusu ürünler arasında farklılıklar bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2018 tarih, 2017/233 E. ve 2018/226 K. sayılı kararıyla; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzer gösterdiği, ancak tespit konusu ürünlerin dava dışı As Oda Mobilya Ltd. Şti. tarafından üretilmiş olduğu ve anılan şirket adına 09.12.2016 tarihinden itibaren 2016/08163 sayı ile tescilli bulunduğu, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu tasarımların ise başvuru tarihinin 02.09.2016 olduğu, yani dava dışı As Oda Mobilya Ltd. Şti.'nin tasarımının, başvuru tarihine göre 3 ay öncesine ait bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 155 inci maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına tescilli 2016/05932 sayılı tasarım hakkına davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının işyerinde teslim alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 625,00 TL maddi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2020 tarih, 2018/1985 E. ve 2020/149 K. sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın, davacının adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, davalının işyerinde teslim alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.500,00 TL maddi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.05.2022 tarih, 2020/1455 E. ve 2022/4194 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, ancak somut olayda davalının fiili kullanımına dayanak yaptığı tescilli tasarımının başvuru tarihinin, davacının tescilli tasarımının başvuru tarihinden sonraki bir tarih olmakla, davalının kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın 6769 sayılı Kanunun 155 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, eylemlerin tecavüz teşkil ettiğini ortadan kaldırmaz ise de; tescilli tasarımların birbirine olan benzerliği, taraflar arasındaki ilişkiler ve yakınlık, tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığı gibi hususlar göz önüne alınarak davalının, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı veya önceki tasarımı bilebilecek durumda olup olmadığı hususunun tespit edilerek, maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından değendirilme yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aynı semtte, birbirine yakın adreslerde ve aynı sektörde faaliyet gösteren ve her ikisi de yurt içi ve yurt dışı ölçekte satışlar yapan tarafların, birbirlerinin tasarımlarından haberdar olmadıklarının söylenemeyeceğinin kabul edildiği, bilirkişi raporundaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davalının, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olduğu veya önceki tasarımı bilebilecek durumda bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacının adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, davalının işyerinde teslim alınıp yeddiemin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.500,00 TL maddi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönünden; ürünlerin konsinye olarak bedelsiz alındığının gözetilerek tazminatın ürünlerin satış bedelinden hesap edilmesi gerekirken, 5.000,00 TL lik delil niteliği olmayan bir kağıda itibar edilerek 2.500,00 TL tazminata hükmedilmesinin hukuk düzeni ile bağdaşmayacağını, söz konusu yazılı belgenin dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, süresi içerisinde delil olarak sunulmadığını, bilirkişilerce bu belgenin delil olarak incelemeye dahil edildiğini, belgenin her zaman düzenlenebilecek bir belge olup fatura niteliğinde olmadığını, ıslah dilekçesi yönünden maddi tazminata karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat yönünden; davalı yanın satıştan elde ettiği kârın fazla miktarda olması, müvekkile ait ürünleri satarak kendi reklamını yapmış olması, diğer ürünlerinin de satışını arttırması nedenleri bir arada gözetilerek yıllarca edinilen bilgi birikimin, harcanan emek ve mesaininde taklit edilerek menfaat sağlanmış olması, ticari itibarının zedelenmiş olması nedeniyle manevi tazminat miktarının daha yüksek tutulması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen hususların irdelenmediğini, adreslerinin yakın olduğu gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, zira tüm mobilya mağazalarının adreslerinin birbirine yakın olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirketin haberi olduğu yönünde beyanda bulunulmamışken bilirkişilerin beyanının hukuka aykırı olduğunu, davacı tasarımı ile dava dışı 2016/08163 sayılı tescilli tasarımın benzer olmasında müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, teşhir olarak aldığı dava dışı firmaya ait tescilli ürünler nedeniyle davacının tasarıma tecavüz edildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu ürünleri tasarım sahibinin izni ile mağazada bulundurduğunu, davacı ile dava dışı şirkete ait tasarımları arasındaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin cezalandırılamayacağını, iki katı maddi tazminatın hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı yapılamayacağını, zira davacının mali ve ekonomik durumunda ilişkin bir tespit yapılmaksızın fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminatlar için 30.05.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tecavüzün tespiti, maddi, manevi tazminat için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin, karar verilen tazminat miktarlarının iki katı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesince müvekkilin temyizi üzerine duruşma açılmışken duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden tarafları lehine usulü müktesep hak oluşmuşken davacı lehine 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen miktarın 7.500,00 TL olmasına karşın taraflarına 4.910,00 TL vekâlet ücreti verilmesi gerekirken 2.500,00 TL verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ıslah ile birlikte toplam tazminat talebinin 60.000,00 TL olmasına karşın kabul edilen miktarın 7.500,00 TL olduğu, yargılama giderinin 1/8 oranında paylaştırılması gerekirken 1/3 oranından paylaştırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, ref'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 155 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6993 E. 2022/1144 K.
Ortak:delil niteliği · tescilsiz tasarım · ticari faiz · maddi ve manevi tazminat
İncelediğiniz kararda… dan müvekkil şirketin haberi olduğu yönünde beyanda bulunulmamışken bilirkişilerin beyanının hukuka aykırı olduğunu, davacı tasarımı ile dava dışı 2016/08163 sayılı «tescilli tasarımın» benzer olmasında müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, teşhir olarak aldığı dava dışı firmaya ait tescilli ürünler nedeniyle davacının tasarıma tecavüz edildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu ürünleri tasarım sahibinin izni ile mağazada bulundurduğunu, davacı ile dava dışı şirkete ait tasarımları arasındaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin cezalandırılamayacağını, iki katı «maddi tazminatın» hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı yapılamayacağını, zira davacının mali ve ekonomik durumunda ilişkin bir tespit yapılmaksızın fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminatlar için 30.05.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tecavüzün tespiti, «maddi, manevi tazminat» için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin, karar verilen tazminat miktarlarının iki katı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesince müvekkilin temyizi üzerine duruşma açılmışken duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücreti yönünden tarafları lehine usulü «müktesep hak» oluşmuşken davacı lehine 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen miktarın 7.500,00 TL olmasına karşın taraflarına 4.910,00 TL vekâlet ücreti verilmesi gerekirken 2.500,00 TL verilmesinin hatalı olduğunu, davacının «ıslah» ile birlikte toplam tazminat talebinin 60.000,00 TL olmasına karşın kabul edilen miktarın 7.500,00 TL olduğu, «yargılama giderinin» 1/8 oranında paylaştırılması gerekirken 1/3 oranından paylaştırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… unun tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, zararın tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikten davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.05.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 10.000,00 TL'Ye yükseltmiş ve alacağa tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasını istemiştir.
… 2/4194 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, ancak somut olayda davalının fiili kullanımına dayanak yaptığı «tescilli tasarımının» başvuru tarihinin, davacının tescilli tasarımının başvuru tarihinden sonraki bir tarih olmakla, davalının kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın 6769 sayılı Kanunun 155 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, eylemlerin tecavüz teşkil ettiğini ortadan kaldırmaz ise de; tescilli tasarımların birbirine olan benzerliği, taraflar arasındaki ilişkiler ve yakınlık, tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığı gibi hususlar göz önüne alınarak davalının, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı veya önceki tasarımı bilebilecek durumda olup olmadığı hususunun tespit edilerek, maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından değendirilme yapılması gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulmasına karar veri …
Benzer bu kararda… cede aynı olduğu, davacının talebinin 6769 sayılı Kanun'un 151/2-b maddesi uyarınca "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" olduğu, davacının «ticari defterleri» ve dayanağı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini teyit etmesi nedeni ile HMK'nın 222. maddesi gereğince «delil niteliğinde» olabileceği, ancak davacının dava dilekçesinde ifade ettiği modelde mobilya üretimi adedi konusunda bir tespit yapılamadığı, İnegöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20 …
… avacı adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarıma tecavüz nedeni ile 57,11 TL maddi 1.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı ile dava dışı şirket arasında bir üretim anlaşmasının olduğu ve davalının üretiminin dava dışı firma adına «tescilli tasarıma» uygun üretildiği, davalının somut olaydaki kusurunun kasıt derecesinde olmadığı, somut olayda ihmal bulunup bulunmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, tasarım tescillerinin araştırılması yönünde davalının, iş yerinde tespit edilen ürünleri, dava dışı AS Oda Mobilya’ya ait tasarım tesciline konu ürüne uygun olarak ürettiği, yani davalının kendisinden beklenileni yaptığı, ürettiği mobilyanın tasarım tescil belgesini kontrol ettiği ve üretimini uygun yaptığı, bunun haricinde davalıya bu tasarıma benzeyen tasarım olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yüklenemeyeceği, davacının tasarım tescil başvurusunun dava dışı firmanınkinden 3 ay öncesine ait olduğu, davalının üzerine düşen ve kendisinden beklenilen tüm davranışları yerine getirdiği, bunun aksinin ispatına ilişkin bir delilin de dosyada bulunmadığı gerekçeleriyle «kusuru» bulunmayan davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulamayacağına ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başv …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · üçüncü kişi · def'i · ticari defter · kusur · e-defter
Benzer bu kararda… cede aynı olduğu, davacının talebinin 6769 sayılı Kanun'un 151/2-b maddesi uyarınca "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" olduğu, davacının «ticari defterleri» ve dayanağı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini teyit etmesi nedeni ile HMK'nın 222. maddesi gereğince «delil niteliğinde» olabileceği, ancak davacının dava dilekçesinde ifade ettiği modelde mobilya üretimi adedi konusunda bir tespit yapılamadığı, İnegöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20 …
Mahkemece «derdest» bulunan hükümsüzlük davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, «kusuru» bulunmayan davalının maddi ve manevi tazminatla sorumlu tutulmayacağına karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı ile dava dışı şirket arasında bir üretim anlaşmasının olduğu ve davalının üretiminin dava dışı firma adına «tescilli tasarıma» uygun üretildiği, davalının somut olaydaki kusurunun kasıt derecesinde olmadığı, somut olayda ihmal bulunup bulunmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, tasarım tescillerinin araştırılması yönünde davalının, iş yerinde tespit edilen ürünleri, dava dışı AS Oda Mobilya’ya ait tasarım tesciline konu ürüne uygun olarak ürettiği, yani davalının kendisinden beklenileni yaptığı, ürettiği mobilyanın tasarım tescil belgesini kontrol ettiği ve üretimini uygun yaptığı, bunun haricinde davalıya bu tasarıma benzeyen tasarım olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yüklenemeyeceği, davacının tasarım tescil başvurusunun dava dışı firmanınkinden 3 ay öncesine ait olduğu, davalının üzerine düşen ve kendisinden beklenilen tüm davranışları yerine getirdiği, bunun aksinin ispatına ilişkin bir delilin de dosyada bulunmadığı gerekçeleriyle «kusuru» bulunmayan davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulamayacağına ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başv …
Davalının bu savunması Bölge Adliye Mahkemesince Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 155. maddesi ile düzenlenen önceki hakların etkisi gerekçe gösterilerek dikkate alınmışsa da; bu hükümle bizzat sonraki «tescilli tasarımın» sahibinin sonraki tescilden kaynaklı «def»’i hakkını tecavüz davasında ileri süremeyeceği düzenlenmiştir.
-
Tasarım hükümsüzlüğü | Tasarım hakkına tecavüzün meni | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/464 E. 2024/4085 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ticari faiz · ihbar · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… dan müvekkil şirketin haberi olduğu yönünde beyanda bulunulmamışken bilirkişilerin beyanının hukuka aykırı olduğunu, davacı tasarımı ile dava dışı 2016/08163 sayılı «tescilli tasarımın» benzer olmasında müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, teşhir olarak aldığı dava dışı firmaya ait tescilli ürünler nedeniyle davacının tasarıma tecavüz edildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu ürünleri tasarım sahibinin izni ile mağazada bulundurduğunu, davacı ile dava dışı şirkete ait tasarımları arasındaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin cezalandırılamayacağını, iki katı «maddi tazminatın» hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı yapılamayacağını, zira davacının mali ve ekonomik durumunda ilişkin bir tespit yapılmaksızın fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminatlar için 30.05.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tecavüzün tespiti, «maddi, manevi tazminat» için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin, karar verilen tazminat miktarlarının iki katı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesince müvekkilin temyizi üzerine duruşma açılmışken duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücreti yönünden tarafları lehine usulü «müktesep hak» oluşmuşken davacı lehine 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen miktarın 7.500,00 TL olmasına karşın taraflarına 4.910,00 TL vekâlet ücreti verilmesi gerekirken 2.500,00 TL verilmesinin hatalı olduğunu, davacının «ıslah» ile birlikte toplam tazminat talebinin 60.000,00 TL olmasına karşın kabul edilen miktarın 7.500,00 TL olduğu, «yargılama giderinin» 1/8 oranında paylaştırılması gerekirken 1/3 oranından paylaştırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… unun tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, zararın tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikten davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.05.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 10.000,00 TL'Ye yükseltmiş ve alacağa tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasını istemiştir.
… ilyaların 2016/05932 no'lu tasarım tescili belgesi ile korunduğunu, müvekkili ile davalı şirketin mağazalarının çok yakın olduğunu ve çevredeki iş yeri sahiplerinin «ihbarı» ile davalı tarafından müvekkilinin ürünlerinin aynısının üretim ve satışının yapıldığını öğrendiklerini, bu durumun Ankara 2.
Benzer bu karardaŞti.'ye ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünlerin sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 - 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen Atirez Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, «maddi tazminatın» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca belirlenmesinin uygun olacağı, birleşen 2018/270 Esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile 2017/320 asıl dosyada açılan davanın kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/08163/1 ve 2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, 2017/320 Esas sayılı dosyada karşı davanın reddine, birleşen 2017/326 Esas sayılı dosyada açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinden takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın 24.05. …
… ici nitelik koşullarını sağlamadıkları, 2016/05932 1-2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğünü gerektirecek hususların oluşmadığı, karşı davacı tarafından dava konusu «tescilli tasarımlar» açısından yenilik ve «ayırt edicilik» kırıcı şeklinde karşı delil olarak ileri sürülen kataloğun davacıya ait 2016/05932 tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinden önce basılıp basılmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişilerce internet ortamında yapılan araştırmada davacı-karşı davalıya ait tescilli tasarımının aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzer herhangi bir tasarımın başvuru tarihinden önce yayınlanmadığının belirlendiği, karşı davada tasarım tecavüzü açısından davacı-karşı davalının bu tasarımı söylenen şekilde üretmekte olduğunun ve davalı-karşı davacının 2016/08163 numaralı tasarımını, davacı-karşı davalının dalgalı platformlu ürününden daha önce kamuya sunduğu yönünde bir ispatının bulunmadığı, davalı ...Firmasının ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünleri sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen Atirez Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, belirlenen tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bulunduğu, birleşen 2018/270 esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/45 değişik iş dosyası ile «delil tespiti» yapıldığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Kanun'un 151/1 ve 151/2-b maddelerine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın tespit tarihi olan 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili 05.11.2019 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL «maddi tazminat» talebini 3.114,98 TL olacak şekilde 2.114,98 TL arttırmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · delil tespiti · vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · sicilden terkin · hakkaniyet · tespit davası · tazminat davası
Benzer bu karardaŞti.'ye ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünlerin sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 - 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen Atirez Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, «maddi tazminatın» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca belirlenmesinin uygun olacağı, birleşen 2018/270 Esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile 2017/320 asıl dosyada açılan davanın kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/08163/1 ve 2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, 2017/320 Esas sayılı dosyada karşı davanın reddine, birleşen 2017/326 Esas sayılı dosyada açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinden takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın 24.05. …
… üzlük koşullarının oluştuğu hususlarını kanıtlamak üzere 2011-2012 tarihli katalogu sunduğunu, mahkemenin bu kataloğa itibar etmeme gerekçesinin yerinde olmadığını, «bilirkişi incelemelerinin» eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkile «ihbar olunan» «tazminat davalarının» iş bu hükümsüzlük davaları ile birleştirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ici nitelik koşullarını sağlamadıkları, 2016/05932 1-2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğünü gerektirecek hususların oluşmadığı, karşı davacı tarafından dava konusu «tescilli tasarımlar» açısından yenilik ve «ayırt edicilik» kırıcı şeklinde karşı delil olarak ileri sürülen kataloğun davacıya ait 2016/05932 tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinden önce basılıp basılmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişilerce internet ortamında yapılan araştırmada davacı-karşı davalıya ait tescilli tasarımının aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzer herhangi bir tasarımın başvuru tarihinden önce yayınlanmadığının belirlendiği, karşı davada tasarım tecavüzü açısından davacı-karşı davalının bu tasarımı söylenen şekilde üretmekte olduğunun ve davalı-karşı davacının 2016/08163 numaralı tasarımını, davacı-karşı davalının dalgalı platformlu ürününden daha önce kamuya sunduğu yönünde bir ispatının bulunmadığı, davalı ...Firmasının ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünleri sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen Atirez Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, belirlenen tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bulunduğu, birleşen 2018/270 esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… k tasarımlarının, karşı yan taraftan hiçbir değişiklik yapılmaksızın taklit edilmek suretiyle web sitesinde sergilendiğini, fiili olarak davalının adresinde yapılan «tespitte davaya» konu olan ürüne rastlanmadığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca maddi zararının tespitine, 149/1-ç ve 150 maddeleri uyarınca 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini ve kararın «ilanına» karar verilmesini dava etmiştir.
-
Tasarım hükümsüzlüğü | Tasarım hakkına tecavüzün meni | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/464 E. 2024/4085 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ticari faiz · ihbar · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… dan müvekkil şirketin haberi olduğu yönünde beyanda bulunulmamışken bilirkişilerin beyanının hukuka aykırı olduğunu, davacı tasarımı ile dava dışı 2016/08163 sayılı «tescilli tasarımın» benzer olmasında müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, teşhir olarak aldığı dava dışı firmaya ait tescilli ürünler nedeniyle davacının tasarıma tecavüz edildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu ürünleri tasarım sahibinin izni ile mağazada bulundurduğunu, davacı ile dava dışı şirkete ait tasarımları arasındaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin cezalandırılamayacağını, iki katı «maddi tazminatın» hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı yapılamayacağını, zira davacının mali ve ekonomik durumunda ilişkin bir tespit yapılmaksızın fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminatlar için 30.05.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tecavüzün tespiti, «maddi, manevi tazminat» için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin, karar verilen tazminat miktarlarının iki katı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesince müvekkilin temyizi üzerine duruşma açılmışken duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücreti yönünden tarafları lehine usulü «müktesep hak» oluşmuşken davacı lehine 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen miktarın 7.500,00 TL olmasına karşın taraflarına 4.910,00 TL vekâlet ücreti verilmesi gerekirken 2.500,00 TL verilmesinin hatalı olduğunu, davacının «ıslah» ile birlikte toplam tazminat talebinin 60.000,00 TL olmasına karşın kabul edilen miktarın 7.500,00 TL olduğu, «yargılama giderinin» 1/8 oranında paylaştırılması gerekirken 1/3 oranından paylaştırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… unun tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, zararın tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikten davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.05.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 10.000,00 TL'Ye yükseltmiş ve alacağa tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasını istemiştir.
… ilyaların 2016/05932 no'lu tasarım tescili belgesi ile korunduğunu, müvekkili ile davalı şirketin mağazalarının çok yakın olduğunu ve çevredeki iş yeri sahiplerinin «ihbarı» ile davalı tarafından müvekkilinin ürünlerinin aynısının üretim ve satışının yapıldığını öğrendiklerini, bu durumun Ankara 2.
Benzer bu karardaŞti.'ye ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünlerin sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 - 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen...Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, «maddi tazminatın» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca belirlenmesinin uygun olacağı, birleşen 2018/270 Esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile 2017/320 asıl dosyada açılan davanın kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/08163/1 ve 2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, 2017/320 Esas sayılı dosyada karşı davanın reddine, birleşen 2017/326 Esas sayılı dosyada açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinden takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın 24.05. …
… ici nitelik koşullarını sağlamadıkları, 2016/05932 1-2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğünü gerektirecek hususların oluşmadığı, karşı davacı tarafından dava konusu «tescilli tasarımlar» açısından yenilik ve «ayırt edicilik» kırıcı şeklinde karşı delil olarak ileri sürülen kataloğun davacıya ait 2016/05932 tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinden önce basılıp basılmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişilerce internet ortamında yapılan araştırmada davacı-karşı davalıya ait tescilli tasarımının aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzer herhangi bir tasarımın başvuru tarihinden önce yayınlanmadığının belirlendiği, karşı davada tasarım tecavüzü açısından davacı-karşı davalının bu tasarımı söylenen şekilde üretmekte olduğunun ve davalı-karşı davacının 2016/08163 numaralı tasarımını, davacı-karşı davalının dalgalı platformlu ürününden daha önce kamuya sunduğu yönünde bir ispatının bulunmadığı, davalı ...Firmasının ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünleri sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen...Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, belirlenen tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bulunduğu, birleşen 2018/270 esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/45 değişik iş dosyası ile «delil tespiti» yapıldığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Kanun'un 151/1 ve 151/2-b maddelerine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın tespit tarihi olan 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili 05.11.2019 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL «maddi tazminat» talebini 3.114,98 TL olacak şekilde 2.114,98 TL arttırmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · delil tespiti · vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · sicilden terkin · hakkaniyet · tespit davası · tazminat davası
Benzer bu karardaŞti.'ye ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünlerin sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 - 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen...Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, «maddi tazminatın» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca belirlenmesinin uygun olacağı, birleşen 2018/270 Esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile 2017/320 asıl dosyada açılan davanın kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/08163/1 ve 2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, 2017/320 Esas sayılı dosyada karşı davanın reddine, birleşen 2017/326 Esas sayılı dosyada açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinden takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın 24.05. …
… üzlük koşullarının oluştuğu hususlarını kanıtlamak üzere 2011-2012 tarihli katalogu sunduğunu, mahkemenin bu kataloğa itibar etmeme gerekçesinin yerinde olmadığını, «bilirkişi incelemelerinin» eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkile «ihbar olunan» «tazminat davalarının» iş bu hükümsüzlük davaları ile birleştirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ici nitelik koşullarını sağlamadıkları, 2016/05932 1-2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğünü gerektirecek hususların oluşmadığı, karşı davacı tarafından dava konusu «tescilli tasarımlar» açısından yenilik ve «ayırt edicilik» kırıcı şeklinde karşı delil olarak ileri sürülen kataloğun davacıya ait 2016/05932 tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinden önce basılıp basılmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişilerce internet ortamında yapılan araştırmada davacı-karşı davalıya ait tescilli tasarımının aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzer herhangi bir tasarımın başvuru tarihinden önce yayınlanmadığının belirlendiği, karşı davada tasarım tecavüzü açısından davacı-karşı davalının bu tasarımı söylenen şekilde üretmekte olduğunun ve davalı-karşı davacının 2016/08163 numaralı tasarımını, davacı-karşı davalının dalgalı platformlu ürününden daha önce kamuya sunduğu yönünde bir ispatının bulunmadığı, davalı ...Firmasının ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünleri sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen...Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, belirlenen tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bulunduğu, birleşen 2018/270 esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… k tasarımlarının, karşı yan taraftan hiçbir değişiklik yapılmaksızın taklit edilmek suretiyle web sitesinde sergilendiğini, fiili olarak davalının adresinde yapılan «tespitte davaya» konu olan ürüne rastlanmadığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca maddi zararının tespitine, 149/1-ç ve 150 maddeleri uyarınca 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini ve kararın «ilanına» karar verilmesini dava etmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1455 E. 2022/4194 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · istinaf incelemesi · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… dan müvekkil şirketin haberi olduğu yönünde beyanda bulunulmamışken bilirkişilerin beyanının hukuka aykırı olduğunu, davacı tasarımı ile dava dışı 2016/08163 sayılı «tescilli tasarımın» benzer olmasında müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, teşhir olarak aldığı dava dışı firmaya ait tescilli ürünler nedeniyle davacının tasarıma tecavüz edildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu ürünleri tasarım sahibinin izni ile mağazada bulundurduğunu, davacı ile dava dışı şirkete ait tasarımları arasındaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin cezalandırılamayacağını, iki katı «maddi tazminatın» hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı yapılamayacağını, zira davacının mali ve ekonomik durumunda ilişkin bir tespit yapılmaksızın fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminatlar için 30.05.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tecavüzün tespiti, «maddi, manevi tazminat» için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin, karar verilen tazminat miktarlarının iki katı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesince müvekkilin temyizi üzerine duruşma açılmışken duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücreti yönünden tarafları lehine usulü «müktesep hak» oluşmuşken davacı lehine 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen miktarın 7.500,00 TL olmasına karşın taraflarına 4.910,00 TL vekâlet ücreti verilmesi gerekirken 2.500,00 TL verilmesinin hatalı olduğunu, davacının «ıslah» ile birlikte toplam tazminat talebinin 60.000,00 TL olmasına karşın kabul edilen miktarın 7.500,00 TL olduğu, «yargılama giderinin» 1/8 oranında paylaştırılması gerekirken 1/3 oranından paylaştırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… i süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına tescilli 2016/05932 sayılı tasarım hakkına davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının işyerinde «teslim» alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 625,00 TL «maddi tazminatın» 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
… tarafın, davacının adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, davalının işyerinde «teslim» alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.500,00 TL «maddi tazminatın» 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzerlik gösterdiği, davacıya ait «tescilli tasarımın» başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinin davalının fiili kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 09.12.2016 tarihine göre 3 ay öncesine ait olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına 2016/05932 tescil sayılı tasarım hakkına tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 625,00 TL «maddi tazminat» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, ancak davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre «yoksun kalınan» kazancın tespiti istenilmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde tespit edilen ürünlere göre 625 TL talep edilebileceği bildirilmiş ve değişik iş dosyası bilirkişisi raporunda 2 takımın toplam değerinin 7.500.-TL olduğu bildirilmiş, talep edebilecek toplam tazminatın 7.500.- TL-5.000.-TL= 2.500.-TL olduğu, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği kabul edilse dahi, uzman bilirkişi heyetince tespit edilen bu meblağın TBK'nın 50. maddesine uygun bulunduğu, ayrıca davalının iş yerinde bulunan ürün sayısı, ürünlerin niteliği ve değerleri ile tecavüzün süresi dikkate alındığında takdir edilen 10.000.-TL manevi tazminat miktarının yüksek olduğu değerlendirilip değinilen kriterler göz önünden bulundurularak 5.000.-TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın, davacıya ait tescilli 2016/05932 sayılı tasarım haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 2.500.-TL «maddi tazminat» ile 5.000.-TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davalının fiili kullanımına dayanak yaptığı «tescilli tasarımının» başvuru tarihi, davacının tescilli tasarımının başvuru tarihinden sonraki bir tarih olmakla, davalının kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımı 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesindeki düzenleme uyarınca, eylemlerin tecavüz teşkil ettiğini ortadan kaldırmaz ise de; tescilli tasarımların birbirine olan benzerliği, taraflar arasındaki ilişkiler ve yakınlık, tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığı gibi hususlar göz önüne alınarak davalının, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı veya önceki tasarımı bilebilecek durumda olup olmadığı hususu tespit edilerek maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından değendirilme yapılması gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · hakkaniyet · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, ancak davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre «yoksun kalınan» kazancın tespiti istenilmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde tespit edilen ürünlere göre 625 TL talep edilebileceği bildirilmiş ve değişik iş dosyası bilirkişisi raporunda 2 takımın toplam değerinin 7.500.-TL olduğu bildirilmiş, talep edebilecek toplam tazminatın 7.500.- TL-5.000.-TL= 2.500.-TL olduğu, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği kabul edilse dahi, uzman bilirkişi heyetince tespit edilen bu meblağın TBK'nın 50. maddesine uygun bulunduğu, ayrıca davalının iş yerinde bulunan ürün sayısı, ürünlerin niteliği ve değerleri ile tecavüzün süresi dikkate alındığında takdir edilen 10.000.-TL manevi tazminat miktarının yüksek olduğu değerlendirilip değinilen kriterler göz önünden bulundurularak 5.000.-TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın, davacıya ait tescilli 2016/05932 sayılı tasarım haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 2.500.-TL «maddi tazminat» ile 5.000.-TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… merciler, bilerek veya bilmek için makul gerekçeleri olmasına rağmen ihlal edici fiilde bulunan şahıs tarafından ... tazminatın ... hak sahibine ödenmesini emretme «yetkisine» sahip olacaklardır.’’ düzenlemesi uyarınca da, davalının eylemi «tescilli tasarıma» tecavüz teşkil etse bile, tazminata hükmedilebilmek için davalının tecavüze konu ürünü elinde bulunduranın ve ürünün niteliği, piyasa çevresi gibi unsurlar dikkate …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/487 E. 2013/1161 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… i süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına tescilli 2016/05932 sayılı tasarım hakkına davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının işyerinde «teslim» alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 625,00 TL «maddi tazminatın» 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
… tarafın, davacının adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, davalının işyerinde «teslim» alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.500,00 TL «maddi tazminatın» 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… ı tarafın davacının adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, davalının işyerinde «teslim» alınıp yeddiemin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.500,00 TL «maddi tazminatın» 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen «protokole» göre davalıların yükümlülüğünün senet düzenlenerek ihtilaf halinde davacıların murisi olan ...' e «teslim» edilmesi olduğu, protokolün içeriğinden söz konusu senedin davalılarca imzalanıp teslim edildiği, protokolde bahsi geçen dava dışı ...'tan alınan kredi ile ilgili borç ve «ipotek» işlemlerinin iş bu «davanın konusu» olmadığı, muris ...' in de banka kredisi ile ilgili her hangi bir para ödediğinin iddia ve ispat edilmediği, davalıların davacıların murisi ile «yapılan protokolün» içeriğine ve hükümlerine uygun davrandıkları, protokolle üzerlerine düşen senet imzalayıp verme ve bu senedin de davacılara yani murislerine teslim edilmesine iliş …
Ancak davacıların murisi ile gerçek kişi davalılar arasında yapılan 22.04.2009 tarihli «protokol» ile davacıların murisinin davalı şirketteki «payının» davalılar ... ile ...'e devrinin kararlaştırıldığı ve davacıların murisinin dava dışı bankaya olan borcun «teminatı» olarak taşınmazı üzerine koydurduğu «ipoteğin kaldırılmasının» şart koşulduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, düzenlenip yed-i emin olarak dava dışı Av. ...'e tevdii edilen «bononun» davacıların murisine «teslim» edileceğinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Davalılar tarafından «protokolde» öngörülen süre içinde «ipotek» fekk edilmediği gibi dava dışı banka tarafından «ipoteğin paraya çevrilmesi» suretiyle icra takibine girişilmiş olup yed-i emin tarafından «bono» davacılara «teslim» edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin kaldırılması · yapılandırma protokolü · ipoteğin paraya çevrilmesi · teminat senedi · davanın konusu · ipotek · bono · protokol
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen «protokole» göre davalıların yükümlülüğünün senet düzenlenerek ihtilaf halinde davacıların murisi olan ...' e «teslim» edilmesi olduğu, protokolün içeriğinden söz konusu senedin davalılarca imzalanıp teslim edildiği, protokolde bahsi geçen dava dışı ...'tan alınan kredi ile ilgili borç ve «ipotek» işlemlerinin iş bu «davanın konusu» olmadığı, muris ...' in de banka kredisi ile ilgili her hangi bir para ödediğinin iddia ve ispat edilmediği, davalıların davacıların murisi ile «yapılan protokolün» içeriğine ve hükümlerine uygun davrandıkları, protokolle üzerlerine düşen senet imzalayıp verme ve bu senedin de davacılara yani murislerine teslim edilmesine iliş …
Davalılar tarafından «protokolde» öngörülen süre içinde «ipotek» fekk edilmediği gibi dava dışı banka tarafından «ipoteğin paraya çevrilmesi» suretiyle icra takibine girişilmiş olup yed-i emin tarafından «bono» davacılara «teslim» edilmiştir.
Ancak davacıların murisi ile gerçek kişi davalılar arasında yapılan 22.04.2009 tarihli «protokol» ile davacıların murisinin davalı şirketteki «payının» davalılar ... ile ...'e devrinin kararlaştırıldığı ve davacıların murisinin dava dışı bankaya olan borcun «teminatı» olarak taşınmazı üzerine koydurduğu «ipoteğin kaldırılmasının» şart koşulduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, düzenlenip yed-i emin olarak dava dışı Av. ...'e tevdii edilen «bononun» davacıların murisine «teslim» edileceğinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Bu durumda «protokolde» öngörülen şartlar gerçekleştiği gibi «teminat senedi» niteliğindeki «bono» ile ilgili teminat koşulu da yerine gelmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3124 E. , 2024/965 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1345 Esas, 2023/208 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/233 E., 2018/226 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, ref'i, maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ankara'da 1970 yılından beri mobilya tasarım, üretim ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini ve kendine has çizgilerle tasarladığı ve ürettiği mobilyaların 2016/05932 no'lu tasarım tescili belgesi ile korunduğunu, müvekkili ile davalı şirketin mağazalarının çok yakın olduğunu ve çevredeki iş yeri sahiplerinin ihbarı ile davalı tarafından müvekkilinin ürünlerinin aynısının üretim ve satışının yapıldığını öğrendiklerini, bu durumun Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/21 Değişik iş dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, zararın tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikten davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 10.000,00 TL'Ye yükseltmiş ve alacağa tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sadece satış mağazası şeklinde faaliyet gösterdiğini, davacı ürününün müvekkili tarafından üretilmediğini, söz konusu ürünün benzerlerinin bir çok mağazada satılmakta olduğunu, tasarımın davacıya ait bulunduğunu bilebilecek durumda olmadığını, ayrıca dava konusu ürünler arasında farklılıklar bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2018 tarih, 2017/233 E. ve 2018/226 K. sayılı kararıyla; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzer gösterdiği, ancak tespit konusu ürünlerin dava dışı As Oda Mobilya Ltd. Şti. tarafından üretilmiş olduğu ve anılan şirket adına 09.12.2016 tarihinden itibaren 2016/08163 sayı ile tescilli bulunduğu, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu tasarımların ise başvuru tarihinin 02.09.2016 olduğu, yani dava dışı As Oda Mobilya Ltd. Şti.'nin tasarımının, başvuru tarihine göre 3 ay öncesine ait bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 155 inci maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına tescilli 2016/05932 sayılı tasarım hakkına davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının işyerinde teslim alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 625,00 TL maddi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2020 tarih, 2018/1985 E. ve 2020/149 K. sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın, davacının adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, davalının işyerinde teslim alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.500,00 TL maddi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.05.2022 tarih, 2020/1455 E. ve 2022/4194 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, ancak somut olayda davalının fiili kullanımına dayanak yaptığı tescilli tasarımının başvuru tarihinin, davacının tescilli tasarımının başvuru tarihinden sonraki bir tarih olmakla, davalının kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın 6769 sayılı Kanunun 155 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, eylemlerin tecavüz teşkil ettiğini ortadan kaldırmaz ise de; tescilli tasarımların birbirine olan benzerliği, taraflar arasındaki ilişkiler ve yakınlık, tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığı gibi hususlar göz önüne alınarak davalının, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı veya önceki tasarımı bilebilecek durumda olup olmadığı hususunun tespit edilerek, maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından değendirilme yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aynı semtte, birbirine yakın adreslerde ve aynı sektörde faaliyet gösteren ve her ikisi de yurt içi ve yurt dışı ölçekte satışlar yapan tarafların, birbirlerinin tasarımlarından haberdar olmadıklarının söylenemeyeceğinin kabul edildiği, bilirkişi raporundaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davalının, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olduğu veya önceki tasarımı bilebilecek durumda bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacının adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, davalının işyerinde teslim alınıp yeddiemin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.500,00 TL maddi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönünden; ürünlerin konsinye olarak bedelsiz alındığının gözetilerek tazminatın ürünlerin satış bedelinden hesap edilmesi gerekirken, 5.000,00 TL lik delil niteliği olmayan bir kağıda itibar edilerek 2.500,00 TL tazminata hükmedilmesinin hukuk düzeni ile bağdaşmayacağını, söz konusu yazılı belgenin dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, süresi içerisinde delil olarak sunulmadığını, bilirkişilerce bu belgenin delil olarak incelemeye dahil edildiğini, belgenin her zaman düzenlenebilecek bir belge olup fatura niteliğinde olmadığını, ıslah dilekçesi yönünden maddi tazminata karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat yönünden; davalı yanın satıştan elde ettiği kârın fazla miktarda olması, müvekkile ait ürünleri satarak kendi reklamını yapmış olması, diğer ürünlerinin de satışını arttırması nedenleri bir arada gözetilerek yıllarca edinilen bilgi birikimin, harcanan emek ve mesaininde taklit edilerek menfaat sağlanmış olması, ticari itibarının zedelenmiş olması nedeniyle manevi tazminat miktarının daha yüksek tutulması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen hususların irdelenmediğini, adreslerinin yakın olduğu gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, zira tüm mobilya mağazalarının adreslerinin birbirine yakın olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirketin haberi olduğu yönünde beyanda bulunulmamışken bilirkişilerin beyanının hukuka aykırı olduğunu, davacı tasarımı ile dava dışı 2016/08163 sayılı tescilli tasarımın benzer olmasında müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, teşhir olarak aldığı dava dışı firmaya ait tescilli ürünler nedeniyle davacının tasarıma tecavüz edildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu ürünleri tasarım sahibinin izni ile mağazada bulundurduğunu, davacı ile dava dışı şirkete ait tasarımları arasındaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin cezalandırılamayacağını, iki katı maddi tazminatın hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı yapılamayacağını, zira davacının mali ve ekonomik durumunda ilişkin bir tespit yapılmaksızın fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminatlar için 30.05.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tecavüzün tespiti, maddi, manevi tazminat için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin, karar verilen tazminat miktarlarının iki katı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesince müvekkilin temyizi üzerine duruşma açılmışken duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden tarafları lehine usulü müktesep hak oluşmuşken davacı lehine 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen miktarın 7.500,00 TL olmasına karşın taraflarına 4.910,00 TL vekâlet ücreti verilmesi gerekirken 2.500,00 TL verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ıslah ile birlikte toplam tazminat talebinin 60.000,00 TL olmasına karşın kabul edilen miktarın 7.500,00 TL olduğu, yargılama giderinin 1/8 oranında paylaştırılması gerekirken 1/3 oranından paylaştırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, ref'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 155 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124298400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz