Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1455 E. 2022/4194 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr↗ tescilsiz tasarım↗ hakkaniyet↗ istinaf incelemesi↗ tbk 99↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzerlik gösterdiği, davacıya ait tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinin davalının fiili kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 09.12.2016 tarihine göre 3 ay öncesine ait olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına 2016/05932 tescil sayılı tasarım hakkına tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 625,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, ancak davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre yoksun kalınan kazancın tespiti istenilmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde tespit edilen ürünlere göre 625 TL talep edilebileceği bildirilmiş ve değişik iş dosyası bilirkişisi raporunda 2 takımın toplam değerinin 7.500.-TL olduğu bildirilmiş, talep edebilecek toplam tazminatın 7.500.- TL-5.000.-TL= 2.500.-TL olduğu, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği kabul edilse dahi, uzman bilirkişi heyetince tespit edilen bu meblağın TBK'nın 50. maddesine uygun bulunduğu, ayrıca davalının iş yerinde bulunan ürün sayısı, ürünlerin niteliği ve değerleri ile tecavüzün süresi dikkate alındığında takdir edilen 10.000.-TL manevi tazminat miktarının yüksek olduğu değerlendirilip değinilen kriterler göz önünden bulundurularak 5.000.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın, davacıya ait tescilli 2016/05932 sayılı tasarım haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 2.500.-TL maddi tazminat ile 5.000.-TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 6769 sayılı SMK uyarınca tescilli tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince davalının eylemlerinin davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz olduşturduğu gerekçesiyle tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemlerinin kabulüne karar verilmesi, somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesinde yer alan ’’Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.’’ düzenlemesi karşısında isabetli ise de, Dairemizin yerleşik uygulaması doğrultusunda tazminat istemleri açısından ayrım yapmak gerekir. Zira, Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması(Trips)’nın 45. maddesinde yer alan ’’Adli merciler, bilerek veya bilmek için makul gerekçeleri olmasına rağmen ihlal edici fiilde bulunan şahıs tarafından ... tazminatın ... hak sahibine ödenmesini emretme yetkisine sahip olacaklardır.’’ düzenlemesi uyarınca da, davalının eylemi tescilli tasarıma tecavüz teşkil etse bile, tazminata hükmedilebilmek için davalının tecavüze konu ürünü elinde bulunduranın ve ürünün niteliği, piyasa çevresi gibi unsurlar dikkate alındığında tescilli sınai mülkiyet hakkına tecavüz olduğunu bilmesi veya
bilmesinin gerektiği unsuru arandığı gibi, SMK’nın 155. maddesinde de’’... tecavüz davasında ...’’ ibaresine yer verilmekle, Yasa Koyucunun bu madde düzenlemesini tazminat istemleri bakımından koşulsuz şekilde uygulanmasını istemediği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları da bu doğrultudadır.
Somut olayda; davalının fiili kullanımına dayanak yaptığı tescilli tasarımının başvuru tarihi, davacının tescilli tasarımının başvuru tarihinden sonraki bir tarih olmakla, davalının kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımı 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesindeki düzenleme uyarınca, eylemlerin tecavüz teşkil ettiğini ortadan kaldırmaz ise de; tescilli tasarımların birbirine olan benzerliği, taraflar arasındaki ilişkiler ve yakınlık, tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığı gibi hususlar göz önüne alınarak davalının, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı veya önceki tasarımı bilebilecek durumda olup olmadığı hususu tespit edilerek maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından değendirilme yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3124 E. 2024/965 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · istinaf incelemesi · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… e; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzerlik gösterdiği, davacıya ait «tescilli tasarımın» başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinin davalının fiili kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 09.12.2016 tarihine göre 3 ay öncesine ait olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına 2016/05932 tescil sayılı tasarım hakkına tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 625,00 TL «maddi tazminat» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, ancak davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre «yoksun kalınan» kazancın tespiti istenilmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde tespit edilen ürünlere göre 625 TL talep edilebileceği bildirilmiş ve değişik iş dosyası bilirkişisi raporunda 2 takımın toplam değerinin 7.500.-TL olduğu bildirilmiş, talep edebilecek toplam tazminatın 7.500.- TL-5.000.-TL= 2.500.-TL olduğu, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği kabul edilse dahi, uzman bilirkişi heyetince tespit edilen bu meblağın TBK'nın 50. maddesine uygun bulunduğu, ayrıca davalının iş yerinde bulunan ürün sayısı, ürünlerin niteliği ve değerleri ile tecavüzün süresi dikkate alındığında takdir edilen 10.000.-TL manevi tazminat miktarının yüksek olduğu değerlendirilip değinilen kriterler göz önünden bulundurularak 5.000.-TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın, davacıya ait tescilli 2016/05932 sayılı tasarım haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 2.500.-TL «maddi tazminat» ile 5.000.-TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davalının fiili kullanımına dayanak yaptığı «tescilli tasarımının» başvuru tarihi, davacının tescilli tasarımının başvuru tarihinden sonraki bir tarih olmakla, davalının kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımı 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesindeki düzenleme uyarınca, eylemlerin tecavüz teşkil ettiğini ortadan kaldırmaz ise de; tescilli tasarımların birbirine olan benzerliği, taraflar arasındaki ilişkiler ve yakınlık, tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığı gibi hususlar göz önüne alınarak davalının, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı veya önceki tasarımı bilebilecek durumda olup olmadığı hususu tespit edilerek maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından değendirilme yapılması gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… dan müvekkil şirketin haberi olduğu yönünde beyanda bulunulmamışken bilirkişilerin beyanının hukuka aykırı olduğunu, davacı tasarımı ile dava dışı 2016/08163 sayılı «tescilli tasarımın» benzer olmasında müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, teşhir olarak aldığı dava dışı firmaya ait tescilli ürünler nedeniyle davacının tasarıma tecavüz edildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu ürünleri tasarım sahibinin izni ile mağazada bulundurduğunu, davacı ile dava dışı şirkete ait tasarımları arasındaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin cezalandırılamayacağını, iki katı «maddi tazminatın» hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı yapılamayacağını, zira davacının mali ve ekonomik durumunda ilişkin bir tespit yapılmaksızın fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminatlar için 30.05.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tecavüzün tespiti, «maddi, manevi tazminat» için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin, karar verilen tazminat miktarlarının iki katı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesince müvekkilin temyizi üzerine duruşma açılmışken duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücreti yönünden tarafları lehine usulü «müktesep hak» oluşmuşken davacı lehine 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen miktarın 7.500,00 TL olmasına karşın taraflarına 4.910,00 TL vekâlet ücreti verilmesi gerekirken 2.500,00 TL verilmesinin hatalı olduğunu, davacının «ıslah» ile birlikte toplam tazminat talebinin 60.000,00 TL olmasına karşın kabul edilen miktarın 7.500,00 TL olduğu, «yargılama giderinin» 1/8 oranında paylaştırılması gerekirken 1/3 oranından paylaştırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… i süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına tescilli 2016/05932 sayılı tasarım hakkına davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının işyerinde «teslim» alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 625,00 TL «maddi tazminatın» 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
… tarafın, davacının adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, davalının işyerinde «teslim» alınıp yed-i emin bürosuna konulan ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.500,00 TL «maddi tazminatın» 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibarın zedelenmesi · delil niteliği · ticari itibar · müktesep hak · bedelsizlik · ticari faiz · yargılama giderleri · kazanılmış hak
Benzer bu karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «maddi tazminat» yönünden; ürünlerin konsinye olarak «bedelsiz» alındığının gözetilerek tazminatın ürünlerin satış bedelinden hesap edilmesi gerekirken, 5.000,00 TL lik «delil niteliği» olmayan bir kağıda itibar edilerek 2.500,00 TL tazminata hükmedilmesinin hukuk düzeni ile bağdaşmayacağını, söz konusu yazılı belgenin dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, süresi içerisinde delil olarak sunulmadığını, bilirkişilerce bu belgenin delil olarak incelemeye «dahil» edildiğini, belgenin her zaman düzenlenebilecek bir belge olup «fatura» niteliğinde olmadığını, «ıslah» dilekçesi yönünden maddi tazminata karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat yönünden; davalı yanın satıştan elde ettiği kârın fazla miktarda olması, müvekkile ait ürünleri satarak kendi reklamını yapmış olması, diğer ürünlerinin de satışını arttırması nedenleri bir arada gözetilerek yıllarca edinilen bilgi birikimin, harcanan emek ve mesaininde taklit edilerek menfaat sağlanmış olması, «ticari itibarının zedelenmiş» olması nedeniyle manevi tazminat miktarının daha yüksek tutulması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
… dan müvekkil şirketin haberi olduğu yönünde beyanda bulunulmamışken bilirkişilerin beyanının hukuka aykırı olduğunu, davacı tasarımı ile dava dışı 2016/08163 sayılı «tescilli tasarımın» benzer olmasında müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, teşhir olarak aldığı dava dışı firmaya ait tescilli ürünler nedeniyle davacının tasarıma tecavüz edildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu ürünleri tasarım sahibinin izni ile mağazada bulundurduğunu, davacı ile dava dışı şirkete ait tasarımları arasındaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin cezalandırılamayacağını, iki katı «maddi tazminatın» hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı yapılamayacağını, zira davacının mali ve ekonomik durumunda ilişkin bir tespit yapılmaksızın fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminatlar için 30.05.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tecavüzün tespiti, «maddi, manevi tazminat» için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin, karar verilen tazminat miktarlarının iki katı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf mahkemesince müvekkilin temyizi üzerine duruşma açılmışken duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücreti yönünden tarafları lehine usulü «müktesep hak» oluşmuşken davacı lehine 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen miktarın 7.500,00 TL olmasına karşın taraflarına 4.910,00 TL vekâlet ücreti verilmesi gerekirken 2.500,00 TL verilmesinin hatalı olduğunu, davacının «ıslah» ile birlikte toplam tazminat talebinin 60.000,00 TL olmasına karşın kabul edilen miktarın 7.500,00 TL olduğu, «yargılama giderinin» 1/8 oranında paylaştırılması gerekirken 1/3 oranından paylaştırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… unun tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, zararın tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikten davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.05.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 10.000,00 TL'Ye yükseltmiş ve alacağa tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasını istemiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6993 E. 2022/1144 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz kararda… e; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzerlik gösterdiği, davacıya ait «tescilli tasarımın» başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinin davalının fiili kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 09.12.2016 tarihine göre 3 ay öncesine ait olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına 2016/05932 tescil sayılı tasarım hakkına tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 625,00 TL «maddi tazminat» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2- Dava, 6769 sayılı SMK uyarınca «tescilli tasarıma» tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince davalının eylemlerinin davacının «tescilli tasarım» hakkına tecavüz olduşturduğu gerekçesiyle tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemlerinin kabulüne karar verilmesi, somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK’nın …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince; davalı ile dava dışı şirket arasında bir üretim anlaşmasının olduğu ve davalının üretiminin dava dışı firma adına «tescilli tasarıma» uygun üretildiği, davalının somut olaydaki kusurunun kasıt derecesinde olmadığı, somut olayda ihmal bulunup bulunmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, tasarım tescillerinin araştırılması yönünde davalının, iş yerinde tespit edilen ürünleri, dava dışı AS Oda Mobilya’ya ait tasarım tesciline konu ürüne uygun olarak ürettiği, yani davalının kendisinden beklenileni yaptığı, ürettiği mobilyanın tasarım tescil belgesini kontrol ettiği ve üretimini uygun yaptığı, bunun haricinde davalıya bu tasarıma benzeyen tasarım olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yüklenemeyeceği, davacının tasarım tescil başvurusunun dava dışı firmanınkinden 3 ay öncesine ait olduğu, davalının üzerine düşen ve kendisinden beklenilen tüm davranışları yerine getirdiği, bunun aksinin ispatına ilişkin bir delilin de dosyada bulunmadığı gerekçeleriyle «kusuru» bulunmayan davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulamayacağına ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başv …
Ancak davalı savunmasında; tecavüz oluşturduğu iddia edilen koltukları dava dışı As Oda Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'yle (As Oda Mobilya) yaptığı 02.01.2017 tarihli sözleşme gereği verilen sipariş üzerine, bu şirket adına, «tescilli tasarıma» istinaden ürettiğini ve bu üretimin tecavüz oluşturmayacağını ileri sürmüştür.
Alınan 26.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda da; söz konusu koltukların hem davacının 2016/05932 numaralı «tescilli tasarımı» kapsamında hem de davalının fason üretim yaptığı dava dışı As Oda Mobilya şirketinin 2016/08163 numaralı tescilli tasarımı kapsamında olduğu saptanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · ticari faiz · derdestlik · üçüncü kişi · def'i · ticari defter · kusur · e-defter
Benzer bu kararda… cede aynı olduğu, davacının talebinin 6769 sayılı Kanun'un 151/2-b maddesi uyarınca "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" olduğu, davacının «ticari defterleri» ve dayanağı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini teyit etmesi nedeni ile HMK'nın 222. maddesi gereğince «delil niteliğinde» olabileceği, ancak davacının dava dilekçesinde ifade ettiği modelde mobilya üretimi adedi konusunda bir tespit yapılamadığı, İnegöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20 …
Mahkemece «derdest» bulunan hükümsüzlük davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, «kusuru» bulunmayan davalının maddi ve manevi tazminatla sorumlu tutulmayacağına karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
… avacı adına tescilli 2016/05932 sayılı endüstriyel tasarıma tecavüz nedeni ile 57,11 TL maddi 1.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı ile dava dışı şirket arasında bir üretim anlaşmasının olduğu ve davalının üretiminin dava dışı firma adına «tescilli tasarıma» uygun üretildiği, davalının somut olaydaki kusurunun kasıt derecesinde olmadığı, somut olayda ihmal bulunup bulunmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, tasarım tescillerinin araştırılması yönünde davalının, iş yerinde tespit edilen ürünleri, dava dışı AS Oda Mobilya’ya ait tasarım tesciline konu ürüne uygun olarak ürettiği, yani davalının kendisinden beklenileni yaptığı, ürettiği mobilyanın tasarım tescil belgesini kontrol ettiği ve üretimini uygun yaptığı, bunun haricinde davalıya bu tasarıma benzeyen tasarım olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yüklenemeyeceği, davacının tasarım tescil başvurusunun dava dışı firmanınkinden 3 ay öncesine ait olduğu, davalının üzerine düşen ve kendisinden beklenilen tüm davranışları yerine getirdiği, bunun aksinin ispatına ilişkin bir delilin de dosyada bulunmadığı gerekçeleriyle «kusuru» bulunmayan davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulamayacağına ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başv …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7370 E. 2022/4060 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · ibraz
Benzer bu kararda… rak ileri süremeyeceği, 84. maddesinin 2. fıkrasında da patent konusunun yeni ürün veya maddelerin elde edilmesine ilişkin bir usul olması halinde, aynı özellikleri «taşıyan» her ürün ve maddenin patent verilmiş buluş konusu usule göre elde edilmiş olduğunun kabul edileceği, aksini savunan kişinin, bunu ispatla yükümlü olduğu düzenlenmi …
Bu durumda mahkemece, dosyaya «ibraz» edilmiş tespit dosyalarına sunulan raporlar ve fotoğraflar da nazara alınarak anılan düzenlemeler uyarınca bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Tasarım hükümsüzlüğü | Tasarım hakkına tecavüzün meni | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/464 E. 2024/4085 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · hakkaniyet · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… e; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzerlik gösterdiği, davacıya ait «tescilli tasarımın» başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinin davalının fiili kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 09.12.2016 tarihine göre 3 ay öncesine ait olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına 2016/05932 tescil sayılı tasarım hakkına tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 625,00 TL «maddi tazminat» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, ancak davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre «yoksun kalınan» kazancın tespiti istenilmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde tespit edilen ürünlere göre 625 TL talep edilebileceği bildirilmiş ve değişik iş dosyası bilirkişisi raporunda 2 takımın toplam değerinin 7.500.-TL olduğu bildirilmiş, talep edebilecek toplam tazminatın 7.500.- TL-5.000.-TL= 2.500.-TL olduğu, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği kabul edilse dahi, uzman bilirkişi heyetince tespit edilen bu meblağın TBK'nın 50. maddesine uygun bulunduğu, ayrıca davalının iş yerinde bulunan ürün sayısı, ürünlerin niteliği ve değerleri ile tecavüzün süresi dikkate alındığında takdir edilen 10.000.-TL manevi tazminat miktarının yüksek olduğu değerlendirilip değinilen kriterler göz önünden bulundurularak 5.000.-TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın, davacıya ait tescilli 2016/05932 sayılı tasarım haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 2.500.-TL «maddi tazminat» ile 5.000.-TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, 6769 sayılı SMK uyarınca «tescilli tasarıma» tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ici nitelik koşullarını sağlamadıkları, 2016/05932 1-2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğünü gerektirecek hususların oluşmadığı, karşı davacı tarafından dava konusu «tescilli tasarımlar» açısından yenilik ve «ayırt edicilik» kırıcı şeklinde karşı delil olarak ileri sürülen kataloğun davacıya ait 2016/05932 tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinden önce basılıp basılmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişilerce internet ortamında yapılan araştırmada davacı-karşı davalıya ait tescilli tasarımının aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzer herhangi bir tasarımın başvuru tarihinden önce yayınlanmadığının belirlendiği, karşı davada tasarım tecavüzü açısından davacı-karşı davalının bu tasarımı söylenen şekilde üretmekte olduğunun ve davalı-karşı davacının 2016/08163 numaralı tasarımını, davacı-karşı davalının dalgalı platformlu ürününden daha önce kamuya sunduğu yönünde bir ispatının bulunmadığı, davalı ...Firmasının ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünleri sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen Atirez Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, belirlenen tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bulunduğu, birleşen 2018/270 esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/45 değişik iş dosyası ile «delil tespiti» yapıldığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Kanun'un 151/1 ve 151/2-b maddelerine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın tespit tarihi olan 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili 05.11.2019 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL «maddi tazminat» talebini 3.114,98 TL olacak şekilde 2.114,98 TL arttırmıştır.
… benzer nitelikte olmadığı, 2016/05932 1-2 sıra nolu tasarımların anonim ya da hükümsüzlüğünü gerektirecek hususların oluşmadığı, karşı davacı tarafından dava konusu «tescilli tasarımlar» açısından yenilik ve «ayırt edicilik» kırıcı şeklinde karşı delil olarak ileri sürülen kataloğun davacıya ait 2016/05932 tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinden önce basılıp basılm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · delil tespiti · vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · ticari faiz · sicilden terkin · tespit davası · tazminat davası
Benzer bu karardaŞti.'ye ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünlerin sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 - 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen Atirez Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, «maddi tazminatın» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca belirlenmesinin uygun olacağı, birleşen 2018/270 Esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile 2017/320 asıl dosyada açılan davanın kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/08163/1 ve 2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, 2017/320 Esas sayılı dosyada karşı davanın reddine, birleşen 2017/326 Esas sayılı dosyada açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinden takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın 24.05. …
… üzlük koşullarının oluştuğu hususlarını kanıtlamak üzere 2011-2012 tarihli katalogu sunduğunu, mahkemenin bu kataloğa itibar etmeme gerekçesinin yerinde olmadığını, «bilirkişi incelemelerinin» eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkile «ihbar olunan» «tazminat davalarının» iş bu hükümsüzlük davaları ile birleştirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
… k tasarımlarının, karşı yan taraftan hiçbir değişiklik yapılmaksızın taklit edilmek suretiyle web sitesinde sergilendiğini, fiili olarak davalının adresinde yapılan «tespitte davaya» konu olan ürüne rastlanmadığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca maddi zararının tespitine, 149/1-ç ve 150 maddeleri uyarınca 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini ve kararın «ilanına» karar verilmesini dava etmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/45 değişik iş dosyası ile «delil tespiti» yapıldığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Kanun'un 151/1 ve 151/2-b maddelerine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın tespit tarihi olan 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili 05.11.2019 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL «maddi tazminat» talebini 3.114,98 TL olacak şekilde 2.114,98 TL arttırmıştır.
-
Tasarım hükümsüzlüğü | Tasarım hakkına tecavüzün meni | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/464 E. 2024/4085 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · hakkaniyet · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… e; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzerlik gösterdiği, davacıya ait «tescilli tasarımın» başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinin davalının fiili kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 09.12.2016 tarihine göre 3 ay öncesine ait olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına 2016/05932 tescil sayılı tasarım hakkına tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 625,00 TL «maddi tazminat» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, ancak davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre «yoksun kalınan» kazancın tespiti istenilmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde tespit edilen ürünlere göre 625 TL talep edilebileceği bildirilmiş ve değişik iş dosyası bilirkişisi raporunda 2 takımın toplam değerinin 7.500.-TL olduğu bildirilmiş, talep edebilecek toplam tazminatın 7.500.- TL-5.000.-TL= 2.500.-TL olduğu, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği kabul edilse dahi, uzman bilirkişi heyetince tespit edilen bu meblağın TBK'nın 50. maddesine uygun bulunduğu, ayrıca davalının iş yerinde bulunan ürün sayısı, ürünlerin niteliği ve değerleri ile tecavüzün süresi dikkate alındığında takdir edilen 10.000.-TL manevi tazminat miktarının yüksek olduğu değerlendirilip değinilen kriterler göz önünden bulundurularak 5.000.-TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın, davacıya ait tescilli 2016/05932 sayılı tasarım haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 2.500.-TL «maddi tazminat» ile 5.000.-TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, 6769 sayılı SMK uyarınca «tescilli tasarıma» tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ici nitelik koşullarını sağlamadıkları, 2016/05932 1-2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğünü gerektirecek hususların oluşmadığı, karşı davacı tarafından dava konusu «tescilli tasarımlar» açısından yenilik ve «ayırt edicilik» kırıcı şeklinde karşı delil olarak ileri sürülen kataloğun davacıya ait 2016/05932 tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinden önce basılıp basılmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişilerce internet ortamında yapılan araştırmada davacı-karşı davalıya ait tescilli tasarımının aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzer herhangi bir tasarımın başvuru tarihinden önce yayınlanmadığının belirlendiği, karşı davada tasarım tecavüzü açısından davacı-karşı davalının bu tasarımı söylenen şekilde üretmekte olduğunun ve davalı-karşı davacının 2016/08163 numaralı tasarımını, davacı-karşı davalının dalgalı platformlu ürününden daha önce kamuya sunduğu yönünde bir ispatının bulunmadığı, davalı ...Firmasının ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünleri sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen...Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, belirlenen tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bulunduğu, birleşen 2018/270 esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/45 değişik iş dosyası ile «delil tespiti» yapıldığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Kanun'un 151/1 ve 151/2-b maddelerine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın tespit tarihi olan 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili 05.11.2019 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL «maddi tazminat» talebini 3.114,98 TL olacak şekilde 2.114,98 TL arttırmıştır.
… benzer nitelikte olmadığı, 2016/05932 1-2 sıra nolu tasarımların anonim ya da hükümsüzlüğünü gerektirecek hususların oluşmadığı, karşı davacı tarafından dava konusu «tescilli tasarımlar» açısından yenilik ve «ayırt edicilik» kırıcı şeklinde karşı delil olarak ileri sürülen kataloğun davacıya ait 2016/05932 tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinden önce basılıp basılm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · delil tespiti · vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · ticari faiz · sicilden terkin · tespit davası · tazminat davası
Benzer bu karardaŞti.'ye ait www.evgor.com.tr web sitesinde davacı ve «ihbar olunana» ait tasarım tescilli ürünlere benzer veya aynı nitelikte ürünlerin sergilemediği, ancak daha önce 2017/77 D.iş sayılı dosya üzerinden düzenlenmiş olan bilirkişi tespit raporunda, davacı ... adına tescilli 2016/05932 - 1 ve 2 numaralı tasarım tescilli ürünlere benzer ürünlerin aleyhine tespit talep eden tarafa ait www.evgor.com.tr isimli web adresinde tespit edilen...Lüks Koltuk Takımı ile benzer nitelikte olduğu yönünde tespit yapıldığı, «maddi tazminatın» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca belirlenmesinin uygun olacağı, birleşen 2018/270 Esas dosya açısından, dava konusu ürünün, 2016/05932 sayılı davacı tasarımın 1 ve 2 nolu görsellerinde yer alan baskın unsurları ihtiva ettiği, yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadığı, benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu ve davacının maddi isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile 2017/320 asıl dosyada açılan davanın kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/08163/1 ve 2 sıra nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, 2017/320 Esas sayılı dosyada karşı davanın reddine, birleşen 2017/326 Esas sayılı dosyada açılan davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinden takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın 24.05. …
… üzlük koşullarının oluştuğu hususlarını kanıtlamak üzere 2011-2012 tarihli katalogu sunduğunu, mahkemenin bu kataloğa itibar etmeme gerekçesinin yerinde olmadığını, «bilirkişi incelemelerinin» eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkile «ihbar olunan» «tazminat davalarının» iş bu hükümsüzlük davaları ile birleştirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
… k tasarımlarının, karşı yan taraftan hiçbir değişiklik yapılmaksızın taklit edilmek suretiyle web sitesinde sergilendiğini, fiili olarak davalının adresinde yapılan «tespitte davaya» konu olan ürüne rastlanmadığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca maddi zararının tespitine, 149/1-ç ve 150 maddeleri uyarınca 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini ve kararın «ilanına» karar verilmesini dava etmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/45 değişik iş dosyası ile «delil tespiti» yapıldığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, 6769 sayılı Kanun'un 151/1 ve 151/2-b maddelerine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın tespit tarihi olan 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili 05.11.2019 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL «maddi tazminat» talebini 3.114,98 TL olacak şekilde 2.114,98 TL arttırmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1455 E. , 2022/4194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.06.2018 tarih ve 2017/233 E- 2018/226 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2018/1985 E- 2020/149 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kendine has çizgilerle tasarladığı ve ürettiği mobilyaların 2016/05932 no'lu tasarım tescili belgesi ile korunduğunu, müvekkili ile davalı şirketin mağazalarının çok yakın olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin ürünlerinin aynısının üretim ve satışının yapıldığını Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/21 D. iş dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek, tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, şimdilik 1.000.-TL maddi, 50.000.-TL manevi tazminatın, zararın tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikten davalıdan tahsilini talep etmiş, 31.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 10.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ürünleri üretmediğini, sadece satış yaptığını, ürünlerin davacı tasarımına benzediğini bilebilecek durumda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzerlik gösterdiği, davacıya ait tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinin davalının fiili kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 09.12.2016 tarihine göre 3 ay öncesine ait olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına 2016/05932 tescil sayılı tasarım hakkına tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 625,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, ancak davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre yoksun kalınan kazancın tespiti istenilmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının iş yerinde tespit edilen ürünlere göre 625 TL talep edilebileceği bildirilmiş ve değişik iş dosyası bilirkişisi raporunda 2 takımın toplam değerinin 7.500.-TL olduğu bildirilmiş, talep edebilecek toplam tazminatın 7.500.- TL-5.000.-TL= 2.500.-TL olduğu, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği kabul edilse dahi, uzman bilirkişi heyetince tespit edilen bu meblağın TBK'nın 50.
maddesine uygun bulunduğu, ayrıca davalının iş yerinde bulunan ürün sayısı, ürünlerin niteliği ve değerleri ile tecavüzün süresi dikkate alındığında takdir edilen 10.000.-TL manevi tazminat miktarının yüksek olduğu değerlendirilip değinilen kriterler göz önünden bulundurularak 5.000.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın, davacıya ait tescilli 2016/05932 sayılı tasarım haklarına gerçekleştirdiği tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 2.500.-TL maddi tazminat ile 5.000.-TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 6769 sayılı SMK uyarınca tescilli tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince davalının eylemlerinin davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz olduşturduğu gerekçesiyle tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemlerinin kabulüne karar verilmesi, somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesinde yer alan ’’Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.’’ düzenlemesi karşısında isabetli ise de, Dairemizin yerleşik uygulaması doğrultusunda tazminat istemleri açısından ayrım yapmak gerekir. Zira, Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması(Trips)’nın 45.
maddesinde yer alan ’’Adli merciler, bilerek veya bilmek için makul gerekçeleri olmasına rağmen ihlal edici fiilde bulunan şahıs tarafından ... tazminatın ... hak sahibine ödenmesini emretme yetkisine sahip olacaklardır.’’ düzenlemesi uyarınca da, davalının eylemi tescilli tasarıma tecavüz teşkil etse bile, tazminata hükmedilebilmek için davalının tecavüze konu ürünü elinde bulunduranın ve ürünün niteliği, piyasa çevresi gibi unsurlar dikkate alındığında tescilli sınai mülkiyet hakkına tecavüz olduğunu bilmesi veya
bilmesinin gerektiği unsuru arandığı gibi, SMK’nın 155. maddesinde de’’... tecavüz davasında ...’’ ibaresine yer verilmekle, Yasa Koyucunun bu madde düzenlemesini tazminat istemleri bakımından koşulsuz şekilde uygulanmasını istemediği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları da bu doğrultudadır.
Somut olayda; davalının fiili kullanımına dayanak yaptığı tescilli tasarımının başvuru tarihi, davacının tescilli tasarımının başvuru tarihinden sonraki bir tarih olmakla, davalının kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımı 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesindeki düzenleme uyarınca, eylemlerin tecavüz teşkil ettiğini ortadan kaldırmaz ise de; tescilli tasarımların birbirine olan benzerliği, taraflar arasındaki ilişkiler ve yakınlık, tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığı gibi hususlar göz önüne alınarak davalının, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı veya önceki tasarımı bilebilecek durumda olup olmadığı hususu tespit edilerek maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından değendirilme yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/793234900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz